Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK’nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda; dairenin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden yerel Cumhuriyet Savcısı (sanıklar ...... .......ve ..... .......aleyhine), sanık ...... .......müdafiileri, sanık ..... .......ve müdafii, sanık ..... .......ve müdafiileri, sanık ………. ……. ….. ve müdafiileri, sanık ...... ..........müdafii, sanık ..... .......ve müdafii, sanık ….. ….. ….. ve müdafiileri ile sanık ..... .......müdafiinin istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı yasanın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkındaki inceleme sonunda;
I-) Sanık ..... .......hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve sanığın suçunun sabit olmadığı anlaşıldığından sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine yönelik ve diğer istinaf itirazları yerinde görülmeyerek yerel Cumhuriyet Savcısının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
II-) Sanık ...... .......hakkındaki hükmün incelenmesinde ise;
Sanık ...... .......hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan açılan kamu davası nedeniyle eyleminin değişen suç vasfına göre suçluyu kayırma suçunu oluşturduğu kabul edilerek hükümlülüğüne karar verilmiş ise de, sanığın yüklenen suçu işlediğine ilişkin cezalandırılmasını gerektirecek her türlü kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı anlaşıldığından atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde hükümlülüğüne karar verilmiş olması nedeniyle yerel Cumhuriyet Savcısı ile sanık ...... .......müdafiilerinin istinaf başvurularının yerinde olduğu, fakat bu hususun CMK'nın 280/1-a maddesi yollaması ile 303/1-a. maddesi uyarınca duruşma açılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm fıkralarının hükümden tamamen çıkarılarak yerine;
"Sanık ...... .......hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın yüklenen suçu işlediğine ilişkin her türlü kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın CMK'nın 223/2-e. maddesi uyarınca atılı suçtan BERAATİNE,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Sanığın atılı suç nedeniyle tutuklulukta geçirdiği süreler için CMK'nın 141-144. maddeleri gereğince beraat kararının kesinleştiğinin tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde kararın kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceğinin; istemin zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanacağının İHTARINA, (ihtar yapılamadı)
Atılı suçtan beraat eden sanığın kendisini özel yetkilendirdiği müdafii ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.450 TL maktu vekalet ücretinin maliye hazinesinden alınarak sanığa verilmesine," ibareleri yazılması suretiyle HÜKÜM DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
III-) Sanıklar ..... ....... , ..... ......., …... ……. …….., ..... ......., ..... ......., …. ….. ……. ve ..... .......hakkındaki hükümlerin incelenmesine gelince;
Sanık ..... ....... ......'nin eylem sayısının çokluğu nedeniyle TCK’nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile 61. maddesindeki ölçütler gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecinin eleştirilen ve düzeltilen hususlar dışında kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve sanıkların eyleminin sabit olduğu anlaşıldığından sanık ..... .......ve müdafii, sanık ..... .......ve müdafiileri, sanık G. C. K. ve müdafiileri, sanık ...... ..........müdafii, sanık ..... .......ve müdafii, sanık A. A. İ.ve müdafiileri ile sanık ..... .......müdafiinin istinaf başvurularındaki başkaca istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Sanıklar ..... ......., ..... .......ve ….. …….. ……... hakkında hüküm kurulurken suç konusu uyuşturucu maddenin tür ve miktarına göre TCK’nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile 61. maddesindeki ölçütler gereğince temel hapis cezanın alt sınırdan fazla uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle sonuçta fazla cezaya hükmolunması,
2-) Sanıklar ..... .......ve ..... .......'ın, 16/01/2018 tarihinde ..... ....... .......'da ele geçirilen 1 gram esrar maddesini satmak amacıyla birlikte bulundurduklarına ilişkin, sanık ..... .......'ın, 25/12/2017 tarihinde ..... ....... ......'nin otomobilinde ele geçirilen 30,4 gram esrar maddesi ile ilgisi olduğuna ilişkin, savunmalarının aksine her türlü kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı anlaşıldığından, hükmolunan cezalarından zincirleme suç kapsamında TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılmaması gerektiği gözetilmeyerek fazla cezaya hükmolunması,
3-) Sanıklar hakkında TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca hüküm kurulurken taksitlerinden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup istinaf başvuruları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılıklar CMK'nın 280/1-c. maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan,
Sanıklar ..... ......., ..... .......ve G. C. K. ile ilgili hükmün 4. maddesinden "15'ER YIL HAPİS" ibareleri çıkarılarak yerine "14'ER YIL HAPİS" ibarelerinin yazılması, "22 YIL 6 AY HAPİS" ibareleri çıkarılarak yerine "21'ER YIL HAPİS" ibarelerinin yazılması, "18'ER YIL 9'AR AY HAPİS" ibareleri çıkarılarak yerine "17'ŞER YIL 6'ŞAR AY HAPİS" ibarelerinin yazılması,
Sanıklar ..... ....... ......, ..... ......., ...... ..........ve ..... .......ile ilgili hükmün 6. maddesinden "Aynı kasıt altında birden fazla kez suçun işlenmiş olması nedeniyle TCK'nın 43. maddesi gereğince sanıklara verilen cezaların takdiren 1/4 oranında arttırılarak 12 YIL 6 AY HAPİS VE 1250 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE AYRI AYRI CEZALANDIRILMALARINA," ibareleri çıkarılarak yerine "Yasal koşulları oluşmadığından sanıklar ..... ......., ...... ..........ve ..... .......hakkında zincirleme suç kapsamında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanık ..... ....... ......'nin bir suç işleme kararının icrası kapsamında suçu zincirleme biçimde işlediği sabit olduğundan hükmolunan cezasından TCK'nın 43/1. maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak 12 YIL 6 AY HAPİS VE 1250 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibarelerinin yazılması, sanık Osman ile ilgili hüküm maddesindeki "6 YIL 3 AY HAPİS VE 625 GÜN" ibareleri çıkarılarak yerine "5 YIL HAPİS VE 500 GÜN" ibarelerinin yazılması, "Sanıklar ..... ......., ...... ..........ve ..... ....... .......'nin 10'AR YIL 5'ER AY HAPİS VE 1041'er GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE, Sanık ..... .......'ın 5 YIL 2 AY 15 GÜN HAPİS VE 520 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE AYRI AYRI CEZALANDIRLIMALARINA," ibareleri çıkarılarak yerine "Sanıklar ..... .......ve ..... .......'ın 8'ER YIL 4'ER AY HAPİS VE 833'ER GÜN ADLİ PARA, sanık ..... ....... ......'nin 10 YIL 5 AY HAPİS VE 1.041 GÜN ADLİ PARA, sanık ..... .......'ın 4 YIL 2 AY HAPİS VE 416 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE AYRI AYRI CEZALANDIRILMALARINA" ibarelerinin yazılması, "Sanıklar ..... ......., ...... ..........ve ..... ....... .......'nin 20.820,00'şer TL ADLİ PARA CEZASI İLE, Sanık ..... .......'ın 10.400 TL ADLİ PARA CEZASI İLE AYRI AYRI CEZALANDIRILMALARINA," ibareleri çıkarılarak yerine " Sanıklar ..... .......ve ..... .......'ın 16.660'şar TL ADLİ PARA CEZASI İLE, sanık ..... ....... .......'nin 20.820 TL ADLİ PARA CEZASI İLE, sanık ..... .......'ın 8.320 TL ADLİ PARA CEZASI İLE AYRI AYRI CEZALANDIRILMALARINA," ibarelerinin yazılması, hüküm fıkralarından TCK'nın 52/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar tamamen hükümden çıkarılarak yerlerine, "Sanıkların ekonomik ve kişisel durumu dikkate alınarak, TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının tebliğinden itibaren takdiren birer ay ara ile 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine, para cezasının ödenmemesi halinde para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" cümlelerinin eklenmesine ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle HÜKÜMLER DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Sanıkla ..... ....... , ..... ......., G. C. K., ..... ......., ..... .......ve ..... ....... ......'nin üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu ile tutuklu kaldıkları süre nazara alınarak serbest kaldıklarında kaçma şüphesi bulunduğundan sanıkların TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamına ilişkin karara karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi günlük süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinde incelenmek üzere itiraz kanun yoluna başvurabilecekleri hususunun bildirilmesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren onbeş günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar için ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, CMK’nın 289. maddesinde belirtilen kesin hukuka aykırılık halleri dışında hükmü temyiz edenin temyiz sebeplerini bildirmesi gerektiği aksi halde CMK’nın 294/1. maddesi gereğince temyiz talebinin reddedileceği hususunun ihtarına, temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususu bildirilmek suretiyle 10.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)