(5271 S. K. m. 279, 280, 286, 289) (5237 S. K. m. 43, 62, 191)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda; dairenin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı yasanın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkındaki inceleme sonunda;
Sanığın kollukta alınan 23/09/2016 tarihli beyanında, Nazilli ilçesinden uyuşturucu madde satın almak için Kocabaş mahallesine geldiğini, Kocabaş mahallesinde uyuşturucu maddeyi zabıtalık yapmakta olan H. U.'ın oğlu B. U. isimli şahıstan aldığını, B. isimli şahsın Kocabaş mahallesinde bulunan Koruma Klor fabrikasında çalıştığını, B. U.'ın ikamet ettiği eve gittiğini, evde eşi Y.'ın olduğunu ve uyuşturucu madde almaya geldiğini söylediğini, 10 TL'lik uyuşturucu maddeyi Yadigar isimli bayandan aldığını, daha önceki tarihlerde de B. Uçar isimli şahıstan uyuşturucu madde aldığını, sürekli olarak uyuşturucu maddeyi onlardan aldığını, şahsı iyi tanıdığını, evlerinin yerini bildiğini, uyuşturucu maddeyi aldıktan sonra Kocabaş mahallesinde bulunan inşaat alanında içmekte iken jandarma ekiplerinin kendisini yakaladığını belirttiği, dosyada mevcut 24/01/2017 tarihli tutanak içeriğine göre, Ö. K.'in ifadesinde belirttiği B. U.ve eşi Y. isimli şahıslar hakkında ifadelerinin ve gerekli araştırmanın suç yerinin yani Kocabaş mahallesinin Honaz İlçe Jandarma Komutanlığı sorumluluk alanına girdiğinden dolayı işlem yapılamadığına dair tutanak tutulduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın beyanında belirttiği B. U. ve eşi Y. isimli şahıslarla ilgili olarak uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan ayrıca soruşturma evrakı bulunup bulunmadığının ve var ise akıbetinin araştırılması, yoksa suç duyurusunda bulunularak sonucuna göre, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın aynı nitelikte 25/06/2016 tarihinde işlediği suç nedeniyle 10/02/2017 tarihli iddianame ile Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı ve 2017/109 esasa kaydedildiği, yargılama sonunda 20/04/2017 tarih ve 2017/235 karar sayılı karar ile sanığın mahkumiyetine ve TCK'nın 191/1, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın ertelenmesine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmış,
Ayrıca, sanığın aynı nitelikteki 06/10/2016 tarihinde işlediği suç nedeniyle Antalya C.Savcılığının 13/07/2017 tarihli iddianamesi ile Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2017/605 esasına kaydedildiği, yargılama sonunda 21/02/2018 tarih ve 2018/128 Karar sayılı karar ile TCK'nın 191/1, 43 ve 62. maddeleri gereğince 25/06/2016 tarihli eylemle ilgili mahkumiyet ilamı nedeniyle mahsuplu uygulama yapılarak sanığın 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu ve dairemizin 16/05/2019 tarih ve 2018/690 esas 2019/970 karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmış olup, istinafa konu eylem ve iddianame tarihine göre sanığın 25/06/2016 ve 06/10/2016 tarihli eylemler arasında hukuki kesinti bulunmadığı, bu nedenle kesinleşen bu her iki mahkumiyete konu eylemlerle zincirleme suç mahiyetinde olduğu dolayısıyla sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak daha önce kesinleşen diğer iki mahkumiyet ilamına konu ceza miktarlarının mahsup edilerek sonuç cezanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı olup,
İstinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf başvurusu bu yönlerden yerinde görülerek CMK'nın 289/1. maddesi delaletiyle CMK'nın 280/1-d maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
SONUÇ: Dair, CMK'nın 286/1. maddesi gereğince kesin olarak verilen karar doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosyanın hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine 27/05/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)