(5237 S. K. m. 7, 52, 53, 54, 58, 62, 63, 188, 192) (5271 S. K. m. 280)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 gün ve 2016/219 Esas, 2016/352 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak sanık müdafinin istinaf kanun yoluna başvurması sebebiyle dava dosyası incelenerek dairemizin 10/02/2017 tarih ve 2016/65 esas, 2017/209 sayılı karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği, sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz kanun yoluna başvurmaları sonucunda Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22/05/2018 tarih ve 2018/571 esas, 2018/4388 karar sayılı ilamı ile dairemiz kararının bozulmasına karar verilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda;
İDDİA: Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30/06/2016 tarih, 2016/6569 Esas sayılı iddianamesiyle; sanık ......'in uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nun 188/3, 53, 54/1, 58, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle haklarında Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEMENİN HÜKMÜ: Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 gün ve 2016/219 Esas, 2016/352 karar sayılı hükmü ile sanık uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan TCK'nun 188/3, 52/2, 53/1, 63 maddeleri uyarınca neticeten 10 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmen tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 10/02//2017 tarihli kararında; Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet kararı için yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22/05/2018 tarih ve 2018/571 esas, 2018/4388 karar sayılı ilamında; "Hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ......'in soruşturma aşamasında ifadesinin alınıp alınmadığının araştırılması, alınmış ise aslı ya da onaylı örneğinin dosya içine konulması, sanığa okunarak diyeceklerinin sorulması, gerektiğinde ......'in tanık olarak dinlenmesi, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması" gerekçesiyle dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulması yönünde karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ:
Sanık müdafii süre tutum dilekçesinde özetle; sanık hakkında yerel mahkemece mahkumiyet kararı verildiği, gerekçeli karar tarafına tebliğ edildikten sonra gerekçeli istinaf dilekçesi verme hakkının saklı tutularak kararı temyiz ettiklerini belirtmiştir.
Gerekçeli karar sanık müdafiine tebliğine rağmen gerekçeli istinaf dilekçesini sunmamıştır.
SAVUNMA:
Sanık ...... Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Savunmasında; "Atılı suçlamayı kabul etmiyorum, uyuşturucu madde kullanıcısıyım, tedavi olmak istiyorum, …. semtinde otururum, iddianamede belirtilen uyuşturucuları ….. mahallesinde parkta buldum, kardeşim ...... ile birlikte yürürken polisleri görünce uyuşturucuları kardeşimin çantasına koydum, polisler de geldi bizi aldılar, 3 - 4 yıldır uyuşturucu madde kullanırım, esrar ve hap kullanırım, daha önce Amatem de tedavi de gördüm, daha önce uyuşturucu madde ticaretinden yargılandım ancak şu an öyle bir şey yapmıyorum, daha önce eroin kullanıyordum, eroini bırakmak için esrar ve hapa başladım, uyuşturucu maddeleri üzerimde yakalandığı gibi buldum, bir iki fişek içinden kullandım, son durakların orada iki kişiyi bir ağacın yanına uyuşturucu saklarken gördüm, onlar gidince aldım, adamların birşey sakladığını gördüm, uyuşturucu olabileceğini düşündüm ve gidip aldım, gece saatleriydi, bırakanları göremedim" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ...... Dairemizde Yapılan 11/07/2018 Tarihli İstinaf Duruşmasında Alınan Savunmasında: "Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesini istiyorum. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Suç tarihinde kız kardeşimin çantasında ele geçen uyuşturucu maddeler bana ait değildir. Polisler uyuşturucu maddeyi ele geçirdiğinde kardeşim uyuşturucunun bana ait olduğunu söyledi bende onun yaşı küçük olduğundan kabul etmek zorunda kaldım. Benim bu uyuşturucu maddelerden haberim yoktu. Polis tarafından ele geçirilince haberdar oldum. Ceza evine girdikten sonra kız kardeşim hiç ziyaretime gelmedi. Bu yüzden olayın aslını anlatmak istedim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ......Dairemizde Yapılan 05/09/2018 Tarihli İstinaf Duruşmasındaki Beyanında: "Suç tarihinde parktan birlikte giderken polisler yanımıza geldi. Kardeşim çantayı polislere uzatıp ağlamaya başladı. Ben bu suçu üstlenmeyi kabul ettim ve kardeşime bunu tek şartla kabul ediyorum sen tedavi olacaksın uyuşturucu madde kullanmayacaksın demiştim. Ancak kardeşim uyuşturucu madde kullanmaya devam ettiği için olayın aslını anlatmaya karar verdim. Suça konu uyuşturucu maddenin benimle bir ilgisi yoktur. Kardeşime aittir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAALASINDA: "Suç tarihi olan 11/06/2016 günü sanık ......'in kardeşi ...... ile birlikte durdurulduğu önleme araması kararına dayanarak şüphe üzerine durdurulup sorulması üzerine ......'in sırt çantasındaki poşeti çıkararak görevlilere teslim ettiği, poşetin içerisinden daralı ağırlığı 134,31 gram gelen esrar maddesi ile altı fişek beyaz peçeteye sarılı burgulu 7,17 gram esrar maddesi ve 70 adet uyuşturucu ekstazi hapın bulunduğu, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgili İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 28/06/2016 gün ve IZM-KİM-15-07317 uzmanlık numaralı raporunda 1-126 gram ağırlığındaki yeşil renkli bitki kırıntısının esrar aktif maddelerinden 9-THC etken maddesi içeren bitki kırıntısı olduğu 88,2 gram esrar elde edilebileceği, 2- 11 gram ağırlığındaki 39 adet kırmızı renkli tabletin ekstazi olarak bilinen amfetamin türevi olan MDMA etken maddesi içeren 4,84 gr ekstazi etken maddesini içerdiği, 3- 8,9 gram ağırlığında 30 adet lila renkli tabletin ekstazi olarak bilinen amfetamin türevi olan MDMA etken maddesi içeren 3,738 gram ekstazi etken maddesini içerdiği, 4- 0,38 gram ağırlığındaki 1 adet sarı mavi renkli tabletin ekstazi olarak bilinen amfetamin türevi olan MDMA etken maddesi içeren 0,1064 gram ekstazi etken maddesini içerdiği belirtilmiştir.
Sanık ......'in savunmasında atılı suçlamayı kabul etmediği uyuşturucu madde kullanıcısı olduğu, tedavi olmak istediğini, Karşıyaka semtinde oturduğunu, uyuşturucu maddeleri Karşıyaka mahallesinde parkta bulduğunu, kardeşi ...... ile birlikte yürürken polisleri görünce uyuşturucuları kardeşinin çantasına koyduğunu, 3-4 yıldır uyuşturucu madde kullandığını, daha önce AMATEM'de tedavi gördüğünü, uyuşturucu maddelerini üzerinde yakalandığı gibi bulduğunu, uyuşturucu maddeyi bir ağacın altına iki kişinin saklarken gördüğünü, onlar gidince de aldığını, ancak tanıdığı şahıslar olmadığını, polislerin kendisini görünce telaşla uyuşturucu maddeyi kardeşinin çantasına koyduğunu, uyuşturucu satıcısı olmadığını, kullanıcısı olduğunu belirtmiştir.
Tanık ...... istinaf aşamasında ele geçirilen uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu, kendisinin uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu, sanık olan abisinin olayla ilgisinin bulunmadığını belirtmiş ise de; tanığın suç tarihinde 15 yaşında bulunması, bir gelirinin bulunmaması, ayrıca sanık ...... hakkında küçük yaşta işlediği uyuşturucu madde ticareti suçundan 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezasının bulunması ve olayın sıcağı sıcağına sanık ve tanığın bu celse yaptığı anlatımla çelişen beyanları karşısında ve hayatın olağan akışına aykırı olduğundan beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği düşünülmektedir.
Tutanaklar, raporlar, sanığın savunması, tanık beyanı, nüfus ve adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçunun sabit olduğu, sanığın TCK'nun 188/3, 52, 53, 54 ve 58. maddeleri gereğince cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur. " şeklinde mütalaa da bulunmuştur.
DELİLLER:
A-Yazılı Deliller;
-11/06/2016 tarihli yakalama tutanağı,
- İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 28/06/2016 tarih ve IZM-KİM-15-07317 uzmanlık numaralı ekspertiz raporunda;
1-126 gram ağırlığındaki yeşil renkli bitki kırıntısının esrar aktif maddelerinden 9-THC etken maddesi içeren bitki kırıntısı olduğu 88,2 gram esrar elde edilebileceği,
2- 11 gram ağırlığındaki 39 adet kırmızı renkli tabletin ekstazi olarak bilinen amfetamin türevi olan MDMA etken maddesi içeren 4,84 gr ekstazi etken maddesini içerdiği,
3- 8,9 gram ağırlığında 30 adet lila renkli tabletin ekstazi olarak bilinen amfetamin türevi olan MDMA etken maddesi içeren 3,738 gram ekstazi etken maddesini içerdiği,
4- 0,38 gram ağırlığındaki 1 adet sarı mavi renkli tabletin ekstazi olarak bilinen amfetamin türevi olan MDMA etken maddesi içeren 0,1064 gram ekstazi etken maddesini içerdiği belirtilmiştir.
-Sanık savunması, nüfus ve adli sicil kaydı,
-Tanık ......'e hakkında uyuşturucu madde kullanmak suçundan dolayı Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2016/24836 sayılı soruşturma evrakı örneği getirtilerek yapılan incelemesinde; uyuşturucu maddenin sanık ......'e ait olması sebebiyle hakkında 28/09/2016 tarihinde ek takipsizlik kararı verildiği ve soruşturma kapsamında savunmasının alınmadığı tespit edilmiştir.
-Sanığın Adli Sicil Kaydı ve UYAP Bilişim sistemine kayıtlı dosyalarının tetkikinden; 21/02/2013 ve 22/12/2015 tarihlerinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan hakkında mahkumiyet kararları verildiği tespit edilmiştir.
B-Tanık Beyanları;
-Tanık ...... Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında "Ben iki yıldır vicdan azabı çekiyorum. Suç tarihinde bendeki çantada ele geçen uyuşturucu madde bana aitti. Yaşım küçük olduğu için abim ...... uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu söyledi. Bende cezaevine girmekten korktuğum için uyuşturucunun bana ait olduğunu söylemedim. Suç tarihinde ben Denizli …… Ortaokulunda öğrenci idim. Annem ve abimle birlikte yaşıyorduk. Annem işçi idi. Aldığı ücretle geçimimizi sağlıyordu. Ben herhangi bir işte çalışmıyordum. Annemin bana verdiği harçlıkla idare ediyordum. Abim ......'da o tarihte bir işte çalışıyordu. Suça konu uyuşturucu maddeleri ben satın almadım. Parkta bir kadın tarafından atıldığını görünce torbayı aldım. İçini kontrol ettim. Uyuşturucu madde olduğunu görünce çantaya koydum. O esnada polisler gelince çantayı tutması için abime verdim. Yaptıkları kontrolde çantadaki uyuşturucu maddeyi tespit ettiler. Abim uyuşturucunun kendisine ait olduğunu söyledi bende polislere uyuşturucunun abime ait olduğunu söyledim. Bende uyuşturucu madde bağımlısıyım. 3 ay kadar AMETEM'de tedavi gördüm. İki aydan beri uyuşturucu madde kullanmıyorum. Polisler muhtemelen daha önceden bizi takip ediyordu. Parkta ben torbayı alıp çantaya koyarken bizi görmüşlerdir. Bu nedenle bize doğru geldiklerinde ben ayakkabı bağını bağlamak bahanesi ile çantayı abime verdim. Polisler yanımıza gelip çantayı istediğinde kendim açıp polise verdim. Uyuşturucu maddeyi bulunca bana ters kelepçe takmak istediler bu esnada abim uyuşturucunun kendisine ait olduğunu söyledi. Bunun üzerine ikimizi de ters kelepçe taktılar. Abim benim çantaya uyuşturucu maddelerin bulunduğu torbayı koyduğumu görmedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-Tanık ...... Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Beyanında:"Denizli İl Emniyet Müdürlüğü KOM şube müdürlüğü uyuşturucu madde ile mücadele şube müdürlüğünde görevli polis memuruyum, bana sormuş olduğunuz dava konusu olayı hatırlıyorum, olay günü arkadaşım ...... ile devriye geziyorduk, sanık ......'i daha önce şubemiz tarafından hakkında uyuşturucu madde nedeniyle işlem yapılması sebebiyle tanırım, 2386 sokak üzerinde aracımızla seyir halinde iken sokağın karşı tarafından ...... ile kardeşi ......'in geldiklerini gördük, şahıslar bizi o bölgede dolaştığımız için tanıyorlar, bizim aracımızı görünce sağdaki bir sokağa döneceklerdi, bunun üzerine biz birşey olabileceğini düşünerek hızlıca yanlarına gittik, ...... ve kardeşi ......'i durdurduk, ......'in sırt çantası vardı, kendilerine üzerlerinde ya da çantada bulunmaması gereken birşey olup olmadığını sorduk, ...... çantasını açtı ve poşet içinde uyuşturucu maddeleri verdi ve bu maddelerin abisi ......'a ait olduğunu söyledi, biz ...... uyuşturucu maddeleri vermeden önce herhangi bir arama yapmadık, üzerlerinde yasak madde bulunup bulunmadığını sorduğumuzda ...... kendiliğinden verdi, uyuşturucu maddeleri verdiklerinde şubeye götürdük, ...... ve kardeşini herhangi bir ihbar üzerine durdurmadık, yalnızca caddede bizi görünce şüpheli hareketle sergiledikleri için durdurduk" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanığa sanık savunması okunarak sorulduğunda "Kabul etmem, olay anlattığım şekilde olmuştur, biz arama yapmadık ki arama kararımız da tutanakta belirtilmiştir, hatırladığım kadarıyla ...... hakkında daha öncden ticaretten işlem yapılmıştı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...... Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Beyanında: "Denizli İl Emniyet Müdürlüğü KOM şube müdürlüğü uyuşturucu madde ile mücadele şube müdürlüğünde görevli polis memuruyum, bana sormuş olduğunuz dava konusu olayı hatırlıyorum, ekip arkadaşım olan ...... ile birlikte polis aracı ile devriye dolaşıyorduk, 2386 sokak üzerinde iken 100 metre mesafede ...... ve kardeşinin bize doğru geldiklerini gördük, onlar bizi görünce biraz paniklediler, duraksadılar, geriye dönecek gibi yaptılar, daha sonra yan sokağa girmeye teşebbüs ettiler, biz araçla gittiğmiz için yanlarına hemen yanaştık, polis olduğumuzu söyledik kaldı ki polis olduğumuzu biliyorlar, ......'in sırtında okul çantası vardı, üzerlerinde veya çantada birşey olup olmadığını sorduk, çantayı açıp göstermelerini söyledik, ...... ile ...... çantada uyuşturucu olduğunu söylediler, çantanın içinde kitaplar vardı, kitapların altında poşet vardı, ...... ile ...... zaten uyuşturucu olduğunu söylemişti, uyuşturucuyu da onlar çıkardılar, ......'i araca alırken kaba üst araması yaptık, kadın personel olmadığı için ......'i aramadık, şubede ......'i kadın personel aradı, arama kararından bahsettik, ...... uyuşturucunun kendisine ait olduğunu söyledi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanığa sanık savunması okunarak sorulduğunda "......'in üzeri şubede arandı, hatta uyuşturucu olduğu anlaşılınca takviye ekip çağırdık, takviye ekiple şubeye götürdük, ......'in üzeri orada arandı, zaten uyuşturucu madde de çantada ele geçirildi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL:
Sanık ...... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin inceleme ve yargılama sonucunda; Denizli Emniyet Müdürlüğü görevlileri olan ve tanık sıfatıyla dinlenen polis memurlarının rutin devriye görevlerini ifa ettikleri sırada daha önce hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan işlem yaptıkları sanık ......'i görüp durumundan şüphelenmeleri üzerine yanlarına gittikleri, sanık ...... ile yanında bulunan kardeşi tanık ......'in sırt çantasında suç teşkil edecek bir şey bulunup bulunmadığını sormaları üzerine tanığın çantasından çıkardığı uyuşturucu maddenin bulunduğu torbayı görevlilere teslim ettiği ve suça konu uyuşturucu maddenin ağabeyi ......'e ait olduğunu söylediği, sanık ......'in de uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu ve kendisine ait olduğunu beyan ettiği, ekspertiz raporuna göre torba içerisinde net ağırlığı 126 gram olan kenevir bitkisi parçaları ile 70 adet ekstazi tabletin olduğunun tespit edildiği, sanık ...... hakkında yürütülen soruşturma neticesince ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda da sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği kabul edilerek eylemine uyan TCK'nun 188/3 maddesi uyarınca neticeten 10 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonucunda 10/02/2017 tarih ve 2017/65 esas, 2017/209 karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık ve Cumhuriyet savcısının bu karara yönelik temyiz kanun yoluna başvurmaları sonucunda Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22/05/2018 tarih ve 2018/571 esas, 2018/4388 sayılı ilamı ile hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen ......'in soruşturma aşamasında ifadesinin alınıp alınmadığının araştırılması, alınmış ise aslı ya da onaylı örneğinin dosya içine konulması, sanığa okunarak diyeceklerinin sorulması, gerektiğinde ......'in tanık olarak dinlenmesi, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması gerekçesiyle dairemizin kararın bozulmasına karar verildiği, Dairemizce bozma ilamına uyularak bozma kararı doğrultusunda yeniden yargılama yapıldığı tespit olunmuştur.
Sanık ......'in soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan savunmalarında; uyuşturucu madde kullanıcısı olduğunu, suça konu uyuşturucu maddeyi parkta bulduğunu ve kullanmak amacıyla alıp kız kardeşinin çantasına koyduğunu, kız kardeşinin uyuşturucu madde ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiş iken istinaf duruşmasında suça konu uyuşturucu maddelerin kız kardeşine ait olduğunu, kendisiyle bir ilgisinin bulunmadığını, polisler tarafından yakalandıklarında kardeşinin yaşının küçük olması sebebiyle uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu söylediğini beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş, istinaf aşamasında tanık sıfatıyla dinlenen kız kardeşi de sanığın savunmasını destekler şekilde suça konu uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu, parkta bulup sırt çantasına koyduğunu, polisler tarafından yakalanınca yaşının küçük olması sebebiyle abisinin uyuşturucu maddesinin kendisine ait olduğunu söylediğini beyan etmiş ise de; sanığın adli sicil kaydı ve UYAP sistemine kayıtlı dosyaların tetkikinden daha önce uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işlediğini tespit edilmiş olması, sanık ve tanığın suça konu uyuşturucu maddeyi parkta bulup aldıkları şeklindeki savunmalarının hayatın olağan şartları ile uyuşmaması, suç tarihinde 16 yaşında olan tanığın uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğu şeklindeki beyanının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu kabul edilerek sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmemiştir.
Bu tespit ve değerlendirmeye göre; suça konu uyuşturucu madde miktarının şahsı kullanım miktarından fazla olması, farklı uyuşturucu maddelerin ele geçmesi dikkate alındığında sanığın eyleminin ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu, suça konu uyuşturucu maddenin tanığa ait sırt çantasında ele geçirildiği esnada sanığın suçu inkar etmek imkanı varken uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu ikrar ederek eyleminin ortaya çıkmasına yardım etmesinin etkin pişmanlık niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu tespit ve değerlendirmeye göre ilk derece mahkemesince sanık hakkında verilen mahkumiyet kararında etkin pişmanlık gösteren sanığın cezasında TCK'nun 192/3 maddesi uyarınca indirim yapılmayarak hakkında fazla ceza hükmolunmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkındaki mahkumiyet kararının ortadan kaldırılmasına, sanığın 11/06/2016 tarihinde işlediği sübuta eren ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan eylemine uyan TCK'nun 188/3 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, sanığın ikrarı ile kendi eyleminin ortaya çıkmasına yardım ederek etkin pişmanlık gösterdiği anlaşıldığından cezasında TCK'nun 192/3 maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında indirim yapılmasına, sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve hakkında hükmedilen cezanın geleceği üzerindeki olması etkileri lehine takdiri indirim kabul edilerek cezasında TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca indirim yapılmasına dair aşağıda yazılı şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanık ...... hakkında ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin inceleme ve yargılama neticesinde; etkin pişmanlık gösteren sanık hakkında TCK'nun 192/3. maddesinin uygulanarak cezasında indirim yapılması gerektiği halde uygulanmayarak fazla cezaya hükmedilmesi sebebiyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından; sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında Denizli 3. Ağır Ceza mahkemesince verilen 08/12/2016 tarih ve 2016/219 E. 2016/312 K. sayılı mahkumiyet kararının CMK 280/2 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık ......'in işlediği sübuta eren ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan eylemine uyan TCK.nun 188/3. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve arz ettiği tehlike durumu dikkate alınarak takdiren10 YIL HAPİS VE 120 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
25.08.2017 tarihinde yayımlanan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 137. maddesi ile TCK.nun 188/3. maddesinde düzenlenen para cezasının alt sınırı beş günden bin güne çıkarılmış ise de suç tarihindeki düzenleme sanığın daha lehine olup TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanığın TCK.nun 188/3. maddesinin 694 sayılı KHK ile yapılan değişiklikten önceki düzenlemesine göre cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Sanığın beyanı ile kendi eyleminin ortaya çıkmasına katkı sağlamak suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği anlaşıldığından cezasında TCK'nun 192/3. Maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranı da indirim yapılarak sanığın 7 YIL 6 AY HAPİS ve 90 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları ve hakkında hükmedilen cezanın gelecği üzerindeki olası etkisi lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasında TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak6 YIL 3 AY HAPİS VE 75 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının, TCK’nun 52/2. maddesi uyarınca, sanığın ekonomik, kişisel ve sosyal durumu göz önüne alınarak yapılan değerlendirme sonucu alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir bir neden bulunmadığından her bir gününün takdiren 20. TL. hesabıyla 1.500 TL adli para cezasına çevrilmesine ve NETİCETEN SANIĞIN 6 YIL 3 AY HAPİS VE 1.500 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın ekonomik ve kişisel durumu dikkate alınarak, TCK’nun 52/4. maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının tebliğinden itibaren takdiren birer ay ara ile 4 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine, para cezasının ödenmemesi halinde Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceğinin ihtarına,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Sanığın bu yargılama kapsamında hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran sürelerin TCK.nun 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktarı, kaçma şüphesinin devam etmesi ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı yedi gün içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi nezdinde itiraz kanun yolunun açık olduğu hususunun ihtarına (sanık ve müdafiine ayrı ayrı ihtar edildi),
Hüküm özetinin sanığın bulunduğu cezaevi müdürlüğüne gönderilmesine,
Denizli Adli Emanetinin 2016/1903 sırasında kayıtlı suça konu uyuşturucu maddeleri ile ekspertiz incelemesi esnasında alınan şahit numunelerin TCK'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine,
Tanık sıfatıyla dinlenen ...... hakkında ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, yazı ekine ilgili dosya örneğinin eklenmesine,
Yargılama kapsamında yapılan 3 adet davetiye gideri 32 TL, posta gideri 5,90 TL olmak üzere toplam 37,90 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair kararın huzurda bulunanlar yönünden tefhiminden, huzurda olmayanlar yönünden ise tebliğinden itibaren on beş günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmesi ile isteme uygun verilen karar, sanığın ve müdafinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ......'ın (……) huzuru ile oybirliği ile 05/09/2018 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)