(5237 S. K. m. 37, 53, 54, 58, 62, 63, 188, 192) (5271 S. K. m. 223, 280, 283, 289)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/11/2017 tarih ve 2016/273 Esas, 2017/150 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak sanıklar ve sanıklar müdafileri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması sebebiyle davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılan yargılama sonunda;
İDDİA: Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21/11/2016 tarih ve 2016/25506 soruşturma, 2016/9959 esas sayılı (birleştirme talepli) iddianamesi ile, sanıklar … ve ….'ın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve nakletme suçunu işledikleri iddiasıyla haklarında TCK'nın 188/3,5, 53/1, 54/1, ve 58 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29/07/2016 tarih ve 2016/20229 soruşturma, 2016/7042 esas sayılı iddianamesi ile, sanık ......'in uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasıyla hakkında TCK'nın 188/3, 53, 58, 54 ve 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEMENİN HÜKMÜ: Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/11/2017 tarih ve 2016/273 Esas, 2017/150 Karar sayılı kararı ile "Olay tarihinde Honaz ilçesindeki ...... mevkiisinde sanık ......'in araçtan 2 adet siyah renkli poşet alarak tekrar ticari taksinin yanına gidip koltuğa koyduğu ve ticari taksinin buradan hareketle olay yerinden ayrıldığı, daha sonra ticari taksinin jandarma ekiplerince durdurulduğu ve 2 kilogram gelen hint kenevirlerinin ele geçirildiği, ......'in beyanında daha önce tanıdığı sanık ......'ın kendisine daha önce eroin verdiğini ve olay tarihinde de taksici ......'ın kullandığı ticari taksi ile Honaz ilçesine gitmesini, orada ...... ile başlayan ...... marka bir araç geleceğini onun vereceği poşeti eve götürmesini istediğini ve bu sırada yanında diğer sanık ......'in de bulunduğunu, kendisinin uyuşturucu madde ticareti yapmadığını ifade etmesiyle tüm sanıkların birlikte hareket ederek uyuşturucu madde nakil ve ticareti yaptıkları, ...... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği" gerekçesiyle sanıklar ...... ve ......'ın TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle TCK'nın 188/3, 188/5, 62, 52/2, 52/4, 53 ve 54 maddeleri uyarınca 12'şer yıl 6'şar ay hapis ve 7500'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ......'in TCK'nın 188/3, 188/5, 192/3, 62, 53, 54 ve 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ:
Sanık ...... istinaf başvuru dilekçesinde özetle pişman olduğunu sunduğu delillerin suçsuz olduğunu gösterdiğini ve cezanın asılsız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek cezaya itiraz etmiş ve beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık ...... müdafi süre tutum dilekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuş olup gerekçeli karar tebliğinden sonra ayrıca istinaf dilekçesi sunmamıştır.
...... müdafii istinaf dilekçesinde özetle; sanık ...... ile müvekkili arasında müvekkilinin oğlundan kaynaklanan husumet bulunduğunu sanık ......'nin bu durumu ifade etmesine rağmen bu hususun üzerinde durulmadığını ve müvekkili hakkında husumet kaynaklı yersiz bir isnat dolayısıyla işlemediği bir suçtan hüküm kurulduğunu ve müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını ve müvekkilinin beraatine karar verilmesini mahkumiyeti halende de suçu kabul anlamına gelmemekle birlikte lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık ...... müdafii istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle tanık ......'nın beyanlarının doğru olup olmadığının irdelenmesi ve sanık ......'nın beyanlarının atf-ı cürüm olarak değerlendirilmesi gerektiğini onun beyanlarının doğru olduğunu gösteren en ufak bir delilin bulunmadığını, sanık ......'nın beyanlarının doğru olduğu kabul edilse bile onun sadece "bana uyuşturucuları ...... getirdi bu sırada ...... de ......'nin yanındaydı şeklinde anlatımda bulunduğunu başkaca hiçbir eylemde müvekkilinin isminin geçmediğini sanık ......'nın ifadesine itibar edilse bile müvekkili ......'nin atılı eyleme iştirakının olduğu sonucuna varılamayacağını sırf orada bulunmuş olmasının suçu işlediği anlamına gelmeyeceğini bu nedenle müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini beyanla mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ...... Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki Savunmasında: "sanık ......'yı tanırım, kendisi benim oğlumla bir süre arkadaşlık etti, ...... bir şey içiyordu, ben o maddeyi bilmiyordum, esrarı bilirim, içtiği şey esrar değildi, bunu aynı şeyi oğluma da içirmesi nedeni ile biliyorum, oğlumu içerken gördüm, jelatin kağıdının içine koyup içiyordu, ......'nın da bunu içtiğini bütün mahalleli bilir bende o şekilde biliyordum, diğer sanık benim eşimin üvey amcasının oğludur, eşim cezaevinde olduğu için başımıza bir şey geldiğinde ona söylerdik o ilgilenirdi, ben kendim temizliğe gidiyorum, ...... benim aynıma temizliğe gelmezdi, ......, ...... oğlumu bu maddeye alıştırdığı için onu bir kaç defa mahalleden kovdu, ......'nın kocabaşta en son oturduğunu biliyorum, oğlum ...... ile dışarıda konuşup buluşuyordu, ...... benim alt katımda oturan kiracıma gelip gidiyordu, benim evime gelip gitmezdi, ...... kendisi yakalanmış, ondan sonra bizim ismimizi vermiş, bu esrarı ......'ya ben vermedim, ben ...... isimli kişiyi tanımıyorum" demiş ve üzerine atılı suçu kabul etmemiştir.
Sanık …..Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Savunmasında; "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Sanık ......da ele geçen uyuşturucu maddeyi ben ve eşim ona vermedik. ......nın oğlumla ilişkisi vardı. Hatta onun yüzünden çocuğumun evliliği bozuldu. Çocuğumu uyuşturucu maddeye alıştırdı. Bu sebeple kendisini uyarmama rağmen sonuç alamayınca onu darp ettim. Cezaevine girdikten sonra oğlumun ona para gönderdiğini de öğrendim. Bu yüzden oğlumu evden kovdum. ...... zaman zaman oğlumun yanında zaman zaman başka kişilerle kalıyordu. Uyuşturucu maddeyi bizim ona verdiğimiz yönündeki beyanı bu husumetten kaynaklıdır. Kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ...... Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki Savunmasında; "Suçlamaları kabul etmiyorum, sanık ......'yı mahalleden tanırım maşallah cezaevi kendisine yaramış, (uyarılması üzerine) mahkemeden özür diliyorum, sanık ......'yı ...... ile duygusal ilişki yaşaması sebebi ile tanıyorum, ...... kendisi madde bağımlısıydı, ......'i de alıştırmış, kendisini uyardım, ancak ......'den kopmadı, bu sebeple ......'yı aracıma bindirdim, dövdüm, tokatladım, bir daha mahalleye gelmemesini söyledim, olay tarihinde de kendisini bizim ihbar ettiğimizi düşündüğü için bizim hakkımızda bu şekilde beyanda bulunmuş, ben eve getirmesi için ......'ya uyuşturucu madde vermedim" demiş ve sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesi okunup sorulduğunda; "...... isimli kişiyi tanımıyorum, sanıklardan ...... benim amcaoğlumun eşi olur, ......'de ......'nin oğludur, ...... plakalı ...... aracım vardı, ancak bu aracımı sattım, bu aracımın rengi siyahtı, ben bu aracı 2017 yılbaşından önce sattım" demiştir.
Sanık ......Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Savunmasında; "Suçlamayla ilgili daha önce yaptığım savunmamı tekrar ederim. Sanık ......da ele geçen uyuşturucu maddeyle bir ilgim yoktur. Dosya kapsamında eşimle birlikte araçla piknik alanına gittiğimize dair kamera kayıtlarına dayalı veya tanık beyanına dayalı bir delil mevcut değildir. Sanık ......nın uyuşturucu maddeyi ona benim ve eşim ......nin verdiği yönündeki beyanı doğru değildir. Aramızda husumet mevcuttur. Eşimin önceki eşinden olan çocukla sanık ......nın ilişkisi vardı. Hatta onu uyuşturucu maddeye alıştırmıştı. Bu sebeple kendisini uyardım. Tartıştık. Hatta darp ettim. Bu nedenle bizlere yönelik suçlayıcı beyanlarda bulunmuştur. Beyanını kabul etmiyorum. Atılı suçtan beraatimi talep ederim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ...... Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki Savunmasında; "Karakoldaki ifadetim kabul etmiyorum, ben uyuşturucu madde bağımlısıyım, üç dört yıldır Denizli'de yaşıyorum, ben bir hafta önce ...... isimli kadın ile tanıştım, onun evinde kalmaya başladım, evi …. mahallesinde son durakta bulunan parkın yanındaydı, onun ev işlerini yapıyordum, oda bana eroin veriyordu, olay tarihinde bana çağırdığı taksici ...... ile Honaz'a gitmemi söyledi, Honaz'da göz denilen yere taksici ile gittim, ...... oraya ...... ile başlayan cadi marka bir araçla geldi, yanında ...... isimli bir kişi de vardı, ......, ......'nin yanına sürekli gelip giden birisidir, bana verdikleri poşeti alıp taksinin içine koydum, ...... bana bu poşeti evine götürmemi söylemişti, taksici ......'nin işlerini sürekli yaptığı için ve kartı olduğu için taksicinin adını da bu şekilde öğrenmiştim" demiş ve sanığın hazırlıkta ve Sulh Ceza Hakimliğinde verdiği ifadeleri okunup sorulduğunda o ifadelerinin doğru olmadığını söylemiş ve tanık taksici ......'ın beyanından sonra sorulunca sanık ......; "Sanık o gün ücretini ......'dan aldı, ...... ile görüşmelerinin olduğuna ilişkin telefon kayıtlarının getirtilmesini isterim, daha öncede onu gördüm, ......'ın kızı …… cezaevinde bana para göndermiştir, buna dair belgeleri sunuyorum" demiş ve sanık ......'nin savunmasından sonra söz verilince sanık ......: "Sanık ......'nin beyanlarını kabul etmiyorum, benim ......'nin oğlu ile bir ilişkim olmadı, oğlunu biliyorum, evinde kaldığım için gelir giderken tanımıştım, oğluna torba tutturdu, yani esrar hap sattırırdı, ben ......'yi bir arkadaşımın vasıtasıyla tanıdım, ben esrarı sanık ......'nin evine getirecektim, bana getirtmelerinin sebebi yakalanmak istememeleridir" dedi.
Sanık ......Dairemizde yapılan duruşmaya katılmadığından savunması alınamamıştır.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAALASINDA: "Bir vatandaşın ihbarı üzerine jandarma görevlilerince sanık ......nın takibe alındığında olay günü sanık ......'in siyah bir minibüsten 2 adet siyah plastik torba alarak ......'ın kullandığı ticari taksiye bindiği, kısa bir süre gittikten sonra jandarma güçlerince aracın durdurularak aracın yapılan aramasında yaklaşık 2 kilo gram hint keneviri bitkisinin ele geçirildiği, kriminal laboratuvarının raporuna göre bu bitkilerden yaklaşık 1043 gram esrar elde edilebileceğinin tespit edildiği, yakalanan sanığın sonraki beyanlarında bu uyuşturucu maddeyi diğer sanıklardan temin ettiğini beyan ettiği anlaşılmakla,
1-Her ne kadar sanıklar ...... ve ...... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan cezalandırılmaları için kamu davası açılmış ise de, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair diğer sanık ...... (İ.)'ın suç atfından başkaca cezalandırılmalarına yetecek derecede delil elde edilemediğinden sanıkların üzerlerine atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine,
2-Sanık ...... (İ.)'ın uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan eylemine uyan TCK'nın 188/3 ve 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, ayrıca sanık hakkında CMK'nın 283 maddesinin uygulanmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLER:
A-Yazılı Deliller;
-04/11/2016 tarihli yakalama ve gözaltına alma tutanağı,
-08/11/2016 tarihli araştırma tutanağı,
-22/07/2016 tarihli ihbar tutanağı,
-Denizli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/07/2016 tarih 2016/2133 D.iş sayılı arama el koyma kararı,
-22/07/2016 tarihli tartım tutanağı,
-Honaz Devlet Hastanesinin 23/07/2016 tarih 1739 rapor nolu adli muayene raporu,
-22/07/2016 tarihli ön inceleme tutanağı,
-22/04/2016 tarihli yakalama ve gözaltına alma tutanağı,
-22/07/2016 tarihli görgü tespit tutanağı,
-22/07/2016 tarihli yakalama ve üst arama tutanağı,
-Tanıkların beyanları,
-Sanık savunmaları ve Nüfus ve adli sicil kayıtları,
B-Tanık Beyanları,
Tanık ...... Mahkemede Alınan Beyanında: "Olay günü öğleden sonra adını hatırlamadığım birisi arayıp beni ......'ya çağırdı, ben Sarayköy’de olduğumu söylememe rağmen gelmemi istedi, ...... mahallesinde parkın yanında durdum, aracıma sanık bindi, eliyle işaret ettiği için müşterinin sanık olduğunu anladım, bana Honaz'a gidip eşya alacağını söyledi, tarif ettiği piknik alanına gittik, orada beklerken ben lavaboya gittim, geldiğinde sanık eşyasının geldiğini söyleyerek gidelim dedi, o ara gelip giden aracı görmedim, 8-10 km sonra çevirmede görevliler araca binip suça konu poşetleri buldular, ben sanığı daha önceden hiç görmedim, Sarayköy'de taksicilik yaparım, ...... adında birini tanımam, ...... adında birisini de tanımam" demiş ve tanığa soruşturma aşamasındaki ifadesi okunup sorulduğunda: "doğrudur" demiş ve sanık ......'nın savunması okunup sorulduğunda; "Ben 1000 tane kart bastırıp dağıttım, adımı kağıttan öğrenmiş olabilir, ayrıca sanığın beyanında geçen ......'ın evine daha önceden hiç gitmedim" demiş ve sanık ...... ile telefon görüşmelerinin ortaya çıkması üzerine bu husus sorulduğunda; "ben Karşıyaka’da daha önceden bir kişi ile tanıştım. Annesi cezaevine olduğu için onu cezaevine götürüyordum. ...... ile herhangi bir bağlantım yoktur. Tanıştığım kişinin adı …..'du. Ancak ......'i hiç tanımadım. ......'ı tanımıyorum. … isimli tanıdığım yoktur. ...... adına kayıtlı olduğunu söylediğiniz telefon numarasını da tanımıyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Zabıt mümzii Jandarma Görevlisi ......; "Karakol komutanı şüpheli bir araç ihbarı geldiğini bize bildirince iki kişi göz mevkisine gittik, kendimiz tanındığımız için uzaktan görebilecek bir yerden o bölgeyi takip etmeye başladık, bu bölgede telefonlar çekmez, o yüzden bu tür işlerde bu bölgeyi seçerler, biz beklerken bir taksi geldi, taksiden inen erkek bir şahıs tuvalete gitti, uzak olduğumuzdan plakasını göremediğimiz siyah ...... marka bir araç geldi, taksiden inen bayan o siyah araçtan aldığı poşetleri taksiye koydu, biz telefon çekmediğinden diğer birimlerle irtibat kuramadık, ancak taksiyi takip edip yakalayabildik, bu olaylar biz oraya vardıktan kısa bir süre sonra olduğu için yeterli tedbir alınamamıştı, biz taksiyi ancak takip edebildik, diğer aracı takip edemedik" demiş ve 22/07/2016 tarihli tutanak okunup sorulduğunda tanık; "adımın yanındaki imza bana aittir tutanak doğrudur" demiş ve sanık ...... müdafinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda; "Siyah ...... araç içerisindekileri görmedik, onlar inmediler" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Zabıt mümzii Jandarma görevlisi ......;"Karakol komutanımız ile birlikte devriyedeyken ismini vermeyen bir kişi aracımıza yaklaştı ve ...... marka bir aracın göz piknik alanına doğru uyuşturucu madde getireceğini söyledi, biz durumu KOM görevlilerine de bildirdik, birlikte göz piknik alanında tedbir aldık, sarı ticari taksi ve arkasında siyah ...... marka bir araç geldi, taksiden inen kız çocuğu ...... araçtan iki poşet alıp taksinin içine koydu, ...... aracın içinde bulunanların aracın içinden inip inmediklerini hatırlayamıyorum, taksi şoförü aşağıya inmişti, ancak bir yere gidip gitmediğini hatırlamıyorum, bizi fark ettikten sonra taksi ve diğer araç hızlıca oradan uzaklaştılar, biz taksinin peşine düştük, diğer aracı takip etmedik, diğer araç farklı istikamete kaçmıştı, plakası okunmuyordu, uzak olduğu için ve okunaklı olmadığından okunmuyordu" demiş ve 22/07/2016 tarihli tutanak okunup sorulduğunda; "adımın yanındaki imza bana aittir tutanak doğrudur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Zabıt mümzii Jandarma görevlisi ......1; "devriyede olduğumuz sırada bir vatandaş siyah bir aracın zaman zaman göz bölgesine geldiğini muhtemelen uyuşturucu madde alıp sattığını söyledi, göz piknik alanı genelde uyuşturucu kullanan ve uyuşturucu satanların son zamanlarda tercih ettikleri bir yerdi, biz durumu kom da görevli personele bildirip kendimizde o bölgeye gidip önlem aldık, önce sarı taksi geldi, bir süre bekledi, sonra siyah ...... bir araç geldi, taksiden inen bir bayan wolsvager araçtan iki poşet aldı, bunları taksiye koydu, ...... araçtan inen olmadı, taksinin şoförü bir ara aracın yanından ayrıldı, uzak olduğu için ...... aracın plakasını alamadık, resmi olduğumuz için çok yaklaşamamıştık, biz taksiyi takip ettiğimiz için diğer aracı araştırdık ancak bulamadık" demiş ve 22/07/2016 tarihli tutanak okunup sorulduğunda; "adımın yanındaki imza bana aittir tutanak doğrudur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Zabıt mümzii Jandarma görevlisi ….. için uzaktan görebilecek bir yerden o bölgeyi takip etmeye başladık, bu bölgede avea çekmez, o yüzden bu tür işlerde bu bölgeyi seçerler, biz beklerken bir taksi geldi, taksiden inen erkek bir şahıs tuvalete gitti, uzak olduğumuzdan plakasını göremediğimiz siyah ...... marka bir araç geldi, taksiden inen bayan o siyah araçtan aldığı poşetleri taksiye koydu, biz telefon çekmediğinden diğer birimlerle irtibat kuramadık, ancak taksiyi takip edip yakalayabildik, bu olaylar biz oraya vardıktan kısa bir süre sonra olduğu için yeterli tedbir alınamamıştı, biz taksiyi ancak takip edebildik, diğer aracı takip edemedik, irtibatı da tam sağlayamadığımız için diğer araç takip edilemedi" demiş ve 22/07/2016 tarihli tutanak okunup sorulduğunda tanık; "adımın yanındaki imza bana aittir tutanak doğrudur" demiş ve tanık taksici ...... ile telefon görüşmelerinin çıkması üzerine bu husus sorulunca; "Ben olaya ilişkin daha önce beyanda bulunmuştum. O beyanlarımı aynen tekrar ederim. ...... isimli kişi bu olay sebebiyle tanıdığımı hatırlıyorum. Ayrıca bunun dışında adının karıştığı başka olaylar olmuş ise bu olaylar sebebiyle de bu kişiyle görüşme yapmış olabilirim. İşim gereği olaylarda adı geçen kişileri aradığım olmuştur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL:
Olay tarihinde (22/07/2016) saat:18.30 civarında bir vatandaş tarafından, devriye görevi ifade eden Jandarma görevlilerine ...... marka ve model şüpheli siyah bir araç bulunduğu ve bu aracın uyuşturucu madde taşıdığına yönelik şüphelerin bulunduğuna dair ihbar yapılması üzerine devriye görevi yapan Jandarma ekibinin İl Jandarma K.lığı KOM Şube Müdürlüğü ekiplerine bilgi verilmesiyle ilgili Jandarma görevlilerinin olay yerine geldiği ve yapılan gözlemde ihbara konu aracın ...... alanına geldiği ve sarı renkli ticari bir taksi yanında durduğu ve ticari taksiden inen uzun boylu 18-20 yaşlarında 175-180 cm boylarında esmer bir bayanın ihbara konu araçtan siyah renkli iki adat poşeti alıp ticari taksinin arka koltuğuna koyduğunun görüldüğü ve bu ticari taksinin oradan ayrılıp Denizli şehir merkezine doğru giderken durdurulduğu ve aracı ......'ın kullandığı ve müşteri olarak sanık ......'in bulunduğunun tespit edildiği, araçta müşteri durumundaki sanık ......'ya ait iki poşet bulunduğu ve sanık ......'nın bu poşetlerde esrar maddesi bulunduğunu bunları ...... Mahallesinde gömülü olarak bulduğunu söyleyerek rızasıyla jandarma görevlilerine teslim ettiği ve sonra Denizli 1.Sulh Ceza Hakimliğinin 22/07/2016 tarihli 2016/2133 D.İş sayılı kararıyla ...... plakalı araç arandığında iki poşet halinde hafif nemli 2 kg civarında esrar maddesi bulunup muhafaza altına alındığı,
Taksi şoförü ......'ın jandarmaya verdiği ifadesinde "Denizli ilinde ticari taksim vardır. Beni olay günü öğleden sonra kendi kullandığım ...... numaralı GSM hattımdan ismini ...... olduğunu söyleyen (telefonum kapandığı için numarası silinmiştir) daha önceden de birkaç defa müşterim olan şahıs beni arayarak "benim teyzemin kızı var, ...... parkının oraya gel oradan al, ...... alanında arkadaşları ile görüşecek bir süre sonra tekrar ...... mahallesine getirirsin parasını kendi verecek" diye söyledi. Ben de ...... mahallesine gidip isminin daha sonra ...... olduğunu öğrendiğim bayanı aldım. Ankara yolu üzerinden bana söylediği ...... alanına getirdim, seyahatimiz esnasında bana arkadaşlarımda eşyalarım var onları alıp geri döneriz fazla oyalanmam diye söyledi. Bir süre sonra ...... alanına geldik. Ben aracı burada park ettim. Daha sonra araçtan inip lavaboya gittim. Bir süre sonra aracıma yaklaştığımda ...... siyah renkli plakasını göremediğim bir araçtan elinde iki siyah poşet alarak arka koltuğa koydu. Hatta araca binince "abi ben eşyalarımı aldım hadi gidelim" dedi. Ben de bayan eşyası olduğundan özeldir diye kendisine ne aldın diye sormadım. Buradan Denizli istikametine doğru yola çıktık. Yaklaşık 5-10 dakika sonra Jandarma ekipleri bizi durdurdu. Kimlik kontrolü yaptı. Araçta bir şey olup olmadığını sordu ben de kendimden gayet emin bir şekilde istediğiniz şekilde arayın diye cevap verdim. Daha sonra Jandarma benim aracımı Karakola getirdi ve yapılan aramada ......'e ait iki poşet içerisinden esrar olduğunu söyledikleri uyuşturucu madde çıktı Ben yaklaşık 2-3 senedir taksicilik yapıyorum. Hiçbir zaman müşterilerimin eşyalarını kontrol etmedim Denizli'de iyi bir esnaf olarak bilinirim. Bulunan malzemelerin benimle hiçbir ilgisi yoktur. Ben sadece müşteri olduğu için istediği yere getirdim" dediği,
......'in 22/07/2016 günü müdafi eşliğinde jandarmaya verdiği ifadesinde; "22/07/2016 günü öğleden sonra ...... plakalı ticari taksi bizim ...... mahallesinde idi. Ben de taksi şoförünün yanına gidip beni ...... Mahallesine götürmesini istedim. ...... mahallesine gittik. Orada daha önce hiç tanımadığım siyah bir araçtaki şahıs beni gördü. Ben de araçtan inip yanına gittim. Zaten eroin kullandığım için krizde idim. Uzun boylu esmer tenli tanımadığım ismini bilmediğim kişi; "benim elimde esrar var bunu ......'da bulunan … Akaryakıt İstasyonuna götür senden orada bir arkadaş alacak" dedi. Ben de krizde olduğum için kabul ettim. Hatta bana esrarı teslim edince 5 g. eroin vereceğini söyledi. O anda içmem için (1) fişek eroin verdi. Ben de ...... mahallesinde eroin maddesini içtim. Eroin içtikten sonra tekrar o kişinin yanına gittim. Sen geldiğin araç ile Honaz da bulunan ...... alanına git dedi. Ben de ticari taksi ile ...... alanına geldim. Bu esnada taksi şoförü araçtan inip tuvalete gittiği esnada araçtan inip (2) siyah poşet içindeki esrar maddesini aracın arka koltuğuna koydum. Sonra piknik alanından ayrıldık. Bir sure sonra Jandarma ekipleri bizi durdurdu ve aracı Jandarmaya götürüp aradılar. Yaklaşık (2) kg. esrar buldular. Beni kurye olarak kullanan kişiyi ...... mahallesine gittiğim zaman görüyordum ama kendisini isim olarak tanımam" demiş ve sanığa olay yerindeki mülakatta jandarma görevlilerine uyuşturucu maddeyi ...... mahallesinde gömülü olarak bulduğunu söylediği hatırlatılıp sorulduğunda sanık ......; "Ben olay esnasında çok korktuğum içi o şekilde cevap verdim. Ayrıca benimle birlikte araçta bulunan taksi şoförünün bu konuyla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Anlatacaklarım bundan ibarettir. Ben bu olayla ilgili olarak kimseden şikayetçi ve davacı değilim başka bir diyeceğim yoktur" dediği, Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgusunda da aynı mahiyette ifade verdiği fakat sanık ......'in mahkemedeki savunmasında kendisine esrar maddesini taşıması için sanıklar ...... ve ......'in verdiğini beyan etmesi ve mahkemece suç duyurusu üzerine ...... ve ...... hakkında da dava açıldığı ve ...... hakkındaki önce açılan dava ile birleştirildiği anlaşılmıştır.
Suça konu maddeden yaklaşık 10 gram numune alındığı Jandarma Kriminal Laboratuvarının 21/09/2016 tarihli raporunda net 11 gram yeşil renkli bitki parçaları şeklindeki maddenin kenevir bitkisi olduğu ve 6 gram toz esrar elde edildiği, 2000 gramdan da 1043 gram esrar elde edilebileceği belirtilmiştir.
Sanıklar ...... ve ...... hakkında her ne kadar sanık ......'in duruşmadaki beyanlarına göre dava açılmışsa da ...... ve ......'in atılı eylemi işlediklerine dair, sanıkların savunmasının aksine ......'in soyut beyanlarından başka her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil bulunmaması sebebiyle ...... ve ......'in beraati yerine mahkumiyetlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin sanıklar ...... ve ...... hakkındaki mahkumiyet kararının ortadan kaldırılmasına ve CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
Sanık ...... hakkında ise uyuşturucu madde ticareti yapmak suçu sabit görülmüş ancak diğer sanıkların suça iştirakine dair delil bulunmaması sebebiyle beraatlerine karar verildiğinden sanığın atılı suçu tek başına işlediğinin kabulüyle sanık hakkında TCK'nın 188/5.maddesinin ve buna bağlı olarak TCK'nın 192/3.maddesinin de uygulanma şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ...... hakkındaki usul ve yasaya aykırı görülen mahkumiyet kararı da ortadan kaldırılarak TCK'nın 188/3, 53, 54 ve 63.maddeleri ve CMK'nın 283.maddesi uyarınca cezalandırılmasına dair aşağıdaki yazılı şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık ...... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin inceleme ve yargılama sonucunda; sanığın eylemi işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması sebebiyle beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21/11/2017 tarih ve 2016/273 E. 2017/150 K. sayılı mahkumiyet kararının CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık ...... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kamu davası açılmış ise de sanığın atılı eylemi işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması sebebiyle sanığın atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,
Sanık için yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
2- Sanık ...... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin inceleme ve yargılama sonucunda; sanığın eylemi işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması sebebiyle beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21/11/2017 tarih ve 2016/273 E. 2017/150 K. sayılı mahkumiyet kararının CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık ...... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kamu davası açılmış ise de sanığın atılı eylemi işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması sebebiyle sanığın atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,
Sanık için yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Atılı suçtan beraat eden sanığın ilk derece mahkemesinde ve istinaf kanun yolu aşamasında kendisini vekaletnameye istinaden müdafi ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret Tarifesine göre ilk derece mahkemesi için 3.960 TL ve tek duruşmalı istinaf kanun yolu için 1.362 TL maktu vekalet ücretinin maliye hazinesinden alınarak sanığa verilmesine,
3- Sanık ...... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin inceleme ve yargılama sonucunda; yasal şartları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK'nın 188/5 maddesinin uygulanarak cezasında artırım yapılması ve yine yasal şartları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK'nın 192/3 maddesinin uygulanarak cezasında indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile sanık hakkında Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21/11/2017 tarih ve 2016/273 E. 2017/150 K. sayılı mahkumiyet kararının CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık ......'in işlediği sübuta eren uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan eylemine uyan TCK'nın 188/3 maddesinin 694 sayılı KHK ile değişiklikten önceki düzenlemesine göre, suçun işleniş şekli, işlendiği yer ve zamanı, ele geçen uyuşturucu madde miktarı, arz ettiği tehlike durumu dikkate alınarak taktire...... YIL HAPİS ve 300 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Yasal şartları oluşmadığı için sanık hakkında TCK'nın 188/5 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Yasal şartları oluşmadığı için sanık hakkında TCK'nın 192/3 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında hükmedilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasında TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 8 YIL 4 AY HAPİS ve 250 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın şahsi ve sosyal durumu dikkate alınarak TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca sanığa verilen adli para cezasının günlüğü takdiren 20 TL den 5.000 TL adli para cezasına çevrilerek paraya çevrilerek sanığın 8 YIL 4 AY HAPİS ve 5.000 ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında aleyhe istinaf kanun yoluna başvurulmamış olması ve ilk derece mahkemesince belirlenen cezanın miktar olarak sanığın daha lehine olması sebebiyle CMK'nın 283/1. maddesi uyarınca SONUÇ CEZA OLARAK SANIĞIN 6 YIL 3 AY HAPİS ve 3.740 CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın ekonomik ve kişisel durumu dikkate alınarak, TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının tebliğinden itibaren takdiren birer ay ara ile 10 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Sanığın bu yargılama kapsamında hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran sürelerin TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
Denizli adli emanetin 2016/2680 sırasında kayıtlı suça konu uyuşturucu madde ile inceleme esnasında alınan şahit numunelerin TCK'nın 54/4 maddesi gereğince müsaderesine,
İlk derece aşamasında sanık için yapılan 1 adet davetiye gideri 11,00 TL yargılama giderinin terkin edilmesi gereken sınırlar içinde kaldı anlaşıldığından kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair kararın huzurda bulunanlar yönünden tefhiminden, huzurda olmayanlar yönünden ise tebliğinden itibaren onbeş günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, CMK’nın 289. maddesinde belirtilen kesin hukuka aykırılık halleri dışında hükmü temyiz edenin temyiz sebeplerini bildirmesi gerektiği aksi halde CMK’nın 294/1. maddesi gereğince temyiz talebinin reddedileceği hususunun ihtarına, temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmesi ile isteme uygun verilen karar, sanıkların müdafileri ile sanıklar ...... ve ......nin yüzüne karşı, sanık ......nın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı …. (29566)'ın huzuru ile oybirliği ile 24/04/2019 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)