(5237 S. K. m. 52, 53, 54, 58, 62, 63, 188) (5271 S. K. m. 223)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2017 gün ve 2017/43 Esas ve 2017/144 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak sanık ....... müdafii Av. ......., sanık ....... ve müdafii Av. .....'nın istinaf başvurularında bulunmaları sebebiyle davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılan yargılama sonunda;
Gereği düşünüldü:
İDDİA: Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 24/01/2017 tarih, 2017/129 Esas sayılı iddianamesiyle; sanıklar ....... ve ....... haklarında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işledikleri iddiasıyla eylemlerine uyan TCK'nun 188/3, 54, 53/1, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle Silifke Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEMENİN HÜKMÜ: Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2017 gün ve 2017/43 Esas, 2017/144 sayılı hükmü ile sanıklar ....... ve .......'in atılı suçtan TCK'nun 188/3, 62/1, 52/2, 52/4, 53/1, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 4 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aldıkları ceza miktarı nazara alınarak tutukluluk hallerinin devamına karar verilmiştir.
YEREL MAHKEMECE YAPILAN DEĞERLENDİRME VE KABUL:
Sanık ....... ve .......'nin uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçu yönünden yapılan incelemelerinde; Sanık ....... ve ....... hakkında Anamur Jandarma Komutanlığınca 10/10/2016 tarihinde ormanın muhtelif bilinmeyen yerlerinde kenevir bitkisi yetiştirdikleri ve yine bu yetiştirdikleri bitkilerden elde ettikleri 30 kg esrar maddesini ikametlerinin eklentilerinde sakladıkları, bunları peyderpey Anamur ilçesinde bulunan ..... isimli şahsa satarak uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına dair tutanak tutulmuştur. Ve 11/10/2016 tarihinde gerekli arama, elkoyma izinleri alınarak sanık ....... ve .......'nin birlikte yaşadıkları evde yapılan aramada evine on iki ve on beş metre mesafelerde, arama ve elkoyma tutanağı ve krokide de gösterildiği üzere yaklaşık 5700 gram esrar ele geçirildiği, ilgili kriminal raporda elde edilebilecek esrar maddesinin toplamda yaklaşık 2250 gram olduğunun saptandığı görülmüştür. Sanık ....... tutuklandıktan sonra cezaevinden gönderdiği dilekçesinde suçunu ikrar etmiş, evinin yakınlarında sakladığı kalan esrar maddelerini de göstereceğini söyleyerek jandarma eşliğinde yapılan yer gösterme ve aramada yaklaşık 1800 gram esrar ele geçirilmiş ve elde edilebilecek esrar miktarının yaklaşık 630 gram olduğu ilgili kriminal raporlarla saptanmıştır. Sanık .......'un uyuşturucu madde ticareti suçu kendi ikrarı, ele geçirilen uyuşturucu miktarı, tanık ifadeleri, arama ve elkoyma tutanaklarıyla sabittir. Oğlu .......'nin uyuşturucu madde ticareti suçu yönünden incelenmesinde ise; ilgili istihbarat raporunda babasıyla bu işi beraber yaptıkları, aynı evde yaşamaları dolayısıyla kendi ikametlerinde bulunan bu miktarlardaki uyuşturucudan haberinin olmayacağının hayatın olağan akışıyla uyuşmayacağı, ilgili istihbarat raporunda da belirtildiği üzere kendi himayelerinde bulunan esrarın yaklaşık 10-15 kg'lık kısmının … ve kimliği tespit edilemeyen … isimli şahıslarca çalındığı ve sanık ....... ve .......'nin bu kişileri darp etmek suretiyle çalınan esrarı geri aldıkları bilgisi edinilmiştir. Sanık ....... her ne kadar suçla bir alakasının olmadığı söyleyerek suçu inkar etse de ilgili istihbarat raporu, cezaevinde babasının genç yaştaki oğlunu kurtarmak amacıyla suçu tek başına üstlenmesi, tanık beyanları, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, fotoğraflar, kroki, arama el koyma tutanağı, yer gösterme tutanağı, kriminal raporlar, ikrar ve tüm dosya kapsamından onun da suçu sabit görülerek atılı suçtan eylemlerine uyan TCK.nun 188/3 maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ:
Sanık ....... vermiş olduğu istinaf talepli dilekçesinde; hakkında verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
Sanık ....... müdafii vermiş olduğu istinaf talepli dilekçesinde özetle; suça konu uyuşturucu maddenin bir kısmının sanığın yer göstermesi sonucu ele geçtiğini, bu sebeple sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğini beyan etmiştir.
Sanık ....... müdafii vermiş olduğu istinaf talepli dilekçesinde özetle; sanığın atılı eylemi işlediğine dair kesin delil bulunmaması sebebiyle mahkumiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Sanık ....... Silifke Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Savunmasında;"Ben bu hususta sorguda verdiğim ifademi tekrar ederim. Ben ovabaşı mahallesi ….. mevkiinde babam .......'e ait ….. sayılı adresinde ikamet ediyorum. Bizim evde annem, babam ve ben birlikte yaşıyoruz. Ben Anamur ilçe merkezinde bulunan ……bayiinde 9 yıldır çalışıyorum. ……. bayisinde haftanın 6 günü çalışıyorum. Pazar günü izinliyim. İş yerime sabah saat 07:30’da evden çıkarak gidiyorum. Akşam saat 7 den sonra ovabaşı mahallesindeki evimize gidiyorum. …..mahallesinde bizim evimizin olduğu yerde yaklaşık 9-10 dönümlük bir araziyi biz kullanıyoruz. Bu arazi içerisinde 2 tane muz serası bulunmaktadır. Yine portakal bahçeleri de vardır. Ayrıca çeşitli meyve ağaçları da bulunmaktadır. Ben Ağustos-Eylül aylarında boş zamanım olduğunda babamın muz ve çilek işinde kendisine yardım ederim. Ancak babamın böyle bir uyuşturucu maddesini tarlamıza ektiğinden haberim yoktu. Ben tutuklanmamla beraber bu işten haberdar oldum. Yine soruşturma esnasında vermiş olduğum beyanlarımda serseri tipli bir kaç şahsın babamın esrar maddesi sattığı sorusunu babamın böyle bir şi yapmayacağını düşündüğüm için hiç ciddiye almadım, bu nedenle de babama bu konuyu sorma gereği duymadım. Benim bildiğim kadarıyla babamın borcu bulunmamaktaydı, niye böyle bir yüz kızartıcı işe girdiği hakkında bir fikrim yoktur. Ben babama cezaevinde bulunduğum sırada babama" eğer böyle bir suçu işlediysen bunu itiraf et" dedim, babam da cezaevinden dilekçe yazarak suçu itiraf ettiğine dair savcılık makamına dilekçe sunmuş. Ben böyle bir suçu işlemedim, 4.5 aydır tutuklu bulunmaktayım, cezaevinde kalmam beni kısa sürede mağdur edecektir, tutuksuz yargılanmayı talep ederim, takdir mahkemenindir" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık .......Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Savunmasında: "Önceki savunmalarımı tekrar ederim. Ben suçsuz yere 15 ay cezaevinde kaldım. Beraatimi talep ederim. Evimizde ele geçirilen uyuşturucu madde babama aitmiş." şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık ....... Silifke Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Savunmasında; "Ben cezaevinden soruşturma aşamasında suçu ikrar ettiğime dair dilekçe göndermiştim. Bu aşamadan sonra savcılıkça alınan ifademi aynen kabul ederim. Ben olay tarihinde ikametimde yakalanan esrar maddesi ile ilgili bana ait olmadığını söylemiştim. Ancak suça konu esrar maddesini ben ektim, ben yetiştirdim. Sulamasını yaptım. Hasatını yaptım ve daha sonra kovaya doldurdum. Ben bir miktar paraya ihtiyacım olduğu için bu işe girmiştim. Olayın ilk başında jandarma evimde arama yaptığında ve esrarı bulduğunda ailemin yüksek tansiyon hastası olması sebebiyle kalp krizi geçirmesi ve rahatsızlanmasından korktuğum için suçu kabullenmemiştim. Benim bu esrar maddesini ektiğimi ve kovalara doldurduğumdan ailemin haberi yoktur. Ben esrar maddesini bu yıl Nisan ayı civarında evime iki kilometre uzakta bulunan kendi arazimin bir kısmına ekmiştim. Arazimin toplamı 5 dönüm kadardır, ancak ben 50-60 m2 civarında hint keneviri ekmiştim. Ben sadece bu yıl ekim yaptım. Daha önceki yıllarda hiç bir şekilde esrar maddesi ekmedim. Bu yıl da yapmamın sebebi biraz borçlarım vardı, onlardan kurtulmak için ekmiştim. Hasatı yaptım. Ben Nisanın başında çilek satmak amacıyla Anamur halinde bulunuyordum, burada 3 kişinin aralarında esrar maddesi ve esrar ticaretiyle ilgili olarak sohbet ettiklerini duydum ve sohbetin içeriğine kulak kabarttım. Daha sonra bu üç şahsın yanına gidip bana da bu esrar elde etmek için yetiştirilecek kenevir bitkisinin nasıl bir şey olduğunu, bu ekimin nasıl yapıldığını, bana bu tohumdan verip veremeyeceklerini sordum, sorduğum şahıslardan birinin adı .....'ti, ben bu şahsın Anamur halinde tüccarlık yaptığını, çilek-muz alıp sattığını bilirim, ancak bu halde dükkanı yoktu, kendini bana İzmirli ..... olarak tanıttı. Ancak bana ne telefon numarası verdi, ne de soy ismini verdi, fakat bana kenevir tohumu vermeyi kabul etti ve bu şahısla aynı gün evime gittik. Ben ..... isimli şahsa yarım çay bardağı kenevir tohumu karşılığında 200 TL para verdim. Bu tohumları tarlama ektiğim sırada bana kimse yardım etmedi, tek başıma ektim, kuruttum ve yine ben bu işe girerken daha önceden satıcı olarak kimseyi tanımıyordum, bu yüzden ilk etapta kime satacağımı bilmiyordum, yine de bu ekim işini yaptım. Fakat çarşıya gittiğim zamanlarda bazı insanlara kenevir bitkisi ve esrar maddesi satacağımı söylemiştim. Bu yaptığımdan pişmanım, ben sakladığım kenevir bitkilerini yaptığımdan pişman olmam dolayısıyla ilgili adli merciilere bildirdim, bu hususun da yargılanmam sırası da dikkate alınmasını talep ederim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık .......Dairemizde Yapılan İstinaf Duruşmasında Alınan Savunmasında: "Ben önceki savunmamı tekrar ederim. Evimde ele geçen suça konu kenevir bitkisi parçaları bana aittir. Ben bunları izinsiz şekilde ektim. Kenevirden temin ettim. Niyetim satmaktı. Anamur'a indiğim bir gün bir kaç tanıdığa elimde esrar maddesi olduğunu ve satmak istediğimi söylemiştim. Bundan kısa bir süre sonra jandarma görevlileri gelerek ikametimin bahçesinde yaptıkları aramada kenevir bitkisi parçalarını buldular. Bir kısmını ise daha sonra cezaevinden gönderdiği dilekçe sonucu mahallinde göstermek suretiyle ben güvenlik görevlilerine teslim ettim. ....... oğlum olur. Kendisinin bu uyuşturucu madde ile ilgili yoktur. Kendisi işte çalışırdı. Sabah 7 de işe gider akşam işten gelirdi. Pişmanım." şeklinde savunma yapmıştır.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAALASINDA: "Kolluk kuvvetlerince elde edilen istihbari çalışmalarda, Anamur ilçesinde sanık ....... ve oğlu .......'in ormanlık arazide kenevir bitkisi yetiştirdikleri ve bu yetiştirdikleri bitkileri ikametlerinde ve eklentilerinde sakladıkları, bu şahıslarında daha önceki yılda yetiştirdikleri esrar maddelerinin Anamur ilçe merkezinde ve Antalya ilinde kimlik bilgileri tespit edilemeyen torbacılara satarak piyasaya sürdüklerinin öğrenildiği, bu bilgiler üzerine 10/10/2016 gün ve 2016/671 D. İş sayılı Anamur Sulh Ceza Hakimliğinin arama kararı üzerine 11/10/2016 gününde sanıkların oturdukları … adresindeki konutlarında ve … plakalı araç ve evin altındaki 2 adet muz serasında herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, aynı gün sanıklar ....... ve .......'in ikamet adresinin portakal ağaçları ekili bahçesinde yapılan aramada, konutu 12 metre mesafedeki zeytin ağacı dalında poşet içerisinde cam kavanozların elde edildiği, bu kavanozların içinde esrar ve esrar tohumu olduğu düşünülen delillerin elde edildiği, konutun bahçesinde güney kısımda 15 metre mesafede otların arasına gizlenmiş şekilde beyaz renkli kova içerisinde kubar esrar maddesi, yine meyve ağaçları ekili bahçe içerisinde kubar esrar maddesi dolu olduğunun tespit edildiği, elde edilen esrar maddeleri ile ilgili olarak Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 01/12/2016 gün ve ADN-KİM-16-06543 nolu uzmanlık raporunda, elde edilen materyallerin kenevir bitki parçaları ve tohumları olduğunun esrar elde edilebileceğinin belirtildiği,
Sanıklar ....... ve .......'in tutuklanması üzerine .......'in Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne verdiği dilekçede, uyuşturucunun kendisine ait olduğunu, uyuşturucu maddeyi kendisinin ektiğini, borçları nedeniyle bu yola tevessül ettiğini, sadece bu yıl ekim yaptığını, bahçesinde bir miktar daha esrar maddesi bulunduğunu, yerini göstereceğini belirtmesi üzerine 02/12/2016 tarihinde sanığın evine gidilerek yer göstermesi sonucu evinin kuzey batı yönünde eve 50-55 metre mesafede bulunan su havuzunun güney batı dış duvarının dibinde otların arasında fıçı içerisinde ve üzerindeki poşette esrar maddesinin bulunduğu, burada bulunan maddelerle ilgili: Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 28/12/2016 gün ve ADN-KİM-16-07742 nolu uzmanlık raporunda, elde edilen bitki parçalarının esrar aktif maddelerinde THC içeren ve 2313 sayılı yasanın 3 ve 19 maddesi kapsamında kalan uyuşturucu maddelerden esrar elde edilemeye elverişli kenevir parçası olduklarının belirtildiği, anlaşılmıştır.
Sanık ....... savunmasında, anne babası ile birlikte yaşadığını, 9 yıldır Anamur ilçe merkezinde bulunan … oto bayiinde çalıştığını, Pazar günü hariç 07:30'da evden çıkıp akşam 19:00'a kadar çalıştığını, yetiştirilen uyuşturucu ile ilgilisinin bulunmadığını, suçlamaları kabul etmediğini ifade etmiştir.
Adana Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesinin 27/10/2016 gün ve4448 sayılı raporunda, ....... ve .......'in kan ve idrar örneklerinde uyuşturucu ve uyarıcı madde ve ilaç etkin maddelerine rastlanmadığı belirtilmiştir.
Dosya kapsamı, olay yeri tespit tutanağı, sanıkların savunması, ekspertiz raporları, tanık anlatımlarına göre sanık .......'in uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma ve sağladığı suçunu işlediğinin sabit olduğu, sanık .......'in ise uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediğine ilişkin somut ve kuşkudan uzak delil bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1- Sanık ....... hakkında hüküm; oluşa, dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun görüldüğünden, sanık ....... müdafiinin istinaf talebinin reddine ve tutukluluğunun devamına karar verilmesi,
2- Sanık .......'in uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yaptığına ilişkin kesin, somut, kuşkudan uzak delil elde edilemediği, kuşkudan sanık yararlanır kuralı gereğince sanık ve müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme hükmünün ortadan kaldırılarak; sanığın CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaa da bulunmuştur.
DELİLLER:
A-Yazılı Deliller;
-Anamur Sulh Ceza Hakimliğinin 10/10/2016 tarihli arama kararı
-11/10/2016 tarihli arama ve el koyma tutanakları,
-11/10/2016 tarihli tartı tutanağı,
-02/12/2016 Tarihli yer gösterme tutanağı,
-Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün ADN-KİM-16-06543 nolu uzmanlık raporu sonuç kısmında;"1 ve 2 numaralı maddelerin, uyuşturucu maddelerden "Tetrahydrocannabinol"u ihtiva eden ve esrar elde edilmesine elverişli kenevir bitkisi kırıntıları olduğu, ayrıca yapılan miktarsal çalışmalar neticesinde; "1" sıra numaralı maddeden elde edilebilecek esrar miktarının "9,8 gram" olduğu, "2" sıra numaralı maddeden elde edilebilecek esrar miktarının "5 gram" olduğu, 3 ve 4 sıra numaralı maddelerin, uyuşturucu maddelerden "Tetrahydrocannabinol"u ihtiva eden ve esrar elde edilmesine elverişli kenevir bitkisi parçaları olduğu, ayrıca yapılan miktarsal çalışmalar neticesinde; "3" sıra numaralı maddeden elde edilebilecek esrar miktarının "940 gram" olduğu, "4" sıra numaralı maddeden elde edilebilecek esrar miktarının "1320 gram" olduğu" belirtilmiştir.
- Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün ADN-KİM-16-07742 nolu uzmanlık raporu sonuç kısmında; "söz konusu 1, 2 ve 3 numaralı maddelerin, uyuşturucu maddelerden "Tetrahydrocannabinol"u ihtiva eden ve esrar elde edilmesine elverişli kenevir bitkisi parçaları olduğu, ayrıca yapılan miktarsal çalışmalar neticesinde; "1" sıra numaralı maddeden elde edilebilecek esrar miktarının "623 gram" olduğu, "2" sıra numaralı maddeden elde edilebilecek esrar miktarının "1,4 gram" olduğu, "3" sıra numaralı maddeden elde edilebilecek esrar miktarının "3,5 gram" olduğu" belirtilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Adana Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Adana Toksikoloji Şubesinin 27/10/2016 tarihli 4448 sayılı raporunda; "sanıklar ....... ve .......'e ait kan ve idrarda; sistematiğimizdeki uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden ilaç etken maddelerinin bulunmadığı" belirtilmiştir.
-Sanıkların savunmaları, Tanık anlatımları, Nüfus ve Adli Sicil kayıtları.
B-Tanık Beyanları;
Tanık A. K. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Beyanında; "Jandarmadaki ifadem aynıdır. Ben bu olaylardan jandarmanın ihbar üzerine evimde ve aracımda arama yapması ile haberdar oldum. Ne evimde ne aracımda herhangi bir uyuşturucu madde çıkmadı, zaten hakkımda niye böyle bir ihbar olduğunu anlamış değilim, huzurda bulunan sanık .......'yi arkadaşım olması sebebiyle tanıyorum, ancak bu şahsın uyuşturucu ticareti yaptığı ya da kenevir bitkisi yetiştirdiği hakkında bir bilgim yoktur. Yine .......'nin babası olan diğer sanık .......'un da böyle bir işe giriştiği hakkında bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık … Silifke Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Beyanında; "Sanık ....... halamın kocası, .......'de halamın oğlu olur, ben kendilerinin uyuşturucu ektiğini yada sattığını bilmiyorum, ben yevmiyeli olarak amcamın yanında çalışırım, uyuşturucu ile ilgim yoktur, bana okuduğunuz araştırma tutanağında bahsedildiği gibi uyuşturucu çalmadım, benim bu konu ile ilgili herhangi bir bilgim ve görgüm yoktur, araştırma tutanağında adı geçen … köylüm olur, kendisi şuan askerde olduğu için görüşmüyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık …. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Beyanında; "Ben Anamur … Servisinde servis müdürü olarak çalışırım, sanık ....... 9 yıldır …. servisinde çalışıyordu, babası .......'i de .......'nin yanına zaman zaman ziyaret amaçlı gelmesi nedeniyle tanıyorum, ancak samimiyetim yoktur, sadece hal hatır sorarım o kadar, ....... her sabah saat 08:30 civarında gelir akşam saat 18:00 civarında işten ayrılır, tarihini tam olarak hatırlamıyorum ancak 2016 yılının Eylül-Ekim aylarında bir gün sabah ....... işe geldikten yaklaşık 10-15 dakika kadar sonra benden annesinin eve çağırması nedeniyle izin istedi, ben de hayırdır dedim, o da evde jandarma varmış gelince anlatırım dedi ve başka birşey söylemedi bende izin verdim gitti, vakit öğleden sonra olmasına rağmen ....... hala işe dönmemişti telefonuna cevap vermiyordu, bunun üzerine bilgi almak için jandarmaya gittik ve gözaltına alındığını öğrendik" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık … Silifke Ağır Ceza Mahkemesinde Alınan Beyanında; "Ben şuanda vatani görevimi ..... İlçe Jandarma Komutanlığında yapmaktayım. Bana okumuş olduğunuz iddianamede geçen sanıklar ....... ve .......'i ve ayrıca okuduğunuz araştırma tutanağında geçen …'ı tanırım. ..... benim çocukluk arkadaşımdır. Demir doğrama işinde birlikte çalıştığım sivil hayatta en yakın arkadaşım olan ve aynı zamanda babamın dayısının torunu olması hasebiyle de akrabamdır. ....... ve ....... bizim komşu köyümüz olan …. köyündendirler. Aynı zamanda .....'ın eniştesi ve halasının oğludurlar. Ben bu sebepten ötürü kendilerini tanırım. Araştırma tutanağında bahsi geçen ....... ve .......'nin evlerinin eklentisinden esrar çaldığım, bu maddeleri satışa sunduğum, ....... ve .......'nin beni bu sebepten ötürü darp ettiği yönündeki hususları reddediyorum. Bunlar kesinlikle gerçek dışıdır. Esasen ....... ve .......'nin bu işi yaptığını da bilmiyordum. Kendileri ile bir samimiyetim de yoktur. Ben .....'da askerlik görevimi yaptığım sırada mahkeme tarafından gönderilen tanıklığıma başvurulması istenilen yazıda ....... ve .......nin uyuşturucu yakalattığını öğrendim. Daha sonra Anamur'a izne ailemin yanına gittiğimde de .....'ın amcası olan .......'dan ....... ve .......'nin uyuşturucu yakalattıklarını tam olarak öğrendim. ..... şuanda Anamur'da yaşamaktadır ve oto yıkamada çalışmaktadır. Ne benim ne de .....'ın uyuşturucu madde kullanma veya ticaretini yapmak gibi bir eylemi olmamıştır. Bahsettiğim gibi ..... benim çocukluk arkadaşım ve sivildeki en yakın arkadaşımdır. Bütün vaktimiz birlikte geçer hiçbir şekilde böyle bir hadiseye karıştığına şahit olmadım. Söyleyeceklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanıklar ....... ve ....... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanık ....... ve sanıkların müdafileri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme ve yargılama sonucunda;
Anamur İlçe Jandarma Komutanlığınca yapılan uyuşturucu ile mücadele çalışmaları kapsamında, ilçenin … mahallesinde ikamet eden ....... ve oğlu .......'in ormanlık alanda izinsiz kenevir ekimi yaptıkları ve hasadını yaptıkları bu kenevir bitkilerinden elde ettikleri esrar maddesini ikametlerinde muhafaza edip peyder pey sattıkları yönünde bilgi edinmeleri üzerine, sulh ceza hakimliğinden alınan arama kararı doğrultusunda sanıkların ikametleri ve eklentilerinde yapılan arama sonucunda; ikametin bahçesinde kavanoz ve kovalarda muhafaza edilmiş halde toplam net ağırlığı 5.847 gram gelen ve ekspertiz raporuna göre 2.734,8 gram esrar elde etmeye müsait kenevir bitkisi parçalarının tespit edilerek el konulduğu, daha sonraki tarihte ise sanık .......'in yer göstermesi sonucu aynı bahçe içinde net ağırlığı 1.794 gram olan ve 627,9 gram esrar elde etmeye müsait başka kenevir bitkileri parçalarının da tespit edilerek el konulduğu, sanık .......'in kenevir bitkisi parçalarının kendisine ait olduğunu ve satmak amacıyla bulundurduğunu ikrar ettiği, oğlu olan sanık .......'in ise suça konu uyuşturucu madde ile bir ilgisinin bulunmadığını, babasının kenevir ektiğini veya evde esrar bulundurduğunu bilmediğini, 9 yıldır …. servisinde çalıştığını, haftanın 6 günü işte olduğunu beyan ederek suçlamayı kabul etmediği, tanık sıfatıyla dinlenen Anamur ilçesi … servisi yetkilisi .....'ın da sanık .......'nin savunmasını destekler şekilde beyanda bulunduğu tespit olunmuştur.
Sanık ....... hakkındaki verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf incelemesinde; dosya kapsamında mevcut arama ve el koyma tutanakları, ekspertiz raporları ve sanığın ikrarı dikkate alındığında sanığın atılı eylemi işlediğinin sübuta erdiği, hakkında verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya uygun olduğu, sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasını gerektirir yasal şartların mevcut olmadığı, suça konu uyuşturucu maddenin miktarı itibariyle sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi gerekirken alt sınırdan tespit edilmesi aleyhe istinaf bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış olup, buna göre sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.
Sanık ....... hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf incelemesinde ise; her ne kadar suça konu uyuşturucu maddenin sanık .......'in yanı sıra onunla birlikte ikamet eden oğlu .......'e de ait olduğu iddiasıyla hakkında kamu davası açılmış ve ilk derece mahkemesince sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise de; suça konu uyuşturucu maddenin sanık .......'ye ait olduğuna veya babasının ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak eylemine iştirak ettiğine dair teyide muhtaç istihbari bilgi dışında bir delilin bulunmadığı, mahkumiyet kararı gerekçesinde belirtilen, sanığın babasıyla aynı evde ikamet etmesi ve ele geçen uyuşturucu maddenin miktarına göre sanığın bundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanık .......'un uyuşturucu maddenin sadece kendisine ait olduğunu söylemesinin sanık .......'yi kurtarmaya yönelik olduğu şeklinde değerlendirmenin tahmin ve yoruma dayalı olduğu, buna göre sanığın atılı eylemi işlediği hususunda hakkında mahkumiyet kararı verilmesini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığından atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının ortadan kaldırılmasına, sanığın atılı suçu işlediğine dair hakkında mahkumiyet kararı verilmesini gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın atılı suçtan beraatine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Sanık .......hakkında ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık ve müdafii tarafından yapılan istinaf başvurularına ilişkin inceleme ve yargılama sonucunda;
Ele geçen uyuşturucu madde miktarına göre sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle temel ceza tespit edilmesi gerekirken alt sınırdan tayin edilmesi aleyhe istinaf olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Buna göre yargılama sürecinin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın eyleminin sübuta erdiği anlaşıldığından sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktarı, kaçma şüphesinin devam etmesi ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı yedi gün içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi nezdinde itiraz kanun yolunun açık olduğu hususunun ihtarına (sanık ve müdafiine ayrı ayrı ihtar edildi),
2-Sanık ....... hakkında ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik müdafi tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin inceleme ve yargılama sonucunda; sanığın atılı eylemi işlediğine dair kesin delil bulunmaması sebebiyle beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile Silifke Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09/05/2017 tarih ve 2017/43 E. 2017/144 K. sayılı mahkumiyet kararının CMK.nın 280/2. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık .......'in üzerine atılı ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğine dair hakkında mahkumiyet kararı verilmesini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmaması sebebiyle sanığın atılı suçtan CMK 223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,
Sanık için yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Sanığın atılı suç nedeniyle gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler için CMK.nun 141-144 maddeleri gereğince beraat kararının kesinleştiğinin tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde kararın kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceğinin; istemin zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanacağının ihtarına, (yapıldı)
Atılı suçtan beraat eden sanığın ilk derece mahkemesinde ve istinaf kanun yolu aşamasında kendisini vekaletnameye istinaden müdafi ile temsil ettirdiğinden karar tarihlerinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre ilk derece mahkemesi için 3.960 TL ve tek duruşmalı istinaf kanun yolu için 1.090 TL maktu vekalet ücretinin maliye hazinesinden alınarak sanığa verilmesine,
Sanık hakkında adli kontrol kararının geri alınmasına, gereği için müzekkere yazılmasına,
Dair kararın huzurda bulunanlar yönünden tefhiminden, huzurda olmayanlar yönünden ise tebliğinden itibaren onbeş günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmesi ile isteme uygun verilen karar, sanıklar ve müdafilerinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı .......'ın huzuru ile oybirliği ile 24/01/2018 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)