(5237 S. K. m. 43, 52, 53, 54, 62, 63, 188) (5271 S. K. m. 48, 231)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/11/2016 gün ve 2016/276 Esas, 2016/286 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak sanıklar ve sanık müdafilerinin istinaf kanun yoluna başvurmaları sebebiyle dava dosyası incelenerek dairemizin 12/01/2017 tarih ve 2016/382 esas, 2017/48 sayılı karar ile istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verildiği, sanıklar müdafilerinin temyiz kanun yoluna başvurmaları sonucunda Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 25/06/2018 tarih ve 2018/612 esas, 2018/5175 karar sayılı ilamı ile dairemiz kararının bozulmasına karar verilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda;
İDDİA: Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/08/2016 tarih, 2016/7493 Esas sayılı iddianamesiyle; sanıklar ... ve .....'ın işledikleri iddiasıyla sanık ...'ın TCK'nun 188/3, 188/4, 43/1, 53/1-2-3, 54/1, 55/1, 63 ve sanık .....'ın TCK'nun 188/3, 43/1, 53/1-2-3, 54/1, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle haklarında Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEMENİN HÜKMÜ: Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/11/2016 gün ve 2016/276 Esas, 2016/286 karar sayılı hükmü ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işledikleri kabul edilerek; sanık ...'ın TCK'nun TCK'nun 188/3, 188/4, 43/2-1, 62/2, 52/2, 53/1, 63 maddeleri uyarınca neticeten 18 yıl 9 ay ve 3.750 TL adli para cezası ile, sanık .....'ın ise TCK'nun 188/3, 188/4, 62, 52/2, 53/1, 63 maddeleri uyarınca 12 yıl 6 hapis ve 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve sanık ...'ın hükmen tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 21/01/2017 tarihli kararında; Sanıklar ... ve ..... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet kararları için yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 25/06/2018 tarih ve 2018/612 esas, 2018/5175 karar sayılı ilamında; "1- Sanık ...'in savcılık ve sorgudaki savunmalarında, uyuşturucu maddeleri aynı mahallede ikamet ettiği .....'den aldığını beyan etmesi karşısında, sanık hakkında TCK'nın 192/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi açısından sanığın bu hususta yeniden ifadesinin alınması, ifadesinde .....'den aldığını yinelemesi durumunda, …'in araştırılması ve tespiti halinde CMK'nın 48. maddesi gereğince tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılarak tanık olarak dinlenmesi,
2- Sanık ...'in 02.08.2016 tarihli olaya dair suçlamayı kabul etmemesi; sanık .....'nın ise 09.08.2016 tarihli olayda, elindeki poşeti polis memurlarını görmesi üzerine attığını kabul etmemesi karşısında; tutanak tanıklarının duruşmaya usulüne uygun olarak çağrılıp, yöntemince bilgi ve görgülerine başvurularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3- Gerekçeli karar içeriğinin bir kısmında sanık ..... hakkında TCK'nın 188/4. maddesinin uygulanmadığı belirtildikten sonra, sanık .....'dan ele geçirilen poşette eroin bulunmaması karşısında sanık hakkında TCK'nın 188/4. maddesinin uygulanmaması gerektiği gözetilmeden, gerekçeli kararın bir diğer kısmında TCK'nın 188/4. maddesinin uygulandığı belirtildikten sonra hüküm fıkrasında sanığın cezasından aynı madde uyarınca arttırım yapılmak suretiyle, gerekçeli karar içeriği ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturularak hükmün karıştırılması,
4- 02/08/2016 ve 09/08/2016 olan suç tarihlerinin karar başlığında yalnızca 09/08/2016 olarak belirtilmesi,"
Sebebiyle bozma kararı verilmiştir.
Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulması yönünde karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ:
Sanık ... müdafii istinaf dilekçesinde özetle: kararın eksik inceleme ile verildiğini, sanığın üst sınırdan cezalandırılmasının ve lehe hükümlerin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Sanık ..... müdafii istinaf dilekçesinde özetle: sanık .....'nın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin delil bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ... Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Savunmasında; "Önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim, ben uyuşturucu madde satmam, benim elimde bomba patlamıştı, ben uyuşturucu kendim kullanırım, eşim .....'nın bu işle ilgisi olmaz, zaten uyuşturucu kullandığım için karşı gelir, durmadan kavga ederiz, o gün ailemle kavga ettim, eşim kardeşinin evine gitti, ben evde yalnız otururken ..... isimli arkadaşım eve oturmaya geldi, bana dedi ki cigara içmeyecek miyiz, yap bi cigara içelim dedim, esrarı katarak sigara sardık, o esnada ailem geldi, sen yine ne yapıyorsun dedi, kaldırdı poşeti yüzüme fırlattı, poşetin içerisinde kendi kullandığım esrar ve haplar vardı, bu sırada evime baskın oldu, bizi apar topar karakola götürdüler, evime gelen .....'yı zorla karakolda yönlendirerek, eşimin de bu olaya dahil olması sağlanmış, oysaki eşimin bağlantısı yoktur. " şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ...Dairemizde Yapılan 09/08/2018 Tarihli İstinaf Duruşmasında Alınan Savunmasında: " Ben üzerime atılı suçlamayla ilgili olarak daha önce esas mahkemesinde ayrıntılı olarak savunmamı yapmıştım. O savunmamda belirttiği gibi uzun zamandan beri bağımlı olduğum için esrar maddesi kullanıyordum. Köy halkından olan .....'dan 10 TL karşılığında esrar aldım ve kullandım. Ben eroin kullanmıyorum. Yakalanan eroinin benimle bir ilgisi yoktur. Kime ait olduğunu da bilmiyorum. Bunun dışında önceki savunmalarıma ekleyeceğim veya çıkaracağım bir husus yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ...Dairemizde Yapılan 05/09/2018 Tarihli İstinaf Duruşmasında Alınan Savunmasında: "Benim uyuşturucu madde satın aldığımı söylediğim ..... isimli şahıs şuan bana isimlerini okuduğunuz .....ve ..... şahıslar değildir. Ben ..... isimli şahıstan hem uyuşturucu madde satın alıp kullandım hem de evimde ele geçen uyuşturucu maddeleri satın almıştım. Bu şahıs 43-44 yaşlarında, Denizli ikamet eder. Denizliden arada bir köyümüze gelip inşaat işlerinde çalışır. Açık kimlik ve adres bilgilerini bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ..... Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Savunmasında; "Önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim, ben evde yoktum, kız kardeşimin evine gitmiştim, eve geldiğimde baktım ..... ile uyuşturucu içecek, yine mi başladın içmeye diye kızdım yüzüne fırlattım, ben bu yüzden defalarca eşimle tartışmıştım, hatta bu yüzden kadın sığınma evine kadar gittiğim oldu, eşimi şikayet ettiğim bile olmuştur, ben çoluğuma çocuğuma dilenerek bakıyorum, jandarmayı görünce bende olan poşeti yere attığım iddiası doğru değildir, yine eşimin çöp tenekesinin yanına uyuşturucu madde götürdüğü yönündeki iddiayı bilemiyorum, evdeki uyuşturucu madde eşimin kullandığı maddedir, ben zaten kızdığım için bunu eşime doğru attım, suçsuzum, beraatime karar verilmesini talep ediyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık .....Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Savunmasında: "Ben daha önce olayla ilgili ayrıntılı savunmalarımı yapmıştım. O savunmaları da bu aşamada da aynen tekrar ediyorum. Ekleyeceğim ya da çıkaracağım bir husus yoktur. Ben suçsuzum. Beraatimi istiyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAALASINDA: "Sanık ...'ın suç tarihi öncesinde Denizli … Mahallesinde uyuşturucu ticareti yaptığına ilişkin istihbarat üzerine 02/08/2016 tarihli Denizli Jandarma Komutanlığı görevlilerinin sanık ...'ı gözetledikleri sırada saat 17.30 sırasında evden çıkarak elinde bulunan siyah naylon poşete çöp bidonlarının bulunduğu yere giderek poşeti bıraktığı, bıraktığı poşetin yanına oturarak izlediği ve olay yerine yaklaşan çocukları uzaklaştırdığının görülmesi üzerine görevlilerin bırakılan poşeti kontrol ettiği, kontrol sırasında poşetin içerisinden Jandarma Genel Komutanlığının 28/09/2016 gün ve 2016/3132 uzmanlık numaralı uzmanlık raporunda belirtilen toz esrar elde edilmeye uygun kenevir bitkileri, eroin ve MDMA uyuşturucu maddelerin elde edildiği, sanığın olay yerindeki bulunan düğün kalabalığının kargaşasıyla olay yerinden kaçtığı ve 02/08/2016 tarihinde yakalanamadığı, sanığı evine gelerek tekrar uyuşturucu madde satışına başladığının öğrenilmesi üzerine Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/08/2016 gün ve 2016/2341 D.İş sayılı arama kararı gereğince evine gidildiği, sanık ..., eşi ..... ve tanık .....'in balkonda oturdukları sırada jandarma görevlilerinin gelmesi üzerine sanık .....'ın elindeki siyah renkli poşeti yere attığı, sanık ...'ın elinde bulunan beyaz peçete kağıdını balkona attığı, sanıkların attıkları poşet ve peçetenin kontrolünde sanık .....'ın attığı siyah renkli poşetin içerisinde esrar maddesi, ekstazi haplar olduğu, sanık ...'ın attığı peçete içerisinde ise 5 adet naylon poşete sarılı eroin maddesi olduğunun görüldüğü, ikinci olayda elde edilen uyuşturucu maddelerle ilgili olarak Jandarma Genel Komutanlığının 05/10/2016 gün ve 2016/3186 uzmanlık numaralı uzmanlık raporuna göre ele geçirilen maddelerin eroin, esrar ve MDMA içeriği olan uyuşturucu madde olduğunun belirtildiği, sanık ...'ın attığı ve çöpün kenarına koyduğu uyuşturucu maddelerinin içinde eroin maddesine rastlandığı, diğer sanık .....'ın yere attığı siyah poşetin içerisinde ise eroin maddesinin bulunmadığı, esrar ve MDMA etkin maddesi olan haplara rastlandığının görüldüğü,
Sanık ... savunmasında, ele geçirilen esrar ve ekstazi hapın kendisine ait olduğunu, bunları kullandığını, uyuşturucu madde ticareti yapmadığını, eroin maddesiyle ilgisinin bulunmadığını,
Sanık ..... savunmasında, eşi ...'in esrar ve ekstazi hap kullandığını, eroin kullanmadığını, kendisinin uyuşturucu madde kullanmadığını ve ticaretini yapmadığını beyan etmişlerdir.
Tanık ....., beş yıldır uyuşturucu madde kullandığını, uyuşturucu maddeyi Karşıyaka ve … Mahallelerinden temin ettiğini, bir yıldır da uyuşturucu maddeyi ... ve .....'dan aldığını, haftada bir kez dolmuşla gelip esrar maddesini alıp gittiğini, olay günü de sanık ...'in evine esrar almak maksatıyla geldiğini, 10 TL'lik esrar maddesi istediğini, sanık .....'nın şalvarından siyah bir poşet çıkardığını, jandarmanın gelmesi üzerine de poşeti yere attığını beyan etmiş, daha sonra ise ...'in yanına esrar içmeye gittiğini, ...'den esrar almadığını ancak ara sıra birlikte sarıp içtiklerini ifade etmiştir.
Sanık ...'ın önceki savunmalarında belirttiği, kendisinden uyuşturucu madde aldığını söylediği .....'in …'ta bulunan … soyisimli şahıslar olmadığını, bunu yanlışlıkla belirttiğini, olay tarihinde ..... adlı şahıstan uyuşturucu maddeyi aldığını ve kullandığını, bu şahsın telefon numarasının kendinde olmadığını, açık kimlik bilgisine sahip olmadığını ve nerede olduğunu bilmediğini belirtmek suretiyle çelişkili beyanları nedeniyle etkin pişmanlık göstermediği, kendisini cezadan kurtarmak amacıyla böyle bir savunma yaptığının anlaşıldığı, TCK'nun 192/3 maddesinin uygulanma koşullarının olayda bulunmadığı tespit edilmiştir.
Tutanak tanıkları ....., ....., ....., ....., ... tutanakların doğru olduğunu ve içeriklerini tekrar ettiklerini belirtmişlerdir.
Tutanaklar, raporlar, tanık beyanları, sanıkların savunmaları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar ... ve .....'ın uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yaptıkları ve bulundurduklarının sabit olduğu, sanık .....'ın eroin ticareti yaptığına dair somut ve kuşkudan uzak delil elde edilemediği ancak bu sanığın esrar ve ekstazi ticareti için bulundurduğunun sabit olduğu anlaşılmakla,
1-Sanık ...'ın TCK'nun 188/3, 188/4-a, 43, 52, 53, 54, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına,
2-Sanık .....'ın TCK'nun 188/3, 62, 52, 53, 54, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına,
Karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur," şeklinde mütalaa da bulunmuştur.
DELİLLER:
A-Yazılı Deliller;
-09/08/2016 tarihli ev arama tutanağı,
-02/08/2016 tarihli tutanak,
-Denizli 2.Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/2341 değişik iş sayılı kararı,
-Ankara Jandarma Genel Komutanlığından elde edilen 28/09/2016 tarih ve 2016/3132 uzmanlık numaralı uzmanlık raporunda;
-Ankara Jandarma Genel Komutanlığından elde edilen 05/10/2016 tarih ve 2016/3186 uzmanlık raporları,
-Söke Jandarma Kriminal Labaratuvarından elde edilen 26/09/2016 tarihli parmak izi inceleme raporu.
-Sanığın uyuşturucu maddeyi satın aldığını ileri sürdüğü ..... isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti için Honaz ilçe Jandarma Komutanlığına yazılan müzekkereye cevap var, şahsın kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilemediğinin bildirildiği anlaşıldı.
-Sanıklara ait adli sicil kayıtları, nüfus kayıtları, doktor raporları,
-Sanık ...'ın ifadesinde ismi geçen ..... isimli şahsın açık kimlik ve adres tespitinin amacıyla Honaz İlçe Jandarma Komutanlığına yazılan müzekkere verilen cevabi yazıda; .....(TC No:..) ve..... (TC No: …) isimli şahısların kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek gönderildiği ancak sanık ...'ın sonraki ifadesinde uyuşturucu madde satın aldığı kişinin ..... olduğunu beyan etmesi sebebiyle bu kişiler dinlenmemiştir.
-Sanık ...'ın uyuşturucu maddeyi satın aldığını ileri sürdüğü .....isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti için Honaz ilçe Jandarma Komutanlığına yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda; bu isimde bir şahsın kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilemediğinin bildirilmiştir.
B- Sözlü Deliller;
-Tanık ..... Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Beyanında: "Önceki beyanlarımı aynen tekrar ederim, işten çıkınca gezmeye gelmiştim, ben esrar sarıp içerim, ...'in yanına ara sıra giderim, esrar sararken baskın yedik, ...'in yanında satın almadan uyuşturucu birlikte kullanırız, uyuşturucuyu kullanırken baskın yedik, kaburgalarıma vurdular, benden farklı ifade vermemi istediler, ben para vermediğim halde parayla satın alıyorum diyeceksin dediler, bu nedenle önceki ifademde farklı ifade verdim, gerçekte herhangi bir şekilde sanıklardan uyuşturucu satın almadım," şeklinde beyanda bulunmuştur.
-Tanık..... Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında; "Olay tarihinde diğer görevli arkadaşlarla birlikte …. mahallesinde devriye sırasında yine bizim birimden olan jandarma KOM ekipleri tarafından bize … mahallesinde bir bölge tarif edilerek orada bir çöpün yanına bir kişinin bir poşet attığını ve bu poşeti kontrol etmemizi söylediler. Bizde bunun üzerine derhal bildirilen noktaya gittik. Burada siyah bir poşet içerisinde esrar maddesi olduğunu düşündüğümüz maddeyi bulduk. Bu sırada ortalık kalabalıklaştı. Bizde oradan ayrıldık ve bulduğumuz esrar maddesini görevli arkadaşlara teslim ettik. Şimdi hatırladım. Poşetin içerisinde 5 fişek diye tabir ettiğimiz ve yine eroin maddesi olduğunu düşündüğümüz maddeyi de bulmuştuk. Poşetin çöpün içerisinde mi ya da dışında mı olduğunu olayın üzerinden zaman geçtiğinden dolayı tam olarak hatırlayamıyorum. ben ...'ı olay öncesinde tanımadığım gibi soruşturma aşamasında da görmedim. Dolayısıyla sanık ...'in o gün o olay mahallinde olup olmadığını da bilemem. Ayrıca ben ev aramasına da katılmadım. " Şeklinde beyanda bulunmuştur.
-Tanık ..... Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında; "Ben olayla ilgili olarak sanıklarla ilgili ev aramasına katıldım. Yapılan aramaya ilişkin diğer görevli arkadaşlarla birlikte tutanak düzenledik. Tutanak içeriği doğrudur. İsmim altındaki imza da bana aittir. Doğrudur, içeriğini aynen tekrar ediyorum. Ben olay yerine KOM şube görevlilerinden sonra gittim. Onların yerden birşeyler aldıklarını ve aldıkları şeylerin içinden daha sonra uyuşturucu çıktığını gördüm. Yerden alınan ve içinden uyuşturucu çıkan poşet veya peçeteyi yere kimin attığını ben görmedim. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
-Tanık ..... Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında; "Ben olayla ilgili olarak sanıklarla ilgili ev aramasına katıldım. Yapılan aramaya ilişkin diğer görevli arkadaşlarla birlikte tutanak düzenledik. Tutanak içeriği doğrudur. İsmim altındaki imza da bana aittir. Biz eve geldiğimizde sanıklar bizi görünce telaşlandılar. Hem bayan hem erkek sanık ikisi de yere birşeyler attılar. Ancak şimdi hangisinin ne attığını tam hatırlamıyorum. Ancak olayın sıcağı sıcağına tutmuş olduğumuz tutanakta yazdığımız doğrudur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
-Tanık ..... Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında; "Ben olayla ilgili olarak sanıklarla ilgili ev aramasına katıldım. Yapılan aramaya ilişkin diğer görevli arkadaşlarla birlikte tutanak düzenledik. Tutanak içeriği doğrudur. İsmim altındaki imza da bana aittir. Biz o gün sanıkların ikametine sivil olan KOM elamanları ile birlikte gittik. Sivil ekip eve önden girdi. Bizde en fazla 30-40 saniye ya da 1 dakika sonra içeri girdik. Sanıklar dışında başka kimse yoktu. O sırada görevli KOM elamanlarının elinde bir poşet ile peçete içerisinde birşeyler olduğunu gördüm. Görevli arkadaş bize sanık ...'in peçeteyi balkona altığını buradan aldıklarını, .....'nın da poşet attığını söylediler. Bir hususu düzeltmek istiyorum. Oraya gittiğimizde yabancı bir erkek şahsın da olduğunu gördük. Bunun üzerine tutanak tutuldu. Bende tutanağı bu şekilde imzaladım. Ben sanıkların bizzat peçete ve poşeti attıklarını görmedim. Hemen akabinde ele geçen ve uyuşturucu madde olduğunu düşündüğümüz maddeler herkesin huzurunda açıldı ve bu şekilde tutanağa bağlandı. "Şeklinde beyanda bulunmuştur.
-Tanık ... Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında;" Olay tarihinde ve öncesinde mıntıkamız dahilinde bulunan …. mahallesinde uyuşturucu satımına ilişkin ciddi şüpheler ve yakalanmalar söz konusu idi. Sanık ... ve eşinin de uyuşturucu sattıkları yönünde bilgiler üzerine o gün Cumhuriyet Savcılığından almış olduğumuz arama kararına ve iznine istinaden iki sivil ekip olacak şekilde sanığın ikametinin bulunduğu mahalleye intikal ettik. Diğer resmi görevli arkadaşlar ise bizden 15-20 saniye geride olacak şekilde geldiler. Olayın koordinesini ben yapıyordum. Resmi araçla birlikte girmememizin nedeni de çok kısa sürede tedbir alındığı için bunu önlemek maksadı ile biz sivil olarak önden intikal ettik. Sanıkların ikametinde tutanakta belirttiğimiz şekilde uyuşturucu maddeleri ele geçirdik. Yaptığımız tüm işlemlere ve görgüye dayalı olarak tutanağımızı tuttuk. 02/08/2016 tarih ve 18:45 olan tutanak içeriği tümüyle doğrudur. İçeriğini de aynen tekrar ediyorum. Ekleyeceğim ve çıkaracağım bir hususta yoktur. 09/08/2016 tarih ve 17:30 olan bu tutanak içeriği de tümüyle doğrudur. Sicilim üstündeki imza bana aittir. Eve ilk giren ekipte ben vardım. Eve vardığımızda balkonda sanık ... ile birlikte bir erkek şahıs ve eşi ..... vardı. Sanık ve eşi .....'nın yere birşeyler attığını net olarak gördüm ve tutanakta yazdık. Fakat şimdi poşeti veya peçeteyi hangisinin attığını tam hatırlamıyorum. Eve benimle birlikte ilk girenlerden … sicil numaralı ... isimli jandarma görevlisi emekli oldu. Diğerlerinden bir tanesi ihraç oldu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL:
Sanıklar ... ve ..... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanıklar müdafileri tarafından yapılan istinaf başvurularına ilişkin inceleme ve yargılama sonucunda; Denizli İl Jandarma Komutanlığı görevlilerinin ..... mahallesinde uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların tespitine yönelik çalışmaları esnasında 02/08/2016 günü saat 17:30 sıralarında sanık ...'ın evinden çıkarak elindeki siyah naylon poşeti çöp bidonların yanına bırakıp yakın mesafede oturarak sürekli poşeti izlemesi ve buraya yaklaşan çocukları uzaklaştırması sebebiyle durumundan şüphe eden görevlilerin civarda bulunan motorize kolluk görevlilerini arayarak durumla ilgili bilgilendirme yaptıktan sonra poşeti kontrol etmeleri talimatını verdikleri, gelen görevlilerin poşeti kontrol ettiklerinde 28/09/2016 tarihli ekspertiz raporunda belirtildiği üzere 10 fişek halinde 11 gram kenevir bitkisi parçaları, poşete sarılı halde 157,5 gram kenevir bitkisi parçaları, başka poşet içerisinde 10 gram ağırlığında kenevir bitkisi parçaları, bir diğer poşet içerisinde 309,5 gram kenevir bitkisi parçaları, 5 fişek halinde net 1,472 gram eroin ve 24 adet ekstazi tabletin bulunduğunu tespit ederek el koydukları, bu esnada olay yerine yakın bir yerde yapılan düğüne katılan kişilerin buraya toplanması sonucu sanık ...'ın bu kalabalıktan istifade ederek kaçması nedeniyle yakalanamadığı, daha sonra 09/08/2016 tarihinde sanık ...'ın ikametine döndüğü bilgisinin alınması üzerine sulh ceza hakimliği kararı doğrultusunda arama yapmak üzere sanığın ikametine giden görevlilerin sanık ..., eşi sanık ..... ve tanık .....'in ikametin balkonunda birlikte oturduklarını gördükleri, görevlileri gören sanık ...'ın elindeki beyaz peçete kağıdını yere attığı, aynı şekilde sanık .....'ın da elindeki siyah renkli poşeti yere attığı, poşetin yapılan kontrolünde 05/10/2016 tarihli ekspertiz raporuna göre net 4,9 gram kenevir bitkisi parçaları ile 21 adet ekstazi tablet, sanık ...'ın attığı peçete içerisinde ise 5 fişek halinde net 1,3 gram ağırlığında eroin maddesinin tespit edilerek el konulduğu, ayrıca sanık ...'in üzerinden uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 720 TL paraya el konulduğu, sanık ...'ın alınan savunmasında, çöp bidonlarının yanında tespit edilen uyuşturucu maddelerin kendisine ait olmadığını, evde tespit edilen esrar ve ekstazi maddelerinin ise kendisine ait olup kullanmak amacıyla bulundurduğunu beyan ettiği, sanık .....'ın da bu doğrultuda savunma yaptığı, arama esnasında evde bulunan tanık .....'in ilk ifadesinde sanık ...'in evine uyuşturucu madde satın almak amacıyla gittiğini ve uyuşturucu madde kullanırken yakalandıklarını bu esnada sanık .....'ın şalvarından çıkardığı siyah renkli poşeti yere attığını, sanık ...'ın da o esnada yere beyaz peçete attığını ve kaçmaya çalıştığını ancak yakalandığını beyan etmiş iken yargılama aşamasında alınan savunmasında sanık ...'in ikametine birlikte esrar içmek amacıyla gittiğini ve esrar içmek için hazırlık yaptıkları esnada polislerin geldiğini, daha önceki ifadesinde geçen sanık .....'nın şalvarın içerisinden çıkardığı siyah renkli poşeti yere attığı yönünde beyanın doğru olmadığını, bu yönde beyanda bulunmadığını ve sanıktan uyuşturucu madde satın almadığını beyan ettiği, sanıklar hakkında yürütülen soruşturma neticesinde; birlikte uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan haklarında kamu davası açıldığı, Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesince sanık ...'ın TCK'nun 188/3, 188/4, 43/2-1, 62/2, 52/2, 53/1, 63 maddeleri uyarınca neticeten 18 yıl 9 ay ve 3.750 TL adli para cezası ile, sanık .....'ın TCK'nun 188/3, 188/4, 62, 52/2, 53/1, 63 maddeleri uyarınca 12 yıl 6 hapis ve 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıkların müdafilerinin bu mahkumiyet kararları için istinaf kanun yoluna müracaat etmeleri üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 21/01/2017 tarih ve 2016/382 esas, 2017/48 karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin dairemiz kararına yönelik temyiz kanun yoluna başvurmaları üzerine temyiz incelemesini yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 25/06/2018 tarih ve 2018/612 esas, 2018/5175 sayılı ilamı ile dairemiz kararının bozulmasına karar verildiği ve Dairemizce de bozma ilamına uyularak yeniden yargılama yapıldığı tespit olunmuştur.
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda sanık ...'ın evinde ele geçen uyuşturucu maddeyi satın aldığını söylediği ..... isimli şahsın kimlik ve adres bilgilerinin tespiti amacıyla Honaz İlçe Jandarma Komutanlığına müzekkere yazılmış ve bu isimde 2 şahsın kimlik bilgileri tespit edilmiş ise de; sanığın sonraki savunmasında uyuşturucu maddeyi satın aldığı kişinin ..... değil ..... olduğunu ileri sürmesi üzerine bu kişinin kimlik ve adres bilgilerinin tespiti amacıyla Honaz İlçe Jandarma Komutanlığına müzekkere yazıldığı ancak verilen cevabı yazıda bu isimli bir kimsenin tespit edilemediğinin bildirildiği, sanığında alınan ek beyanında da ..... isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgileri hakkında başka bilgi sahibi olmadığını beyan ettiği, bunun sonucu olarak sanığın uyuşturucu madde satın aldığını ileri sürdüğü kişinin kimlik ve adres bilgilerinin belirsiz olması nedeniyle bu beyanına itibar edilmemiş ve sanığın etkin pişmanlıktan istifade etmesi için yasal şartların oluşmadığı kabul edilmiştir.
Yine Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 02/08/2016 tarihinde çöp bidonlarının yanına bırakılan poşetteki uyuşturucu maddeyi tespit eden kolluk görevlileri ile 09/08/2016 tarihinde sanığın ikametinde arama yapan kolluk görevlileri tanık sıfatıyla dinlenmiş ve ifadelerinde tutanak içeriklerini doğrular şeklide beyanda bulunmuşlardır.
Bu tespit ve değerlendirmeye göre; sanık ...'ın 02/08/2016 tarihinde çöp bidonları yanına bıraktığı uyuşturucu maddeleri satışa arz etmek amacıyla bulundurduğu, 09/08/2016 tarihinde ikametinde yapılan arama esansında attığı peçete içinde tespit edilen 5 fişek halindeki eroin maddesini de satmak amacıyla bulundurduğu ve bu şekliyle zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği, sanık .....'ın ise 09/08/2016 tarihinde ikametlerinde arama yapılacağı esnada üzerinde muhafaza edip yere attığı poşette tespit edilen uyuşturucu esrar ve ekstazi tabletlerini ticari amaçla bulundurduğu, sanık .....'nın 02/08/2016 ve 09/08/2016 tarihlerinde sanık ...'dan ele geçen uyuşturucu eroin maddesi ile bağlantısı bulunduğuna dair delil elde edilememesi sebebiyle sorumluluğunun 09/08/2016 tarihinde üzerinde ele geçen uyuşturucu maddelerden ibaret olduğu kabul edilmiş, suça konu uyuşturucu maddenin miktarı ve çeşitliliği dikkate alınarak sanıkların uyuşturucu maddelerin kullanmak amacıyla bulundurulduğu yönündeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Sanık .....'ın 09/08/2016 tarihinde işlediği ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan TCK'nun 188/3 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken sanık ...'da ele geçen uyuşturucu eroin maddesinden de sorumlu tutularak cezasında TCK'nun 188/4-a maddesi uyarınca artırım yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, aynı şekilde sanık ...'ın eylemlerine uyan TCK'nun 188/3, 4-a ve 43 maddeleri uyarınca hakkında uygulama yapılırken temel adli para cezası gün üzerinden tespit edilerek artırım ve indirimlerin gün üzerinden yapıldıktan sonra adli para cezasına çevrilmesi gerekirken adli para cezası üzerinden artırım ve indirim yapılarak fazla adli para cezasın hükmolunmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, sanıkların müdafilerinin istinaf başvurularının kabulü ile sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarının ayrı ayrı ortadan kaldırılmasına,
Sanık ...'ın 02/08/2016 tarihinde ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak ve satışa arz etmek, 09/08/2016 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapmak eylemlerini işlediği anlaşıldığından atılı suçtan eylemine uyan TCK'nun 188/3 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, suça konu uyuşturucu maddeler içinde eroin maddesinin de bulunması sebebiyle TCK'nun 188/4-a maddesi uyarınca cezasında yarı oranda artırım yapılmasına, sanığın farklı tarihlerde aynı kasıtla atılı eylemi birden fazla kez işlemesi sebebiyle cezasından TCK'nun 43/1 maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılmasına, yasal şartları oluşmadığı için sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına yer olmadığına, sanığın yargılama sürecindeki davranışları dikkate alındığında lehine takdiri indirim sebebi kabul edilebilecek bir husus görülmediğinden TCK'nun 62 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanık .....'ın ise 09/08/2016 tarihinde işlediği ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan eylemine uyan TCK'nun 188/3 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve hakkında hükmedilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK'nun 62 maddesi uyarınca cezasında indirim yapılmasına dair aşağıda yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık ..... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin ilişkin inceleme ve yargılama neticesinde; yasal şartları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanarak cezasında artırım yapılması ve gerekçeli karar içeriği ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında Denizli 4. Ağır Ceza mahkemesince verilen 15/11/2016 tarih ve 2016/276 E. 2016/286 E. K. sayılı mahkumiyet kararının CMK 280/2 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık .....'ın işlediği sübuta eren uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan eylemine uyan TCK.nun 188/3. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve arz ettiği tehlike dikkate alınarak takdiren 10 YIL HAPİS VE 100 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
25.08.2017 tarihinde yayımlanan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 137. maddesi ile TCK.nun 188/3. maddesinde düzenlenen para cezasının alt sınırı beş günden bin güne çıkarılmış ise de suç tarihindeki düzenleme sanığın daha lehine olup TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanığın TCK.nun 188/3. maddesinin 694 sayılı KHK ile yapılan değişiklikten önceki düzenlemesine göre cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Yasal şartları oluşmadığından sanığın cezasında TCK'nın 188/4-a maddesi uyarınca artırım yapılmasına yer olmadığına,
Yasal şartları oluşmadığından sanığın cezasında TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılmasına yer olmadığına,
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve hakkında hükmedilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak cezasında TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılara..... YIL 4 AY HAPİS VE 83 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILSINA,
Sanık hakkında başkaca takdiri ve yasal artırım veya indirim nedenlerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının, TCK’nun 52/2. maddesi uyarınca, sanığın ekonomik, kişisel ve sosyal durumu göz önüne alınarak yapılan değerlendirme sonucu alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir bir neden bulunmadığından her bir gününün takdiren 20. TL. hesabıyla 1.680 TL adli para cezasına çevrilmesine ve NETİCETEN SANIĞIN 8 YIL 4 AY HAPİS VE 1.660 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın ekonomik ve kişisel durumu dikkate alınarak, TCK’nun 52/4. maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının tebliğinden itibaren takdiren birer ay ara ile 5 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine, para cezasının ödenmemesi halinde Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceğinin ihtarına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Sanığın bu yargılama kapsamında hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran sürelerin TCK.nun 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
2. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin inceleme ve yargılama neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümde temel adli para cezası gün üzerinden tespit edilerek artırma ve indirmelerin gün üzerinden yapıldıktan sonra belirlenen adli para cezasına çevrilmesi gerekirken adli para cezası üzerinden artırım ve indirimlerin yapılması ve fazla adli para cezasına hükmolunmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında Denizli 4. Ağır Ceza mahkemesince verilen 15/11/2016 tarih ve 2016/276 E. 2016/286 E. K. sayılı mahkumiyet kararının CMK 280/2 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık ...'ın işlediği sübuta eren uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan eylemine uyan TCK.nun 188/3. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve arz ettiği tehlike dikkate alınarak takdiren 10 YIL HAPİS VE 100 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
25.08.2017 tarihinde yayımlanan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 137. maddesi ile TCK.nun 188/3. maddesinde düzenlenen para cezasının alt sınırı beş günden bin güne çıkarılmış ise de suç tarihindeki düzenleme sanığın daha lehine olup TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanığın TCK.nun 188/3. maddesinin 694 sayılı KHK ile yapılan değişiklikten önceki düzenlemesine göre cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Suça konu uyuşturucu maddelerin arasında eroin maddesi bulunması sebebiyle sanığın cezasında TCK 188/4-a maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılarak 15 YIL HAPİS ve 150 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın atılı eylemi zincirleme şekilde işlemesi sebebiyle TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca cezasında 1/4 oranında artırım yapılara...8 YIL 9 AY HAPİS ve 187 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Yasal şartları oluşmadığından sanık hakkında etkin pişmanlığı düzenleyen TCK’nın 192/3 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları dikkate alındığında lehine takdiri indirim sebebi kabul edilecek bir husus görülmediğinden hakkında TCK’nın 62. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında başkaca takdiri ve yasal artırım veya indirim nedenlerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının, TCK’nun 52/2. maddesi uyarınca, sanığın ekonomik, kişisel ve sosyal durumu göz önüne alınarak yapılan değerlendirme sonucu alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir bir neden bulunmadığından her bir gününün takdiren 20. TL. hesabıyla 3.740 TL adli para cezasına çevrilmesine ve NETİCETEN SANIĞIN 18 YIL 9 AY HAPİS VE 3.740 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın ekonomik ve kişisel durumu dikkate alınarak, TCK’nun 52/4. maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının tebliğinden itibaren takdiren birer ay ara ile 8 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine, para cezasının ödenmemesi halinde Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceğinin ihtarına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Sanığın bu yargılama kapsamında hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran sürelerin TCK.nun 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktarı, kaçma şüphesinin devam etmesi ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı yedi gün içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi nezdinde itiraz kanun yolunun açık olduğu hususunun ihtarına (sanık ve müdafiine ayrı ayrı ihtar edildi),
Hüküm özetinin sanığın bulunduğu cezaevi müdürlüğüne gönderilmesine,
Sanık hakkında Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/308 Esas 2015/59 Karar sayılı ilamı ile CMK'nun 231. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın 5 yıllık yasal deneme süresi içerisinde yüklenen kasti suçu işlediği anlaşıldığından, karar kesinleştiğinde gereğinin takdir ve ifası için mahkemesine ihbarda bulunulmasına,
Denizli adli emanetinin 2016/2054 sırasında kayıtlı not kağıdının dosyada delil olarak saklanmasına, aynı emanet sırasında kayıtlı 720 TL paranın uyuşturucu maddenin elde edildiğine dair delil bulunmaması sebebiyle sanık ...'a iadesine,
Denizli adli emanetinin 2016/2661 sırasında kayıtlı uyuşturucu maddeler ile ekspertiz incelemesi esnasında şahit numune olarak alınan uyuşturucu maddelerin TCK'nın 54/4 maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, aynı emanet sırasında kayıtlı ambalaj maddelerini ise İMHASINA,
Yargılama kapsamında bozma öncesi yapılan tebligat masrafı 27 TL, sanık ... için soruşturma aşamasında görevlendirilen müdafi ücreti 214 TL, sanık ... için kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafi ücreti 656 TL, sanık ..... için soruşturma aşamasında görevlendirilen müdafi ücreti için 214 TL olmak üzere toplam 1.111 TL yargılama giderinin sanıklardan sarfına sebebiyet verdikleri oranda tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair kararın huzurda bulunanlar yönünden tefhiminden, huzurda olmayanlar yönünden ise tebliğinden itibaren onbeş günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmesi ile isteme uygun verilen karar, sanık ... ve müdafii Av. ... ile sanık ..... müdafii Av. ...'nun yüzüne karşı, sanık .....'ın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı ...'ın (…) huzuru ile oy birliği ile 03/10/2018 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)