(5237 S. K. m. 38, 52, 53, 54, 62, 63, 188, 192) (5271 S. K. m. 223, 280)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/07/2017 gün ve 2017/3 Esas ve 2017/260 Karar sayılı kararı hakkında sanık ..... müdafileri Av. ..... ve Av. ..... ile sanık ..... müdafii Av. ….'nun istinaf başvurularında bulunmaları sebebiyle davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılan yargılama sonunda;
İDDİA: Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 20/12/2016 tarih ve 2016/10868 esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ..... ve ..... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma veya sağlama suçundan TCK'nun 188/3, 192/3, 53, 54, 38 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle haklarında Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEMENİN HÜKMÜ: Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/07/2017 gün ve 2017/3 Esas ve 2017/260 karar sayılı hükmü ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticari yapmak suçundan sanık .....'in TCK'nun 188/3, 192/3, 62/1, 52/2, 53/1, 63 maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 40 TL adli para cezası ile sanık .....'nun TCK'nun 188/3, 62/1, 52/2, 53/1 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ:
-Sanık ..... müdafii Av...... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sanık hakkında mahkumiyet ve adli para cezası verildiğini, sanığın atılı suça karışma iradesinde değil ise de içinde bulunduğu ekonomik zorluklar ve diğer sanığın yönlendirmesi sonucu atılı suça karıştığını, sanığın pişman olduğu ve üzüntü duyduğunu, sanık samimi beyanlarda bulunduğunu ve suçun ortaya çıkmasında hem kolluk hem de kolluk makamlarına katkıda bulunduğunu, sanığın yaşlı olduğunu ve birçok hastalığının bulunduğunu, sanık hakkında yerel mahkemece etkin pişmanlık indiriminin 1/2 oranında indirim hakkaniyete uygun iken 1/3 oranında uygulanan indirimin hakkaniyete uygun olmadığını, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak öncelikle sanığın beratine aksi halde sanık lehine hüküm kurulmasını talep etmiştir.
-Sanık ..... müdafii Av. …istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sanık hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılarak sanık lehine hüküm kurulmasını, sanığın istad edilen suçla hiçbir alakasının olmadığını, diğer sanık .....'yu etkin pişmanlıktan yararlanmak ve cezasını düşürmek amacıyla davaya dahil ettiğini, istinaf dilekçesinin kabulü ile, yargılamanın duruşmalı yapılmasını, yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılarak yeniden sanık lehine hüküm kurulmasını talep ettiğini belirtmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ..... Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Savunmasında; "Ben 2001 yılına kadar esrar kullanıyordum, ancak fazla kullanmazdım, o tarihten bu yana içmiyorum. Olay günü Kargasekmez mevkiinde benim kavun tarlam vardı, domuz girmesin diye tarlanın başında bekliyordum. Sabah 10.00-11.00 sıralarında komşu köyde oturan kendisini önceden tanıdığım ..... yanıma geldi. Yanında bir poşet vardı. Benim esrar içtiğimi düşünerek bunları sen al, almazsan da başkasına satarsın dedi. Ben esrar içmiyorum dediysem de ..... içinde esrar olan poşeti bırakıp gitti. .....’in bana bıraktığı içinde esrar olan poşeti kaldığım çadırın yanına bırakmıştım, saklamamıştım. Yaklaşık bir ay sonra ben tarlada çalışırken jandarmalar geldi. Ben jandarmaları görünce kaçmadım. Sende hint kenevirleri varmış dediler, bende .....’in bana bıraktığı mavi poşet içerisindeki hint kenevirlerini verdim. ..... bu poşeti bana bırakırken esrarı 4.000 TL’ye satarsın, bunu satarsan geride iki kolu daha var demişti. .....’in bana söylediklerini jandarmalara söyledim. Onlar da biz sana nasıl inanacağız dediler. Bende jandarmaların yanında .....’i aradım. Telefonun sesini de dışarıya verdim. .....’e “dayı malzemeyi elden çıkardım, gerisini de getirirsen onu da elden çıkarırız” dedim. ..... de hemen çıkıyorum dedi, telefonu kapattı. Telefon görüşmesinden yaklaşık 40 dakika sonra ..... benim bulunduğum tarlaya geldi, gelirken jandarmalar arabayla önünü kestiler. Onu da yakaladılar. Ben .....’den esrar maddesini ticari amaçla almış değilim, ..... kendisi bırakıp gitti. Esrarı sattıktan sonra sana da pay veririm demişti, ancak ben istemiyorum demiştim. .....’in daha önceden uyuşturucu madde ticareti yapıp yapmadığını bilmem, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi isterim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ..... İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında; "Önceki savunmamı tekrar ederim. Üzerimde ele geçen uyuşturucu maddeyi sanık ..... satmam için bana bırakmıştı. Ayrıca kendisinde başka uyuşturucu madde olduğunu söylemişti. Jandarma görevlileri tarafından yakalandığımda ben bu durumu izah ettim. Kendisi ile telefonlaştık. Bulunduğumuz yere geldi ve Jandarma tarafından yakalandı. Bu uyuşturucu maddeyi .....'in bana verdiğine dair şahitlik yapabilecek kimse yoktur. Çadırımda ele geçen terazi hassas terazi değil. Kavun tarlamın yanında bulundurduğum ve 50 kg kadar tartı yapabilen bir terazidir. Suçlamayı bu şekilde kabul ederim. Ben kimseye uyuşturucu madde satmadım. Uyuşturucu madde de ağacın altında duruyordu. Ben bir yere götürmedim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ..... Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Savunmasında; "Diğer sanık ..... benim babamın kız kardeşinin kızının oğludur. Sanık .....’un söyledikleri doğru değildir. Ben ona satması için esrar ya da başka bir uyuşturucu madde vermedim. Tarihini tam hatırlayamıyorum, ancak geçtiğimiz kurban bayramından önce ..... eşi ile birlikte …’ta bulunan evime gelip beni sormuşlar. Komşum olan …..’ye gittiler diye söylemiş. .....’ta .....’i görecektim demiş ve oradan ayrılmış. Aynı gün akşam ..... benim Kale’deki evime geldi. Yanında hanımı da vardı. Benim evimde de komşum …. misafirdi. Biraz sohbet ettikten sonra ..... sigara içmek için evin balkonuna çıktılar. Sigarayı içtikten sonra ..... dayı biz müsaade istiyoruz, bizim derdimize derman olabilecek misin, evimize icra gelecek deyip benden 1.000 TL para istedi. Bende 900 TL para verdim. Sabahleyin yine hanımıyla beraber ..... bizim eve tekrar geldi. Telefonu unutmuşum deyip balkona gitti, balkondan telefonu aldıktan sonra evden ayrıldılar. Yaklaşık 5-6 gün sonra aldığı paranın 300 TL’sini getirdi. Olay günü de ben öğlen namazı kılıyordum, kulaklarım az işittiği için telefonun sesini duymamışım, ..... 3-4 kez aramış. Namazımı bitirdikten sonra telefon yine çalıyordu, cevap verdim, ..... bana ben kavun sattım, 600 TL paranı denkleştirdim, gel paranı götür dedi, ne söylediğini tam olarak anlamadım, ancak bu şekilde söylediğini hatırlıyorum. Bende kurban parasını borca almıştım, .....’tan alacağım bu parayla onu yatırırım diye arabamla gittim. Jandarmalar .....’un tarlasına gitmeden önümü kestiler. Benim evimde, oğlumun evinde, yine Kale’de bulunan evimde arama yaptılar. Kale’de bulunan evimde yapılan aramada evin balkon kısmında az miktar esrar bulmuşlar. Benim bu esrar maddesinden haberim yoktur. Ben hayatımda uyuşturucu madde kullanmadım, evimde yakalanan esrar maddesinin kime ait olduğunu bilmiyorum. Jandarma komutanına ben yazın .....’taki evimde kalıyorum, kış aylarında Kale’deki evde kalıyorum. Kale’deki eve bir ay önce Fransa’dan misafirlerim gelmişti, belki onlara aittir dedim. Ancak uyuşturucu maddenin kime ait olduğunu bilmiyorum. Ben ..... aradığında onun en dediğini tam olarak anlayamadım, belirttiğim gibi kulaklarım ağır işitmektedir, o bana dayı malzemeyi elden çıkardım, gerisini de getirirsen elden çıkartırız diye birşey söylememiştir, o bana tuzak hazırlamıştır, .....’un bu işi yaptığını etraftan duyuyordum, suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi istiyorum," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ..... İstinaf Duruşmasında Alınan Beyanında; "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben uyuşturucu maddeyi .....'a vermedim. Kendisi akrabam olur. Aramızda babamdan kalan bir taşınmazın onlara verilmemesi sebebiyle anlaşmazlık bulunmaktadır. Daha önce ben .....'a 900 TL borç para vermiştim. Bunun 300 TL'sini ödemişti. Olay günü de telefonla bir kaç kez beni aramış. Ben duymamıştım. Namazdan sonra tekrar arayınca görüştüm. Kulaklarım biraz ağır işittiği için anladığım kadarıyla bana borcunu ödeyeceğini söyleyerek beni çağırdı. Bulunduğu yere gittiğimde jandarma görevlileri beni yakaladı. Bana elimde uyuşturucu madde olduğunu söylediler. Bende bunun doğru olmadığını uyuşturucu madde bulunmadığını beyan ettim. Evimde arama yaptılar. Balkonda dolap çekmecesinde 1 gram esrar buldular. Bu esrar maddesini ya yurt dışından gelip bizde yaklaşık 1 ay kalan torunum kullanım buraya koymuştur veya daha sonra evime misafir olarak gelen balkonda sigara içen ve ertesi günü de gelip balkonda telefonumu unuttum diyerek tekrar burayı kontrol eden ..... tarafından da bırakılmış olabilir. Suçlamayı kabul etmiyorum," şeklinde savunmada bulunmuştur.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAALASINDA: "Suç tarihi olan 19/09/2016 günü sanık .....’in Denizli İli Kale İlçesi ..... Mahallesinde su deposu yakınındaki kavun tarlası yakınında ormanlık alana kenevir bitkisi ekerek bundan esrar elde ettiği ve satarak ticaret yaptığı bilgisi alınması üzerine, görevlilerin ormanlık alanda araştırma yaptıkları sırada sanık .....’in elinde mavi poşetle çadırdan çıkarak uzaklaşmaya çalıştığının görüldüğü, poşette ne olduğu sorulduğunda esrar olduğunu belirterek görevlilere teslim ettiği, çadırda bulunan bir adet ..... marka hassas teraziyi de görevlilere teslim ettiği, olay yerinde bulunan görevlilere yakalanan uyuşturucu ile ilgili bilgi vereceğini söylediği, söz konusu esrarın diğer sanık .....’ya ait olduğunu, bu esrarı bayramdan önce satması için kendisine .....’nun bıraktığını, 4000 TL karşılığında anlaştıklarını, .....’da 2 kg kadar daha esrar maddesi olduğunu, eğer yakalandığından haberi yoksa .....’dan bu esrarı isteyeceğini ve olayın ortaya çıkmasını sağlayacağını ifade etmiş, rehberinde kayıtlı olan .....’ya ait telefonu beş altı kez aramış cevap verilmemiş, daha sonra da ..... tarafından .....’in telefonunun çaldırılması üzerine sanık ..... tarafından .....’nun telefonu tekrar aranmış, sanık ..... görevlilerin huzurunda “dayı malzemeyi elden çıkardım gerisini de getirirsen onu da elden çıkarırız” diye söylediği, karşısındaki şahsın da “tamam hemen çıkıyorum” diyerek telefonu kapattığı, sanık .....’nun görevlilerce yakalandığı, arama izni ile evinde otomobilinde arama yapıldığı, mutfak balkonundaki çekmeceli malzeme dolabının orta bölümünde beyaz kağıt içerisinde sarılı 1 gr esrar maddesi olduğu düşünülen maddenin ele geçirildiği, Denizli Devlet Hastanesinin 23/09/2016 günlü raporunda .....’nun idrar tahlilinde uyuşturucu madde kalıntısına rastlanılmadığının belirtildiği, ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgili olarak JGK Ankara Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliğinin 08/11/2016 gün 2016/3716 (kimyasal inceleme kısmı) sayılı uzmanlık raporuna göre elde edilen kenevir bitkisi parçalarının esrar elde etmeye elverişli olduğu ve elde edilebilecek esrar miktarlarının belirtildiği ve ele geçirilen maddelerin 2313 Sayılı Yasa kapsamında olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Sanık ..... savunmasında, 2001 yılına kadar esrar kullandığını, o tarihten sonra kullanmadığını, olay günü ….. mevkinde kavun tarlası olduğunu, domuz girmesin diye tarlanın başında beklediğini, sabah 10-11 sıralarında komşu köyde oturan diğer sanık .....’nun yanına geldiğini, yanında bir poşet olduğunu, kendisine vererek bunları sen al almazsan başkasına satarsın dediğini, ben içmiyorum şeklinde söylemesine rağmen sanık .....’in esrarı bırakıp gittiğini, yaklaşık bir ay sonra jandarmaların geldiğini ve kendisinin elinde poşetle yakalandığını ve görevlilere verdiğini, sanık .....’in esrarı bırakırken 4000 TL’ye satarsın diye söylediğini, satarsan geri de iki kg daha var diye söylediğini, görevlilerin de inanmaması üzerine diğer sanık .....’i aradığını, telefonu sesli aradığını, görevlilerin de duyduğunu, görüşmeden yaklaşık kırk dakika sonra sanık .....’in bulunduğu tarlaya geldiğini ve görevlilerin yakaladığını, esrarı ticari amaçlı bulundurmadığını, suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiştir.
Sanık ..... savunmasında, sanık .....’un babasının kız kardeşinin kızının oğlu olduğunu, söylediklerinin doğru olmadığını, kendisine satması için esrar vermediğini, kurban bayramından önce sanık ..... ve eşinin evlerine gelerek kendisini sorduğunu ancak kaleye gitmesi nedeniyle görüşemediklerini, aynı gün akşam sanık .....’un kendisine ait kaledeki evine eşiyle birlikte geldiğini, evinde komşusu ….’ün misafir olarak bulunduğunu, evden çıkarken de sanık .....’un kendisinin evine icra geleceğini, bu nedenle sıkıntıda olduğunu, 1000 TL para istediğini, sanık .....’a 900 TL para verdiğini, bu olaydan beş altı ay sonra .....’un aldığı paranın 300 TL’sini getirdiğini, olay günü namaz kıldığını, kulakları az işittiği için telefon sesi duymadığını, namaz bittikten sonra telefonun yine çalması üzerine cevap verdiğini, .....’un kavut sattım 600 TL’ paranı denkleştirdim gel paranı götür dediğini, ne dediğini tam anlayamaması nedeniyle bu şekilde hatırladığını, kurbanı borç paraya aldığını, .....’tan alacağım parayla onu yatırırım diyerek arabasıyla .....’un yanına gittiğinde yakalandığını, evinde ele geçirilen az miktarda esrarın kendisinin koymadığını, yaz aylarında Fransa’dan misafirlerinin geldiğini, belki onlara ait olabileceğini, suçlamayı kabul etmediğini ifade etmiştir.
Yerel mahkeme yapılan yargılama sonucunda sanık .....’in TCK’nun 188/3, 192/3, 62, 52 maddeleri gereğince 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 40 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık .....’nun ise TCK’nun 188/3, 62, 52 maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
Tutanaklar, raporlar, sanıkların savunması, nüfus ve adli sicil kayıtları, tüm dosya kapsamına göre sanık ..... hakkında sübuta ilişkin herhangi bir tereddüt bulunmamakla birlikte sanık .....’nun aksi sabit olmayan savunması tüm dosya kapsamına göre hakkında şüphe oluşmakla birlikte atılı suçu işlediğine ilişkin somut kuşkudan uzak yeterli delil bulunmaması nedeniyle;
1-Sanık ..... hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Sanık ..... hakkında mahkumiyet kararının sanık müdafinin istinaf başvurusu nedeniyle ortadan kaldırılarak sanığın CMK’nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur," şeklinde mütalaa da bulunmuştur.
DELİLLER:
-Yazılı Deliller;
-Denizli Servergazi Devlet Hastanesinin 20/09/2016 tarih 26585 protokol numaralı adli muayene raporu,
-19/09/016 tarihli yakalama ve gözaltına alma tutanağı,
-19/09/2016 tarihli üst arama tutanağı,
-19/09/2016 tarihli yakalama tutanağı,
-20/09/2016 tarihli hassas tartım tutanağı,
-19/09/2016 tarihli rızaen muhafaza altına alma tutanağı,
-19/09/2016 tarihli ev arama tutanağı,
-19/09/2016 tarihli olay tespit ve arama tutanağı,
-20/09/2016 tarihli zirai rapor,
-22/09/2016 tarihli imha tutanağı,
-Denizli Devlet Hastanesinin 23/09/2016 tarih .....517894 numaralı idrarda uyuşturucu ve uyarıca madde metabolitlerine rastlanılmadığına dair rapor sureti,
-Sanık savunması, nüfus ve adli sicil kayıtları,
DAİREMİZCE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL: Sanıklar ..... ve ..... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararları için sanıklar müdafileri tarafından yapılan istinaf başvurularına ilişkin inceleme ve yargılama sonucunda;
19/09/2016 günü sanık .....’in Denizli İli Kale İlçesi ..... Mahallesi su deposu yakınındaki kavun tarlası yanındaki ormanlık alana kenevir bitkisi ekerek bundan elde ettiği esrarı satarak ticaretini yaptığı duyumları üzerine, kolluk görevlilerinin ormanlık alanda araştırma yaptıkları sırada sanık .....’in elinde mavi poşetle çadırdan çıkarak uzaklaşmaya çalıştığının görüldüğü, poşette ne olduğu sorulduğunda esrar olduğunu belirterek görevlilere teslim ettiği, çadırda bulunan bir adet ..... marka hassas teraziyi de görevlilere teslim ettiği, olay yerinde bulunan görevlilere yakalanan uyuşturucu ile ilgili bilgi vereceğini söylediği, söz konusu esrarın diğer sanık .....’ya ait olduğunu, bu esrarı bayramdan önce satması için kendisine .....’nun bıraktığını, 4000 TL karşılığında anlaştıklarını, .....’da 2 kg kadar daha esrar maddesi olduğunu, eğer yakalandığından haberi yoksa .....’dan bu esrarı isteyeceğini ve olayın ortaya çıkmasını sağlayacağını beyan edip telefon ile .....'yu aradığı, bir süre sonra kolluk görevlilerinin .....'yu da yakaladıkları, sanık .....'nun evinde ve otomobilinde arama yapıldığı, mutfak balkonundaki çekmeceli malzeme dolabının orta bölümünde beyaz kağıt içerisinde sarılı 1 gr esrar maddesi olduğu düşünülen maddenin ele geçirildiği, sanık .....'nun 23/09/2016 tarihli Denizli Devlet Hastanesinden alınan raporuna göre herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmadığının tespit edildiği, sanık .....'den ele geçirilen poşet içerisinde 3 ayrı poşete sarılı vaziyetteki net 1.315 gram ağırlığındaki maddenin uyuşturucu maddelerden olan esrar maddesi olduğunun belirlendiği, bu nedenle her iki sanık hakkında da uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açıldığı,
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işledikleri kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verildiği, sanıklar müdafilerinin bu mahkumiyet kararı için istinaf kanun yoluna başvurdukları tespit olunmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre, sanık ..... hakkındaki duyumlar üzerine 19/09/2016 tarihinde kolluk görevlilerinin 1.315 gram uyuşturucu maddelerden olan esrar maddesi ile sanığı yakaladıkları, ele geçirilen maddenin miktarı itibariyle kişisel kullanım amacına yönelik olmayıp satmak amacıyla bulundurduğunun anlaşıldığı, bu şekilde sanık .....'in üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, sanık .....'nun savunmasının aksine diğer sanık .....'in kendisinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin diğer sanık ..... tarafından temin edildiği yönündeki başka hiçbir kanıtla desteklenmeyen soyut suç atma niteliğindeki beyanı dışında her türlü kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı anlaşıldığından, beraatine karar verilmesi gerekirken hükümlülüğüne karar verilmiş olması hukuka aykırı olduğundan sanık ..... hakkındaki mahkumiyet hükmünün ortadan kaldırılarak beraatine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği, sanık ..... hakkında yasal koşulları bulunmadığı halde TCK'nun 192/3 maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış ise de, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bozma nedeni yapılmayarak eleştiri dışında sanık hakkındaki hükmün usul ve yasaya uygun olması nedeniyle istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık ..... hakkında ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurularına ilişkin inceleme ve yargılama sonucunda;
Sanığın, kendisinde ele geçen uyuşturucu maddeyi sanık .....'dan temin ettiğine dair soyut iddiası dışında delil bulunmaması sebebiyle etkin pişmanlığı düzenleyen TCK'nun 192/3 maddesi uyarınca cezasında indirim yapılması aleyhe istinaf olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Buna göre, yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık ..... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararı için sanık müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin inceleme ve yargılama sonucunda, sanığın atılı eylemi işlediğine kesin delil bulunmaması sebebiyle atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla sanık müdafinin istinaf başvurularının kabulü ile Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19/07/2017 tarih ve 2017/3 E. 2017/260 K. sayılı mahkumiyet kararının CMK.nın 280/2. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık ..... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan kamu davası açılmış ise de sanığın atılı işlediğine dair hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması sebebiyle sanığın atılı suçtan CMK 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,
Sanık için yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Atılı suçtan beraat eden sanığın ilk derece mahkemesinde ve istinaf kanun yolu aşamasında kendisini vekaletnameye istinaden müdafi ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret Tarifesine göre ilk derece mahkemesi için 3.960 TL ve tek duruşmalı istinaf kanun yolu için 1,090 TL maktu vekalet ücretinin maliye hazinesinden alınarak sanığa VERİLMESİNE,
İlk derece mahkemesince hakkında müsadere kararı verilmesi unutulan, Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığındaki şahit numune olarak alınan uyuşturucu maddenin TCK'nın 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine,
Dair kararın huzurda bulunanlar yönünden tefhiminden, huzurda olmayanlar yönünden ise tebliğinden itibaren onbeş günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmesi ile isteme uygun verilen karar, sanıkların ve müdafilerinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı ….'ın (…..) huzuru ile oybirliği ile 14/11/2018 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)