(5271 S. K. m. 74, 279, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda; dairenin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı yasanın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkındaki inceleme sonunda;
Sanık M.'in uyuşturucu kullanan tanıklar F. D. ve E. T.'e uyuşturucu sattığının kabul olunması karşısında hakkında TCK.nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı istinaf talebi olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Kovuşturma aşamasında ibraz edilen Mersin Devlet Hastanesine ait 09/01/2013 tarihli özürlü sağlık kurulu raporunda “şizfireni tedavi ile çalışamaz, kişinin özür oranının %80 olduğunu" bildirilmesi üzerine, Adana Dr. Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastanesinden alınan 04/08/2016 tarihli sağlık kurulu raporunda muayene edilen sanığın suç tarihinde ve halen ''sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun, TCK 32/1 ve 32/2 maddelerinden yararlanamayacağının'' belirtilmesi karşısında, her iki raporunda kurul raporu olduğu gözetilerek, aralarında çelişki olması nedeniyle, sanığın olay tarihinde işlediği suçu etkileyecek düzeyde akıl hastası olup olmadığının, hastalığının işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığını saptamak için 5271 sayılı CMK'nin 74. maddesi gereğince usulü işlemler yerine getirilerek ve uygun olarak Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan yeniden rapor aldırılarak 5237 sayılı TCK.nın 32/1. ve 2. fıkralarının değerlendirilmesi yerine raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeksizin sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu kabul edilerek eksik araştırma ile yasaya aykırı olarak hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı anlaşıldığından;
İstinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf talebi bu yönden yerinde görülerek, CMK'nın 289/1-h. maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin CMK'nın 280/1-b maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Sanığa verilen ceza miktarı, tutuklu kaldığı süre nazara alınarak tahliye talebinin reddi ile sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Dosyanın yeniden incelenmek üzere, bozma kararı yönünden CMK'nın 286/1 maddesi gereği kesin olarak, hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine 24.01.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)