(5271 S. K. m. 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 53, 191)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda; dairenin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı yasanın 280.maddesi gereği başvurunun esası hakkındaki inceleme sonunda;
Yerel mahkeme kararında TCK.nın 53.maddesinin uygulanması şeklinde kısa olarak yazılmış ise de, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülerek bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanığın, 30/07/2013 günü Güzeloba Mahallesi Hava Limanı caddesi üzerinde 07 ELL 59 plakalı motosikleti ile yunus timlerinden kaçması ve kaçtığı yere attığı poşet içerisinde satışa hazır halde paket halinde 19 adet gazete içerisinde ekspertiz raporuna göre toplam net ağırlığı 105,0 gram gelen tohumlu yeşil renkli bitki parçalarının ortalama %40 olmak üzere net 42,0 toz esrar elde edilebileceğinin tespit edildiği anlaşıldığından; ele geçirilen paket sayısı ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturup oluşturmayacağı ve delillerin değerlendirilmesi görevinin Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması,
Kabule göre;
1-TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymayan sanık hakkında davaya devam edilerek hüküm verileceği öngörüldüğünden; duruşma için sanığa gönderilen davetiyenin "tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, mazeretsiz olarak duruşmaya gelmediği ve diyeceklerini yazılı olarak bildirmediği takdirde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek hakkında cezaya hükmolunabileceği" uyarısı ile birlikte duruşma tarihi ve saati yazılarak sanığa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, belirtilen nitelikte uyarıyı içeren davetiye tebligatı yapılmadan veya savunması alınmadan sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi,
2-Sanıkla ilgili dosya kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yeniden ele alınması için yapılan bildirim üzerine Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/1096 esasına kayıt edildiği, 22/07/2016 tarihli tensip zaptının 1 nolu ara kararında sanığa "gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceği şerhinin düşülmesine" yazıldığı, ancak çıkartılan davetiyede bu şerhin bulunmadığı, sanık hakkında zorla getirme kararı verilmeden veya gelmediği takdirde yokluğunda karar verileceği şerhini içerir davetiye gönderilmeden yargılama yapılarak sanığın savunması alınmadan karar verilmesi,
Suretiyle savunma hakkının kısıtlanması yasaya aykırı, sanığın istinaf talebi bu yönden yerinde görülerek, CMK'nın 289/1-h ve 289/1-d. maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nın 280/1-b maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
CMK 286/1. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine 10.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)