(5237 S. K. m. 53, 54, 63, 188) (5271 S. K. m. 280)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/11/2016 gün ve 2016/19 Esas, 2016/282 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması sebebiyle dava dosyası incelenerek dairemizin 24/01/2017 tarih ve 2016/371 esas, 2017/100 sayılı karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği, sanık müdafinin temyiz kanun yoluna başvurması sonucunda Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/05/2018 tarih, 2018/861-4176 E-K. sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda;
İDDİA: Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11/01/2016 tarih, 2016/747 Esas sayılı iddianamesiyle; sanık ......'nin uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nun 188/3, 53/1, 54/1-4, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle hakkında Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEMENİN HÜKMÜ: Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/11/2016 gün ve 2016/19 Esas, 2016/282 karar sayılı hükmü ile sanık .....'nin uyuşturucu madde ticareti suçundan TCK'nun 188/3, 62/1, 52/2, 53/1, 63 ve 54 maddeleri uyarınca neticeten 8 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmen tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 23/12/2016 tarihli kararında; sanık .......hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet kararı için yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2018/861-4176 E. K. sayılı ilamında; olay tutanağı içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında; tutanak düzenleyicilerden vicdani kanı oluşturacak sayıdaki görevlilerin sanıkla müdafiinin bulunduğu oturumda tanık olarak dinlenmesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/135415 sayılı soruşturmasının akıbetinin araştırılması, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açılmış olması halinde dosyanın getirtilip incelenerek gerektiğinde davaların birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dava dosyasının bu dosya içine konulması suretiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulması yönünde karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ:
Sanık müdafi Av. …28/11/2018 tarihli istinaf dilekçesinde özetle;
Sanığın ikameti dışında tespit edilen uyuşturucu maddelerin ona ait olmadığını, uyuşturucu maddeler üzerinde sanığa ait parmak izinin tespit edilememesi, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair herhangi bir görüşmesinin bulunmadığını, bu sebeple hakkında verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında yeni bir soruşturma açılarak cezalandırılmasına karar verildiği belirterek mahkumiyet kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Sanık …..'ın Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Savunmasında; "Ben İran vatandaşıyım ancak 1994 yılından beri Antalya ilinde yaşıyorum, adliye de dahil olmak üzere bir çok resmi kurumlarda tercümanlık yapıyorum, iddia edilen uyuşturucu madde ticareti yapmak suçuyla bir ilgim yoktur, yaklaşık 20 yıldan beri zaman zaman metanfetanin denilen uyuşturucu maddeyi kullanırım, yaklaşık 3 yıl önce tanıştığım …. isimli İran vatandaşı şahıs olay tarihinden 5 gün kadar önce evime geldi, bu şahıs bana eve uyuşturucu madde getirerek saklayacağını bu işte iyi para olduğunu söyledi, ben bunu duyunca kesinlikle böyle bir şeye izin vermeyeceğimi söyleyerek kendisi ile tartıştım, bu şahıs bana bunu kabul etmemem sebebiyle husumet duyarak bana saldırıp "ya bunu kabul edeceksin ya da ben seni polise satacağım" dedi, bu olaydan 5 gün sonra da polis memurları gelerek evimde arama yaptılar, her hangi bir uyuşturucu madde bulunmadı, evin dışında elde edilen uyuşturucu maddelerle de benim bir ilgim yoktur, kimin tarafından oraya atıldığını da bilmiyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık …….'ın Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Savunmasında: "Ben 22 yıldan beri Türkiye’de yaşıyorum. Türkçeye vakıfım tercüman talebim yoktur. Bulunduğum süre içerisinde ben hem turizm işiyle uğraştım hem de adliyelerde tercümanlık yaptım. Suçlamayı kabul etmediğimi daha önceki savunmamda da belirtmiştim. Suç tarihinde de hakkımda bir ihbar olduğu, polislerin evime geldiği ve hatta polislerle aramda bir kargaşanın meydana geldiği ve polislerin beni darp ettikleri doğrudur. Ancak suça konu uyuşturucu maddeler ile el konulduğu belirtilen hassas teraziler evde ele geçirilmiş değildir. Hassas teraziler ele geçirilmiş olabilir. Bunlardan benim haberim yoktur. Suç tarihinde ...... adresinde ikamet ediyordum. Polisler kapıyı çaldıklarında onlara kapıyı ben açtım. Çilingir vasıtasıyla açıldığı iddiası doğru değildir. Arama esnasında da evde ben ve bayan arkadaşım ...... bulunuyordu. Benim polislere kapıyı biraz geç açtığım doğrudur. Çünkü o esnada uyuyordum. Uyanıp kapıyı açmam bu sebeple gecikmişti. 18/12/2015 tarihli tutanakta benim bulunduğum ikametin balkonunda ve tuvaletin camından dışarıya uyuşturucu madde ve hassas terazi atıldığı suçlamasını kabul etmiyorum. Ben kesinlikle bunları atmadım. Evde ele geçtiği belirtilen hassas terazinin kim tarafından ve ne şekilde eve konulduğunu bilmiyorum. Aynı şekilde pantolonumun cebinde de uyuşturucu madde ele geçmiş değildir. Ben uyuşturucu madde kullanmıyorum. Tahminimce daha önceki savunmamda belirtiğim gibi evime uyuşturucu madde getirmek istediğini söyleyen ancak benim kabul etmediğim bu sebeple aramızda tartışma çıkan yine İran ülkesi vatandaşı ….tarafından konulmuştur. Bunlar benim bilgim dışında gerçekleşmiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAALASINDA: "Sanık ….. hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; ilk derece mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin her hangi bir aykırılık bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu ve cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, CMK 280/1-a maddesi uyarınca istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, verilen ceza miktarı ve sanığın tutuklukta geçirdiği süre göz önüne alınarak tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaa da bulunmuştur.
DELİLLER:
A-Yazılı Deliller;
-18/12/2015 tarihli yakalama, ev arama ve el koyma tutanağı,
-Antalya 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 17/12/2015 tarih ve 2015/1246 D.iş sayılı arama, el koyma ve inceleme yapılmasına dair karar,
-Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 19/12/2015 tarih ve 26177 numaralı adli muayene raporu,
-18/12/2015 tarihli üst arama tutanağı,
-18/12/2015 tarihli tutanak,
-29/12/2016 tarihli oto arama tutanağı,
-29/12/2016 tarihli araştırma tespit tutanağı,
-Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 22/12/2015 tarih ve
ANT-KİM-15-04136 uzmanlık numaralı raporu,
-Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünün 25/12/2015 2015\PİG-02436 sayılı parmak izi tespit raporu, (parmak izi tespitine rastlanılmamıştır.)
-Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/05/2018 tarih 2018/861-4176 E.K. sayılı bozma ilamı,
-Sanık savunması, nüfus ve adli sicil kayıtları,
-Tanıkların beyanları,
-İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/221 esas sayılı dosya örneğinin incelenmesinde; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2014/135415 sayılı soruşturma evrakının yetkisizlikle Konya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, ancak karşı yetkisizlik kararı ile dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına iade olunduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde aralarında sanık ….. da bulunduğu yerli ve yabancı uyruklu 62 şüpheli hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kurulan örgüte üye olmak ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak suçlarından İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yargılamaya mahkemenin 2017/221 esas sayılı dosyası üzerinden devam olunduğu, iddianamede suç yeri ve tarihi olarak 2014 yılı ve sonrası İstanbul şeklinde yazılı olduğu, iddianamede yazılı sanık listesinin 37. sırasında yazılı sanık …'a isnad edilen eylemin suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmaktan ibaret olduğu, sanığa isnad edilen eylemin iddianamenin 97. sayfasında yazılı olup "İran uyruklu olan şahıs Antalya ilinde uyuşturucu madde ticareti ve kurye konularında örgüt içerisinde kurye lideri konumunda olan ...... isimli şahıs ile irtibatlı olup yardım ve yataklık ettiği, polisin teknik takip çalışmalarından anlaşılmış, ikametinde yapılan aramada uyuşturucu madde elde edilmiştir." şeklinde belirtildiği ve suç unsuru içerikli görüşmeler olduğu gerekçesiyle sanık …… ile sanık ...... arasında geçen 82-83 tape nolu telefon görüşmelerin yazılı olduğu, yargılama kapsamında sanığa ulaşılamaması kapsamında hakkında yakalama emri düzenlendiği, yakalama emrinin infazının beklendiği, yargılama kapsamında hakkında usulü işlem tamamlanan diğer sanıklar hakkındaki davaların ise ayrı ayrı tefrik edilerek karara bağlandığı tespit olunmuştur.
Yargıtay bozma ilamında sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma evrakının akıbetinin araştırılarak dava açılmış ise ilgili evrakın getirtilip incelenmesi ve gerekirse birleştirilme kararı verilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi hususu belirtilmiş ise de; ilk derece mahkemesinde yargılaması devam eden dava dosyası ile istinaf incelemesi aşamasında bulunan dava dosyasının birleştirilmesi kararı verilmesine Uyap sisteminin imkan vermemesi ve buna yasal olarak imkan bulunmaması, ayrıca bozma sebepleri arasında sayılmaması sebebiyle istinaf incelemesinde bulunan dosyada başka ilk derece mahkemesinde yargılaması devam eden bağlantılı dosya bulunduğu gerekçisiyle bozma kararı verilmesine yasal imkan bulunmaması sebebiyle sadece İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/221 esas sayılı dosya örneğinin bu dava dosyası içerisine konulması ile yetinilmiştir.
B-Tanık Beyanları;
1-Tutanak Mümzii Tanık …. Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında: 18/12/2015 tarihinde ben ...... sitesinin yöneticisi idim. Site görevlisi ...... yanıma gelerek polislerin sitenin çevresini sardığını, bir evde arama yapacaklarını ve benim de hazır bulunmamı istediklerini söyleyince polislerin yanına gittim ve birlikte şu an huzurda bulunan ve simasını hayal meyal hatırladığım şahsın evinin bulunduğu kata çıktık. Evi 4.katta idi. Kapıyı açması için polisler seslenmesine ve kapıyı çalmalarına rağmen açmayınca çilingir getirtip açmaya çalıştılar. Polislerle birlikte içeri girdik. Polisler bizi bir odaya oturttular. Sonra kendileri evde arama yaptı. Hatırladığım kadarıyla küçük poşet ve orta boy poşetler de bulunan birşeyler buldular. Kendi aralarındaki konuşmalardan anladığım kadarıyla ot olabilir, esrar olabilir şeklinde sözler sarf ettiler. Yine hatırladığım kadarıyla kimyasal içerikli uyuşturucu madde şeklinde bir cümlede kullandıklarını da hatırlıyorum. Ayrıca evde uzun şişelerde bulunmuştu. Ben dışarıda ele geçirilen uyuşturucu maddeleri görmedim. Yine balkondan birşeyler atılıp atılmadığını da görmedim. Evde şahıs dışında yabancı uyruklu bir de bayan vardı. İşlemler yapıldıktan sonra tutanak düzenlendi. Bende imzaladım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
2-Tutanak Mümzii Tanık ......Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında: "Suç tarihinde ...... sitesinin görevlisiydim. Polisler gelerek bir evde arama yapacaklarını söylediler. Ben ve site yönetici onlarla birlikte arama yapacakları dairenin bulunduğu 4. kata çıktık. Kapıyı çalmalarına rağmen açmayınca çilingir vasıtasıyla kapı açılmaya çalışılırken kapı içeriden açıldı. içeri girildi. Arama yapıldı. Arama devam ederken polisler beni aşağıya çağırdılar. Binanın bahçesinde üç farklı yerde üç madde vardı. Biri şişe idi, iki tanesi plastik poşetler içerisinde olan maddelerdi. Bunların yukarıdan atıldığını söylediler. Evdeki aramada da ben plastik düzenek bulunduğuna şahit olmuştum. Hatırladıklarım bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
3-Tutanak Mümzii Tanık ...... Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında: Ben suç tarihinde Antalya Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünde görevli idim. Hatırladığım kadarıyla İstanbul’da yürütülen bir soruşturmayla bağlantılı olarak şu an huzurda bulunan şahsın evinde arama yapılması için görevlendirilmiştik. Ekip olarak bulunduğu adrese gittik. Öncelikle çevre güvenliği alındı. Sonra aralarında benimde bulunduğum bir grup arama yapmak için dairenin bulunduğu kata çıktık. Kapıyı çalmamıza rağmen açan olmadı. Bu durum yaklaşık 30-45 dakika kadar devam etti. Akabinde çilingir çağırdık. Çilingir vasıtasıyla içeri girdik. Sanık kapıya geldiğinde çilingir zaten kapıyı açmıştı. Evde arama yaptık. Hatırladığım kadarıyla bir miktar uyuşturucu madde ve hassas terazi ve kullanma aparatları ele geçmişti. O esnada güvenlik için bekleyen diğer görevliler bizlere arama yapılan kattan bahçeye uyuşturucu madde atıldığını söylediler. Ya onlar uyuşturucu maddeyi yukarı getirdi. Veya biz gidip aşağıdan aldık. Onu hatırlamıyorum. Yaptığımız inceleme neticesinde uyuşturucu madde olduğuna kanaat getirdik. Ben uyuşturucu maddenin atıldığını görmedim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
4-Tutanak Mümzii Tanık …..Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında: "Suç tarihinde Antalya Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şubesinde görevli idim. İstanbul emniyet müdürlüğünce huzurda bulunan sanığın yakalanması için bize talepte bulunuldu. Alınan mahkeme kararı doğrultusunda şahsın evine gittik. Kapıyı çalmamıza rağmen açmadı. Bu durum yaklaşık yarım saat kadar sürdü. Biz henüz içeri giremeden dışarıda tedbir için bekleyen diğer görevliler bizlere arama yapılacak daireden bahçeye uyuşturucu madde atıldığını söylediler. Atılanların içerisinde hatırladığım kadarıyla bir hassas terazi, bir miktar Afyon sakızı ve metamfetamin vardı. Sonra çilingir vasıtasıyla eve girdik. Evde de arama yaptık. Evde de bir miktar uyuşturucu ve hassas terazi ele geçmişti. Evde ayrıca Rus veya Ukrayna uyruklu bir bayanda vardı. Uyuşturucu maddelerin atıldığına bizzat kendim şahit olmadım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
5-Tutanak Mümzii Tanık ……. Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında: "Suç tarihinde Antalya Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şubesinde görevli idim. Hatırladığım kadarıyla İstanbul bağlantılı bir dosya sebebiyle huzurda bulunan şahsın evinde arama yapılması için görevlendirildim. Birlikte ardese gidildi. Bazı arkadaşalar dışarıda güvenlik tedbiri aldılar. Aralarında benimde bulunduğu bir grup dairede arama yapmak için kata çıktık. Kapıyı çalıp zorlamamıza rağmen açan olmadı. Çilingir vasıtasıyla eve girdik. Bu esnada dışarıda görevli olan arkadaşlar arama yapacağımız kattan bahçeye bir şeyler atıldığını söylediler. Atılanların içinde metamfetamin maddesi olduğunu hatırlıyorum. Evde yaptığımız aramada ise hatırladığım kadarıyla Afyon sakızı ele geçirildi. Hassas terazi de olabilir. Tanıklık ücreti talebim vardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
6-Tutanak Mümzii Tanık ……. Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında: "Suç tarihinde Antalya Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şubesinde görevli idim. Ben köpek eğitmeniyim. Arama yapılan evde köpek yardımıyla arama yapmıştık. Hatırladığım kadarıyla şahsın pantolonun cebinde uyuşturucu madde bulmuştuk. Hatırladığım başka bir husus yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
7-Tutanak Mümzii Tanık ……Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında: Suç tarihinde Antalya Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şubesinde görevli idim. Arama yapmak amacıyla ekip olarak belirtilen adrese gittik. Ben arama yapılacak dairenin bulunduğu binanın balkonunun bulunduğu tarafta yalnız başıma güvenlik amacıyla bekliyordum. O esnada balkondan aşağıya bir şeyler atıldığına şahit oldum. Yine akabinde belki birkaç dakika sonra muhtemelen tuvaletin olan küçük pencereden bahçeye poşet atıldı. Ben bunları topladım. Dağınık halde idi. Yukarıda arama yapan görevlilere bildirdim. Atılanların içerisinde uyuşturucu madde vardı. Hatırladığım kadarıyla metamfetamin ve hassas terazi vardı. Balkondan poşeti atan şahıs erkekti. Yüzünü net bir şekilde görmedim. Ancak atılan daire aramanın yapıldığı daire olduğundan eminim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL:
Sanık …. hakkında ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin inceleme ve yargılama sonucunda; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2014/135415 sayılı soruşturma kapsamında 17/12/2015 tarihinde Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan talimatta ...... sayılı adreste ikamet eden İran uyruklu …….'ın ikametinde uyuşturucu madde bulundurduğu, soruşturmaya dahil diğer şüphelilerle birlikte hareket ettiği belirtilerek ikametinde arama yapılmasının talep edildiği, Sulh Ceza Hakimliğinin arama kararı doğrultusunda 18/12/2015 tarihinde sanığın ikametinde arama yapmak amacıyla görevlilerin bu adrese gittikleri, bazı görevliler çevre güvenliği alırken bazı görevlilerin ikamette arama yapmak amacıyla sanığın kapısına gidip kapısını çaldıkları ancak sanığın kapıyı açmadığı, bu durumun yaklaşık yarım saat kadar sürdüğü ve daha sonra getirilen çilingir aracılığıyla kapının açılabildiği, bu esnada sanığın ikametinin balkonundan ve tuvalete ait küçük pencereden binanın bahçesine bir şeyler atıldığının çevre güvenliği alan görevli tarafından görüldüğü, tanık sıfatıyla dinlenen polis memuru ….. balkondan bir şeyler atan erkek şahsı gördüğünü ancak arkası dönük olduğu için yüzünü göremediğini beyan ettiği, arama yapılan evde erkek olarak sadece sanığın bulunması sebebiyle atılan nesnelerin sanık tarafından atıldığının kabulü gerektiği, binanın bahçesine atılan eşyaların yapılan kontrolünde bir adet şeffaf kilitli poşet içerisinde …… marka hassas terazi, üç adet boş kilitli poşet, şeffaf kilitli poşet içerisinde 33 gram ağırlığında esrar maddesi, üzerinde nar yazılı pembe renkli poşet içerisinde 65 gram ağırlığında uyuşturucu afyon sakızı, yine şeffaf kilitli poşet içerisinde 50,5 gram ağırlığında uyuşturucu metamfemin maddesinin tespit edilerek el konulduğu, ikamette yapılan aramada ise sanığın pantolonunun cebinde 0,3 gram ağırlığında esrar maddesi, aynı odada ……. marka hassas terazi, iki adet uyuşturucu madde içmekte kullanılan ve bong tabir edilen cam aparat tespit edilerek el konulduğu, alınan ekspertiz raporunda uyuşturucu madde niteliğinde olduklarının belirtildiği, sanığın alınan savunmalarında suça konu uyuşturucu maddelerle bir ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda da sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği kabul edilerek eylemlerine uyan TCK'nun 188/3 ve 62/1 maddeleri uyarınca neticeten 8 yıl 4 hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizce yapılan inceleme neticesinde 24/01/2017 tarih 2016/371 esas 2017/100 karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanık müdafinin bu karara yönelik temyiz kanun yoluna başvurması sonucunda Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/05/2018 tarih 2018/861-4176 E.K. Sayılı ilamı ile arama işlemine katılan görevlilerin tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/135415 sayılı soruşturma sayılı evrakının akıbetinin araştırılarak kamu davası açılmış ise dosyanın getirtilip incelenerek ve gerekirse davaların birleştirilmesine karar verilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi için Dairemizin kararının bozulmasına karar verildiği, Dairemizce bozma ilamına uyularak bozma kararı doğrultusunda yeniden yargılama yapıldığı tespit olunmuştur.
Bozma ilamı doğrultusunda tanık sıfatıyla dinlenen arama tutanağını düzenleyen polis görevlilerinden ……, arama yapılan sanığın ikametinin balkonundan ve küçük camından binanın bahçesine suça konu uyuşturucu madde ve hassas terazinin atıldığına şahit olduğunu beyan ettiği, tanık sıfatıyla dinlenen diğer polis memurları ile tutanak tanıklarının da diğer eşyaların sanığın ikametinde ele geçtiğini beyan ettikleri anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda örneği getirtilen İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/221 esas sayılı dosyasına ilişkin iddianame ve duruşma tutanaklarından; sanık .....'ın bu dosyanın diğer sanıklarıyla birlikte hareket etmek suretiyle suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve uyuşturucu madde ticareti yapmak suçlarından dolayı yargılandığı, dava dosyasının derdest olduğu, iddianamede uyuşturucu madde ticareti yapmak eylemiyle ilgili olarak Antalya’da sanığın ikametinde yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçirilmesi eyleminden söz edildiği ancak istinaf incelemesi aşamasında bulunan dava dosyası ile ilk derece aşamasında olan dava dosyasının birleştirilmelerine karar verilmesine yasal imkan bulunmaması ve istinaf incelemesinde bağlantılı dosya bulunduğu gerekçesiyle bozma kararı verilememesi sebebiyle dava dosyalarının birleştirilmesi cihetine gidilememiştir, verilen karar örneklerinin İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/221 esas sayılı dosyasına gönderilmesi ile yetinilmiştir.
Bu tespit ve değerlendirmelere göre; suç tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada suça konu olan uyuşturucu afyon sakızı, metamfetamin maddesi ve esrar maddesi ile iki adet hassas terazinin ele geçirilmesi karşısında, suça konu uyuşturucu madde miktarı da göz önünde bulundurulduğunda sanığın eyleminin ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu, bu şekliyle ilk derece mahkemesince sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanık …. hakkında ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin inceleme ve yargılama sonucunda;
Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanık müdafinin yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktarı, kaçma şüphesinin devam etmesi ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı yedi gün içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi nezdinde itiraz kanun yolunun açık olduğu hususunun ihtarına (sanık ve müdafiine ayrı ayrı ihtar edildi),
Dairemize ait karar örneği, Yargıtay 10 Ceza Dairesinin bozma ilamı örneği ve ilk derece mahkemesi karar örneğinin bilgi için İstanbul 15 Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/221 esas sayılı dosyasına gönderilerek sanık …… hakkında hüküm kurulurken göz önünde bulundurulmasının bildirilmesine,
Dair kararın huzurda bulunanlar yönünden tefhiminden, huzurda olmayanlar yönünden ise tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmesi ile isteme uygun verilen karar, sanığın ve müdafinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ….. (……) huzuru ve oybirliği ile 04/07/2018 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)