(5237 S. K. m. 43, 53, 54, 63, 188) (5271 S. K. m. 280, 289)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2018 gün ve 2017/50 Esas, 2018/45 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak sanık ve sanık müdafi tarafından istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulması sebebiyle davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılan yargılama sonunda;
İDDİA: Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23/11/2017 tarih ve 2017/2707 Sor.sayılı iddianamesiyle; sanık ...... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 188/3, 188/4-b, 188/4.b, 43/1, 53/1-2, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ VE KABULÜ: Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2018 tarih ve 2017/50 Esas, 2018/45 Karar sayılı kararıyla sanığın tanıklar ...... ve ......'ya birden fazla uyuşturucu hap ve esrar maddesi satmak suretiyle zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği ve tanıklar ...... ile ......'nın uyuşturucu maddeyi sanık ...... den birden fazla defa aldıklarına yönelik beyanları, sanık ......'in telefon numarasının tanık ......'in telefonunda "Otçu ......" olarak kaydedilmiş olması, tanıklar ...... ve ......'den alınan biyolojik örneklerden yapılan incelemede uyuşturucu madde bulunması, sanık ......'in kolluktaki ilk beyanında olay günü sigara almak için dışarı çıktığında tesadüfen karşılaştığı ...... ile aralarındaki cafe inşaatına ve alacak verecek konusunda konuştuğunu beyan etmesi ve buna ilişkin çelişkili ifadeler vermesi sebebiyle sanığın savunmasına itibar edilmediği, sanığın kendisine komplo kurulduğuna dair soyut iddiası dışında herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle sanığın TCK'nun 188/3, 43/1, 52/2, 53/1, 63, 54 maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 120 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ:
Sanık istinaf başvuru dilekçesinde;savunmasını tekrarla olayın kendisine kurulan bir kumpas olduğunu, gazinocularla polislerin arasının iyi olduğunu ...... ile ......'e kendisinden uyuşturucu aldıklarını söylettirdiklerini ancak kendisine ait yerlerde hiçbir uyuşturucu madde bulunmadığını ve bu suçu işlemediğini beyanla verilen cezayı hak etmediğini ileri sürerek dosyasının tekrar incelenip değerlendirilmesini talep etmiştir.
Sanık müdafi istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin ruh sağlığı sebebiyle %70 oranında iş göremez olduğunu ve Hacettepe Üniversitesinin raporlarının göz ardı edildiğini, bu nedenle Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan yeniden rapor aldırılmasını talep ettiklerini, sanığın evinin karşısındaki gazino adı altında faaliyet gösteren …. diye tabir edilen bir işyeri bulunduğunu ve müvekkilinin bu iş yerini ve burayı koruyup kolladığını düşündüğü polislere Cimer ve Bimer'e şikayet ettiğini bu nedenle polislerle ters düştüğünü olaydan hemen sonra yapılan aramada müvekkilinin üzerinde 50 TL çıktığını evinde ve üzerinde uyuşturucu madde bulunmadığını tanıkların ise defalarca uyuşturucu madde ile alakalı yargılandıklarını ve bu kişilerin Şarkikaraağaç polisi tarafından bir biçimde sanıktan kurtulmak için bu oyuna alet edildiklerini müvekkili hakkında hiçbir ihbar bulunmadığını ve suç kaydı olmadığını olay yerinin uyuşturucu satışına uygun ıssız bir yer olmadığını her tarafı kamera dolu şehrin tam göbeğinde bir yer olduğunu kameralarda uyuşturucu alışverişi olduğun gösteren bir kayıt olmadığını, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesinin de yasaya aykırı olduğunu müvekkilinin COACH hastası olduğunu ve cezaevinde kalmasının sağlığı yönünden telafisi imkansız zararlar doğuracağını bu nedenli tahliyesine karar verilmesini beyanla mahkumiyet kararının ortadan kaldırılarak müvekkilinin beraatine ve tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ...... Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Savunmasında; "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben daha önce ifade vermiştim. O ifadelerim doğrudur aynen tekrar ederim. ......'i inşaat ustası olması nedeni ile Şarkikaraağaç'tan tanırım. ...... isimli şahsı tanımam. Ben ...... isimli şahsa esrar ya da uyuşturucu hap vermedim. Ben, kendim de esrar maddesi veya uyuşturucu kullanmam. Evimizin yakınında öğrenci yurdu açıldı. Evimizin yan tarafına bu nedenle kafeterya yapıp işletecektik. ...... inşaatçı olduğu için kendisi ile 15.000,00 TL karşılığında anlaştık. Babam kendisine 1.000,00 TL avans parayı elden verdi. Babam bu parayı 06/03/2017 tarihinde vermişti. Ben de emekli olunca 27/03/2017 tarihinde 500,00 TL elden para verdim ancak geçen süre zarfında ...... inşaata bir türlü başlamadı. Benim telefonlarıma cevap vermiyordu. Olayın olduğu gün 15/04/2017 günü ...... sürekli beni arıyordu. Bana, "ben inşaatı yapamayacağım kartal arabamı satıp sana paranı vereceğim",dedi. O gün akşam sigara almak için evden dışarı çıkmıştım. Yolda giderken ......'i lastikçinin yanında görünce arabamı kenara çekip yanına gittim. Paramı neden vermiyorsun, dedim. O da bana paranı vereceğim biraz sabret dedi. O sırada araçta yınanda bir kişi daha vardı. Ben bu kişiyi tanımıyorum ancak daha sonra yanında bulunan kişinin ...... olduğunu öğrendim. Ben de tartışmayalım diye yanından ayrıldım. Eve doğru gittim. Sigara almayı unuttuğumu fark edince eve girmeden tekrar sigara almaya gittim. Sigara almaya gittiğimde kullandığım araba ...... plakalı araçtı. Ben bu sırada sivil ya da resmi herhangi bir polis aracı görmedim. ...... ve ...... bana iftira atarak komplo kurmuşlardır. Çünkü ben bu olay gerçekleşmeden yaklaşık 1 yıl önce Şarkikaraağaç'ta bulunan paris gazinosuna arkadaşlarımla birlikte eğlenmeye gitmiştim. Oraya giderken cebimde 5000 tl vardı. Bu sırada ben bir bira içtim ve kendimden geçtim. Sabah kendime geldiğimde cebimdeki paranın olmadığını fark ettim. Orada çalışan konsomatris bir kadın bana hiç kimse uyuşturucu madde katılmış olabileceğini söyledi. Ben de bu nedenle polise ihbarda bulundum. Ancak bu ihbar polisler tarafından gazino sahiplerine bildirilmiş daha sonra gazino sahipleri beni darp etti. Bununla ilgili dava devam etmektedir. Ben ...... ve ......'yı da gazino sahiplerini yönlendirerek bana komplo kurduklarını düşünüyorum. ......'in ifadesinde geçen arama esnasında araçta bulunan esrar maddesi benim bu olaydan bir hafta önce verdiğime ilişkin beyanını da kabul etmiyorum. ...... in telefonunda telefon numaramın "Otçu ......" olarak kaydedilmesinin sebebi, babamla birlikte balya işi yaptığımız için otçu ...... diye kaydetmiş olabilir veya bana komplo kurmak için de bu şekilde kaydetmiş olabilir. Bende kalp rahatsızlığı ile birlikte nevrotik bozukluk ve ölüm korkusu vardır. Suçsuzum, tahliyemi ve beraatimi talep ederim. Bu olaydan yaklaşık bir hafta önce ruhsat çıkarmak için emniyete gittiğimde oradaki görevli polis memurlarından soyadını bilmediğim Kadir isimli polis bana, "...... sen neden bizim hakkımızda Bimer'e ihbarda bulunup bizi zor durumda bırakıyorsun, biz de seninle uğraşacağız", dedi. Bu olaylar meydana gelmeden önce polis memurları hakkında Bimer'e ihbarda bulunmuştum" demiş ve ......'in ifadesinden sonra sorulunca; "Tanığın beyanını kabul etmiyorum. Benim inşaatımda hiç çalışmadı. Bir insanın önceden tanımadığı birine uyuşturucu satmayı teklif etmesi mantıklı değildir. Konuştukları yalandır. Kabul etmiyorum. Benim olay günü onla görüşmemin sebebi daha önceden elden verdiğim parayı kurtarmaktır. Olay günü beni 13 kere arayarak "senin alacağını ödeyebilmem için arabamı sat diye" söyledi. Ben arabayı satmak için ...... ile görüştüm. ...... de tamam ben arabayı alayım dedi. Ben ...... in arabayı almaya talipli olduğunu ......'e söyledim. ...... o gün arabayı satmak için yanıma geldi. Uyuşturucu almak için değildi. Daha önceki savunmalarımda bu konuyu söylemiştim. Ancak mahkeme huzurunda niye söylemediğimi hatırlamıyorum" demiş ve Sanığa Şarkikaraağaç Cumhuriyet Başsavcılığında 15/04/2017 tarihinde vermiş olduğu ifadesi okunarak sorulduğunda: "Olay günü ......'in saat 15:00-16:00 civarında benim yanımdan ayrıldığı doğrudur. Olay günü ...... beni çok sık aradı. Eşim de ......'in aramalarını ben daha önce kafe işlettiğim için başka kadınların aradığını düşünerek bana kızıyordu. Ben de rahatsız olduğum için ......'i arayarak beni arayıp durma, dedim. Olay günü araba satışı konusunda saat 21:00 gibi ...... ile buluşacaktık. Ancak sigara almak için dışarıya çıktığımda ......'in arabasını gördüm. Yanına giderek "Beni neden arıyorsun, akşam saat 21:00'de Fatih ile görüşeceğiz arabanı sat ya da benim inşaatımı yap" diyerek kendisi ile konuştuk." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ......Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Savunmasında; "Suçlamayı kabul etmiyorum. Suçlamayla ilgili olarak daha önce Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinde yaptığım savunmamı tekrar ederim. Kolluk görevlilerince düzenlenen ve aleyhime olan tutanakları kabul etmiyorum. Tutanaklar gerçeği yansıtmıyor. Aleyhime beyanda bulunan tanıklarda daha önce uyuşturucu madde sattıkları gerekçesiyle ben onlar hakkında bilgi verdiğim için bana husumet besliyerek aleyhte beyanda bulunmuşlardır. Suç tarihinde aracımla tanıkların yanında durup onlarla görüştüğüm doğrudur. Ancak bu görüşmemin sebebi daha önce ......'e inşaatımızı yapması için para verdiğimiz halde inşaatı yapmaması ve aldığı parayı iade etmemesi sebebiyle konuşup bu parayı kendisinden istememdi. Yoksa bu görüşme esnasında aramızda uyuşturucu madde alış verişi meydana gelmedi. Beraatimi ve tahliyemi talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAALASINDA: "Suç tarihi olan 14/04/2017 tarihinde Isparta Şarkikaraağaç İlçesinde ….. Otel civarında lastik tamiri yapan işyerinin önüne gelindiğinde kapalı şekilde olan işyerinin önünde …. plakalı beyaz renkli otomobilin park halinde bulunduğu, aracın yanında ise …. plakalı beyaz .. marka otomobilin park halinde durduğu ve yolun karşısında ise …. plakalı sarı renkli aracın park halinde olduğu, görevlilerin şüphe üzerine şahısları kontrol etmek amacıyla araçların olduğu yere geldikleri, … plakalı otomobilin hareket edip gitmeye başladığı ve … plakalı araçta ise ...... isimli şahıs olduğu, bir şahsın araca bindiği ve hareket etmeye başladığının görüldüğü, …. plakalı aracın olay yerinde durduğu ve araç içerisinde iki erkek şahsın tespiti üzerine araçtaki şahısların inmelerinin istendiği, genel olarak kontrol yapılırken görünürde bir suç unsuruna rastlanılmadığı, araçta bulunanların kimlik kontrolü yapıldığında kimliklerinin olmadığı, ...... isimli şahsın kimliğini ibraz ettiği, şoför mahallinden inen şahsın ...... olduğu, şahısların şüpheli ve panik bir halde bulunmaları neticesinde üzerlerinde bulunan eşyalarını kendi rızaları ile çıkarmalarının istenilmesi üzerine kendisinin ...... olduğunu beyan eden şahsın arka sağ cebinde bulunan eşyaları çıkarttığı esnada cebinden poşet içinde sanlı vaziyette 3 adet pembe renkli yuvarlak hap şeklinde bulunan uyuşturucu ve uyarıcı madde olduğunu düşündüğümüz hapları yere düşürdüğünü zannetmemiz neticesinde ......'in kendisine bunların ne olduğu ve kendisinden mi düştüğü sorulduğunda biz görevlilere cevaben samimi ikrarda bulunarak olay yerinde yerde bulunan hapların extacy diye tabir edilen uyuşturucu haplar olduğunu ve kendisinin bu hapları ...... isimli şahıstan pazarlık karşılığında 100 TL vererek satın aldığım ve zaten ......'in de biz görevlilerin araçla oradan geçtiğimizi görünce olay yerinden aracına binerek kaçtığını ve bunun üzerine kendilerinin panik olarak biraz önce ......'den satın alarak kendi aracının içindeki ön kısmına koyduğu hapları aracının yine kendisinin oturduğu ön sürücü kapısı camından dışarıya attığını sonrasında ise zaten biz görevlilerin geri gelerek kimlik kontrolü yaptıkları sırada kendi ayağının dibinde yerde bulunan hapları görerek sormaları üzerine olayın ne şekilde meydana geldiğini samimi itirafıyla biz görevlilere beyan ettiğine dair tutanak düzenlendiği,
......'in polisteki beyanında, hapları sanık ......'den aldığını beyan ettiği, ......'nın ise aynı mahiyette beyanda bulunduğu,
......'in telefonunun arama kayıtlarında 14/04/2017 saat 11:11'den başlayarak 21:18'de sona eren toplam sanıkla 14 görüşmenin bulunduğu ve sanığın, ......'in telefonunda "Otcu ......" olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği,
Sanığın ise uyuşturucu madde satmadığını ve olayın kendisine kurulan bir komplo olduğunu savunarak üzerine atılı suçu kabul etmediği,
Tanıklar ...... ve ......'in bulunduğu ….. plakalı araçta yapılan aramada sol ön kapı cep tabir edilen bölümde beyaz kağıda sarılmış yeşil renkli tomurcuk vaziyette daralı 3,75 gram esrar maddesi bulunduğu,
Sanığın ev ve aracında yapılan aramada herhangi bir uyuşturucu uyarıcı madde bulunmadığı,
Ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgili olarak Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 24/04/2017 gün ve ANT-KİM-17-01062 sayılı raporuna göre olayda tanıkların aracında ele geçirilen net 1 gram tohumlu yeşil renkli bitki parçaları şeklindeki maddenin uyuşturucu maddelerden THC (tetrahidrocannabinol'u) ihtiva eden hint keneviri bitkisine ait olduğu ve %20 oranında 0,2 gram esrar elde edilebileceği ve 1 gram gelen 3 adet turuncu renkli tabletin %43 oranında olmak üzere MDMA içerdiğinin belirtilmiştir.
Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas Dairesinin sanık hakkındaki 28/03/2018 tarihli raporunda akıl sağlığının ve cezai sorumluluğunun tam olduğunun belirtilmiştir.
Sanık hakkında yerel mahkemece sanığın tanık ......'e uyuşturucu madde sattığı kabul edilip TCK'nun 188/3, 43, 52, 53, 54, 63 maddeleri gereğince 12 yıl 6 ay hapis ve 120 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık savunmasında, tanığa uyuşturucu madde satmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
Tutanaklar, raporlar, sanığın savunması, tanık beyanları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkemenin sanığın suçunun sübutuna ilişkin tespitinin yerinde olduğu ancak istinaf aşamasında talimatla yaptırılan keşifteki sonuçlara göre, uyuşturucu satışının gerçekleştiği yerin öğrenci yurduna 200 metreden yakın olduğuna dair tutanak tutulmuş ise de, belirtilen yerin öğrenci yurdu veya pansiyon olarak ruhsatının bulunmadığı, fiili olarak öğrencilerin kaldığı anlaşıldığından TCK'nun 188/4-b maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, ayrıca TCK'nun 43.maddesinin uygulanmasına ilişkin tespitinin dosya kapsamı ve delillerle uyuşmaması nedeniyle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak kararı sadece sanık ve müdafinin istinaf etmesi nedeniyle CMK'nun 283.maddesindeki lehe kazanılmış hak gözetilmek suretiyle sanığın TCK'nun 188/3, 52, 53, 54, 63 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLER:
A-Yazılı Deliller;
-14/04/2017 tarihli olay tutanağı,
-16/04/2017 tarihli ön inceleme raporu,
-15/04/2017 tarihli tartı tutanağı,
-15/04/2017 tarihli ön inceleme raporu,
-15/04/2017 tarihli teslim tesellüm tutanağı,
-15/04/2017 tarihli rızaen telefon inceleme tutanakları,
-14/04/2017 tarihli Araç arama, muhafaza altına alma tutanağı,
-15/04/2017 tarihli el koyma tutanağı,
-15/04/2017 tarihli muhafaza altına alma el koyma tutanağı,
-15/04/2017 tarihli ev araç arama ve muhafaza altına alma tutanağı,
-Teşhis tutanakları,
-24/04/2017 tarihli görüntü inceleme tutanağı,
-Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığı Kimya ihtisas Dairesi'nin 27/04/2017 tarih ve 14475030.101.02-17/1497-1202-1202 sayılı raporu,
-Emniyet Genel Müdürlüğü Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 24/04/2017 tarihli uzmanlık raporu,
-08/05/2017 tarihli araştırma tutanağı,
-Sanık hakkında düzenlenen sosyal araştırma raporu,
-Tanık beyanları,
-Dairemizin talimatı üzerine Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 01/03/2019 tarihinde olay yerinde yapılan keşif ve söz konusu yere yakın pansiyon olarak işletilen yerlere dair belge örnekleri,
-Sanık savunması, nüfus ve adli sicil kayıtları,
B-Tanıkların Beyanları;
......mahkemedeki beyanında; "Bana okumuş olduğunuz iddianameye konu olayı anladım. Ben daha önce bu konuda Şarkikaraağaç Cumhuriyet Başsavcılığı ve Şarkikaraağaç Polis Merkezinde ifade vermiştim. Bu ifadelerim doğrudur tekrar ederim. Ben halen Isparta Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda bir başka suçtan hükümlü olarak bulunuyorum. Sanık ......'i olaydan yaklaşık 6-7 ay veya bir yıl önce yaptırmak istediği bir kafe inşaatı nedeni ile tanıdım. Ben inşaat ustasıyım. Kendisi ile inşaatın yapımı konusunda anlaştık. İnşaatta yedi sekiz gün çalıştım işi bitiremedim yarım kaldı. Sanık ...... ile günlüğü 125 TL'den olmak üzere yevmiye usulü anlaştım. Önden peşin para almadım. Yaptığım iş karşılığında bana bir miktar para verdi ancak alacağımın tamamını vermedi. Sanığın yakalandığı 14/04/2017 tarihinden yaklaşık 10-15 önce, sanık ...... bana uyuşturucu hap vermeyi teklif etti. Bana o gün iki tane uyuşturucu hapı ücretsiz verdi. Bu olaydan birkaç gün sonra bana yine iki hap verdi. Bu arada beni sürekli arıyordu. Bana "Nasıl oldun, kafan güzel oldu mu" diyordu. Bana ikinci hapları verdiğinde de para istemedi. Benim inşaatında çalışmış olmam nedeni ile kendisinden alacağım bulunduğu için alacağımı uyuşturucu hap vermek sureti ile bitirmek istiyordu. Hapların her birini 25 TL'den sayıyordu. Olay günü sanık ......, arkadaşım olan ......yı gündüz arayarak ona öğlen saatlerinde uyuşturucu hap vermiş. Sonra ...... beni arayarak ......'den hap aldığını söyledi. Bana ...... den tekrar gidip hap alalım benim arabam yok dedi. Daha sonra ...... ile buluştuk. ...... ......'i aradı. ...... ile hap alınması konusunda anlaştılar. Buluştuğumuz sırada, ...... dört adet hap getirdi. 100 TL'ye anlaştık. Hapların iksini ben ikisini de ...... kullanacaktı. Bu olaydan bir süre önce ......, ......'den bir miktar esrar almış. O gün ...... ile buluşmadan önce ...... daha önce aldığı esrar maddesini arabanın önüne koymuş. ...... öğrendiğim bilgilere göre uyuşturucu işi yapmaktadır. Ben telefonuma ......'in telefon numarasını ...... uyuşturucu işi yaptığı için "Otçu ......" diye kaydettim. Ben ......'in yonca, fiğ veya bunların balyalanması işi ile uğraştığını bilmiyorum. ......'in babasını tanımıyorum ve ne iş yaptığını da bilmiyorum. ...... bildiğim kadarıyla Antalya'da sürekli olmamakla birlikte sauna işi yapmaktadır. Genelde Şarkikaraağaç … köyünde durur" demiş ve tanığa. 15/04/2017 tarihinde Şarkikaraağaç Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifadesi okunarak çelişki nedeni ile sorulduğunda; "Ben sanık ......'den toplam kaç defa uyuşturucu hap ve uyuşturucu maddesi aldığımı hatırlamıyorum. Sanık ......'e parasını vererek uyuşturucu hap veya madde aldığım da oldu, alacağımdan mahsup ettirerek aldığım da olmuştur. Ben her ne kadar az önceki ifademde sanık ......'in yakalandığı olayda, sanık ......'den dört adet hap alarak 100 TL para verdiğimi söylemiş isem de aslında üç adet hap aldık. 100 TL para verdik. Gaz paramız olmadığı için para üstü olarak ...... 10 TL para bana verdi. İfademi okuyunca hatırladım. Olay savcılıkta ifademde verdiğim şekilde gerçekleşmiştir. Ben ...... ile çok samimi arkadaş değilim. Savcılık ifademde ...... kazancı ile bir ay içerisinde iki üç defa uyuşturucu kullandığımızı söylediğime ilişkin beyanı hatırlayamadım" demiş ve tanığa, 15/04/2017 tarihinde Şarkikaraağaç Polis Merkezinde verdiği ifadesi okunarak çelişki nedeni ile sorulduğunda da: "Benim üzerime kayıtlı ….. plaka sayılı araçta arama kararı uyarınca polisler tarafından ufak bir kağıdın içerisinde sarılı vaziyette bulunan esrar maddesini ...... olay günü sabahleyin ...... ile buluştuğunda ......den almış. Yakalandığımızda ...... bu esrar maddesini arabanın içine bırakmış. Ben bu esrar maddesini bırakırken görmedim ancak kendisi bana, yakalandıktan sonra arabada bulunan esrarın, olay günü sabah sanık ......'den aldığı esrar maddesi olduğunu söyledi. Daha önce de sanık ......'den esrar maddesi aldığını bana söylemişti. Olay günü ...... ile ......, ......'in telefonundan da görüştüler. Benim telefonumdan da görüştüler. Benim telefonumdan ...... ile ben de görüştüm. O gün yoğun bir telefon trafiğimiz oldu. Polislere olay sırasında yakalandığımızda ......, polisleri gördüğü için olay yerinden kaçtı. Polisler sivil olmasına rağmen ...... onları tanıdı ve kaçtı, bize de gelenlerin polis olduğunu söyledi ancak biz kaçamadık. Polisler gelince ......den aldığım hapları yakalanmamak için yere ben attım, olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir tanıklık ücret talebim yoktur" demiş ve sanığın savunmasına karşı sorulunca tanık ......: "Söylediklerinin hepsi yalandır. Sanıkla ......'e arabanın satımı konusunda olay günü konuşmak için bir araya geldiğimize ilişkin beyanları yalandır. Sanık ......'in araba alım satımına ilişkin söyledikleri yalandır. Gerçekten araba alım satımı konusunda görüşseydik kendisi polisleri görünce kaçmazdı." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Tanık ...... Mahkemedeki beyanında:"Ben bana okumuş olduğunuz iddianameye konu olayı anladım. Ben daha önce ifade vermiştim o ifadelerim doğrudur aynen tekrar ederim. Sanık ......'i tanımıyorum. Tanık ......'i köylüm olması nedeni ile tanırım. Kendisi ile ara sıra uyuşturucu kullandığımız olmuştur. Olay günü ......'den ...... üç tane uyuşturucu hap almak üzere anlaştı. Üç hap karşılığında ......, 90 TL para verdi. Daha önce de ...... ......'den birkaç defa uyuşturucu madde satın aldı. Aldığında ben de yanındaydım. Daha önceden aldığı uyuşturucular arasında esrar maddesi de vardır. Olay günü Şarkikaraağaçta bulunan ….. petrolün arkasında uyuşturucu madde almak maksadı ile ...... ile birlikte ...... ile buluştuk. ...... ......'den üç adet hap aldı karşılığında 90 TL'yi verdi. Bu sırada sivil polisler tahmin ettiğim kadarı ile bizi veya ......'i takip ediyorlarmış. Uyuşturucu alışverişinden hemen sonra polisler yanımıza geldi. ...... arabasına binerek uzaklaştı. Hapları polisleri görünce ...... yere attı. Olay günü arabada ele geçen esrar maddesini ben o günün sabahında veya bir gün öncesinde iş için Antalya’ya gittiğimde Antalya Zeytinköy'den temin edip arabanın içine bırakmıştım. Bu esrar maddesini ......'den temin etmedim" demiş ve tanığa, 15/04/2017 tarihli Polis merkezinde verdiği ifadesi okunarak sorulduğunda: "15/04/2017 tarihli Polis merkezinde verdiğim ifademde belirttiğim gibi yakalandığımız günün dört beş gün öncesinde ...... ile buluşarak 50 TL lik esrar maddesi almıştık, bu husus doğrudur" demiş ve sanık ...... müdafii Av. ......'in talebi üzerine tanıktan yemini tahtında sorulduğunda: "Yakalandığımız günün sabahında Fatih Kazancı ile birlikte ......'den dört adet uyuşturucu hap alarak karşılığında 120 TL para verdik. O sırada yanımızda ...... de vardı. Bu konu bana sorulmadığı için söylemedim. Yakalandığımız gün akşam üç adet hap 90 TL karşılığında aldık. ...... ile uyuşturucu pazarlığı için telefon konuşmalarını ...... yaptı. Benim telefonumdan herhangi bir görüşme yapılmadı." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Tanık ...... Mahkemedeki Beyanında: "Ben ...... köyü muhtarı olarak görev yaparım. Sanık ......'i köylüm olması nedeni ile tanırım. Kendisi ile herhangi bir akrabalığım ve husumetim yoktur. Sanık ...... malulen emeklidir. Aynı zamanda ...... köyünde çiftçilik yapar. Buğday, arpa, yonca ve fiğ tarımı ile uğraşır. Kendisinin yaklaşık 10 dönüm arazisi vardır. Amcası ......'in de 10 dönüm arazisini ...... ekmektedir. ......'in tarım yaptığı alan yaklaşık 20 dönümdür. Başka bir kimseden arpa, yonca veya fiğ alıp satmamaktadır. Sadece kendi ektiği yerlerden kaldırdığı mahsulü balya yaparak satmaktadır. ......'in özel olarak meşgul olduğu balya işi bulunmamaktadır. Sadece köydeki diğer çiftçiler gibi kendi arazisinden ihtiyacından fazla olanı satmaktadır. ...... Güzelin "Otçu ...... olarak tanındığına ilişkin bir bilgim yoktur" demiş ve Şarkikaraağaç İlçe Jandarma Komutanlığı'nın 06/02/2018 tarihli tutanağı okunarak tanıktan sorulduğunda tanık yemini tahtında beyanında devamla: "Sanık ...... ve babası ......'in seyyar satıcılık yaparak giyim eşyası sattıklarına ilişkin jandarma tutanağı doğrudur. Çevre ilçelere giderek kıyafet satarlar. Jandarma bana tutanak tutulurken, sanık ...... ve ailesinin balya makineleri olup olmadığını sorması üzerine, ben de olmadığını söyledim. Bu nedenle tutanakta balya işi yapmadıkları yazılmıştır. Sanık ...... ve babası ...... az önce ifademde belirttiğim gibi yonca balyası, saman balyası ve fiğ balyasını kendi ektikleri ürünlerden elde ederek satmaktadırlar ancak başkalarından satın alarak balya işi yapmamaktadırlar. İki tutanak arasındaki çelişki bu nedenle meydana gelmiştir." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Tanık ...... ilk derece yargılamasında talimatla alınan beyanında: "Ben ......'in babasıyım. Oğlum ......'e isnat edilen suçlamayı biliyorum. Sanık kesinlikle uyuşturucu ticareti yapmaz, kesinlikle de kullanmaz. Ben KYK Yurdunun önüne cafe yapmayı planlıyordum. Sanık olay gününden önceki bir tarihte iddianame de bahsettiğiniz ...... ve ......'yı usta oldukları için benim yanıma getirdi. Bu kişiler oğlum olan sanığa inşaat ustası olduklarını söylemişler. Sanıkta bunları benim yanıma getirdi. Bu kişiler ölçüm yaptılar, sonrasında ben kendilerine 1000 TL verdim. Biz geliriz dediler, gittiler, bir daha da gelmediler. Hatta sanık kendilerinden inşaatı yapmaları istediğinde yapmayacağız demişler, sanık kendileriyle münakaşa ettiğini bana söyledi. Bu olaydan dolayı sanığın üzerine bu kişiler böyle bir isnatta bulunmuş olabilirler. Bana sorduğunuz HTS kayıtlarında sanığın en çok görüştüğü kişi olduğunu söylediğiniz ...... bizim (...... köydendir. Sanığın da arkadaşıdır. Diğer sorduğunuz ...'ı tanımıyorum. Sanık oğlum kesinlikle bu işlerle uğraşmaz. " dedi.
Tanık ...... Beyanında ilk derece yargılamasında talimatla alınan beyanında: "Sanık benim eşim olur. Ben sanığa isnat edilen suçlamayı biliyorum. Sanık kesinlikle uyuşturucu madde ticareti yapmaz ve kullanmaz. Bana anlattığınız olay günü gerçekleşen sanığın diğer kişiler olan ...... ve ......'nın yanına gitme ve akabinde kolluk ekiplerinin bulunduğu yere yaklaşması sonucu uzaklaşma hadiselerine ilişkin bilgim yoktur. Benim kayınpederim kafe yaptırıyordu. Bunun için bu kişilere öncelikle 1000 TL peşinat vermiş. Daha sonra bu kişiler tekrardan eşimden para istemek için biz bahçede çalışırken geldiler. Sanıktan para istediler. Ben taraflara uzak olsam da konuşmalarını duyuyordum. Eşimde ben para veremem, zaten size para verildi. Dedi. Ancak buna rağmen 500 TL verdi. Hatta bende kendisine neden para veriyorsun diyerek kızdım. Ben eşimi başka bayanlardan kıskanmam. Eşimi dışarıdan başka bayanlar aramazdı. Ben sanığın üniversiteden kızların arayıp aramadığını bilmem. Ben sanığın telefonunu kurcalamazdım. Zaten telefondan da pek anlamam. ...... bizim köydendir, sanıkla arkadaşlıkları vardır. Fakat diğer sorduğunuz …'ı tanımam" dedi.
Tanık ...... ilk derece yargılamasında talimatla alınan beyanında: "Ben KYK yurdunda ustabaşılık yaparım. Gurbetçiyim. Burada geçici olarak çalışıyorum. ......'i Orta Mahalle ...... yolu üzerinde KYK yurdu karşısında bulunan cafe inşaatını yaparken tanıştım. Bu kafeyi sanık ...... ve ailesi yapıyordu. Bana da bu kafenin nasıl yapılacağını soruyordu. Ben de kendisini bilgilendirdim. İnşaat esnasında usta diye iki kişi geldiler. Sanığın babasının bu kişilere 1000 TL para verdiğini gördüm. Bu kişiler yaparız dediler, ölçüm yaptılar. Ancak inşaatı yapmadılar. Sonrasında ben bu kişileri bir daha görmedim. Sanığın babası bizden rica edince ben ve diğer yurt inşaatında çalışan arkadaşlar hep birlikte cafe inşaatının yapımının tamamladık. Benim bunun dışında bir bilgim yoktur." dedi.
DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL:
Sanık ...... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık ve müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin inceleme ve yargılama neticesinde;
Polis memurları ......, ...... ve Jandarma Görevlisi ...... tarafından "14 Nisan 2017 günü saat:21.10 sıralarında Şarkikaraağaç İlçe Emniyet Müdürlüğünden Komiser Yardımcısı ......, Polis Memuru ...... ve arkadaşımız olan ve yanımıza bizi ziyarete gelen ve halen ilçemizde Jandarma Personeli olan ...... ile birlikte günlük görevlerimizi bitirdikten sonra iki ayrı şahsi araçlarımızla İlçe Emniyet Müdürlüğümüzden çıkış yaparak ikametimize doğru giderken ilçemiz ...... Sokak üzerinde seyir halinde bulunduğumuz sırada yol üzerindeki ...... Hafriyatı geçip ...... Otele varmadan önceki yolun sağında bulunan ve lastik tamiri yapan işyerinin önüne geldiğimizde kapalı vaziyette olan işyerinin önünde ......plakalı ...... marka beyaz renkli kartal model aracın park halinde bulunması ve bahse konu aracın yanında ise ...... plakalı beyaz ...... marka otomobilin park halinde durduğu ve ayrıca yolun karşısında ise ...... plakalı sarı renkli ...... marka partner model aracın bulunması nedeniyle bu araçlardan şüphelenmemiz üzerine yolumuza bir müddet devam ettikten sonra şahısları ve araçları kontrol etmek maksadıyla tekrar geri döndüğümüz esnada ...... plakalı beyaz ...... marka otomobilin hareket edip gitmeye başladığı ve ...... plakalı sarı renkli ...... marka araca ise ...... isimli şahıs olduğu tarafımızca değerlendirilen bir şahsın bindiği ve hareket edip gitmeye başladığının görülmesi üzerine bahse konu olay mahallinde ......plakalı ...... marka ...... model aracın hala park halinde durduğu ve araç içerisinde 2 erkek şahsın olduğu görülerek aracın şüpheli vaziyette olduğu değerlendirildiğinden aracın yanına gelinerek içerisindeki şahısların araçtan inmeleri istendi ve aracın dışarıdan genel olarak gözle kontrolü yapıldı. Görünürde herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadı. Araçtan inen şahısların kimlik kontrolü yapılması amacıyla kendilerinden kimliklerini vermeleri istendiğinde bir şahsın kimliğinin üzerinde olmadığı tespit edildi. Diğer şahsın ise kimliğini ibraz etmesi neticesinde ...... olduğu tespit edildi. Aracın şoför mahallinden inen şahıs kendisinin ...... olduğunu beyan etti. Şahısların şüpheli ve panik bir halde bulunmaları neticesinde üzerlerinde bulunan eşyalarını kendi rızaları ile çıkarmalarının istenilmesi üzerine kendisinin ...... olduğunu beyan eden şahsın arka sağ cebinde bulunan eşyaları çıkarttığı esnada cebinden poşet içinde sanlı vaziyette 3 adet pembe renkli yuvarlak hap şeklinde bulunan uyuşturucu ve uyarıcı madde olduğunu düşündüğümüz hapları yere düşürdüğünü zannetmemiz neticesinde ......'in kendisine bunların ne olduğu ve kendisinden mi düştüğü sorulduğunda biz görevlilere cevaben samimi ikrarda bulunarak olay yerinde yerde bulunan hapların extacy diye tabir edilen uyuşturucu haplar olduğunu ve kendisinin bu hapları ...... isimli şahıstan pazarlık karşılığında 100 TL vererek satın aldığım ve zaten ......'in de biz görevlilerin araçla oradan geçtiğimizi görünce olay yerinden aracına binerek kaçtığını ve bunun üzerine kendilerinin panik olarak biraz önce ......'den satın alarak kendi aracının içindeki ön kısmına koyduğu hapları aracının yine kendisinin oturduğu ön sürücü kapısı camından dışarıya attığını sonrasında ise zaten biz görevlilerin geri gelerek kimlik kontrolü yaptıkları sırada kendi ayağının dibinde yerde bulunan hapları görerek sormaları üzerine olayın ne şekilde meydana geldiğini samimi itirafıyla biz görevlilere beyan ettiğine dair;" tutanak düzenlendiği ve daha sonra Tanıklar ...... ve ......'in bulunduğu ......plakalı araçta yapılan aramada sol ön kapı cep tabir edilen bölümde beyaz kağıda sarılmış yeşil renkli tomurcuk vaziyette daralı 3,75 gram esrar maddesi bulunduğu,
......'in müdafisiz olarak polise verdiği ifadesinde uyuşturucu hapları sanıktan aldığını ve daha önce de ondan hap ve esrar maddesi aldığını beyan ettiği, duruşmada da benzer beyanlarda bulunarak hapları sanıktan aldığına dair ifadesinde sebat ettiği, ......'nın diğer tanık ...... ile aynı yönde ve mahiyette ifade verdiği fakat mahkemedeki beyanında araçta yakalanan esrar maddesi için "Olay günü arabada ele geçen esrar maddesini ben o günün sabahında veya bir gün öncesinde iş için Antalya’ya gittiğimde Antalya Zeytinköy'den temin edip arabanın içine bırakmıştım. Bu esrar maddesini ......'den temin etmedim" şeklinde ifadede bulunduğu,
Antalya Kriminal Polis Laboratuvarının 24/04/2017 tarihli 2017/03028 sayılı uzmanlık raporuna göre olayda tanıkların aracında ele geçirilen net 1 gram tohumlu yeşil renkli bitki parçaları şeklindeki maddenin uyuşturucu maddelerden THC (tetrahidrocannabinol'u) ihtiva eden hint keneviri bitkisine ait olduğu ve %20 oranında 0,2 gram esrar elde edilebileceği ve 1 gram gelen 3 adet turuncu renkli tabletin %43 oranında olmak üzere MDMA içerdiğinin belirtildiği,
......'in telefonunun arama kayıtlarında 14/04/2017 saat 11:11'den başlayarak 21:18'de sona eren toplam sanıkla 14 görüşmenin bulunduğu ve sanığın, ......'in telefonunda "Otcu ......" olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiği,
Sanığın ev ve aracında yapılan aramada herhangi bir uyuşturucu uyarıcı madde bulunmadığı,
Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas Dairesinin sanık hakkındaki 28/03/2018 tarihli raporunda akıl sağlığının ve cezai sorumluluğunun tam olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Olay yerinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu ve söz konusu yere yakın pansiyon olarak kullanıldığı belirtilen işletmelere dair belge iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı gibi örneklerine göre sanığın uyuşturucu madde sattığı (veya verdiği) yere 200 metre mesafeden yakın TCK'nın 188/4-b maddesinde belirtilen nitelikte okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler veya bunların çevre duvarları, tel örgü ve benzeri engel veya işaretlerle belirlenen yerlerin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Olay gecesi sanığın saat:21.10 sıralarında ilçe merkezinde görüştüğü tanık ......'e üç adet uyuşturucu nitelikte hap sattığı sabit olmakla üzerine atılı suçu işlediği ve ilk derece mahkemesinin kararında bu yönden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Sanık ve müdafii istinaf başvurularında ve beyanlarında her ne kadar sanığın atılı suçu işlemediği ve sanığın BİMER ve CİMER gibi kurumlara yaptığı şikayet ve müracaatlar sebebiyle kendisine komplo kurulduğunu ileri sürmüşler ise de itibar edilmemesi için herhangi bir neden bulunmayan olay tutanağı ve tanık beyanları karşısında inkara yönelik savunmaya itibar edilmemiştir. Ancak tanıklar ...... ve ......'nın, araçta bulunan esrar maddesine ilişkin çelişkili beyanlarına göre bu esrar maddesinin sanık tarafından satıldığına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca sanığın daha önce tanık ......'e başkaca uyuşturucu sattığına dair de kesin ve inandırıcı bir delil bulunmamaktadır. Bu nedenle sanık hakkında yasal şartları oluşmadığı halde sanığın söz konusu suçu zincirleme şekilde işlediği kabul edilerek cezasında TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca artırım yapılması ve yargılama sürecindeki olumlu haline göre sanık hakkında TCK'nın 62.maddesinin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olduğundan sanık ve müdafinin istinaf başvurularının bu yönden yerinde görülmesiyle Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesince sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı ortadan kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanık ...... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık ve müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin inceleme ve yargılama neticesinde; sanık hakkında yasal şartları oluşmadığı halde atılı eylemi zincirleme şekilde işlediği kabul edilerek cezasında TCK'nın 43/1 maddesi uyarınca artırım yapılması usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafinin istinaf başvurularının kabulü ile sanık hakkında Yalvaç Ağır Ceza mahkemesince verilen 23/05/2018 tarih ve 2017/50 E. 2018/45 K. sayılı mahkumiyet kararının CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık ......'in işlediği sübuta eren uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan eylemine uyan TCK'nın 188/3. maddesi 694 sayılı KHK ile yapılan değişiklikten önceki düzenlemesine göre, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve arz ettiği tehlike dikkate alınarak takdiren 10 YIL HAPİS VE 5 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Yasal şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın atılı eylemi zincirleme şekilde işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması sebebiyle hakkında TCK'nun 43/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Yasal şartları oluşmadığından sanık hakkında etkin pişmanlığı düzenleyen TCK’nın 192/3 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında hükmedilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasında TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 8 YIL 4 AY HAPİS VE 4 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında başkaca takdiri ve yasal artırım veya indirim nedenlerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Sanık hakkında hükmolunan gün adli para cezasının, TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca, sanığın ekonomik, kişisel ve sosyal durumu göz önüne alınarak her bir günü takdiren 20. TL. hesabıyla 80 TL. Adli para cezasına çevrilerek NETİCETEN SANIĞIN 8 YIL 4 AY HAPİS VE 80 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CCEZALANDIRILMASINA, Sanık hakkında hükmedilen adli para cezası miktarı itibariyle takdiren taksitlendirme yapılmasına yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Sanığın bu yargılama kapsamında hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran sürelerin TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktarı, kaçma şüphesinin devam etmesi ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı yedi gün içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi nezdinde itiraz kanun yolunun açık olduğu hususunun ihtarına (sanık ve müdafiine ayrı ayrı ihtar edildi),
Hüküm özetinin sanığın bulunduğu cezaevi müdürlüğüne gönderilmesine,
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/106 Esas 2016/26 Karar sayılı ilamı ile CMK'nın 231. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın 5 yıllık yasal deneme süresi içerisinde yüklenen kasti suçu işlediği anlaşıldığından, karar kesinleştiğinde gereğinin takdir ve ifası için mahkemesine ihbarda bulunulmasına,
Yargılama kapsamında yapılan, davetiye gideri 25 TL, posta gideri 67 TL, sarf kararı 4.432,50 TL olmak üzere toplam 4.524,50 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair kararın huzurda bulunanlar yönünden tefhiminden, huzurda olmayanlar yönünden ise tebliğinden itibaren onbeş günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, CMK’nın 289. maddesinde belirtilen kesin hukuka aykırılık halleri dışında hükmü temyiz edenin temyiz sebeplerini bildirmesi gerektiği aksi halde CMK’nın 294/1. maddesi gereğince temyiz talebinin reddedileceği hususunun ihtarına, temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmesi ile isteme uygun verilen karar, sanığın ve müdafinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı Mustafa YILDIRIM (29242) huzuru ile oybirliği ile 03/04/2019 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)