(5271 S. K. m. 279, 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda; dairenin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı yasanın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkındaki inceleme sonunda;
17.04.2017 tarihli eylemde ele geçen uyuşturucu maddeler hakkında yaptırılan kriminal inceleme sırasında alı konan şahit numune hakkında Mahkemesince her zaman müsadere kararı verilebileceği değerlendirilmiştir.
17.04.2019, 07.05.2019 şeklindeki diğer suç tarihlerinin karar başlığına yazılmamış olması ve öte yandan suç yeri olarak "Antalya" ibaresi yanında "Dinar" ibaresine yer verilmemiş olması Mahkemesince düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına ilişkin hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Kolluk görevlilerinin kaba üst yoklaması ile bulabilecekleri uyuşturucu maddenin rıza ile teslim edilmiş olması etkin pişmanlık niteliği taşımadığı halde, öte yandan suçun zincirleme şekilde gerçekleşmiş olması karşısında etkin pişmanlık hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe istinaf başvurusu olmadığından, zincirleme suça esas eylem sayısı nazara alınarak TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırımın alt sınırdan uzaklaşılarak yapılmış olması ise netice ceza miktarı nazara alınarak bozma nedeni yapılmamıştır.
Buna göre, yargılama sürecinin eleştirilen hususlar dışında kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve sanığın eylemlerinin sabit olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine,
Dair, CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca 02.03.2021 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)