(5271 S. K. m. 279, 280, 303) (5237 S. K. m. 53, 63, 191)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda; dairenin görev ve yetkisi, başvuranların hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanıklar lehine Cumhuriyet savcısı ile sanık E. D. müdafi Av. S. Ö., sanık O. S. müdafi Av. Y. Ö. ve sanık Z. S. müdafi Av. A. D.'in istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı yasanın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkındaki inceleme sonunda;
Soruşturma aşamasında yaptırılan tahlil sonuçlarına göre sanıklar Z. ve O.'un metamfetamin ve kannobinoid, sanık E.'in ise metamfetamin kullandıklarının saptandığı, her üç sanığın da tüm aşamalarda uyuşturucu kullanıcısı olduklarını dile getirdikleri, sanık Z.'nin duruşmada araçta yakalanan ve kriminal inceleme raporuna göre net 536,1 gram toz esrar elde edilebilecek uyuşturucu maddeyi kullanmak için O. ile birlikte aldıklarını savunmuş olması ve üzerlerinde çıkan az miktardaki uyuşturucu madde dışındaki net 536,1 gram ağırlığındaki toz esrar elde edilmesine elverişli maddesinin Z. ve O. için kişisel kullanım sınırlarında kalmış olması, uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına dair teyide muhtaç istihbari bilgi dışında her türlü kuşkudan uzak ve kesin nitelikte delil bulunmadığı halde, öte yandan sanıklar Z. ve O.'un sanık E.'in olayla bir ilgisinin bulunmadığına dair beyanlarının mevcut olması karşısında her üç sanık yönünden de eylemin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma veya kullanma suçu kapsamında kabulü yerine uyuşturucu madde ticareti suçu kapsamında kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı sanıklar müdafilerinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları bu nedenle yerinde ise de bu aykırılığın CMK'nın 280/1-a maddesi 303/1-a uyarında Dairemizce düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğu anlaşıldığından,
Yerel mahkeme hükmünün "ortak hükümler başlıklı kısmı hariç" diğer fıkralarının tümüyle hükümden çıkarılarak yerlerine;
"a) Sanık Z. S. yönünden;
1-Sanık hakkında her ne kadar uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın araçta ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanık O. ile birlikte kullanmak amacıyla satın aldıklarını belirtmiş olması, ele geçen uyuşturucu maddenin iki kişi için kişisel kullanım sınırları içinde kalmış olması, tahlilinde uyuşturucu madde tespit edilmiş olması, ele geçen uyuşturucu maddeyi ticari amaçla buldurduklarına dair teyide muhtaç istihbari bilgi dışında şüpheden uzak ve kesin nitelikte delil bulunmaması nedeniyle sanığın eyleminin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sübut bulan eylemine uyan TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı nazara alınarak takdiren ve teşdiden 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALASINA,
2-Sanığın yargılama boyunca olumsuz herhangi bir haline rastlanılmamış olması ve verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Cezasından başkaca artırım ve indirim yapılmasına YER OLMADIĞINA,
4-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
5-Suç tarihi öncesinde sanık hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma veya kullanma suçundan verilmiş bir erteleme kararı veya suç tarihi öncesinde açılmış bir dava bulunmaması ve değişen suç vasfı nedeniyle TCK'nın 191/8-a maddesi uyarınca sanık hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
6-TCK'nın 191/3. maddesi uyarınca sanık hakkında takdiren 1 YIL SÜRE İLE TEDAVİ ve DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA,
7-Sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklerin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi, bulundurması veya kullanması halinde dosyanın yeniden ele alınarak hükmün açıklanacağının ihtarına,
8-Sanığın tutuklulukta veya gözaltında geçirdiği sürenin TCK'nın 63. maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
b) Sanık O. S. yönünden;
1-Sanık hakkında her ne kadar uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kamu davası açılmış ise de, sanık Z.'nin araçta ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanık O. ile birlikte kullanmak amacıyla satın aldıklarını belirtmiş olması, ele geçen uyuşturucu maddenin iki kişi için kişisel kullanım sınırları içinde kalmış olması, tahlilinde uyuşturucu madde tespit edilmiş olması, ele geçen uyuşturucu maddeyi ticari amaçla buldurduklarına dair teyide muhtaç istihbari bilgi dışında şüpheden uzak ve kesin nitelikte delil bulunmaması nedeniyle sanığın eyleminin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sübut bulan eylemine uyan TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı nazara alınarak takdiren ve teşdiden 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALASINA,
2-Sanığın yargılama boyunca olumsuz herhangi bir haline rastlanılmamış olması ve verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Cezasından başkaca artırım ve indirim yapılmasına YER OLMADIĞINA,
4-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
5-Suç tarihi öncesinde sanık hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma veya kullanma suçundan verilmiş bir erteleme kararı veya suç tarihi öncesinde açılmış bir dava bulunmaması ve değişen suç vasfı nedeniyle TCK'nın 191/8-a maddesi uyarınca sanık hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
6-TCK'nın 191/3. maddesi uyarınca sanık hakkında takdiren 1 YIL SÜRE İLE TEDAVİ ve DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA,
7-Sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklerin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi, bulundurması veya kullanması halinde dosyanın yeniden ele alınarak hükmün açıklanacağının ihtarına,
8-Sanığın tutuklulukta veya gözaltında geçirdiği sürenin TCK'nın 63. maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
c) Sanık E. D. yönünden;
1-Sanık hakkında her ne kadar uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kamu davası açılmış ise de, sanık Z.'nin araçta ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanık O. ile birlikte kullanmak amacıyla satın aldıklarını belirtmiş olması, tahlilinde uyuşturucu madde tespit edilmiş olması, sanıklar O. ve Z.'nin araçta elen uyuşturucu madde ile sanık E.'in bir ilgisinin bulunmadığına dair beyanlarının mevcut olması, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair dair teyide muhtaç ve hatta diğer sanıklarla birlikte sanığın üzerinde çıkan Hüseyin D. adını taşıyan kimliğe göre tutulduğu için kuşkuyla karşılanabilecek nitelikteki araştırma tutanağı dışında şüpheden uzak ve kesin nitelikte delil bulunmaması nedeniyle sanığın eyleminin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sübut bulan eylemine uyan TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı nazara alınarak takdiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALASINA,
2-Sanığın yargılama boyunca olumsuz herhangi bir haline rastlanılmamış olması ve verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca cezasından taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Cezasından başkaca artırım ve indirim yapılmasına YER OLMADIĞINA,
4-Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
5-Suç tarihi öncesinde sanık hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma veya kullanma suçundan TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca verilmiş olan erteleme kararının ihlali nedeniyle 27/03/2017 tarihli iddianame ile dava açıldığı ve Denizli Çocuk Mahkemesinin 2017/205 Esas 2017/398 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşıldığından sanık hakkında TCK'nın 191/8-a maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
6-TCK'nın 191/3. maddesi uyarınca sanık hakkında takdiren 1 YIL SÜRE İLE TEDAVİ ve DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA,
7-Adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar mevcut olan ve dosya kapsamına göre ileride suç işlemekten kaçınacağına Dairemizde olumlu kanaat oluşmayan sanık hakkında TCK'nın 51 ve CMK'nın 231/5. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
8-Sanığın tutuklulukta veya gözaltında geçirdiği sürenin TCK'nın 63. maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,"
Şeklindeki hüküm fıkralarının yazılması ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle İSTİNAF BAŞVURULARININ DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dair, sanıklar Z. ve O. yönünden kararın tebliğinden itibaren yedi günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar için ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine itiraz kanun yoluna başvurabilecekleri, kanun yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmek suretiyle itirazı kabil olarak,
SONUÇ: Sanık E. yönünden kararın tebliğinden itibaren onbeş günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar için ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, CMK’nın 289. maddesinde belirtilen kesin hukuka aykırılık halleri dışında hükmü temyiz edenin temyiz sebeplerini bildirmesi gerektiği aksi halde CMK’nın 294/1. maddesi gereğince temyiz talebinin reddedileceği hususunun ihtarına, temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmesi suretiyle temyizi kabil olarak 14/07/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)