(5237 S. K. m. 43, 52, 53, 54, 58, 62, 63, 188)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/04/2017 tarihli 2014/145 Esas ve 2017/108 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunda bulunmaları sebebiyle davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılan yargılama sonunda:
Gereği düşünüldü:
İDDİA: Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 09/06/2014 tarih, 2014/5705 soruşturma ve 2014/142 numaralı iddianame ile sanıklar ....... ve .......'ın Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçunu işledikleri iddiasıyla sanık .......'ın TCK'nun 43/1 maddesi delaletiyle 188/3, 54, 53, 58, 63 maddeleri uyarınca, sanık .......'ın TCK'nun 43/1 maddesi delaletiyle 188/3, 54, 53, maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEMENİN HÜKMÜ: Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/04/2017 tarihli 2014/145 Esas ve 2017/108 Karar sayılı hükmü ile anıklar ....... ve .......'ın üzerlerine atılı Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçunun sübuta erdiği gerekçesi ile TCK'nun 188/3, 43/1, 62/1, 52, 53, 63, 58 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 7.500 TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
YEREL MAHKEMECE YAPILAN DEĞERLENDİRME VE KABUL: Tarsus ilçesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretine yönelik çalışmalar kapsamında Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı, faillerin yakalanması amacıyla usulüne uygun alınan kararlar doğrultusunda gizli soruşturmacıların görevlendirildiği, 05/09/2013 tarihinde saat 15:15 sıralarında G.S.204 ve G.S.443 kodlu gizli soruşturmacılar tarafından soruşturmaya konu eylemlerin gerçekleştirildiği …. Mahallesi 0670 sayılı sokağa gidilerek gezindikleri sırada .......’ın oturduğu yerden ve elindeki poşeti göstererek esrar maddesini kastedip “cigara lazım” diye sorması üzerine gizli soruşturmacıların durdukları, adı geçen sanığın da kalkarak gizli soruşturmacıların yanına gittiği ve “cigara iyi” demesi üzerine gizli soruşturmacıların “2 tane ver” dedikleri ve sanığın elinde bulunan poşet içerisinden çıkarttığı 2 adet beyaz kağıda sarılı yaklaşık 6 gr esrar maddesini 10,00 TL karşılığında gizli soruşturmacılara sattığı, bu sırada sanığın gizli soruşturmacılardan kuşkulanarak kendisini çekip çekmediklerini sorması üzerine sanığın dikkatini başka yere çekmek için öncesinde soruşturma kapsamında yine güven alımı yaptıkları “…” olarak bilinen ....... ismindeki şahsı tanıyıp tanımadığını sordukları, bahsi geçen sanığın “ne yapacaksınız” diye sorması üzerine “hap (extasy) almıştık” şeklinde karşılık verdikleri, sanığın da kendisinde hap bulunduğunu söylediği ancak sanıktan tekrar alım yapmak istemeyen gizli soruşturmacıların başka bir extasy çeşidi olan ve "israil yıldızı" diye bilinen haptan olup olmadığını sordukları,sanığın de istenen hapın bulunduğunu söyleyerek sokağın az ilerisinde ki diğer sanık .......’a “.......” şeklinde seslenip gizli soruşturmacıları sanık .......’a yönlendirdiği, gizli soruşturmacılarında .......’ın yanına giderek bir süre sohbet ettikten sonra sanıktan elinde ki ilaç şişesinden çıkardığı ve tavsiye ettiği “Ferrari” logolu hapı 20,00 TL karşılığında satın aldıkları, gizli soruşturmacıların 12/09/2013 tarihinde saat 18:15’de aynı sokağa tekrar giderek gezindikleri sırada sanıklardan .......’la karşılaşmaları üzerine kısa bir sohbetten sonra sanığın 10,00 TL karşılığında 2 adet beyaz kağıda sarılı 4,80 gram esrar maddesi sattığı, sanık .......’ın evinde usulüne uygun alınan arama kararı doğrultusunda 20/05/2014 tarihinde yapılan aramada 190 gram kubar esrar maddesi ele geçirildiği mahkememizce maddi olay kabul edilmiştir.
Sanıklardan .......'ın Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı'nda müfai huzurunda alınan ifadesinde, Tarsus Sulh Ceza Hakimliği'ndeki sorgusunda ve mahkememiz huzurundaki savunmalarında yukarıda anlatılan maddi olaya ilişkin olarak yaptığı iki uyuşturucu madde satışı işinde satın alanların polis olduklarını bilerek verdiğini, paraya ihtiyacı olduğunu belirtmiş, diğer sanık ....... ise mahkememiz huzurundaki savunmasında hakkında düzenlenen iddianamenin doğru olduğunu, hangi tarihlerde uyuşturucu madde satışını yaptığını hatırlamadığını ancak yapılan dosya içerisindeki görüntülerin kendisine ait olduğunu belirterek savunma yapmıştır.
5237 Sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde; "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.' hükmü bulunmaktadır. Seçimlik hareketli olan bu suçta seçimlik hareketlerden yalnızca bir tanesinin işlenmesi suçun oluşması için yeterlidir.
Failde yakalanan uyuşturucu maddelerin kullanılmak amacıyla mı yoksa ticaret amacıyla mı bulundurulduğunun tespitinde uyuşturucu maddelerin yakalanış biçimi, yakalandığı yer, şüphe üzerine yakalanıp yakalanmadığı, ihbar olup olmadığı, fail hakkında istihbari çalışma olup olmadığı, failin savunması, uyuşturucu maddenin miktarı, uyuşturucunun yakalandığı andaki durumu, uyuşturucu ticaretine delalet eden başkaca malzeme yakalanıp yakalanmadığı hususları önem arzetmektedir (......., ......., ......., Ankara 2010, cilt IV, syf:5210 v.d.). Yargıtay da yerleşik kararlarında suçun niteliğinin belirlenmesinde belirtilen hususların bir bütün halinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Yukarıda açıklanan maddi olay, sanık savunmaları ve kanun hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların uyuşturucu maddeleri satışını yaptıklarına ilişkin ikrar içeren savunmaları, yapılan soruşturma ve detayları maddi olay içerisinde belirtilen gizli soruşturmacılar tarafından sanıklardan yapılan 05/09/2013 tarihli ve 12/09/2013 tarihli güven alımları, sanıkların güven alımları esnasında alınan görüntüleri ile usulüne uygun şekilde alınan arama kararı doğrultusunda sanıklardan .......' ın evinde ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı dikkate alındığında sanıkların uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği anlaşıldığından, sanıkların lehlerine olan ve eylemlerine uyan 6545 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 5237 Sayılı TCK'nun 188/3 maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, ele geçen uyuşturucu maddenin niteliği ve miktarı, işlenmesindeki özellikler göz önüne alınarak yasal alt hadden hüküm kurulmuştur. Öte yandan sanıkların üzerine atılı eylemi değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği de gerek yapılan güven alımları gerekse sanıklardan .......'ın evinde yapılan arama neticesinde uyuşturucu maddenin bulunmuş olması tüm dosya kapsamından sabit olup sanıklar 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerini de uygulamak gerekmiştir. Sanıkların sanığın yargılama sürecindeki davranışları, benzer suçlardan geçmişte yer alan mahkumiyetleri ve sanıklardan .......'ın yakalama üzerine savunmasının alınmış olması da dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK’nun 62/1 maddesi uygulanmayarak hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF TALEBİ: Sanık ....... müdafii Av. …. istinaf dilekçesinde özetle; sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğu, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin usul ve yasaya hükümlerine riayet edilmeksizin delil toplandığı, güven alımı yaptığı iddia edilen emniyet mensubu görevliler duruşmada bizzat hakim tarafından dinlenmeksizin hüküm kurulduğu, ikrarın tek başına ceza verilmesi için yeterli nitelikte olmadığını, sanığın atılı eylemi işlediğine dair kesin delil bulunmadığını belirterek hükmün bozulmasına ve sanığın beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık ....... müdafii Av. …. istinaf dilekçesinde özetle; sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin usul ve yasaya hükümlerine riayet edilmeksizin delil toplandığı, sanığın mahkemede alınan savunmasında beyan ettiği üzere isnat edilen suçun işlendiği tarihlerde fuhuşa zorlanması sebebi ile alkol ve antidepresan ilaçlar kullanmakta olduğunu, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamayacak durumda olduğunu, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığını belirterek mahkumiyet kararının kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ....... Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan savunmasında: "İddianame doğrudur, suç tarihlerinde istemediğim bir evlilik yapmıştım ve fuhuşada zorlanıyordum, bu sebeple antidepresan ilaçlar alıp alkolde alıyordum, o tarihlerde ne yaptığımı tam olarak bilmeden yapıyordum, fakat dosyadaki güven alımı ile ilgili kamera görüntülerindeki şahıs benim, çok pişmanım dedi. Dosyadaki diğer kayıt ve belgeler okundu, güven alımı ile ilgili görüntüler gösterildi; Tutanaklara ve fotoğraflara bir diyeceğim yoktur, pişmanım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ....... Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Savunmasında: Ben suçlamayla ilgili olarak daha önce yapmış olduğum savunmalarımı aynen tekrar ederim. Suç tarihinde polisler kamera takarak beni evden çağırıp uyuşturucu madde istediler. Bende sattım. Bunu kabul ediyorum. Ama onların da kamera takarak beni bu şekilde tahrik etmeleri doğru değildir. Suç tarihinde alkol kullanıyordum. Zor durumdaydım. Böyle birşeye başvurmak zorunda kaldım. Bana bir şans daha verilmesini istiyorum. Bir daha kesinlikle böyle bir eylem işlemeyeceğim. Beraatimi talep ederim dedi.
Sanık ....... Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan savunmasında: "Segbis ile savunma yapmaya muvafakatım vardır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben olay tarihinde … mahallesinde idim. Benimle irtibata geçen kişilerin polis olduğunu ben biliyordum. Tam olarak bu olayın ne zaman gerçekleştiğini hatırlamıyorum. Ben bu kişilerin polis olduğunu bile bile verdim. Suç işlemedim. Öncelikle beraatime karar verilmesini olmadığı takdirde CMK 231/5 maddesinde belirtilen HAGB'nin uygulanmasını kabul ve talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ....... Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Savunmasında: "Daha önceki savunmalarımı tekrar ederim, polislere uyuşturucu madde sattığım doğrudur. Ben onların polis olduğunu biliyordum. Pişmanım ancak evimde arama yapılıp uyuşturucu madde ele geçirilmedi, bu suçlamayı kabul etmiyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAALASINDA: "Tarsus İlçe Emniyet Müdürlüğüne ulaşan bilgiler ve ihbarlar üzerine …. aşiretine bağlı belirlenen şahısların genellikle ilçedeki …. Mahallesinde esrar, eroin ve hap ticaretini yaptıkları, bu nedenle Tarsus 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/08/2013 gün ve 2013/943 sayılı kararı ile gizli soruşturmacı atanmasına karar verildiği, bu çerçevede atanan görevlilerin 05/09/2013 gününde sanıklar .......’tan 2 adet beyaz kağıda sarılı 6 gram esrar maddesini 10 TL’ye, sanık .......’dan ilaç şişesinden çıkardığı …… logolu 20 TL’ye hap aldığı, yine gizli soruşturmacıların 12/09/2013 tarihinde saat 18:15’te aynı sokağa giderek .......’dan 10 TL’ye iki adet beyaz kağıda sarılı 4,80 gram ağırlığında esrar maddesi satın aldıkları, aynı gün diğer sanık .......’tan bir adet kelebek logosu bulunan extasy hap aldıkları, sanık .......’ın evinde Tarsus 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/05/2014 gün ve 2014/408 sayılı kararı gereğince yapılan aramda 190 gram kubar esrar maddesi ele geçirildiği, sanık .......’ın belirtilen tarihte başka suçtan tutuklu olması nedeniyle evinde arama yapılmadığı, sanıkların savunmalarında suçlamaları kabul ettikleri, sanıklar hakkında Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/145 Esas, 2017/108 Karar sayılı kararı ile her iki sanığa da uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma suçundan suç tarihi de gözetilerek TCK’nun 188/3, 43, 62, 52, 53, 58, 63 maddeleri gereğince 6 yıl 3’er ay hapis ve 375 gün karşılığı 7.500’er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, TCK 54. madde gereğince elde edilen uyuşturucu maddelerin müsaderesine karar verildiği, tutanaklar, adli tıp raporu, sanıkların savunması, gizli soruşturmacı tutanağı, sanıkların ikrarları, tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
1-Sanık ....... hakkında yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle istinaf başvurusunun reddine,
2-Sanık .......'dan gizli soruşturmacıların güven alımı niteliğinde uyuşturucu madde aldıkları, ancak işlem yapmadıkları anlaşılmakla; Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre haklarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi nedeniyle yerel mahkeme hükmünün ortadan kaldırılarak sanık ....... ve sanık .......’ın eylemlerine uyan TCK’nun 188/3, 62, 52, 53, 54, 58, 63 maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmasına, Karar verilmesi kamu adına talep ve mütala olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLER:
-Tarsus 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 03/06/2013 tarih ve 2013/630 d.iş sayılı kararı,
-Tarsus 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 02/08/2013 tarih ve 2013/943 D.İş sayılı kararı,
-05/09/2013-12/09/2013 tarihli raporlar,
-20/05/2014 tarihli ev arama, yakalama ve el koyma tutanağı,
-Adli Tıp Kurumu Adana Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesinin 06/05/2014 tarih ve 1855/63 sayılı uyuşturucu veya uyarıcı madde olup olmadığına dair raporu, (gizli soruşturmacılar tarafından 05/09/2013 tarihinde sanık .......'dan satın alınan uyuşturucu hapın raporun 10. bendine göre MDMA içerdiği, 05/09/2013 günü sanık .......'tan satın alınan 2,7 gram kubar esrar maddesinin esrar elde edilmeye elverişli kenevir olduğu, 12/09/2013 günü sanık .......'dan satın alınan uyuşturucu maddenin esrar elde edilmeye elverişli hint keneviri olduğu, 12/09/2013 günü sanık .......'tan satın alınan 1 adet uyuşturucu hapın MDMA içeren hap olduğu belirtilmiştir.)
-Tarsus 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 16/05/2014 tarih ve 2014/408 d.iş sayılı arama emri kararı,
-Tarsus C.Başsavcılığının 22/05/2014 tarih ve 2013/5600 soruşturma ve 2014/184 karar sayılı ayırma kararı,
-25/05/2014 tarihli yakalama ve gözaltına alma tutanağı,
-Sanıkların savunmaları ve nüfus ve adli sicil kayıtları,
DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL: Tarsus İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yapılan uyuşturucu ile mücadele çalışmaları kapsamında ilçenin …. Mahallesi 664, 666, 668, 670 ve 687 numaralı sokaklar üzerinde uyuşturucu madde satışı yapıldığı yönünde bilgi edinilmesi üzerine faillerin ve suç delillerinin tespiti amacıyla Sulh Ceza Mahkemesi kararı ile iki gizli soruşturmacının atandığı, 05/09/2013 tarihinde gizli soruşturmacıların 670 numaralı sokak üzerinde gezindikleri esnada sanık .......'ın elindeki poşeti onlara gösterip esrar maddesini kastederek cigara lazım olup olmadığını sorduğu ve gizli soruşturmacıların da sanıktan 10 TL karşılığında 2 paket halinde 6 gram ağırlığında kenevir bitkisi parçalarını satın aldıkları, görevlilerin sanığa ekstazi tablet bulunup bulunmadığını sormaları üzerine sanık .......'ın aynı sokak üzerinde bulunan sanık .......'a seslenerek gizli soruşturmacıları ona yönlendirdiği ve sanık .......'ın da elindeki ilaç şişesinden çıkardığı bir adet ekstazi tableti 20 TL karşılığında görevlilere sattığı, bu güven alımlarının görevlilerce kayıt altına alındığı, 12/09/2013 tarihinde de aynı sokak üzerinde gizli soruşturmacıların sanık .......'dan 10 TL karşılığında iki paket halinde 4,82 gram kenevir bitkisi parçaları satın aldıkları, soruşturma kapsamında 20/05/2014 tarihinde sanık .......'ın ikametinde yapılan usulüne uygun aramada ise 190 gram kubar esrar maddesinin tespit edilerek el konulduğu, her iki sanığın da savunmalarında uyuşturucu madde satışı yaptıklarını kabul ettikleri, soruşturma sonucunda her iki sanık hakkında da zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde yapılan birden fazla güven alımları ile sanık .......'ın ikametinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi sebebiyle sanıkların atılı suçu zincirleme şekilde işledikleri kabul edilerek TCK'nun 188/3 ve 43/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis ve 7.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Sanıkların müdafiilerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme ve yargılama sonucunda; sanık .......'ın gizli soruşturmacılara 05/09/2013 tarihinde 1 adet uyuşturucu ekstazi tablet ile 12/09/2013 tarihinde iki paket esrar maddesi sattığının sabit olduğu, her ne kadar ilk derece mahkemesince gizli soruşturmacılar tarafından yapılan bu iki güven alımı zincirleme suç kapsamında değerlendirilmiş ise ede; görevlilerin gerçek amaçlarının uyuşturucu madde satın almak değil, suç delillerini elde etmeye yönelik olması sebebiyle sanığın eyleminin bir bütün olarak uyuşturucu maddeyi satışa arz etmek suçunu oluşturduğu gözetilmeden atılı eylemden dolayı sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve sanığın Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/590 esas 2012/110 karar sayılı 2 yıllık hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması gerekirken suç tarihinden sonra 27/02/2014 tarihinde kesinleşen Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/573 esas 2011/1807 karar sayılı 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğu,
Sanık .......'ın 05/09/2013 tarihinde gizli soruşturmacılara iki paket esrar maddesi satmak suretiyle işlediği uyuşturucu maddeyi satışa arz etmek eylemi ile 16/05/2014 tarihinde ikametinde yapılan aramada 190 gram kubar esrar maddesinin ele geçirilmesi suretiyle işlediği ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak eylemi arasında 8 aydan fazla bir süre olması ve her iki uyuşturucu maddenin bir bütünün parçaları olduğuna dair delil bulunmaması sebebiyle sanığın eylemlerinin zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ancak sanığın ilk derece mahkemesince karar verildiği tarihte Tarsus Kadın Kapalı Ceza Evinde bulunmasına rağmen duruşmada hazır edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması ve sanığın adli sicil kaydında yer alan Tarsus Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/153 esas 2007/283 karar sayılı 21/10/2011 tarihinde infaz edilen 4 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması gerekirken suç tarihinden sonra kesinleşen Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/63 esas 2011/72 karar sayılı 4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, sanıkların müdafiilerinin istinaf başvurularının kabulü ile sanıklar hakkındaki mahkumiyet kararlarının ayrı ayrı ortadan kaldırılmasına,
Sanık .......'ın işlediği sübuta eren uyuşturucu madde satışa arz etmek suçundan eylemine uyan TCK'nun 188/3 maddesinin 6545 sayılı yasa ile değişiklikten önceki halinde öngörülen cezasının 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası olması, 6545 sayılı yasa ile değişiklikten sonraki düzenlemesinde ise 10 yıldan az olmamak üzere hapis cezasının öngörülmüş olması sebebiyle sanığın daha lehine olan TCK'nun 188/3 maddesinin 6545 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki düzenlemesine göre uyarınca cezalandırılmasına, yasal şartları oluşmadığından sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın adli sicil kaydında yer alan Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/590 esas 2011/110 karar sayılı 2 yıl hapis cezasına ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas oluşturduğu anlaşıldığından sanık hakkında TCK'nun 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ancak daha önce ilk derece mahkemesince sanık hakkında Mersin 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması ve aleyhe istinaf başvurusunun bulunmaması sebebiyle sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu kabul edilerek 1 yıl 8 aylık hükümlülük süresinin tekerrüre esas alınmasına,
Sanık .......'ın ise 05/09/2013 tarihinde işlediği uyuşturucu madde satışa arz etmek ve 16/05/2014 tarihinde işlediği ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan eylemine uyan TCK'nun 188/3 maddesinin daha lehine olan 6545 sayılı yasa ile değişiklikten önceki düzenlemesine göre cezalandırılmasına, sanığın atılı eylemi zincirleme şekilde işlemesi nedeniyle cezasında TCK'nun 43/1 maddesi uyarınca artırım yapılmasına, sanığın adli sicil kaydında yer alan Tarsus Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/153-283 E/K sayılı ilamı ile hükmolunan 4 yıl 6 ay hapis cezası hükümlülüğünün tekerrüre esas oluşturduğu anlaşıldığından sanık hakkında TCK'nun 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ancak daha önce ilk dere mahkemesince sanık hakkında Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/63-72 E/K sayılı kararı hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezası hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması ve aleyhe istinaf başvurusunun bulunmaması sebebi bu sürenin sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu kabul edilerek 4 yıl 2 ay hapis cezası süresinin tekerrüre esas alınmasına dair aşağıda yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık ....... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin inceleme ve yargılama neticesinde; yasal şartları oluşmadığı halde sanık hakkında zincirleme suç hükmünün uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi ile sanığın olması gerekenden farklı hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması sebebiyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21/04/2017 tarih 2014/145 E. 2017/108 K. sayılı mahkumiyet kararının CMK.nın 280/2 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık .......'ın işlediği sübuta eren uyuşturucu madde satışa arz etmek suçundan eylemine uyan TCK'nun 188/3. maddesinin daha lehine 6545 saylı yasa ile değişiklikten önceki düzenlemesine göre suçun işleniş şekli, işlendiği yer ve zamanı, ele geçen uyuşturucu madde miktarı ve arz ettiği tehlike durumu dikkate alınarak taktiren5 YIL HAPİS ve 100 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Yasal şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK'nun 43/1. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Yargılama sürecinde sanığın lehine takdiri indirim sebebi kabul edilecek bir husus görülmediğinden sanık hakkında TCK'nun 62/1. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının, TCK’nun 52/2. maddesi uyarınca, sanığın ekonomik, kişisel ve sosyal durumu göz önüne alınarak her bir gününün takdiren 20. TL. hesabıyla 2.000 TL adli para cezasına çevrilmesine ve NETİCETEN SANIĞIN 5 YIL HAPİS VE 2.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın ekonomik ve kişisel durumu dikkate alınarak, TCK’nun 52/4. maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının tebliğinden itibaren takdiren birer ay ara ile 4 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine, para cezasının ödenmemesi halinde Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceğinin ihtarına,
Sanığın TCK.nun 53/1. maddesinin a, c, d, e bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde yazılı kendi altı soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından şartlı tahliyesine kadar yoksun bırakılmasına,
Sanık hakkında Mersin 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/590-110 E.K. sayılı ilamı ile hükmolunan 2 yıl hapis cezası hükümlülüğünün tekerrüre esas oluşturduğu anlaşıldığından, sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK'nun 58/6-7.maddesi gereğince mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ancak ilk derece mahkemesince sanığın Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 1 yıl 8 ay hapis cezası hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması ve sanık aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle bu sürenin sanık için kazanılmış hak olduğu kabul edilerek....... yıl 8 ay hapis cezası hükümlülük süresinin tekerrüre esas alınmasına,
Sanığın bu yargılama kapsamında hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran sürelerinin TCK.nun 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
2-Sanık ....... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin inceleme ve yargılama neticesinde; gizli soruşturmacılara tarafından sanıktan iki kez uyuşturucu madde satın alınması zincirleme suç şeklinde değerlendirilmesi ve sanığın olması gerekenden farklı hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması sebebiyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21/04/2017 tarih 2014/145 E. 2017/108 K. sayılı mahkumiyet kararının CMK.nın 280/2 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık .......'ın işlediği sübuta eren uyuşturucu madde satışa arz etmek suçundan eylemine uyan TCK'nun 188/3. maddesinin daha lehine 6545 saylı yasa ile değişiklikten önceki düzenlemesine göre suçun işleniş şekli, işlendiği yer ve zamanı, ele geçen uyuşturucu madde miktarı ve arz ettiği tehlike durumu dikkate alınarak taktiren5 YIL HAPİS ve 100 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde satmasından yaklaşık 8 ay sonra evinde yapılan aramada esrar maddesinin ele geçirilmiş olması sebebiyle atılı eylemi zincirleme şekilde işlediği anlaşılmakla TCK'nun 43/1. maddesi uyarınca cezasında takdiren 1/4 oranı da artırım yapılarak sanığın 6YIL 3 AY HAPİS ve 125 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Yargılama sürecinde sanığın lehine takdiri indirim sebebi kabul edilecek bir husus görülmediğinden sanık hakkında TCK'nun 62/1. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının, TCK’nun 52/2. maddesi uyarınca, sanığın ekonomik, kişisel ve sosyal durumu göz önüne alınarak her bir gününün takdiren 20. TL. hesabıyla 2.000 TL adli para cezasına çevrilmesine ve NETİCETEN SANIĞIN 6 YIL 3 AY HAPİS VE 2.500 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın ekonomik ve kişisel durumu dikkate alınarak, TCK’nun 52/4. maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının tebliğinden itibaren takdiren birer ay ara ile 5 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine, para cezasının ödenmemesi halinde Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceğinin ihtarına,
Sanığın TCK.nun 53/1. maddesinin a, c, d, e bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde yazılı kendi altı soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından şartlı tahliyesine kadar yoksun bırakılmasına,
Sanık hakkında Tarsus Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/153-283 E.K. sayılı ilamı ile hükmolunan ve 21/10/2011 tarihinde infaz edilen 4 yıl 6 ay hapis cezası hükümlülüğünün tekerrüre esas oluşturduğu anlaşıldığından, sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK'nun 58/6-7.maddesi gereğince mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ancak ilk derece mahkemesince sanığın Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/63-72 E.K. Sayılı ilamı hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezası hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması ve sanık aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle bu sürenin sanık için kazanılmış hak olduğu kabul edilerek....... yıl 2 ay hapis cezası hükümlülük süresinin tekerrüre esas alınmasına,
Tarsus Adli Emanetin 2014/701 sırasında kayıtlı suça konu uyuşturucu madde ile Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesince inceleme esnasında alınan şahit numunelerin TCK'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine,
Yargılama giderinin terkin edilmesi gereken miktarın altında kaldığının anlaşılması sebebiyle kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair kararın huzurda bulunanlar yönünden tefhiminden, huzurda olmayanlar yönünden ise tebliğinden itibaren onbeş günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmesi ile isteme uygun verilen karar, sanıklar ve sanıklar müdafilerinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı … (…) huzuru ile oybirliği ile 07/03/2018 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)