(5237 S. K. m. 31, 39, 50, 51, 52, 53, 54, 58, 62, 63, 188, 192) (5271 S. K. m. 280, 286)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/06/2017 gün ve 2017/224 Esas ve 2017/262 karar sayılı kararı hakkında suça sürüklenen çocuk ..... müdafii Av. ....., sanık ..... ve müdafii Av. .....'ın istinaf başvurularında bulunmaları sebebiyle davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılan yargılama sonunda;
Gereği düşünüldü:
İDDİA: Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 11/05/2017 tarih ve 2017/4725 esas sayılı iddianamesi ile sanık ..... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği iddiası ile TCK'nun 188/3, 188/4, 53/1, 54/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEMENİN HÜKMÜ: Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/06/2017 gün ve 2017/224 Esas ve 2017/262 Karar sayılı hükmü ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticari yapmak suçundan suça sürüklenen çocuk .....'nin TCK'nun 188/3, 192/3, 31/3, 62, 52/2, 53 maddeleri uyarınca 3 yıl 8 ay 13 gün hapis ve 660 TL adli para cezası ile, sanık .....'in TCK'nun 188/3, 62, 52/2, 53/1, 58, 63, maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 1.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk ..... hakkında yurt dışına çıkma adli kontrol kararı verildiği, sanık .....'in tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.
YEREL MAHKEMECE YAPILAN DEĞERLENDİRME VE KABUL:
"Kolluk görevlilerince uyuşturucu madde satan sokak satıcılarının suç unsurları ile birlikte yakalanmalarına yönelik olarak yapılan çalışmalarda sanıkların ..... Mahallesi ..... Cadde ile ..... Sokağın kesiştiği köşede uyuşturucu madde sattıkları yönünde muhbirden alınan bilgiye istinaden olay günü saat 16.15 sıralarında bahsekonu yere kolluk görevlilerinin gelerek sanıkları olay yerinde görerek fiziki takip çalışmalarına başlanıldığı, saat 16.30 sıralarında ……. plakalı otomobilin gelerek köşe başında gelen müşterileri yönlendirmek için beklemekte olan Suriye uyruklu sanık ..... ile görüştükleri, sanık .....'in araçtaki şahısları sokak içerisinde uyuşturucu satmak için bekleyen sanık .....'e yönlendirdiği, aracı sokak içerisine girip aracın ön yolcu koltuğunda oturan .....'ın sanık ..... ile görüştükleri ve aralarında bir alışveriş olduktan sonra otomobilin olay yerinden ayrıldığı,otomobilin kesintisiz takip sonucu bir süre sonra durdurulduğu,araç sürücüsü ..... ile araçta ön yolcu koltuğunda oturmakta olan şahıslara kolluk görevlilerinin araçta ve üzerlerinde suç unsuru olup olmadığının sorulduğu, bunun üzerine .....'ın çorabının içerisinde 4 adet uyuşturucu nitelikli ekstazi tableti çıkartarak polislere verdiği, araçta ve şahıslar üzerinde yapılan aramada suç unsuruna rastlanmadığı, akabinde sanıkların yakalanması için kolluk görevlilerinin saat 17.00 sıralarında bahse konu yere yeteri kadar ekip ve teçhizat ile geldikleri, sanık .....'in kullanmakta olduğu kırmızı renkli motorsikleti sanık .....'a verdiği, sanık .....'ın ara sokaklara girerek izini kaybettirdiği, sanık .....'in yakalandığı, sanık .....'in elektrikli motorsiklete verdiği sanık .....'ın evini gösterebileceğini kolluk görevlilerine beyan ettiği ve kolluk görevlileri ile birlikte giderek sanık .....'ın ikametini gösterdiği, sanık .....'ın olay yerinden kaçtığı kırmızı renkli motorsikletin evin avlusunda olduğunun görüldüğü, sanık .....'ın evde olmadığı, evde babasının olduğu ve oğlu .....'ın kısa bir süre önce motorsikleti bırakıp evden ayrıldığını beyan ettiği, olay yerinde kalan kolluk görevlilerince ......Sokak üzerinde bulunan iki bina arasındaki duvardaki kırık tuğla içerisi kontrol edildiğinde duvarın alt kısmında bulunan kırık tuğla içerisinde kilitli şeffaf poşet içerisinde 4 adet el bombası logolu beyaz renkli, 10 adet ….. logolu yeşil renkli, 11 adet …. logolu pembe renkli, 10 adet kuş logolu sarı renkli, 6 adet kuru kafa logolu mor renkli, 20 adet ….logolu turuncu renkli,36 adet boks eldiveni logolu pembe renkli ve .....'tan elde edilen tabletlere benzer nitelikte 48 adet hint keneviri yaprak logolu yeşil renkli olmak üzere toplam 145 adet uyuşturucu ekstazi tabletin ele geçirilerek elkonulduğu, sanıkların birlikte suç işleme kararı kapsamında hareket ederek tanık .....'a 60 TL karşılığında uyuşturucu hap satmak suretiyle üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri vicdani kanaatine varılmıştır.
Sanıklar savunmalarında suçlamayı kabul etmemiş iseler de tanıklar ..... ile ..... soruşturma aşamasında olayın sıcağı sıcağına alınan beyanlarında uyuşturucu almak için gittiklerini, Suriye uyruklu şahsın sokağın başında beklediğini ve kendilerine işaret yaparak ne lazım diye durdurduğunu,şeker lazım dediklerini ve kendilerini sokağın içinde bekleyen diğer sanığa yönlendirdiğini beyan etmişler ve fotoğraflardan bu anlatımları ile uyumlu olarak sanıkları teşhis etmişlerdir. Her ne kadar tanıklar mahkememizde bu anlatımlarından dönmüş iseler de bu anlatımları kendileri yüzünden tutuklandığını düşündükleri sanıkları koruyucu beyanlar olarak değerlendirilmiş ve itibar edilmemiştir.Öte yandan tanıkların soruşturma aşamasındaki anlatımları ve teşhisleri içeriği tutanak tanığınca da doğrulanan olaya ilişkin tutanak ile de aynı mahiyettedir.Keza sanık ..... de mahkememizde sanık .....'ı koruyucu şekilde beyanda bulunmuş ise de soruşturma aşamasında evine kadar sanık ..... aleyhine anlatımda bulunan sanık .....'dir ve tutanakta belirtilen motorsiklet de sanık .....'ın evinin avlusunda bulunmuştur. Diğer bir anlatımla soruşturma aşamasında sanık .....'in diğer sanık aleyhine anlatımları soyut anlatımlar değildir.Öte yandan olay yerinde tanık .....'nin üzerinde yakalanan uyuşturucuların benzerleri de yakalanmıştır.Kaldı ki bir an için olay yerinde duvarın alt kısmında bulunan kırık tuğla içerisinde kilitli şeffaf poşet içerisinde 4 adet el bombası logolu beyaz renkli, 10 adet ……. logolu yeşil renkli, 11 adet …. logolo pembe renkli, 10 adet kuş logolu sarı renkli, 6 adet kuru kafa logolu mor renkli, 20 adet ..... logolu turuncu renkli,36 adet boks eldiveni logolu pembe renkli ve .....'tan elde edilen tabletlere benzer nitelikte 48 adet hint keneviri yaprak logolu yeşil renkli olmak üzere toplam 145 adet uyuşturucu ekstazi tabletin bir an için sanıklara ait olmadığı kabul edilse dahi sanıkların tanık .....'nin üzerinde yakalanan tabletleri sattığı sabittir ve bu bile tek başına suçun oluşumu için yeterlidir.Bu nedenlerle sanıkların birlikte suç işleme kararı kapsamında uyuşturucu madde sattıkları ve bu bağlamda sanık .....'in sokağın başında bekleyip gelen müşterileri karşılayarak sokağın içerisinde bekleyen sanık .....'a yönlendirerek uyuşturucu madde sattıkları kabul edilerek müşterek fail olarak TCK 37.maddesi kapsamında uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Olayın başlangıcı muhbir bilgisine dayanmakta ise de mahkememiz uygulamalarında başka somut deliller ile desteklenmeyen muhbir bilgilerinin hiçbir hukuki değeri bulunmamaktadır. Bu nedenle muhbirin dinlenmesine gerek görülmemiştir.
Sanık ..... olay yerinden elektrikli motorsiklet ile kaçarak izini kaybettiren ve muhbir bilgisi dışında başlangıçta aleyhine somut delil bulunmayan-nitekim tanıklar da soruşturma aşamasında sanık .....'in beyanlarına istinaden kimliği tespit edilen sanık .....'ı teşhis etmişlerdir-sanık .....'in kim olduğuna ilişkin olarak bilgiler verip akabinde kolluk görevlileri ile giderek sanık .....'ın evini göstererek sanık .....'in tespitini sağladığından sanık ..... hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmıştır.Ancak etkin pişmanlık nedeni ile ceza indirim oranı belirlenirken tanıkların da beyanları ile sanık .....'ın hukuki durumu kesinlik kazandığından takdiren 1/3 oranında ceza indirimi yapılmıştır.
Her ne kadar olaya ilişkin uyuşturucuların miktar ve nitelik ekspertiz raporu gelmemiş ise de olayın üzerinden 3 aydan fazla zaman geçmesine rağmen rapor gelmemiştir ve dosya tutuklu işe ilişkindir. Öte yandan soruşturma aşamasında düzenlenen ön ekspertiz raporuna göre yakalanan maddelerin esrar maddesi olduğu belirtilmiştir ve bu raporu düzenleyenler meslekleri gereği sürekli buna benzer olayların içinde olan narkotik görevlileridir ve bu zamana kadar mahkememize yansıyan dosyalardan ön ekspertiz raporundaki uyuşturucu nitelemesine aykırı bir tespit de gelmemiştir. Ayrıca yakalanan uyuşturucu madde miktarına göre de sanık hakkında alt sınırdan hapis cezası tayini düşünüldüğünden dosyanın daha fazla sürüncemede kalmaması açısından rapor geldiğinde dosyaya eklenmek üzere raporun beklenmesinden vazgeçilmiştir.
TCK 188/3.maddesinde hapis cezasının alt sınırı 10 yıldır ve bu miktar pek çok suçun cezasına nazaran oldukça yüksek bir miktardır.Mahkememizce ele geçirilen uyuşturucunun miktarı itibariyle hapis cezası bu nedenle alt sınırdan belirlenmiştir.Ancak ticari amaçla bulundurulan 1 adet uyuşturucu tablet ile 4 adedi tanık .....'nin üzerinden ele geçirilen olmak üzere 145 adet tablete de aynı cezanın verilmesinin hakkaniyete aykırı olacağı ve caydırıcı olmayacağı kanaati ile adli para cezasının alt sınırı ise takdiren 90 gün olarak belirlenmiştir.
Sanık ..... 21.02.2015 tarihinde işlediği alkol etkisi altında iken araç kullanmak suçundan Mersin 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2016 tarih ve 2015/317-2016/221 sayılı kararı ile TCK 179/3,50,52/1.maddeleri uyarınca 1.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, adli para cezasının 90 gün hapis cezası olarak 19.09.2016 tarihinde infaz edildiği ve sanığın cezanın üzerinden itibaren 3 yıllık süre geçmeden mahkememiz dosyasına konu suçu işlediği anlaşıldığından birinci kez mükerrir olarak kabul edilmiştir." şeklinde gerekçe yazılmıştır.
İSTİNAF TALEBİ:
Suça sürüklenen çocuk .....müdafii istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili hakkında verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapmak suçu işlemediğini ve beraatine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise TCK'nun 192/3 maddesi ve lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir.
Sanık .....istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Atılı suçu işlemediğini, hakkında verilen mahkumiyet kararı için temyiz kanun yoluna başvurmak istediğini belirtmiştir.
Sanık ..... müdafii istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sanığın uyuşturucu ticareti yapmak suçunu işlediğine dair somut, inandırıcı ve şüpheden uzak herhangi bir delil bulunmadığını, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sanık hakkında beraat kararı verilmesini ve mahkeme aksi kanaatte ise sanık hakkında TCK'nun 62 maddesi de dahil olmak üzere lehine olan hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir.
SAVUNMA:
Suça sürüklenen çocuk ..... Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Savunmasında; " Ben oto yıkamada çalışıyordum, 15-20 TL ye araba yıkıyordum, birisi bana gelerek şeker var mı diye sordu, ben de normal şeker anladım, bakkalda vardır git sor dedim, şahıs bana ben hap soruyorum dedi, ben de nerede satıldığını bilmiyorum dedim, birden fazla şahıs geldi, kimisi yürüyerek geldi, kimisi aracıyla geldi hap sordu, yanımda başka kimse yoktu, diğer sanığı eniştesine ait aracı getirip bana yıkatması nedeniyle tanırım, bir de kendisini internet kafede görmüştüm, hap soranların olduğu gün benden motorumu istemişti, berbere traş olmaya gideceğini söylemişti, motoru verdim, gitti,daha sonra polisler beni aldı, motoru ne zaman getirdiğini bilmiyorum, sanığa verdiğim motor ……. lakaplı bir şahsa ait motordur, ben de o şahıstan motoru annemi sağlık ocağına götürmek için istemiştim, sanık berbere gidip geleceğini söyleyerek motoru benden istediğinde bende motoru ona vermiştim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Suça sürüklenen çocuk ..... İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında; "Önceki savunmamı tekrar ederim. Suç tarihinde oto yıkamacı da çalışıyordum. Zaman zaman araçları ile gelen şahıslar bana şeker nerde satılıyor diye sorunca bende onlara bakkalı gösteriyordum. Bu sefer onlar bana gülüp hap nerde satılıyor diye sorduklarında bende bilmediğimi söylüyordum. Zaten orada hangi çocuğa sorarsan uyuşturucunun nerede satıldığını bilir. Ben kimseyi uyuşturucu alması için yönlendirmedim. Ben sanık .....'ı çalıştığım iş yerine eniştesinin aracını yıkama için getirmesi sebebiyle tanırım. Bir de ablamın evi ile onun evi aynı sokakta olduğu için zaman zaman onu orada görüyordum. Ben .....'ın hap sattığını görmedim. O gün ..... berbere gitmek için benden motosikletimi istedi. Bende motosikletimi ona verdim. Daha doğrusu motosiklet bende olmasına rağmen gerçek sahibi ben değildim. ……. isimli şahsa aitti. O gün kullanmak için ödünç almıştım. Akabinde annemin yanına giderken polisler tarafından yakalandım. Polisler bana .....'ın evinin nerede olduğunu sordular. Ben de polisleri onun evine götürdüm. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ..... Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Savunmasında; "Suçlamayı kabul etmiyorum, bu olayla hiçbir alakam yoktur, 18/04/2017 tarihinde polisler eve gelmişler, beni sormuşlar, anne babama telefon numarası bırakmışlar, ertesi gün kendim gittim, konuyu da orada öğrendim, diğer sanığı yıkamada çalıştığı için tanırım, eniştemin arabasını yıkatmak için oraya götürürüm, tarihi hatırlamıyorum, berbere gidecektim, motorunu emaneten aldım, aynı gün akşam geri götürüp motoru teslim ettim, akşamüstü polisler eve gelip motora bakmışlar, bizim de ayrı elektrikli motor vardır." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ..... İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında; "Önceki ifadem doğrudur. Aynen tekrar ederim. Bu ifademe bir hususu eklemek istiyorum. O da şudur; başıma ne geldi ise ssç .....'in bana motorunu vermesinden sonra geldi. Bu motorun aynısından babamda da var. ..... polislerle birlikte babamın evine geldiğinde evin önünde görülen motosiklet babama ait motosiklettir. Suç tarihinde ben enişteme ait aracı yıkaması için ssç .....'in çalıştığı oto yıkama iş yerine götürüp yıkanıncaya kadar yakında bulunan internet cafeye geçtim. Bir ara gidip gelerek aracın yıkamasının bitip bitmediğini sordum, ..... bitmediğini söyleyince berbere gitmek amacıyla ona ait motosikleti aldım. İşi bitirdikten sonra da bu motosikleti getirip onun çalıştığı iş yerine bıraktım. Bıraktığımda kendisi iş yerinde değildi. Daha sonra eve gittiğimde babam bana bir motosiklet hırsızlığı olayı sebebiyle polisin geldiğini, evin önünde bulunan kendisine ait motosikleti alıp götürmek istediklerini ancak bu motosikletin kendisine ait olduğuna dair belgeyi göstermesi üzerine almadan gittiklerini söyledi. Polislerin yanında .....'de varmış. Yaklaşık 1 ay sonra polisler tekrar babamın evine gelerek Erdemli Karakoluna gidip ifade vermem için not bırakmışlar. Bunun üzerine ertesi günü ifade için karakola gittiğimde bu suçlamayı öğrendim. Ben kimseye uyuşturucu madde satmadım. Yine ..... sokak üzerinde 2 bina arasındaki duvarda tespit edilen 145 adet ekstazi de bana ait değildir. Ayrıca daha önce dinlenen 2 tanık kendilerine uyuşturucu maddeleri satan kişinin boynunda göz dövmesi olduğunu söylemişti. Bende dövmede yok. Bu hususun göz önünde bulundurulmasını isterim. Suçlamayı kabul etmiyorum. Tahliyemi ve beraatimi talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAALASINDA: "Suç tarihi olan 15/03/2017 tarihinde Mersin İl Merkezinde uyuşturucu maddeyi sokakta satan satıcılara yönelik olarak kolluk görevlilerinin yaptığı çalışma sırasında ..... Mahallesi ..... Cadde ile ..... Sokağın kesiştiği köşede uyuşturucu madde satıldığı yönünde ihbar üzerine saat 16,15 sıralarında gelindiğinde yapılan fiziki takip işlemleri sırasında ….. plakalı aracın SSÇ .....’nin yol kenarında beklediği yere gelerek kenara yanaştığı, SSÇ ..... ile görüştükleri, SSÇ .....’nin ise aracı sokak içerisinde uyuşturucu satmak için bekleyen diğer sanık .....’e yönlendirdiği, aracın ön yolcu koltuğunda oturan .....’ın sanık ..... ile görüştüğü, alış veriş yaptıktan sonra otomobilin olay yerinden ayrıldığı, görevlilerin otomobili kesintisiz takip etmesi sonucu görevlilerce durdurulduğu, araçta sürücü olarak ....., yolcu olarak da .....’ın bulunduğu, .....’ın çorabının içerisinden dört adet ekstazi tableti çıkararak polislere verdiği ve alınan beyanında, uyuşturucu hap almak için olay yerine geldiklerini, SSÇ .....’nin kendilerini uyuşturucu hapı satan sanığa yönlendirdiğini, sanık .....’ten dört adet hap aldıklarını belirtmişler, ayrıca SSÇ ..... ve sanık .....’i fotoğraflarından teşhis etmişlerdir.
Sanık .....’in görevliler gelince olay yerinden SSÇ .....’nin kullanmakta olduğu kırmızı renkli motorsikleti kendisine vermesi üzerine olay yerinden kaçtığı, SSÇ .....’nin görevlilere sanık .....’in kimliğini bildirdiği ayrıca evini gösterebileceğini belirtmek suretiyle evini gösterdiği, eve gidildiğinde sanık .....’in evde olmadığı ancak kaçtığı kırmızı renkli motorsikletin evin önünde bulunduğu, suç mahallinden ayrılmayan kolluk görevlilerinin ..... sokak üzerinde bulunan iki bina arasındaki duvardaki kırık tuğla kontrol edildiğinde duvarın alt kısmında bulunan kırık tuğla içerisinde kilitli şeffaf poşet içerisinde dört adet el bombası logolu beyaz renkli, on adet ……. logolu yeşil renkli, onbir adet barcelona logolu pembe renkli, on adet kuş logolu sarı renkli, altı adet kurukafa logolu mor renkli, yirmi adet barcelona logolu turuncu renkli, otuzaltı adet boks eldiveni logolu pembe renkli, kırksekiz adet hint keneviri yaprak logolu yeşil renkli (.....’tan elde edilen tabletlere benzer nitelikte) olmak üzere toplam 145 adet uyuşturucu ekstazi tabletin ele geçirildiği, ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgili olarak Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 15/11/2017 gün ve ADN-KİM-17-07846 uzmanlık numaralı uzmanlık raporuna göre ele geçirilen tabletlerin uyuşturucu maddelerden MDMA aktif maddesi içeren ekstazi ismiyle bilinen tabletlerden olduğu, 2313 Sayılı Yasa kapsamına Bakanlar Kurulu Kararıyla alınan maddelerden olduğu belirtilmiştir.
Yerel mahkeme yargılama sonucunda 29/06/2017 gün ve 2017/224-262 Esas-Karar sayılı kararı ile sanık ..... ve SSÇ .....’nin uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapmak suçundan cezalandırılmalarına karar vermiştir.
Tutanaklar, raporlar, sanık ve SSÇ .....’nin savunması, tanık beyanları, nüfus ve adli sicil kayıtlarına göre atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesinin yasaya uygun olmakla birlikte SSÇ .....’nin eyleme katılımının yardım eden konumunda bulunması nedeniyle hakkında TCK’nun 39.maddesinin uygulanmamasının yasaya aykırılık teşkil etmesi nedeniyle: 1-Sanık ..... hakkındaki istinaf başvurusunun reddine, tutukluluk halinin devamına, 2- SSÇ .....’nin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak SSÇ .....’nin TCK’nun 39.maddesi yollaması ile 188/3, 192/3, 31/3, 62, 52 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaa da bulunmuştur.
DELİLLER:
A-Yazılı Deliller;
-15/03/2017 tarihli araç teslim ve görgü tespit tutanağı,
-15/03/2017 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı,
-15/03/2017 tarihli fiziki takip, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı,
-Mersin Olay Yeri İncelem Şube Müdürlüğünün 28/03/2017 tarih ve 2017/510 uzmanlık numaralı parmak izi tespit tutanağı,
-Adana Kriminal Polis laboratuvarı Müdürlüğünün 15/11/2017 tarih ADN-KİM-17-07846 uzmanlık numaralı ekspertiz raporunda;
Net 1,2 gram ağırlığında yeşil renkli tabletlerin uyuşturucu maddelerden ekstazi olduğu miktarının %36 oranında olmak üzere 0,432 gram olduğu,
Net 15 gram ağırlığında yeşil renkli tabletlerin uyuşturucu maddelerden ekstazi olduğu miktarının %33 oranında olmak üzere 4,95 gram olduğu,
Net 2,6 gram ağırlığında yeşil renkli tabletlerin uyuşturucu maddelerden ekstazi olduğu miktarının %38 oranında olmak üzere 0,988 gram olduğu,
Net 7,7 gram ağırlığında turuncu renkli tabletlerin uyuşturucu maddelerden ekstazi olduğu miktarının %34 oranında olmak üzere 2,618 gram olduğu,
Net 9,8 gram ağırlığında pembe renkli tabletlerin uyuşturucu maddelerden ekstazi olduğu miktarının %27 oranında olmak üzere 2,646 gram olduğu,
Net 2 gram ağırlığında sarı renkli tabletlerin uyuşturucu maddelerden ekstazi olduğu miktarının %38 oranında olmak üzere 0,76 gram olduğu,
Net 1,6 gram ağırlığında mor renkli tabletlerin uyuşturucu maddelerden ekstazi olduğu miktarının %39 oranında olmak üzere 0,624 gram olduğu,
Net 1,2 gram ağırlığında açık mavi renkli tabletlerin uyuşturucu maddelerden ekstazi olduğu miktarının %37 oranında olmak üzere 0,444 gram olduğu belirtilmiştir.
-Sanık ve suça sürüklenen çocuğun savunmaları, nüfus ve adli sicil kayıtları,
B-Tanık Beyanları,
Tanık …. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Beyanında: "Fiziki takip ve yakalamayı bizzat ben yaptım, içici şahısları diğer arkadaşlar yakaladı, sanıkları aldığımız yerler bizce bilinen uyuşturucu satılan yerlerdir, ihbar geldi, ihbar üzerine gittik, gerekli tertibatı aldık, yaşı küçük olan şahıs dikkatimi çekti, sürekli hareket halindeydi, gelip gidenlere birşeyler soruyordu, beyaz bir spor araba yanaştı, birşeyler söyledi, sonra sokağı gösterdi, ara sokakta bekleyen şahıs da briketler örülü duvarın en alttaki boş briket arasından birşeyler alıp arabadaki şahısa verdi, arabadaki şahıslar uzaklaştı, arkadaşlara plakasını bildirdim, arkadaşlar şahısları aldılar, şahıslarda hap yakalanmış, yer biraz sakıncalı olduğu için yeteri kadar tertibat aldık ve arkadaşların toparlanması biraz zaman aldı, yaşı küçük olan şahıs kırmızı elektrikli motorsiklet ile bir ara kayboldu, daha sonra elektrik bisiklete esmer olan diğer şahıs bindi ve kalabalığın içinde kayboldu, ara sokaklarda kendisini yakalayamadık, yaşı küçük olan şahsı aldık, esmer şahısın elini sokup birşeyler aldığı briketin orayı kontrol ettiğimde 100-150 'ye yakın hap çıktı, esmer şahsın evini yaşı küçük olan şahıs gösterdi, hatta bizzat onunla birlikte eve gittik, bahsettiğim elektrikli bisiklet avluda duruyordu, evde anne babası vardı, onlara sorduk, oğlunun evde olmadığını söylediler, babası motorun kendisine ait olduğunu söyledi, biz de gerekli işlemleri yaptık" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanığı … Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Beyanında: "Fiziki takibi …… yaptı, ben kullanıcı şahısların yakalanmasına katıldım, beyaz bir araçtaki şahısları esirgeme kavşağında aldık, şahısları şubeye intikal ettirdim, satıcı şahısların yakalanmasına ben katılmadım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ..... Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Beyanında:"Olay günü arkadaşım ..... ile ilçe otogarı tarafına gitmiştik, ..... bir işi olduğunu söylemişti, arabayı ben kullanıyordum, .....'nin söylediği yere gittim, .....'nin söylediği yerde durdum, ..... arabadan inip birisiyle konuştu,aralarında bir alışveriş olup olmadığını görmedim, orada başka bir şahıs da beni yola kadar bırakır mısınız dedi, o şahısı da aldık, giderken polisler durdurdu, ..... de hap çıktı,kimden aldığını bilmiyorum, sanıkları o gün görmedik, .....'nin konuştuğu şahıs boynunda dövmesi olan uzun boylu bir şahıstı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ..... Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Beyanında: "Olay günü arkadaşım ..... ile .....'in kullandığı arabayla mahalleye girdik, oraya uyuşturucu almak için gitmiştim, .....'in de bundan haberi vardı, rastgele mahalleleri geziyorduk, en son bir sokağa girdiğimizde bir kalabalığın olduğunu gördük, oradan 4 tane hap alıp 60 TL para verdim, giderken polisler durdurdu, ben de hapları polislere kendim teslim ettim, hapları aldığım şahsı tanımıyorum, sanıkları daha önce hiç görmedim ancak aldığım kişinin yaşının olgun olduğunu biliyorum, 35 yaşlarındaydı, genç değildi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL:Suça sürüklenen çocuk ..... ve sanık ..... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararları için suça sürüklenen çocuk ..... müdafii Av. ....., sanık ..... ve müdafii Av...... tarafından yapılan istinaf başvurularına ilişkin inceleme ve yargılama sonucunda; 15/03/2017 tarihinde Mersin Emniyet Müdürlüğü görevlilerine ..... Mahallesi ..... Cadde ile ..... Sokağın kesiştiği köşede uyuşturucu madde satıldığı yönünde ihbarda bulunulması üzerine görevlilerin aynı gün saat 16:15 sıralarında bahse konu yere giderek yaptıkları fiziki takipte ….. plakalı aracın ssç .....’nin bulunduğu yere gelerek yanında durduğu ve araçtaki şahısların kendisiyle görüştükten sonra ssç .....’nin araçtaki şahıslara sokak içerisinde bekleyen sanık .....’i gösterip ona yönlendirdiği, aracın ön yolcu koltuğunda bulunan .....’ın gidip sanık ..... ile görüştüğü, aralarında alış veriş gerçekleştikten sonra şahısların araçla ayrıldıkları, görevlilerin aracı kesintisiz takip ederek durdurdukları, araçta sürücü olarak .....’ın ve ön yolcu koltuğunda da .....'ın bulunduğunun tespit edildiği, üzerlerinde suç unsuru taşıyan bir şeyler bulunup bulunmadığının sorulması sonucunda .....’ın çorabının içerisinden çıkardığı dört adet ekstazi tableti görevlilere teslim ettiği, araçta yapılan aramada başka suç unsurunun tespit edilemediği, .....'ın müdafi huzurunda alınan savunmasında; uyuşturucu hap almak için olay yerine geldiklerini, ssç .....’nin kendilerini uyuşturucu hapları satan sanığa yönlendirdiğini ve sanık .....’ten dört adet hap satın aldığını beyan edip ssç ..... ve sanık .....’i fotoğraflarından teşhis ettiği, görevlilerin olay yerine dönmesi üzerine onları gören sanık .....’in ssç .....’den aldığı kırmızı renkli motorsikletle olay yerinden kaçtığı, ssç .....’nin görevlilere sanık .....’in evini gösterebileceğini söyleyerek görevlileri sanık .....'ın ikametini götürdüğü, eve gidildiğinde sanık .....’in evde olmadığı ancak kaçtığı kırmızı renkli motorsikletin evin önünde bulunduğu tespit edildiği, görevlilerce ..... sokak üzerinde yapılan araştırmada ise sanık .....'nın uyuşturucu madde satışı yaptığı yerde iki bina arasında bulunan duvardaki kırık tuğla boşluğunda kilitli şeffaf poşet içerisinde dört adet el bombası logolu beyaz renkli, on adet ….. logolu yeşil renkli, onbir adet barcelona logolu pembe renkli, on adet kuş logolu sarı renkli, altı adet kurukafa logolu mor renkli, yirmi adet barcelona logolu turuncu renkli, otuzaltı adet boks eldiveni logolu pembe renkli, kırksekiz adet hint keneviri yaprak logolu yeşil renkli (.....’tan elde edilen tabletlere benzer nitelikte) olmak üzere toplam 145 adet uyuşturucu ekstazi tabletin ele geçirildiği, alınan ekspertiz incelemesi sonucunda uyuşturucu madde olduklarının tespit edildiği, yürütülen soruşturma neticesince ikisi hakkında da uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; sanık ve suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işledikleri kabul edilerek haklarında mahkumiyetine karar verildiği, suça sürüklenen çocuk ..... müdafii Av. ....., sanık ..... ve müdafii Av......'ın bu mahkumiyet kararları için istinaf kanun yoluna başvurdukları tespit olunmuştur.
Bu tespit ve değerlendirmeye göre; ilk derece mahkemesince sanık .....'in hakkında verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından sanık ve müdafi tarafından yapılan istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk .....'nin tespit edilen eyleminin uyuşturucu madde satın almaya gelen şahsı sanık .....'e yönlendirmekten ibaret olduğu, ssç'nin sanık ..... eylemine doğrudan iştirak ettiğine veya uyuşturucu maddenin aynı zamanda ona da ait olduğuna dair bir delilin bulunmadığı, bu sebeple eyleminin sanık .....'ın eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak etmekten ibaret olduğunun kabulü gerektiği, buna rağmen ssç'nin atılı eyleme doğrudan iştirak ettiği kabul edilerek cezalandırılması cihetine gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından ssç müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile hakkında verilen mahkumiyet kararının ortadan kaldırılmasına, ssç .....'nın işlediği sübuta eren sanık .....'in uyuşturucu madde ticareti yapmak eylemine yardım eden sıfatıyla iştirak etmek suçunda eylemine uyan TCK'nın 39/1-c maddesi atfıyla TCK'nın 188/3 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, suç tarihinde 18 yaşından küçük olması sebebiyle TCK'nın 31/3 maddesi uyarınca indirim yapılmasına, ssç'nin sanık .....'in kimlik ve adres bilgilerini polis görevlilerine bildirmek suretiyle onun eyleminin ortaya çıkmasına katkı sağlamak suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği anlaşıldığından cezasında takdiren 1/4 oranında indirim yapılmasına, yargılama sürecindeki davranışları ve hakkında hükmedilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca cezasında 1/6 oranında indirim yapılmasına, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydı bilgileri ve suçun işlenmesinden sonra gösterdiği pişmanlık dikkate alınarak bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat hasıl olduğundan hapis cezasının ertelenmesine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık ..... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık ve müdafii tarafından yapılan istinaf başvurularına ilişkin inceleme ve yargılama sonucunda;
Sanığın karar başlığında ismi doğru yazılmasına rağmen hüküm fıkrası kısmında "Rezzan" şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır,
Buna göre, yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanık müdafinin yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktarı, kaçma şüphesinin devam etmesi ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı yedi gün içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi nezdinde itiraz kanun yolunun açık olduğu hususunun ihtarına (sanık ve müdafiine ayrı ayrı ihtar edildi),
2-Suça sürüklenen çocuk..... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin inceleme ve yargılama neticesinde; ssç.nin atılı eyleme yardım eden sıfatıyla iştirak etmesine rağmen müşterek fail kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından; müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile ssç hakkında Mersin 3.. Ağır Ceza mahkemesince verilen 19/07/2017 tarih ve 2017/224 E. 2017/262 K. sayılı mahkumiyet kararının CMK 280/2 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuk ..... işlediği sübuta eren uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan eylemine uyan TCK'nun 188/3. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve arz ettiği tehlike dikkate alınarak takdiren 10 YIL HAPİS VE 90 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILSINA,
25.08.2017 tarihinde yayımlanan 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 137. maddesi ile TCK.nun 188/3. maddesinde düzenlenen para cezasının alt sınırı beş günden bin güne çıkarılmış ise de suç tarihindeki düzenleme sanığın daha lehine olup TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanığın TCK.nun 188/3. maddesinin 694 sayılı KHK ile yapılan değişiklikten önceki düzenlemesine göre cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Suça sürüklenen çocuğun atılı eyleme yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinin anlaşılması sebebiyle TCK'nun 39/1-c maddesi uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılarak 5YIL HAPİS VE 45 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILSINA,
Suça sürüklenen çocuğun atılı eylemi işlediği tarihte 18 yaşından küçük olması sebebiyle TCK'nun 31/3. Maddesi uyarınca cezasında 1/3 oranında indirim yapılarak sanığın 3YIL 4 AY HAPİS ve 30 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun beyanı ve yer göstermesi ile diğer sanığın eyleminin ortaya çıkmasına katkı sağlamak suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği anlaşıldığından TCK'nun 192/3. maddesi uyarınca cezasında takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak 2YIL 6 AY HAPİS ve 22 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki davranışları ve hakkında hükmedilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkisi lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasında TCK’nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılara..... YIL 1 AY HAPİS VE 18 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILSINA,
Suça sürüklenen çocuğun hakkında hükmolunan gün adli para cezasının, TCK’nun 52/2. maddesi uyarınca, ekonomik, kişisel ve sosyal durumu göz önüne alınarak her bir günü takdiren 20. TL. hesabıyla 360 TL. Adli para cezasına çevrilerek suça sürüklenen çocuğun2 YIL 1 AY HAPİS VE 360 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILSINA,
Suça sürüklenen çocuğun ekonomik ve kişisel durumu dikkate alınarak, TCK’nun 52/4. maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının tebliğinden itibaren takdiren birer ay ara ile 4 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edilmesine karar verileceğinin ihtarına, (ihtar yapıldı.)
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 18 yaşından küçük olması sebebiyle TCK'nun 53/4. Maddesi uyarınca TCK.nun 53/1. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına,
Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydına, kişiliğine ve suçu işledikten sonra gösterdiği pişmanlığa göre tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde kanaat hasıl olmakla suça sürüklenen çocuğa verilen hapis cezasının TCK nın 51/1 maddesi uyarınca ERTELENMESİNE,
TCK’nun 51/3 maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun2 YIL 6 AY DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA,
TCK’nun 51/6. maddesi gereğince sanığın kişiliği ve sosyal durumu gözetilerek denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden ve uzman kişi görevlendirilmeden geçirilmesine,
TCK’nun 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ihtar edilmesine,
TCK'nun 51/8. Maddesine gereğince denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına ihtar edilmesine,
Suça sürüklenen çocuğun bu yargılama kapsamında hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran sürelerin TCK.nun 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın miktarı dikkate alınarak hakkında Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen yurt dışına çıkış yasağına ilişkin adli kontrol kararının kaldırılmasına,
Mersin Adli Emanetinin 2017/1975 sırasında kayıtlı 305 TL paranın uyuşturucu madde satışından elde edildiğine dair delil bulunmaması sebebiyle karar kesinleştiğinde suça sürüklenen çocuğa iadesine,
Dair kararın, suça sürüklenen çocuk ..... yönünden CMK 286/2-a, maddesi uyarınca kesin olarak,
Sanık ..... yönünden ise; huzurda bulunanlar yönünden tefhiminden, huzurda olmayanlar yönünden ise tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmesi ile isteme uygun verilen karar, sanık, suça sürüklenen çocuk ve müdafilerinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ……'ın (…..) huzuru ile oy birliği ile 31/10/2018 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)