(5237 S. K. m. 35, 39, 52, 53, 54, 58, 62, 63, 188, 192) (5271 S. K. m. 100, 223, 280)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/11/2016 tarih ve 2016/178 Esas, 2016/345 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulması sebebiyle dava dosyası incelenerek dairemizin 30/12/2016 tarih ve 2016/284 Esas, 2016/282 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine dair verilen karara yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karara karşı sanık ... ve müdafi ile Cumhuriyet savcısının temyiz kanun yoluna başvurmaları sonucunda Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 22/01/2019 tarih ve 2018/1782 Esas, 2019/493 karar sayılı ilamı ile dairemiz kararının sanık ... yönünden bozulmasına karar verilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda;
İDDİA: Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28/04/2016 tarih ve 2016/25551 soruşturma, 2016/9876 esas sayılı iddianamesiyle; sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işledikleri iddiasıyla TCK'nın 188/3, 53/1, 54/4, 58, 63/1 (... yönünden) TCK'nın 188/3, 53/1, 54/4, 63 (... yönünden) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEMENİN KABULÜ VE HÜKMÜ: "Suç tarihinde saat 15:30 sıralarında jandarma görevlilerine ... Mevkiinde elinde iki çuval bulunan şüpheli bir şahsın görüldüğü ve elindeki sarı renkli eldivenleri çıkararak çuvalları yere bırakıp kaçtığının ihbar edilmesi üzerine, jandarma görevlilerinin Burdur Antalya karakolunun eski karakol tabir edilen bölgesine gidip araştırma yaptıkları, bu sırada ormanlık arazi içerisinde gizlenmekte olan sanık ...'in yakalandığı, üzerinde … plaka sayılı araca ait kiralama sözleşmesinin bulunduğu, olay yerinde yapılan detaylı aramada, içinde esrar maddesi olduğu belirlenen 45 kilo gelen 9 paketin tespit edildiği, ... ile yapılan mülakatta kendisini kiralık araçla olay yerine getirdiğini belirttiği ve ismini ... olarak söylediği ...'nun da adresinde tespit edilerek kiralık araçla birlikte yakalandığı olay ile ilgili olarak yapılan yargılama, sanıkların savunması, ekspertiz raporu, olay yeri inceleme, görgü ve tespit tutanakları, uzmanlık raporu, TİB kayıtları, iddia ve dosya kapsamında bulunan diğer tüm belge ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık ...'in suça konu uyuşturucu maddeleri satmak amacı ile olay yerine sakladığı, her ne kadar kendisini suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarda bulunmuş ise de aşamalardaki beyanlarda bu uyuşturucu maddenin başında bekleyen kişinin kendisi olduğunu, kendisini bir şahsın gördüğünü ve kaçarak çalılıkların arasına saklandığını beyan ederek tevil yollu suçunu ikrar etmiş, yine tanık ... olay tarihinde iş yerinin alt tarafında bulunan makilik alanda bir şahsın dolaştığını gördüğünü, neden orada olduğunu öğrenmek için yanına yaklaştığını, ne işin var diye sorduğunu, şahsın elinde bir şeyler bulunan bir adet büyük çuvalı yere bırakarak sana ne dediğini, elinde sarı eldiven olduğunu, eldiveni çıkarınca şahısta silah olabileceğini değerlendirerek geri çekildiğini, daha sonra da uzaklaşıp jandarmayı aradığını, şahsın bulunduğu yeri devriyeye tarif edip uzaktan izlediğini ve jandarmanın şahsı yakaladığını beyan etmiş, tanığa sanıklar ... ve ...'in UYAP sisteminde kayıtlı cezaevi fotoğrafları gösterildiğinde net hatırlamamakla birlikte gördüğü şahsın ...'e ait resimdeki şahsa çok benzediğini beyan etmiş, ele geçirilen esrar maddelerine el konularak yaptırılan kriminal incelemesine göre suça konu 18324,0 gram ağırlığındaki tohumlu yeşil renkli bitki parçalarının incelenmesinde THC ihtiva eden esrar elde edilmeye elverişli hint keneviri bitkisine ait olduğu %40 oranında olmak üzere 7329,6 gram esrar elde edilebileceği, 23668,0 gram gelen tohumlu yeşil renkli bitki parçalarının incelenmesinde THC ihtiva eden esrar elde edilmeye elverişli hint keneviri bitkisine ait olduğu %40 oranında olmak üzere 9467,2 gram esrar elde edilebileceğin tespit edildiği, diğer sanık ...'in suçlamaları kabul etmediği, sanık ...'in üzerine atılı suçu işlediğine dair sanık ...'i olay yerine götürmekten başka herhangi bir delilin olmadığı, sanık ...'in de aşamalardaki tüm beyanlarında diğer sanık ...'in uyuşturucu madde ile bir ilgisinin olmadığını ve sanık ...'e kız arkadaşı ile buluşacağını söyleyerek yalan söylediğini beyan ettiği, sanık ...'in uyuşturucu maddelerle irtibatını gösterir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı, yapılan soruşturma ve kovuşturma kapsamında dosya kapsamında bulunan deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıklardan ...'in suç tarihinden önce suça konu uyuşturucu maddeleri satmak amacıyla olay yerine sakladığı hususunda vicdani kanaat hasıl olmakla sanık sanık ...'ün üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçundan eylemine uyan TCK'nun 188/3 maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, sanığın suç kastının yoğunluğu, ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere ele geçen uyuşturucu madde miktarı dikkate alınarak takdiren alt sınırdan uzaklaşmak sureti ile teşdiden 13 yıl hapis ve 2000 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın her ne kadar uyuşturucu maddelerin ... ve ... isimli kişilere ait olduğunu, kendisinin sadece uyuşturucunun başında beklediğini beyan etmiş ve etkin pişmanlık isteminde bulunmuş ise de, jandarmaca yapılan araştırmada ...'in beyanında geçen iki kişinin var olduğuna ilişkin bir bulgu bulunmadığı, keza sanık ...'in hayali olduğu değerlendirilen iki kişinin ismini vererek kendisini suçtan kurtarmaya çalıştığı, bu şekilde sanığın suça konu uyuşturucu maddeleri satmak amacıyla bulundurduğu anlaşılmakla ve diğer sanık ...'in de suça karıştığına dair somut delil bulunmaması nedeni ile yasal uygulama koşulları bulunmadığından sanık hakkında TCK 192/3 maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasında TCK'nun 62 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 10 yıl 10 ay hapis ve 1666 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının TCK nun 52/2 maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20 TL.den 1666 gün karşılığı 33.320,00 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın ekonomik ve sosyal durumuna göre adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nun 52/4 maddesi gereğince aylık eşit 24 taksitle tahsiline, sanığın tutuklu kaldığı süre ve verilen hapis cezası miktarı ve mevcut delil durumuna göre sanığın serbest kalması durumunda kaçacağı hususunda kanaat hasıl olduğundan 5271 Sayılı CMK.nun 100/3-a maddesi uyarınca tutukluluk halinin devamına dair karar verilmiş ve yukarıda açıklanan gerekçelerle diğer sanık ...'in suçlamaları inkar eden savunmasının aksini doğrulayan ve uyuşturucu madde ticareti suçunu diğer sanık ile birlikte iştirak halinde işlediğini gösteren her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği tüm bu nedenlerle şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın atılı suçtan CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiştir." şeklindedir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 30/12/2016 tarih ve 2016/284 esas, 2016/282 karar sayılı kararı ile; Sanıklar hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan verilen mahkumiyet ve beraat kararlarına yönelik sanık ... müdafii ile C. Savcısının sanık ... lehine, sanık ... aleyhine istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara C. Savcısı ile sanık ... ve müdafii tarafından temyiz yasa yoluna başvurulmuş dosya temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderilmiştir.
Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 22/01/2019 tarih ve 2018/1782 esas, 2019/493 karar sayılı ilamıyla,
"A-Sanık ... hakkında verilen hükmün incelenmesinde: Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin esastan reddine,
B-Sanık ... hakkında verilen hükmün incelenmesinde: İhbar eden ...'ın sanığı kesin olarak teşhis edememesi karşısında, muhbir beyanı dışında aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına, hükmolunan hapis cezasının süresi ile tutuklama tarihine göre, sanık ... hakkındaki tahliye talebinin reddine," karar verilmiştir.
Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulması yönünde karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ:
Cumhuriyet Savcısı istinaf talebi ile, "Sanıklardan ...'ün suç tarihinde yerleşim yeri olmayan ... mevkiinde tanık ...'ın ihbarı üzerine Jandarma tarafından yakalanmış olması, üzerinde … plakalı araca ait kiralama sözleşmesinin bulunması, olay yerinde suça konu uyuşturucuların ele geçmesi, sanığın kendisine olay yerine diğer sanık ... olarak bildirdiği ...'nun getirdiğini belirtmiş olması, sonrasında sanık ...'nun kiralık araç ile birlikte yakalanmış olması ile BTK'dan gelen kayıtlar nazarında sanık ...'nun da ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde atılı suçu işlediği, bu nedenle TCK'nun 188/3, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği, diğer yandan sanık ...'ün, sanık ...'nun ismini vererek yakalanmasını sağlamak suretiyle etkin pişmanlıkta bulunduğu, bu nedenle hakkında TCK'nun 192/3 maddesinin uygulanması gerektiği kanaati ile mahkemece sanığın mahkumiyeti yerine, beraatine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Kararın bozulmasına karar verilmesi arz ve talep olunur." şeklinde talepte bulunmuştur.
Sanık ... müdafi istinaf dilekçesinde özetle; İstinaf taleplerinin duruşmalı olarak değerlendirilmesini, sanığın olay yerinde özgür iradesi ile bulunmadığı hususunun kabulü ve mahkemenin resen ele alacağı diğer sebeplerle usul ve yasaya aykırı Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/178 E. 2016/345 K. Sayılı kararının bozularak sanığın beraatine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise öncelikle etkin pişmanlık hükümlerinin, TCK 35. Maddede düzenlenen teşebbüs hükümlerinin ve TCK 39. Maddede düzenlenen yardım eden hükümlerinin, genel ve takdiri indirim sebeplerinden ayrı olarak değerlendirilerek yasal ve lehe olan tüm indirimlerin uygulanmasını, sanığın yasal savunma hakkı olarak kanun yollarını kullanırken geçen sürelerde tutuklu kalması şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olduğundan ve tutukluluk gerekçelerinin hepsi ortadan kalktığından, tutuklu kaldığı yaklaşık 8 aylık zaman dilimi de dikkate alınarak hakkın tahliyesine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek kefalet ve adli kontrol hükümlerine hükmedilerek tutuksuz yargılanmasına karar verilmesini talep ettiğini belirtmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ... Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki Savunmasında; "Ben üzerime atılı suçu kabul etmiyorum, 2016 yılı Nisan ayı başlarında Şanlıurfa'da kahvehanede bulunduğum sırada yanıma iki kişi geldi. Bize işçi lazım dediler. “Antalya'ya bir eşyamız var gidecek, eşyaların başında bulunursun geçici bir iş” diye söylediler. Aynı anda benden cep telefonumu ve adresimi aldılar ayrıca bana “ayın 13 ünde veya 14 ünde Konyaaltı ATM lerinin olduğu yerdeki parkta buluşuruz” diye söylediler. ...'nun bir yakını hastaymış Antalya'ya geleceklermiş bunu duyunca ...'na ait araçla yanımızda iki bayan bulunduğu halde aracı ... ile dönüşümlü olarak kullanarak Antalya'ya geldik. Antalya'da ben Konyaaltı'ndaki parka gittim. Şanlıurfa'da eşyaların başında durmamı isteyen iki kişi ile burada buluştuk. Beni Antalya ili Burdur yolu kısmına götürdüler. “burada eşyamız var” dediler ben de “eşya nedir” diye sordum. “Ben bu işi yapmıyorum neden ilk önce bana böyle bir şey söylemediniz” dedim. ... olarak ismini söyleyen şahıs “eşyaların yerini gördün ayrılırsan hesabını sen verirsin, adresini de aldık” şeklinde söyledi bu yüzden ben korktum ve oradan ayrılamadım. Eşyaları yol kenarında çalıların arkasındaydı. Poşetler orada kaldı. Biz arabayla diğer iki kişi ile birlikte Antalya'ya döndük. Diğer iki kişi bana “orada çoban falan vardır, geri git eşyalara gözcü ol” şeklinde söylediler. Ben “oraya nasıl gideceğim” diye söyledim bunun üzerine “bir araba kirala git nasıl gidersen git” şeklinde söylediler. Ben de düşündüm ve araç kiraladım, diğer sanık ...'nu aldım. Benim kiralamış olduğum aracı ben sürdüğüm halde ... 'da yanımda olarak diğer iki şahsın eşyayı bana gösterdikleri yere gittim. İkiyüz metre kalınca ...'na “ sen burada kal benim bir işim var” dedim ... 'e “burası dağbaşı ne işin var diye sordu bende “ birisini bekliyorum işim var” dedim ve araçtan indim, ...'e de “ sen git “ diye söyledim ... 'te “aracı ne yapacağım” dedi ben de “sen aracı bir yere bırak ben akşam alırım” dedim. Saat 15:00 sıralarında oradaydım. Diğer iki şahıs akşam gelerek benden çuvalları yol kenarından alacaklarını söylemişlerdi. Saat 15:00 sıralarında yanıma bir şahıs geldi “ burada ne yapıyorsun” diye sordu. “Arkadaşın eşyası var akşam gelip alacak onu bekliyorum” diye söyledim. Jandarmaya haber vermişler, jandarma gelerek eşyaların 500 metre kadar aşağısından beni aldı. O sırada ... kiraladığım araçla Antalya'ya dönmüştü. Akşam saat 20:00 sıralarında ...'i evinden polisler almış, aracı da hastanenin yakınından kolluk görevlileri almış. Benim 9 çocuğum var birisi üniversitede okumaktadır. Paraya ihtiyacım vardı. Yaptıklarımdan pişmanım, tahliyemi istiyorum. Öncelikle beraatime, aksi kanaat halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ...Dairemizce Yapılan İstinaf Duruşmasındaki Savunmasında; "Suçlamayla ilgili daha önce yaptığım savunmayı aynen tekrar ederim. İfademe eklemek istediğim başka bir husus yoktur. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda durumum yeniden değerlendirilsin." şeklinde beyanda bulunmuştur.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAALASINDA: "Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmalarını istemiyle kamu davası açılmıştır.
Yerel mahkeme olan Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi 04/11/2016 gün ve 2016/178 Esas, 2016/345 Karar sayılı kararıyla sanık ...'nun beraatine, sanık ...'ün ise TCK'nun 188/3, 62, 52, 53, 54, 63 maddeleri gereğince 10 yıl 10 ay hapis ve 33.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiş, kararın istinafı üzerine Antalya BAM 5. Ceza Dairesi 30/12/2016 gün, 2016/284-282 Esas-Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ...'ün tutukluluk halinin devamına karar vermiş, kararın temyizi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesi 22/01/2019 gün ve 2018/1782-2019/493 Esas-Karar sayılı ilamı ile;
A) Sanık ... hakkındaki temyiz isteminin esastan reddine, B) Sanık ... hakkında “ihbar eden ...'ın sanığı kesin olarak teşhis edememesi karşısında muhbir beyanı dışında aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında TCK'nun 192/3 maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi” gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve tahliye isteminin reddine karar verilmiştir.
Tutanaklar, raporlar, sanıkların savunması, tanık beyanları, kararlar, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ün uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçunun sabit olduğu ancak sanığın suçu tam ortaya çıkarılmadığı aşamada suçunu kabul etmek ve uyuşturucu maddelerin yerlerini göstermek suretiyle yargılamanın aydınlanmasına yardımcı olduğu ve etkin pişmanlığı nedeniyle hakkında TCK'nun 192/3 maddesinin uygulanmaması sebebiyle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak sanığın TCK'nun 188/3, 192/3, 62, 52, 53, 54, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLER:
-13/04/2016 tarihli olay yeri görü tespit tutanağı,
- … plakalı araçla ilgili araştırma ve tespit tutanağı,
- Araç kira sözleşmesi,
-13/04/2016 tarihli sayım tartı ve ön ekspertiz tutanağı,
- Antalya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 14/04/2016 tarih ve 2014/1182 D.İş nolu onama kararı,
- Adli emanet makbuzları,
-Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 14.04.2016 tarih ve ANT-KİM-16-01145 sayılı Uzmanlık Raporu (... isimli şahısla ilgili olarak gönderilen 18324,0 gram ağırlığındaki tohumlu yeşil renkli bitki parçalarının incelenmesinde THC ihtiva eden esrar elde edilmeye elverişli hint keneviri bitkisine ait olduğu %40 oranında olmak üzere 7329,6 gram esrar elde edilebileceği, 23668,0 gram gelen tohumlu yeşil renkli bitki parçalarının incelenmesinde THC ihtiva eden esrar elde edilmeye elverişli hint keneviri bitkisine ait olduğu %40 oranında olmak üzere 9467,2 gram esrar elde edilebileceği belirtilmiştir),
-Antalya Emniyet Müdürlüğü Parmak İzi Geliştirme Laboratuvarı Büro Amirliğinin 29.04.2016 tarihli Uzmanlık Raporu (13.04.2016 tarihinde Antalya İli Döşemealtı İlçesi ... Mahallesi ... Mevkiinde meydana gelen uyuşturucu madde ticareti olayı ile ilgili olarak 9 adet streç film üzerinde yapılan incelemelerde herhangi bir parmak izi tespit edilememiştir),
- Adli sicil ve nüfus kayıtları,
- Tanık ... beyanında: "Ben olay yerinde maden ocağı işletirim. Olay benim işletmekte olduğum maden ocağının hemen altında gerçekleşmiştir. Oradaki makilik alanda bir şahsın dolaştığını gördüm. Orası bir insanın dolaşmayacağı bir alandı. Kendisinin orada olmasından şüphelendim ve yanına yaklaştım. Kısa boylu, esmer, 35-40 yaşlarında, üzerinde bir ceket vardı, elinde sarı bir eldiven vardı ve bıyıklı bir şahıstı. Şahsa yaklaşır yaklaşmaz elindeki eldivenleri çıkarmaya çalıştı. Ben de silah olacağını düşünerek oradan uzaklaştım. Ve cep telefonumdan ... Jandarma Karakol Komutanlığını arayarak şahıs hakkında bilgi verdim. Daha sonra uzak bir yerden olay yerini incelemeye başladım. Jandarma geldi ve şahsı yakaladı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL: Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafi ve sanık lehine Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurularına ilişkin inceleme ve yargılama neticesinde;
13/04/2016 tarihinde saat 15:30 sıralarında jandarma görevlilerine ... Mevkiinde elinde iki çuval bulunan şüpheli bir şahsın görüldüğü ve elindeki sarı renkli eldivenleri çıkararak çuvalları yere bırakıp kaçtığının ihbar edilmesi üzerine, jandarma görevlilerinin Burdur Antalya karakolunun eski karakol tabir edilen bölgesine gidip araştırma yaptıkları, bu sırada ormanlık arazi içerisinde gizlenmekte olan sanık ...'in yakalandığı, üzerinde … plaka sayılı araca ait kiralama sözleşmesinin bulunduğu, olay yerinde yapılan detaylı aramada, içinde esrar maddesi olduğu belirlenen daralı 45 kg. gelen 9 paketin tespit edildiği, ... ile yapılan mülakatta kendisini kiralık araçla olay yerine getirdiğini belirttiği ve ismini ... olarak söylediği ...'nun da adresinde tespit edilerek kiralık araçla birlikte yakalandığı anlaşılmış,
Sanık ... jandarmadaki beyanında, 10/04/2016 tarihinde Şanlıurfa'dan ... ile soy ismini bilmediği ... isimli şahıslarla plakasını bilmediği …. marka bir araç ile 10/04/2016 tarihinde yola çıktıklarını, 13/04/2016 tarihinde saat 02:00 sıralarında bu şahısların yol kenarındaki çalılık arasına gizlemiş olan uyuşturucu poşetlerini gösterdiklerini ve 2000 TL verip bir araç kiralayıp olay yerine gelmesini, malları yol kenarında kendisinden alacaklarını söylediklerini, daha sonra …'dan …plaka sayılı aracı kiralayıp, akrabası olan ...'nun bu araçla kendisini ... Mevkiine bıraktığını, ona aracı al git ben seni bulurum dediğini, ...'nun olayla ilgisi olmadığını, uyuşturucu maddelerin olduğu yere geldiğini, yol kenarındaki kırmızı renkli araçtaki bir şahsın burada ne geziyorsun diye sorduğunu, eşyalarım var onları alacağım diyerek dere yatağından aşağı inerken jandarmaların geldiğini gördüğünü, saklanmak amacıyla çalıların arasına girdiğini, jandarmaların kendisini gördüğünü, suça konu maddelerin ... 'ye ait olduğunu belirtmiş,
Sanık ... jandarmadaki beyanında, öldürülmekten korktuğu içim kardeşi ... 'in ismini kullandığını, gerçek isminin ... olduğunu, ...'ün akrabası ve hemşerisi olduğunu 09/04/2016 tarihinde … marka bir araç ile Şanlıurfa'dan çıkıp aynı gün Antalya'ya geldiklerini, amacının hasta ziyareti olduğunun, olay günü … marka araçla dışarı çıktıklarını ancak aracın arızalanması üzerine gelmek için ...'den başka araç bulmasını istediğini, birlikte …'a gidip ...'in … marka aracı kendi adına kiraladığını, sonra ...'in beraber ... mahallesine gidelim, kız arkadaşımla buluşacağım, sen geri dön ben seni ararım dediğini, … plaka sayılı aracı ... kullandığı halde ... mahallesi ... Mevkiine geldiklerini, ...'i indirip Döşemealtındaki petrolde onun aramasını beklediğini, ancak aramayınca onu aradığını, telefonun kapalı olduğunu, beklemekten sıkılıp geri döndüğünü, sonra jandarmanın gelip kendisini evden aldıklarını, ...'in uyuşturucu maddelerin başında beklediğini bilmediğini, kız arkadaşı ile buluşacağını söylediğini belirtmiş,
Sanık ... Cumhuriyet savcılığında alınan beyanında, kendisini … aracı ile olay gerine götüren kişinin ismini jandarmada ... olarak söylemiş ise de, bunu Jandarmada yanlışlıkla söylediğini, kendisini götüren kişinin ... olduğunu, esrarları getiren ... ve ... isimli kişilerin sadece Diyarbakır'lı olduklarını bildiğini, açık kimliklerini, adreslerini, nerede nasıl bulunabileceklerini bilmediğini, yakalandığı sırada elinde eldiven olmadığını, ... ve ...'in kendilerinin ya da başka birilerinin gelip kendisini yol kenarından alacaklarını söylediklerini, kendisini olay yerine götüren ...'in olayla alakasının olmadığını, ...'e kendisini olay yerinde bırakıp gitmesini söylediğini, araba kiralamasını ise ...'ın söylediğini, ...'in .. arabasının arızalandığının doğru olduğu ancak … aracını bu araç arızalandığı için değil ... istediği için kiraladığını, ... kendisini olay yerine bıraktığında ona sen git ben aracı sahibine iade ederim, işim var dediğini, onun ne işi olduğunu sormadığını, neden ...'in ifadesinde kendisini petrolde beklediğini ve telefonla arayıp telefonun kapalı olduğunu söylediğini bilmediğini, onunla yola çıkarken kız arkadaşı ile buluşacağını söylediğini, ancak kız arkadaşı olmadığını beyan etmiş,
Sanık ...'in beyanında geçen ... ve ... isimli kişilerin araştırılması için Jandarmaya yazılan yazı cevabı ve ekindeki araştırma tutanağına göre şahısların ifadesinin birbirini tutmadığı, ...'ün ... ve ...'in yanında çalıştığını beyan etmesine rağmen bu şahısların telefonunu ve adreslerini bilmediğini, 10/04/2016 ile 13/04/2016 tarihleri arasındaki 3 günlük sürede ne yaptıklarını söylemediklerini, muhtemelen ... ve ...'nun Antalya'ya birlikte geldikleri, ... ve ... isimli şahısların gerçekte var olduklarına ilişkin bir bilgi ve bulgu elde edilemediği bildirilmiş,
Bu şekilde sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmalarını istemiyle kamu davası kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanık ... hakkında beraat kararı verildiği, sanık ...'in eylemi sabit kabul edilerek TCK'nun 188/3, 62, 52/2-4, 53, 63 maddeleri uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini ile sonuç olarak 10 yıl 10 ay hapis ve 33.320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ... müdafi ile C. Savcısının sanık ... lehine, sanık ... aleyhine istinaf başvuruları üzerine dairemizce yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, sanık ... ve müdafii ile Cumhuriyet savcısının bu karar yönelik temyiz kanun yoluna başvurmaları sonucunda Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 22/01/2019 tarih ve 2018/1782 Esas, 2019/493 karar sayılı ilamı ile, sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin esastan reddine, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün ise, ihbar eden ...'ın sanığı kesin olarak teşhis edememesi karşısında, muhbir beyanı dışında aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle sanık ... yönünden dairemizin kararın bozulmasına karar verildiği, Dairemizce bozma ilamına uyularak bozma kararı doğrultusunda yeniden yargılama yapıldığı tespit olunmuştur.
Bu tespit ve değerlendirmeye göre, Yargıtay bozma ilamı da nazara alınarak, etkin pişmanlık gösteren sanık hakkında ilk derece mahkemesince hükmedilen cezadan TCK'nun 192/3 maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken indirim yapılmayarak sanık hakkında fazla cezaya hükmolunmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile, sanık hakkındaki mahkumiyet kararının ortadan kaldırılmasına, sanığın işlediği sübuta eren uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan eylemine uyan TCK'nun 188/3 maddesi uyarınca ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve arz ettiği tehlike nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza belirlenmek suretiyle cezalandırılmasına, muhbir beyanı dışında aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmette bulunması nedeniyle etkin pişmanlık gösterdiği kabul edilerek TCK'nun 192/3 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/3 oranında indirim yapılmasına, sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve hakkında hükmedilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak cezasından TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca indirim yapılmasına, dair aşağıda yazılı şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafi ve sanık lehine Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurularına ilişkin inceleme ve yargılama neticesinde; sanık hakkında etkin pişmanlığı düzenleyen TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanarak cezasında indirim yapılması için yasal şartlar oluştuğu halde, bu maddenin uygulanmayarak fazla ceza hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından; istinaf başvurularının kabulü ile sanık hakkında Antalya 5. Ağır Ceza mahkemesince verilen 04/11/2016 tarih ve 2016/178 E. 2016/345 K. sayılı mahkumiyet kararının CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık ...'nün işlediği sübuta eren uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan eylemine uyan TCK'nın 188/3. maddesinin 694 sayılı KHK ile değişiklikten önceki düzenlemesine göre, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve arz ettiği tehlike durumu dikkate alınarak takdiren 13 YIL HAPİS VE 600 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın beyanı ile eyleminin ortaya çıkmasına katkı sağlamak suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği anlaşıldığından TCK'nın 192/3. Maddesi uyarınca cezasında takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak sanığın 8 YIL 8 AY HAPİS ve 400 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve hakkında hükmedilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasında TCK'’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılara... YIL 2 AY 20 GÜN HAPİS VE 333 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının, TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca, sanığın ekonomik, kişisel ve sosyal durumu göz önüne alınarak yapılan değerlendirme sonucu alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir bir neden bulunmadığından her bir gününün takdiren 20. TL. hesabıyla 6.660 TL adli para cezasına çevrilmesine ve NETİCETEN SANIĞIN 7 YIL 2 AY 20 GÜN HAPİS VE 6.660 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın ekonomik ve kişisel durumu dikkate alınarak, TCK’nun 52/4. maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının tebliğinden itibaren takdiren birer ay ara ile 12 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Sanığın bu yargılama kapsamında hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran sürelerin TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktarı, kaçma şüphesinin devam etmesi ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı yedi gün içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi nezdinde itiraz kanun yolunun açık olduğu hususunun ihtarına (sanık ve müdafiine ayrı ayrı ihtar edildi),
Hüküm özetinin sanığın bulunduğu cezaevi müdürlüğüne gönderilmesine,
Antalya adli emanetinin 2016/3350 sırasında kayıtlı suça konu uyuşturucu maddeler ile ekspertiz incelemesi esnasında alınan şahit numunenin TCK'nın 54/4. maddesi gereğince müsaderesine, emanetin 2016/4202 sırasında kayıtlı paketleme malzemelerinin ise delil niteliği taşımaması ve ekonomik değerinin bulunmaması sebebiyle karar kesinleştiğinde imhasına,
Yargılama kapsamında bozma öncesi yapılan posta gideri 6,60 TL, davetiye gideri 55,00 TL olmak üzere toplam 61,60 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair kararın huzurda bulunanlar yönünden tefhiminden, huzurda olmayanlar yönünden ise tebliğinden itibaren onbeş günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, CMK’nın 289. maddesinde belirtilen kesin hukuka aykırılık halleri dışında hükmü temyiz edenin temyiz sebeplerini bildirmesi gerektiği aksi halde CMK’nın 294/1. maddesi gereğince temyiz talebinin reddedileceği hususunun ihtarına, temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmesi ile isteme uygun verilen karar, sanığın ve müdafinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı Mustafa YILDIRIM (29242) huzuru ile oy birliği ile 03/04/2019 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)