(5271 S. K. m. 231, 279, 280) (5237 S. K. m. 43, 62, 191)
Yerel mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda; dairenin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı yasanın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkındaki inceleme sonunda;
Uyap sisteminden yapılan sorgulamada, sanığın 01/05/2011 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak suçu nedeniyle 20/06/2011 tarihli iddianame ile Antalya 11. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda Antalya 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 11/06/2012 tarih ve 2011/1598 esas 2012/835 karar sayılı kararı ile sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için Antalya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Antalya Cumhuriyet Savcılığının 06/11/2012 tarihli yazısı ile sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymaması nedeniyle denetim dosyasının kapatıldığı yönünde mahkemeye ihbarda bulunulması üzerine Antalya 11. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/809 esasına kaydedildiği ve yeniden yapılan yargılama sonunda 20/02/2013 tarih ve 2013/167 karar sayılı karar ile sanığın TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/10/2016 tarihli ilamı ile hükmün bozulmasına karar verildiği ve bozma sonrası Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/295 esasına kaydedilerek 21/02/2018 tarih ve 2018/139 karar sayılı karar ile sanığın 191/, 62. maddeleri gereğince cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5 ve 6545 sayılı yasa ile değişik 5320 sayılı yasanın 7/2 maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara karşı itiraz yoluna başvurulması nedeniyle itirazın kabulü ile kararın kaldırılması üzerine Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/460 esasına kaydedildiği ve dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmış olup, suç ve iddianame tarihleri itibariyle her iki dosya arasında fiili ve hukuki bağlantı bulunup, sanık hakkında TCK'nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olasılığı bulunması nedeniyle, dosyaların birleştirilerek birlikte yargılama yapılması gerektiği anlaşıldığından, CMK'nun 8 ve devamı maddeleri uyarınca Dairemizin 2018/62 Esas sayılı dosyasının, Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/460 Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
Dairemizin 2018/62 Esas sayılı dosyanın kaydının bu şekilde kapatılarak, yargılamanın Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/460 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,
Dair kararın tebliğinden itibaren yedi günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar için ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutanağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine itiraz kanun yoluna başvurabilecekleri, kanun yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmek suretiyle 12/02/2019 tarihinde (Üye Hakim ….'in karşı oyu ile)oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
İstinaf incelemesine konu Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/244 esas sayılı dosyasının suç ve iddianame tarihi ile Uyap sisteminden derdest olduğu tespit edilen sanığın 01/05/2011 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçuyla ilgili Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/460 esas sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki bağlantı olduğu, eylemler arasında hukuki kesinti bulunmadığı anlaşılmış olup, söz konusu dosya getirtilip incelenerek sanık hakkındaki bu davanın halen derdest ise birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş olması halinde ise dosyanın bu dosya içerisine konulması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, iddianame ve suç tarihleri de dikkate alınmak suretiyle sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeksizin yargılamaya devamla karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği düşüncesi ile çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (¤¤)