(5237 S. K. m. 53, 62, 188, 191, 192) (6136 S. K. m. 13) (5271 S. K. m. 231, 280) (5320 S. K. Geç. m. 7)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 04/10/2017 gün ve 2017/11 Esas, 2017/43 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak sanık ..... müdafi Av. ....., sanık ..... müdafi Av. ....., sanık ..... müdafi Av. ..... ve Cumhuriyet Savcısı'nın (sanıklar lehine) istinaf başvurusunda bulunmaları sebebiyle davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılan yargılama sonunda:
İDDİA: Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığının 03/04/2017 tarihli 2016/286 soruşturma ve 2017/40 esas numaralı iddianamesiyle sanıklar ....., ..... ve .....'nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri iddiasıyla sanıkların TCK'nun 188/3, 53 maddeleri gereği ve sanık ..... hakkında 6136 sayılı yasanın 13/1 ve TCK'nun 53.maddesi uygulanarak cezalandırılmaları istemiyle Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEMENİN HÜKMÜ: Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin 04/10/2017 gün ve 2017/11 Esas, 2017/43 Karar sayılı hükmü ile sanıklar ....., ..... ve .....'nün üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediklerinin sübuta ermediği gerekçesi ile TCK'nun 191/1, 62, 58/6, maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanık .....'nün ayrıca 6136 sayılı Yasanın 13/3, maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ: Cumhuriyet savcısı istinaf başvuru dilekçesinde; sanıkların uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediklerinin sabit olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık ..... müdafi istinaf başvuru dilekçesinde;sanığın uyuşturucu madde kullandığını samimi şekilde ikrar ettiğini ancak sanığın daha önce esrar kullandığını belirtmesine rağmen kullandığı maddenin uyuşturucu madde niteliğinde olup olmadığı belli olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiği ve sanığın evinde bulunan silahın daha önce vefat eden .....'a ait olması sebebiyle bu suçtan da sanığa ceza verilmesinin yasa ve delil durumuna aykırı olduğunu, yetersiz gerekçeyle TCK'nun 62.maddesinin uygulanmamasının da yasa ve delil durumuna aykırı olduğunu CMK'nun 231.maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın müdafisi olduğu ..... lehine ortadan kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık ..... müdafi istinaf başvuru dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığının raporunda sanığın saç örneğinde uyuşturucu madde bulunduğunun belirtildiği ancak bunun olay tarihinde mi ya da daha önce mi kullanılan uyuşturucu maddeye ilişkin olup olmadığının belirtilmediği ve bu husus araştırılmadan sanığın cezalandırılmasına kararı verilmesi ile sanığın pişmanlığının bulunmasına rağmen TCK'nun 192/3.maddesinin sanık lehine uygulanmaması ve olay içeriğine uygun düşmeyen şekilde TCK'nun 62.maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu iddia edilerek hükmün bozulmasına karar verilmesi istenmiştir.
Sanık ..... müdafi istinaf başvuru dilekçesinde;sanığın uyuşturucu madde kullandığına veya kullanmak için uyuşturucu madde aldığına ve bulundurduğuna dair ciddi ve inandırıcı bir delil bulunmadığını sanık her ne kadar savunmasında uyuşturucu madde kullandığını beyan etse de bunun eski bir tarihte olduğunu, delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğini, TCK'nun 62.maddesinin uygulanmamasının ve sanık hakkında CMK'nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu beyanla kararın müdafisi olduğu ..... lehine ortadan kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ..... Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesindeki Savunmasında; "Ben üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben daha önce savunma yapmıştım. O savunmalarımı aynen tekrar ederim. Ben ..... isimli şahsı tanımıyorum. .....'yü arkadaşım olması nedeni ile tanırım. .....'yı gazinodan tanırım. Ben uyuşturucu ticareti yapmadım. Sanık .....'ya uyuşturucu temin etmedim. Ben .....'ya uyuşturucu vermediğim gibi kendisinden de herhangi bir para almadım. Ben .....'nın niçin bu şekilde beyanda bulunduğunu bilmiyorum. Bana göstermiş olduğunuz ihbar mektubu ekindeki elinde sarılmış esrar maddesi veya tütüne benzer şeyi içen kişi ben değilim. Bana göstermiş olduğunuz resimlerden çömelerek hint keneviri bitkisine benzer bitkiyi sarılarak görülen kişi sanık .....'dır. Ancak üstteki resimde valizin önünde çömelerek sigara veya esrar benzeri maddeyi çeken şahsın kim olduğunu tanımıyorum. Ayrıca ikinci resimde Kırmızı tişört giymiş ve tütün veya esrar maddesi sarılı sigarayı çeken şahsın da kim olduğunu bilmiyorum. Ben daha önce esrar maddesi kullandım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim, benim başka bir diyeceğim yoktur" demiştir." demiştir.
Sanık .....Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Savunmasında:"Önceki savunmamı tekrar ederim. Uyuşturucu madde ticareti yaptığım suçlamasını kabul etmiyorum. Tahlil sonucu uyuşturucu madde kullandığım şeklindeki yapılan tespite bir diyeceğim yoktur. Uyuşturucu madde kullandığım doğrudur." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ..... Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesindeki Savunmasında; "Ben üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben daha önce savunma yapmıştım. O savunmalarımı aynen tekrar ederim. Ben ..... isimli şahsı tanımıyorum. Ben Yalvaç'ta bulunan ..... birahanesinde çalışıyorum. Sanık .....'ı daha önceden arkadaşlığım nedeni ile tanırım. .....'yı da Gelendost'ta bulunan ..... isimli işyerinde çalışması nedeniyle tanırım. Buraya eğlenmek için gittiğimde .....'yı bir defa görmüştüm. Daha önceden tanımıyorum. Sanık ..... ve .....'nın arkadaş ya da sevgili olup olmadıklarını bilmiyorum. Ben ..... veya ..... ile birlikte esrar maddesi pazarlamadım. Evimde yapılan arama esnasında bulunan esrar maddesini ben o tarihte Akşehir'de vatan mahallesinde tanımadığım bir şahıstan 50 TL karşılığında kendim kullanmak için almıştım. O dönemde yapmış olduğumuz bir kaza nedeni ile psikolojim bozuktu. Kendi kişisel olarak kullanmak için almıştım. Ben ..... ve .....'nın esrar maddesi satıp satmadıklarını bilmiyorum. Ben kimseye esrar maddesi satmadım. Aramada ele geçirilen silah ise daha önce benimle birlikte aynı evde kalan ve olaydan yaklaşık 6 ay önce vefat eden .....'a ait idi. ..... vefat ettikten sonra eşyalarını toplarken silah olduğunu gördüm ancak bunu kendime hatıra olması için sakladım. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim, benim başka bir diyeceğim yoktur" demiştir.
Sanık ..... Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Savunmasında:"Öceki savunmalarımı tekrar ederim. Ben uyuşturucu madde kullanırım. Ancak ticaretini yapmadım. Evimde ele geçen uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla almıştım. Yine evimde ele geçen ruhsatsız tabanca geçici olarak benim yanımda kalan arkadaşıma aitti. 6 ay önce vefaat etti. Tabanca o şekilde evimde kaldı." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ..... Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesindeki Savunmasında; "Ben üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben daha önce kollukta ve Savcılıkta beyanda bulunmuştum. O savunmalarımı aynen tekrar ederim. Ben ..... isimli bir kimseyi tanımıyorum. Ben Gelendostta iki üç gün kadar 2014 veya 2015 yılında gazinoda çalıştım. Sanık .....'yü tanımam fakat sanık .....'ı çalıştığım gazinoya müşteri olarak gelmesi nedeni ile tanırım.Ben ihbar mektubunun ekinde gönderilen resimleri savcılık aşamasında beyanım alınırken görmüştüm. Orada bulunan kişi ben değilim. Ben ihbar mektubunda belirtilen tarihlerde cezaevindeydim. Ben gazinolarda esrar maddesi ya da uyuşturucu maddesi satmadım. Ben uzun süre uyuşturucu maddesi kullandım. Vücudumda kemik erimesi olunca uyuşturucuyu bıraktım. Gazinoda çalıştığım dönemde sanık ramazan alkan bana üç dört defa esrar maddesi getirdi. Kendisiyle tanıştıktan sonra bu maddeleri bana getirdi. Ben .....'a bana getirdiği esrar maddeleri karşılığında bir iki defa para verdim. Bana getirdiği maddenin değeri 50 tl ise benden 30 tl alıyordu. Birkaç defa da kendisi bana hediye amaçlı olarak verdi benden para istemedi. Ben ihbar mektubunun gönderildiği 12 Şubat 2016 tarihinde ve öncesinde cezaevindeydim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim, benim başka bir diyeceğim yoktur" demiştir.
Sanığın dairemiz duruşmasına katılmadığı için savunması alınamamıştır.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAALASINDA: "CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALASINDA: "12/12/2016 tarihinde postayla Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen altında ..... ismi bulunan mektupta sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptıklarının ve uyuşturucu maddeyi gazino ortamlarında pazarladıklarının ve sanıkların bu şekilde çocuklarımızı ve gençlerimizi zehirliyorlar şeklinde ihbar edildiği ve mektupla da bazı resimlerin gönderildiği, Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığınca ihbar üzerine soruşturma başlatıldığı, ihbarcı olarak belirtilen .....’e ulaşılamadığı, soruşturma kapsamında Yalvaç Sulh Ceza Hakimliğinin 19/04/2016 günlü arama kararı gereğince sanık .....’nün evinde yapılan aramada walter marka 7,65 mm çapında ruhsatsız tabanca, 12 adet fişek ve daralı ağırlığı 5,9 gr gelen esrar, esrar içmekte kullanılan iki adet çarşaf olarak tabir edilen tütün kağıdının ele geçirildiği, sanık .....’ın evinde yapılan aramada ise herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, sanık .....’nın arama tarihinde ceza infaz kurumunda olduğunun anlaşıldığı, hakim kararıyla sanıkların kan, idrar, saç örneklerinde inceleme yaptırıldığı, Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığının 10/05/2016 gün ve 594 sayılı raporunda .....’a ait olduğu bildirilen kanda esrar etken maddesi THC ve MDMA ile MDA olduğunun belirtildiği, .....’ye ait kanda uyuşturucu ve uyarıcı madde ve ilaç etkin maddelerinin bulunmadığının, saç örneği yeterli olmadığından analizin yapılmadığı, yine tükürük örneklerinde uyuşturucu ve uyarıcı madde analizinin yapılamadığı belirtilmiştir. Yine Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığının 12/05/2016 gün ve 630 sayılı raporunda sanık .....’ye ait olduğu belirtilen idrarda esrar etkin maddesi THC ile MDMA ve MDA bulunduğunun, saç örneğinde MDMA, MDA ve MDEA bulunduğu, tırnak örneğinde ise MDMA, MDA ve THC bulunduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığının 14/11/2018 gün ve 5755 ve 5754 sayılı toksikoloji şubesinin sanık ..... hakkındaki raporunda kanda uyuşturucu uyarıcı maddelerden bulunmadığı, kılda metamfetamin bulunduğu, diğer uyuşturucu maddelerin bulunmadığının belirtildiği, yine Antalya Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Toksikoloji Şubesinin 29/07/2016 gün ve 1032 sayılı raporunda .....’ye ait olduğu bildirilen saç örneğinde esrar etkin maddesi cannabidiol ve MDMA bulunduğu belirtilmiştir.
.....’nün evinde ele geçirilen 0,6 gr ağırlığındaki yeşil renkli bitki parçalarının esrar elde edilmesine elverişli hint keneviri bitkisi parçaları olduğu, elde edilebilecek esrar miktarının 0,12 gr olduğu Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 26/04/2016 gün ve ANT-KİM-16-01218 sayılı raporuyla belirtilmiştir.
Sanıklar savunmalarında, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçunu işlemediklerini, ....., uzun süre uyuşturucu madde kullandığını ancak bıraktığını, ..... ise, daha önceden esrar maddesi kullandığını ifade etmiştir.
Yerel mahkeme yargılama sonucunda sanıkların TCK’nun 191/1, 53 maddeleri gereğince 2’şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar vermiştir.
Tutanaklar, raporlar, sanıkların savunmaları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların uyuşturucu madde kullandıklarının sabit olduğu ancak sanık ..... ve ..... hakkında uyuşturucu madde kullandığına ilişkin herhangi bir karar, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri ve soruşturma bulunmadığı, TCK 191/8.maddesi gereğince haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal zorunluluk olduğu, sanık ..... hakkında Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/189 Esas sayılı uyuşturucu madde kullanmak suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunması ve sanığın eyleminin bu suçtan verilen kararın infazı aşamasında işlenmesi nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken verilmemesi nedeniyle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak:
1-Sanık ..... hakkında 6136 Sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddine,
2-Sanıklar ..... ve ..... haklarında TCK’nun 191/1, 191/8, CMK’nun 231.maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi,
3-Sanık ..... hakkında uyuşturucu kullanmak suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunması nedeniyle dosyamızdaki sanığın eyleminin bu kararın infazı aşamasında işlenmesi nedeniyle CMK’nun 223/8 maddesi gereğince açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur. dedi." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLER:
A)Yazılı deliller
-İhbar dilekçesi,
-Sanık .....'ya ait fotoğraflar,
-02/03/2016 ve 23/03/2016 tarihli araştırma tutanağı,
-Isparta Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün 15/03/2016 tarihli Araştırma ve Tespit Raporu,
-17/03/2016 tarihli tutanak,
-19/04/2016 tarihli tartı ve teslim ve tesellüm tutanağı ile ..... Öncünün evinde yapılan aramada, .....'nün acele ile ikametin arka balkon kısmına çıkarak balkondan yere otların üzerine balkon çıkışının sol kısmına sarılı vaziyette beyaz renkli kağıt attığı görülmüş, arama esnasında kamera çekimi eşliğinde .....'nün balkondan attığı bahse konu beyaz renkli sarılı kağıt açıldığında içerisinde bir miktar yeşil renkli esrar maddesi olabileceği düşünülen maddeye rastlanıldığına ilişkin düzenlenen 19/04/2016 tarihli tutanak,
-20/04/2016 tarihli ön ekspertiz raporu,
-19/04/2016 tarihli ev arama tutanağı,
-Adli Emanetin 2016/129, 127, 151 sırasında kayıtlı emanet eşya makbuzu,
-l ile numaralandırılan maddenin uyuşturucu maddelerden tetrahidrocannabinol'u ihtiva eden, Esrar elde edilmesine elverişli Hint Keneviri Bitkisi'ne ait olduğu ve elde edilebilecek esrar miktarının 0,12 gram (yüzyirmimiligram)olduğu, 2 ile numaralandırılan bulgu üzerinde uyuşturucu maddelerden Esrar Kalıntısı bulunduğu, belirlendiğine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün ANT-KİM-16-01218 uzmanlık numaralı raporu,
-Jandarma Genel Komutanlığı Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nin 05/05/2016 tarih ve 2016/744 Uzmanlık sayılı raporu,
-Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesi'nin 10/05/2016 tarih ve 624 sayılı raporu,
-Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesi'nin 10/05/2016 tarih ve 594 sayılı raporu,
-Jandarma Genel Komutanlığı Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nin 09/05/2016 tarih ve 2016/736 Uzmanlık sayılı raporu,
-İçişleri Bakanlığı Ankara Jandarma Genel Komutanlığı'nın 17/05/2016 tarih ve 2016/3503 sayılı uzmanlık numaralı raporu,
-Emniyet Genel Müdürlüğü İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 09/05/2016 evrak kabul tarih ve İZM-BL16-02732 uzmanlık sayılı raporu,
-Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İzmir Grup Başkanlığı'nın 14/11/2016 tarih ve 2016/8094/5755/5754 sayılı raporu,
-Araklı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/189 Esas, 2016/148 karar sayılı kesinleşme şerhli kararı,
-Araklı Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/189 Esas, 2016/148 karar sayılı kesinleşme şerhli kararı,
-Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/545 Esas, 2013/174 Karar sayılı kesinleşme şerhli kararı,
-Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/30 Esas, 2011/144 Karar sayılı kesinleşme şerhli kararı,
-Ankara 12. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/1127 Esas, 2013/1014 Karar sayılı kesinleşme şerhli kararı,
-Çubuk Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/366 Esas, 2008/422 Karar sayılı kesinleşme şerhli kararı,
-Yalvaç Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/195 Esas, 2014/39 Karar sayılı kararı,
-İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/427 Esas, 2015/153 Karar sayılı kesinleşme şerhli kararı,
-Sanıklar hakkında düzenlenen ekonomik sosyal durum araştırması,
-Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/171 Esas 2014/176 Karar sayılı kesinleşme şerhli karar sureti,
-Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/56 Esas, 2011/203 Karar sayılı kesinleşme şerhli kararı,
-Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10/03/2017 tarih v 2016/286 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı,
-Sanık ..... hakkında düzenlenen sosyal araştırma raporu,
-Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığı 12/05/2016 ve 630 sayılı raporu,
- Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığı'nın 29/07/2016 tarih ve 1032 sayılı raporu,
-Tanık beyanları,
-Sanıkların savunmaları, nüfus ve adli sicil kayıtları.
B) Tanık beyanları;
Tanık .....'in Emniyet Müdürlüğü'nde alınan beyanında; "..... öncü benim arkadaşım olur, aynı zamanda da birlikte Gelendost ilçesinde faaliyet gösteren ……. isimli içkili restaurantta çalışırız. Ben .....'un evine sık sık gelir giderim ve evinde de kalırım. Geceleyin de iş çıkışı beraber .....'un evine geldik ve evde kaldık, bu gün yani 19/04/2016 günü saat 11.00 sıralarında evin kapısı çaldı, kapıyı açtığımızda mahalle muhtarı ve polis memurları vardı. Görevliler bize Yalvaç Sulh Ceza Hakimliği'nin arama kararını gösterdiler ve arama kararının içeriğini anlatarak evde arama yaptılar. Arama esnasında evde bir miktar esrar maddesi ve l adet silah ve bu silaha ait mermileri bulunmuş, ben arama esnasında salonda oturduğum için hangi malzemenin nerede olduğunu ve nereden bulunduğunu bilmiyorum. ..... ile uzun zamandan bu yana arkadaşız fakat bu güne kadar .....'un esrar kullandığını ve silah taşıdığını hiç görmedim. Evde silah ve esrar olduğunu bilmiyordum. Ben evde sadece misafir olarak bulunuyordum. Bana resimlerde göstermiş olduğunuz bayan şahısla 3 yıl kadar önce Gelendost ilçesinde faaliyet gösteren ..... isimli iş yerinde 3 gün beraber çalıştık, kendisini oradan tanırım, İsmini ..... olarak bilirim fakat soyadını bilmiyorum. ..... gazino ortamlarında Tatar ..... diye bilinmektedir. ..... 3 yıl önce gazinodan ayrılarak buralardan gitti. Burada çalıştığı dönemde yakalı ..... diye bilinen .....'la arkadaşlığı vardı. Buradan ayrıldıktan sonra .....i bir daha hiç görmedim, fakat ..... iki üç ayda bir .....'in yanına gelip gittiğini söylüyordu. Ben .....'nın esrar kullandığını bilmiyorum, fakat bana göstermiş olduğunuz .....'nın yanında içerisinde hint keneviri bulunan çantanın olduğu resmi daha önce ..... bana göstermişti. Diğer resimleri ise hiç görmedim. Resimlerin çekildiği mekanları bilmiyorum. Bana göstermiş olduğunuzu resimlerdeki erkek şahısı daha önce hiç görmedim ve tanıyorum. ..... isimli bir şahsı da tanımıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .....0'in Emniyet Müdürlüğünde alınan beyanında:"Bugün yanı 19/04/2016 günü oğlum .....1'in mahkemesi ve kendimin denetimli serbestlik müdürlüğündeki işlemlerimi yapmak için Yalvaç ilçe Merkezine geldim. Saat 13.00 sıralarında köy muhtarımız ..... beni aradı ve nerede olduğumu sordu, bende işlerim olduğundan dolayı Yalvaç'ta olduğumu söylemem üzerine muhtar bana evimde arama yapılacağını söyledi. Bende işim olduğunu köye gelemeyeceğimi söyledim ve aramada yardımcı olması için eşimi telefonla aradım ve eve gitmesini, jandarma görevlilerine yardımcı olmasını söyledim, bende işlerimi bitirince Polis Merkezi Amirliğine geldim. Saat 14.30 sıralarında köy muhtarı ile telefonla tekrar görüştüğümde muhtar bana evdeki arama eski bir tek kırma diye tabir edilen av tüfeği çıktığını söyledi. Bu tüfek bana vefat eden dedemden kaldı, tüfek eski bir tüfektir şuan kullanılmaz durumdadır, ben bu tüfeği ata yadigarı olduğu için evimde bulunduruyordum, tüfeğin ruhsatı yoktur, ben hakkımdaki suçlamaları polis merkezi amirliğinde öğrendim, bana gösterdiğiniz resimlerdeki bayan şahıs bundan iki veya 3 yıl kadar önce köylüm .....'la birlikte Gelendost ilçesindeki K… isimli gazinoya gittiğimizde gördüm, gazinoda konsomatris olarak çalışıyordu, o gece bizim masamıza gelmişti, Gazinoda ..... ismi ile çağırıyorlardı bende bu yüzden ismini ..... olarak biliyorum, soy isminin K.. olduğunu burada öğrendim. .....'yı gazinoya gittiğim geceden sonra bir daha görmedim, buraya gelip gittiğini de duymadım. ..... ve .....'ın arkadaş olduklarını bilmiyorum. ..... ile de aynı köylü olmamızdan dolayı konuşurum, fakat yaklaşık 4 aydır da ..... 'la küs olduğumuzdan konuşmuyorum. Bana göstermiş olduğunuz resimleri ilk defa görüyorum, resimlerin çekildiği mekanların ve yerlerin nereler olduğunu bilmiyorum. Resimde gösterdiğiniz erkek şahsı ise hiç görmedim ve tanımıyorum. Ben yaklaşık üç yıl kadar önce esrar kullanıyordum, hatta bundan dolayı hakkımda dava açıldı ve ben bu yüzden beş ay ceza evinde yattım, ceza evinden çıktıktan sonra da bir daha esrar ve benzeri bir şey kullanmadım, ben ..... isimli birini tanımıyorum, bu ismi de daha önce hiç duymadım, evimde yapılan aramadan dolayı herhangi bir zarar ve ziyanım yoktur, ben bu olaydan dolayı beni şikayet eden ..... isimli şahıstan davacı ve şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL: 12/02/2016 tarihinde ..... ismi ile postaya verilen mektupla Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığına "Sayın Savcım ben ismimi vermek istemiyorum. Tarafınıza bir ihbarda bulunmak istiyorum. Gönderdiğim resimlerle ilgili olarak bir çalışma yapacağınıza inanıyorum. Gönderdiğim resimlerdeki bayanın ismini ..... olarak biliyorum. Kendisi Yalvaç ve Gelendost ilçelerinde gazinolarda çalışmaktadır. Resimde görüldüğü gibi esrar kullanıcısıdır ve bu esrarları gazino ortamlarına pazarlamaktadır. D..isimli bayana Gelendost … köyünden R.. isimli şahıs ile yine gazino ortamlarında çalışan ..... isimli şahıs yardımcı oluyorlar. Toplumumuz içerisinde böyle insanlar çocuklarımızı ve gençlerimizi zehirliyor. Bu bayan ile ilgili bir çalışma yapılacağınızı ümit ediyorum, saygılar sunuyorum, takdirlerinize arz ederim" şeklinde yapılan ihbara ve ekinde yer alan .....'ya ait olduğu belirtilen fotoğraflara istinaden sanıklar ....., ..... ve ..... hakkında 15/02/2016 tarihinde "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan başlatılan soruşturmada; ihbarcı .....'e ulaşılamadığı, Yalvaç Sulh Ceza Hakimliğinin 19/04/2016 tarihli adli arama kararı ile 19/04/2016 tarihinde evi aranan sanık .....'nün evinden bir adet … marka ..... seri numaralı, 6136 sayılı yasa kapsamında ruhsatsız tabanca ile bu tabancaya ait 12 fişek ve daralı ağırlığı 5,9 gram esrar ve esrar içmekte kullanılan 2 adet … marka çarşaf diye tabir edilen tütün kağıdının ele geçirildiği, sanık .....'ın evinde herhangi bir suç unsuru bulunmadığı ve sanık .....'nın ise o tarihte cezaevinde olduğu, hakim kararı ile alınan kan, idrar, tırnak örnekleri üzerinde yapılan inceleme sonucu Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığının 12/05/2016 tarihli raporuna göre .....'nün idrarında, saçında ve tırnağında THC ve MDMA türü uyuşturucu maddelerin çıktığı, Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığının 10/05/2016 tarihli raporuna göre .....'ın idrar, kan ve saç örneğinde THC ve MDMA türü uyuşturucu maddelerin çıktığı, Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığının 14/11/2016 tarihli raporuna göre .....3'nın saç örneğinde metamfetamin türü uyuşturucu madde çıktığı, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarının raporuna göre sanık .....'nün evinde ele geçirilen net 0,6 gram yeşil renkli bitki kırıntıları şeklindeki maddenin uyuşturucu maddelerden esrar elde edilmesine elverişli hint keneviri bitkisine ait olduğu ve 0,12 gram esrar elde edilebileceğinin belirtildiği ve sanıkların üçünün birlikte uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediklerinin iddia edildiği ancak mahkemece uyuşturucu madde ticareti suçunun sabit görülmemesi sebebiyle sanıkların eylemleri uyuşturucu madde kullanmak kabul edildiği anlaşılmıştır.
Cumhuriyet savcısı her ne kadar sanıkların eyleminin uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturduğu iddiasıyla istinaf itirazında bulunmuşsa da yukarıda özetlenen soruşturma ve kovuşturma safahatı ile mevcut delil durumuna göre Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin suç vasfına yönelik tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık .....'nın "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" eyleminin, daha önce Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki 2014/189 Esas sayılı dosyasında uyuşturucu madde kullanma suçundan 5320 sayılı Kanunun Geçici 7/2.maddesi yoluyla CMK'nun 231/5.maddesine göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararındaki denetim süresinin infazı kapsamında kaldığı anlaşılmakla sanığın eyleminin tedbirin ihlali niteliğinde olup hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesince sanık ..... hakkında verilen mahkumiyet kararının ortadan kaldırılmasına ve kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
Sanıklar ..... ve ..... hakkında ise uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçu olarak kabul edilen eylemleri için TCK'nun 191/8 maddesi atfıyla CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin zorunluluk olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf başvurularının bu yönüyle kabulü ile Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesince sanıklar ..... ve ..... Ö. hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçundan verilen mahkumiyet kararlarının ortadan kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Sanık ..... hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan açılan kamu davasında ise yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanık müdafinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık ..... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan açılan kamu davasında eyleminin uyuşturucu madde kullanmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafi ve sanık aleyhine Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurularına ilişkin incelemesi ve yargılaması sonucunda; sanığın işlediği sübuta eren ve dönüşen uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak eylemini hakkında daha önce hükmolunan denetimli serbestlik tedbirinin devamı esnasında işlemiş olması nedeniyle eylemi tedbirin ihlali niteliğinde olup hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından; istinaf başvurularının bu yönüyle kabulü ile sanık hakkında atılı suçtan Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04/10/2017 tarih ve 2017/11 E. 2017/43 K. sayılı mahkumiyet kararının CMK.nın 280/2. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık ..... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kamu davası açılmış ise de; dönüşen eyleminin uyuşturucu madde kullanmak suçunu oluşturduğu ve bu eylemi hakkında daha önce Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/189 E. 2016/148 K. Sayılı kararı ile hükmolunan denetimli serbestlik tedbirinin devamı esnasında işlemesi nedeniyle eyleminin tedbirin ihlali niteliğinde olduğu anlaşıldığından CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİNE,
Bu sanık için yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Karar kesinleştiğinde Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/189 E. 2016/148 K. sayılı ilamına konu 5320 sayılı yasanın geçici 7/2. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı için ihbarda bulunulmasına,
2-Sanık .....hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan açılan kamu davasında eyleminin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafi ve sanık aleyhine Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurularına ilişkin incelemesi ve yargılaması sonucunda; sanığını dönüşen eyleminin uyuşturucu madde kullanmak suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen TCK'nın 191/8 maddesi atfıyla CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından istinaf başvurularının bu yönüyle kabulü ile sanık hakkında atılı suçtan Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04/10/2017 tarih ve 2017/11 E. 2017/43 K. sayılı mahkumiyet kararının CMK.nın 280/2. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık .....hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kamu davası açılmış ise de dönüşen eyleminin uyuşturucu madde kullanmak suçunu oluşturduğu sübuta erdiğinden eylemine uyan TCK.nın 191/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suça konu uyuşturucu maddenin önem ve değeri, sanığın kastı, güttüğü amaç göz önüne alınarak sanığın takdiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Yasal koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK.nın 192. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında takdiri indirim sebebi kabul edilecek bir husus görülmediğinden hakkında TCK nun 62. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında taktiren başkaca artırım ve indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Sanığın adli sicil kaydı ve UYAP suç kaydı bilgilerine göre hakkında daha önce atılı suç sebebiyle uygulanmış veya hali hazırda devam eden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin bir karar bulunmadığı anlaşıldığından TCK'nun 191/8 maddesi atfıyla sanık hakkında CMK'nun 231/5 maddesi gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
Sanığın CMK'nun 231/8 maddesi gereğince5 YIL SÜRE İLE DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA,
Sanığın TCK'nun 191/3 maddesi uyarınca takdiren 1 yıl süre ile DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNE TABİ TUTULMASINA,
Sanığın uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması sebebiyle TCK'nın 191/3 maddesi uyarınca sanığın denetimli serbestlik süresi içeresinde TEDAVİYE TABİ TUTULMASINA,
TCK'nın 191/4. Maddesi uyarınca; sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymamakta ısrar etmesi veya 5 yıllık denetim süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması halinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ortadan kaldırılarak mahkumiyet hükmünün açıklanacağı, sanığın bu süre içerisinde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine uygun davranması ve belirtilen eylemleri işlememesi halinde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verilmek üzere dosyanın resen ele alınacağı hususunun ihtarına, (sanık ve müdafine ihtarat yapıldı),
Bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilmesine,
Sanık hakkında Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/56 Esas- 2011/203 Karar sayılı ve Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/71 Esas- 2014/176 Karar sayılı ilamları ile CMK'nun 231. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın 5 yıllık yasal deneme süresi içerisinde yüklenen suçu işlediği anlaşıldığından, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün ileride açıklanması halinde kararın kesinleşmesi müteakip gereğinin takdir ve ifası için ilgili mahkemelerine ihbarda bulunulmasına,
3-a) Sanık .....hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan açılan kamu davasında eyleminin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafi ve sanık aleyhine Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan istinaf başvurularına ilişkin incelemesi ve yargılaması sonucunda; sanığını dönüşen eyleminin uyuşturucu madde kullanmak suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen TCK'nın 191/8 maddesi atfıyla CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından istinaf başvurularının bu yönüyle kabulü ile sanık hakkında atılı suçtan Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04/10/2017 tarih ve 2017/11 E. 2017/43 K. sayılı mahkumiyet kararının CMK.nın 280/2. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık ..... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kamu davası açılmış ise de dönüşen eyleminin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçunu oluşturduğu sübuta erdiğinden eylemine uyan TCK'nın 191/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suça konu uyuşturucu maddenin önem ve değeri, sanığın kastı, güttüğü amaç göz önüne alınarak sanığın takdiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Yasal koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK.nın 192. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında takdiri indirim sebebi kabul edilecek bir husus görülmediğinden hakkında TCK nun 62. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında taktiren başkaca artırım ve indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/657 Esas, 2009/250 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan, 04/02/2013 tarihinde kesinleşen ve 06/10/2014 tarihinde infaz edilen nitelikli hırsızlık suçuna ilişkin 1 yıl 6 ay hapis cezası hükümlülüğünün tekerrüre esas oluşturduğu anlaşıldığından, sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK'nun 58/6-7. maddesi gereğince mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Sanığın adli sicil kaydı ve UYAP suç kaydı bilgilerine göre hakkında daha önce atılı suç sebebiyle uygulanmış veya hali hazırda devam eden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin bir karar bulunmadığı anlaşıldığından TCK'nun 191/8 maddesi atfıyla sanık hakkında CMK'nın 231/5 maddesi gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
Sanığın CMK'nın 231/8 maddesi gereğince5 YIL SÜRE İLE DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA,
Sanığın TCK'nın 191/3 maddesi uyarınca takdiren 1 yıl süre ile DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNE TABİ TUTULMASINA,
Sanığın uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması sebebiyle TCK'nın 191/3 maddesi uyarınca sanığın denetimli serbestlik süresi içeresinde TEDAVİYE TABİ TUTULMASINA,
TCK'nın 191/4. Maddesi uyarınca; sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymamakta ısrar etmesi veya 5 yıllık denetim süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması halinde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ortadan kaldırılarak mahkumiyet hükmünün açıklanacağı, sanığın bu süre içerisinde tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerine uygun davranması ve belirtilen eylemleri işlememesi halinde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verilmek üzere dosyanın resen ele alınacağı hususunun ihtarına, (sanık ve müdafine ihtarat yapıldı),
Bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilmesine,
Sanık hakkında Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/56 Esas- 2011/203 Karar sayılı ve Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/71 Esas- 2014/176 Karar sayılı ilamları ile CMK'nun 231. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın 5 yıllık yasal deneme süresi içerisinde yüklenen suçu işlediği anlaşıldığından, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün ileride açıklanması halinde kararın kesinleşmesi müteakip gereğinin takdir ve ifası için ilgili mahkemelerine ihbarda bulunulmasına,
b) Sanık ..... hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan açılan kamu davasında verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafinin yaptığı istinaf başvurusuna ilişkin incelemesi ve yargılaması sonucunda;
Yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanık müdafinin yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
4-Yalvaç adli emanetinin 2016/129 sırasında kayıtlı 1 adet cd.nin dosyada delil olarak saklanmasına,
Suça konu uyuşturucu maddeden ekspertiz incelemesi esnasında alınan şahit numunenin TCK'nın 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine,
Yalvaç adli emanetinin 2016/127 sırasında kayıtlı uyuşturucu madde alımında kullanılan kağıdın karar kesinleştiğinde imhasına, aynı emanet sırasında kayıtlı harbinin bulundurulması suç teşkil etmediğinden sanığa iadesine,
Yalvaç adli emanetinin 2016/151 sırasında kayıtlı ..... marka, 9 mm çapında ..... seri nolu suça konu tabanca ile 1 adet şarjörünün TCK'nın 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine,
Yargılama kapsamında sanık ..... için yapılan 2 davetiye gideri 22 TL, 2 adet Adli Tıp Raporu ücreti 1.140 TL, posta gideri 42,83 TL olmak üzere Toplam 1.204,83 TL, sanık ..... için yapılan 3 davetiye gideri 33 TL, 2 adet Adli Tıp raporu ücreti 3.420 TL olmak üzere toplam 3.455 TL yargılama giderlerinin sanıklardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair kararın; sanık ..... hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet etmek suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı için CMK 286/2-a, maddesi uyarınca kesin olarak,
Sanık ..... hakkında verilen kamu davasının düşürülmesi kararı için kararın huzurda bulunanlar yönünden tefhiminden, huzurda olmayanlar yönünden ise tebliğinden itibaren onbeş günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri,
Sanıklar ..... ve ..... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları için ise karar huzurda bulunanlar yönünden tefhimden itibaren, huzurda olmayanlar yönünden tebliğden itibaren 7 günlük süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilecek şekilde zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi yada Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurabilecekleri, kanun yollarına başvurulmaması halinde kararların kesinleştirileceği hususunun bildirilmesi ile isteme uygun verilen karar, sanıklar ..... ve .....'un yüzüne karşı, sanık .....'in yokluğunda, sanık müdafilerinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ..... (.....) huzuru ile oy birliği ile 21/11/2018 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)