(5271 S. K. m. 223, 279, 280, 303)
Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda; dairenin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek aynı yasanın 280. maddesi gereği başvurunun esası hakkındaki inceleme sonunda;
Sanık ……'in, 17/06/2016 tarihinde uyuşturucu madde kullanıp kendini rahatsız ettiğinden bahisle babası ……'in şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada 17/06/2016 tarihinde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Polikliniğinde düzenlenen raporda "Şahıs aşikar madde bağımlısıdır, aldığı maddelerin tesirindedir, vücudunda iğne izleri vardır, darp cebir yoktur, kesin rapordur." şeklinde rapor düzenlendiği, idrar, kan ve saç numuneleri üzerinde herhangi bir tahlil yapılmadığı ve uyuşturucu uyarıcı madde tespit edilmediği, dosya içerisinde buna ilişkin rapor bulunmadığı gibi sanığın üzerinde ve ikametinde herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçirilmediği, ayrıca babası ....'in resmi makamlara teslim ettiği ya da gösterdiği uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunmadığı, bu nedenle sanığın atılı suçu işlediğine dair soyut iddia ve ikrarından başka her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığından beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi;
Kabule göre de; sanığın sabıka kaydında tekerrüre esas olmayan kesin nitelikte para cezasına mahkumiyeti bulunup tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04/02/2019 tarih ve 2016/7212 Esas-2019/502 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 28/01/2019 tarih ve 2018/8613 Esas-2019/1204 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, karar tarihi itibariyle kesin nitelikte para cezalarının hükümde tekerrüre esas alınması;
Yasa ve hukuka aykırı olması sebebiyle o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu bu nedenle yerinde olup, bu aykırılığın CMK'nın 280/1-a ve 303'üncü maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinaf yoluna başvurulan hükmün mahkumiyete ilişkin kısımlarının hükümden çıkarılmasına ve yerine;
"Sanığın atılı suçu işlediğine dair hakkında mahkumiyet kararı verilmesini gerektirir kesin ve inandırıcı bir delil bulunmaması sebebiyle sanığın atılı suçtan CMK'nın223/2-e maddesi uyarınca BERAATİNE,
Yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,"
İbarelerinin yazılması suretiyle HÜKÜM DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair, kararın tebliğinden itibaren onbeş günlük süre içinde Dairemize veya bulunduğu yer ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine ibraz edilecek bir dilekçeyle veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunup zapta geçirtilmesi suretiyle, cezaevinde bulunanlar için ise ayrıca bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunup tutunağa geçirilmek suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek karar hakkında Yargıtay nezdinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, CMK’nın 289. maddesinde belirtilen kesin hukuka aykırılık halleri dışında hükmü temyiz edenin temyiz sebeplerini bildirmesi gerektiği aksi halde CMK’nın 294/1. maddesi gereğince temyiz talebinin reddedileceği hususunun ihtarına, temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleştirileceği hususunun bildirilmek suretiyle 06.03.2019 tarihinde oybirliği karar verildi. (¤¤)