(5237 S. K. m. 50, 51, 53, 58, 62, 141, 142, 145) (5271 S. K. m. 231, 280) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Sanıklar hakkında elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle hırsızlık suçunu işledikleri iddiasıyla yapılan yargılama sonucu verilen Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2019tarih ve 2013/228 Esas 2019/294 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde sanıklar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizce duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kaş C. Başsavcılığının 23/05/2013 tarih ve 2013/352 Esas sayılı iddianamesi ile sanıkların elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle hırsızlık suçunu işledikleri iddia edilerek cezalandırılmaları talebiyle Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/228 esas sayılı davası açılmış, bu mahkemece yapılan yargılama sonucunda 12/03/2019 tarih ve 2013/228 esas ve 2019/294 Karar sayılı karar ile sanıkların eylemleri sabit kabul edilerek cezalandırılmalarına karar verilmiş karara karşı süresi içinde sanıklar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dairemizin 27/02/2020 tarihli ara kararı ile incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verilmiştir.
Sanık …….savunmasında: "Olay tarihinde işim olduğu için bankamatiğe gittim, orada tesadüfen ……'ı gördüm, ….. işlem yapıyordu, o sırada arkasında bir turist vardı, sıra bekliyordu, …..'ın bankamatikte işi bittiği için merhabalaştık ben sıramı beklemeden oradan ayrıldım, olay hakkında bilgi ve görgüm bundan ibarettir, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, bu nedenle zararı gidermedim" şeklinde savunma yaparak atılı suçlamayı reddetmiştir.
Sanık … savunmasında: "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Müştekiyi tanımıyorum. Sanıklardan ....yi tanırım, ....'u ise tanımam, ben firari olduğum için kendimi savunamadım, suç tarihinde İstanbul ilindeydim Kaş ilçesinde değildim, müştekinin beni teşhis etmesini isterim, benim hakkımda bu şekilde bir çok dava açıldığından tüm suçlar benim üzerime kaldı" şeklinde savunma yaparak atılı suçlamayı reddetmiştir.
Hakkında verilen hüküm kesinleşmiş olan sanık .... savunmasında: "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, sanıklar .... ve ....'yi tanımam, olay tarihinde ben cep telefonu, bilgisayar aksesuarı gibi elektronik malzeme alım satım işi yapıyordum, Antalya'da Konyaaltında ismini tam hatırlamadığım ancak polis merkezinde ki ifademde ismini söylemiş olduğum resturanta yemek yemeğe gitmiştim, orada çalışan garson benim cep telefonu alım satım işi yaptığımı biliyordu, bana turist müşterinin 2 adet iphone 4s marka cep telefonu almak istediğini söyledi, ayrıca o resturantta çalışan garsonda zaman zaman bu turistlere rehberlikte yaptığını söylemişti, daha sonra resturanta çalışan garson beni bu turistlerin yaşamış olduğu rezidansa götürdü, ben turistlere 2 adet iphone 4s marka cep telefonu ve aksesuar sattım bunun karşılığında post cihazından iddianamede belirtilen miktar parayı şifre kullanmaları suretiyle çektim, ben bu post cihazını .... isimli kişiye borcum olduğundan dolayı bu kişiden emanet almıştım çünkü satış işlemlerinden kazanmış olduğum paralar bu kişinin hesabında birikiyordu bende bu şekilde borcumu ödemiş oluyordum, ben hiç bir zaman şifresiz işlem yaptırmadım, bu olayda karı koca olduklarını tahmin ettiğim turistler şifrelerini kullanarak benden cep telefonu satın aldılar, suç kastı ile hareket etmedim, suçsuzum, beraatimi istiyorum " şeklinde savunmada bulunmuştur.
Katılan TımothyBrıanHazlem'in yurt dışı istinabe aracılığı ile alınan beyanında: olay tarihinde Türk polisince ifadesinin alındığını, kendisinin bu olayla ilgili kendi parası ile herhangi bir hukuki prosedüre katılma amacı olmadığını beyan etmiştir.
C. Savcısı Esas Hakkındaki Mütaalasında:
Kaş Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar .... ve .... hakkında hırsızlık suçundan TCK 142/2-b,53,58 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2019 tarih, 2013/228 esas, 2019/294 karar sayılı kararıyla sanıkların TCK 142/2-b,53 maddeleri uyarınca 3’er yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, sanık .... hakkında TCK 58 maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, sanıkların istinaf yasa yoluna müracaat etmeleri nedeniyle dairece yapılan inceleme ve yargılama sonucunda; ilk derece mahkemesinin suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak mağdur beyanı, sanık savunmaları, CD inceleme tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre; banka kartının mağdurun üzerinde bulunmadığı, tam tersine mağdurun ATM’de işlem yaptığı sırada sanıkların el çabukluğu ile kartı almaktan ibaret eylemlerinin TCK 141/1 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, halde TCK 142/2-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan bahisle fazla ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca sanıklardan ....’ın tekerrüre esas alınan Mustafa Kemal Paşa Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/160 esas, 2008/538 karar sayılı ilamında da tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılması gerekirken, birinci kez mükerrir sayılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ancak aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşıldığından,
CMK 280/2 maddesi uyarınca Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2019 tarih, 2013/228 esas, 2019/294 sayılı kararının kaldırılarak sanıklardan ....’ın eylemine uyanı TCK 141/1,53,58 maddeleri uyarınca ve ....’in eylemine uyan TCK 141/1,53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve dairemizin kabulü;
Sanıkların olay günü gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde ilimiz .... Beldesinde bulunan .... Bankasına ait bankamatikten para çekme işlemi yapan yabancı uyruklu katılana yaklaşarak yardım etme bahanesiyle bankamatikten katılanın kredi kartını alarak uzaklaştıkları, bu şekilde hırsızlık suçunu işledikleri yönündeki ilk derece mahkemesinin olayın oluşuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı,
Ancak, sanıkların katılan tarafından işlem yapmak üzere bankamatiğe sokulmuş olan kredi kartını katılanı oyalamak suretiyle alarak uzaklaşmak şeklinde işledikleri eylemlerinin TCK 141/1 maddesinde düzenlenen açıktan hırsızlık suçunu oluşturduğu sabit olmasına rağmen olayda uygulama yeri bulunmayan TCK 142/2-b maddesi uyarınca uygulama yapılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, istinafa konu kararın CMK 280/2 maddesi uyarınca kaldırılarak, sanıkların işledikleri sabit olan açıktan hırsızlık suçundan eylemlerine uyan TCK 141/1 maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiş ve bu yönde aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanıklar .... ve ....'ın elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle hırsızlık suçundan mahkumiyetlerine ilişkin olarak verilmiş olan Kaş Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2019 tarih ve 2013/228 esas, 2019/294 karar sayılı hükmünün CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca KALDIRILMASI İLE;
1-Sanık ....'ın işlediği sabit olan açıktan hırsızlık suçundan eylemine uyan TCK.nun 141/1 maddesi uyarınca sanığın kişiliğine ve suçun işleniş özelliğine göre takdiren alt sınırdan ceza tayini suretiyle 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Koşulları oluşmayan TCK 145. Maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına,
Dairemizce sanık lehine uygulanması gereken takdiri indirim sebebi görülmediğinden TCK 62. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Takdiren başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında T.C. Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek TCK.53.maddesinin uygulanmasına,
Sanığın daha önceden Mustafakemalpaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/160 esas 2008/538 karar sayılı dosyasında 3 Yıl hapis cezasına mahkum olduğu bu yeni suçun da yasal tekerrür süresinde işlendiği anlaşılmakla TCK.nun 58/7 maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, (her ne kadar sanık hakkında 2. Kez tekerrür hükümlerinin uygulama koşulları oluşmuş ise de; bu hususta aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkı göz önünde bulundurularak 2. Kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,)
Sanığın daha önceden kasıtlı suçlardan mahkum olduğu anlaşılmakla koşulları oluşmayan CMK 231/5 maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına
Sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna ve yargılama sürecinde pişmanlık göstermemesine göre sanık lehine TCK nun 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına
Sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum olduğu anlaşılmakla koşulları oluşmayan TCK 51/1 maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına
2-Sanık ....'nin işlediği sabit olan açıktan hırsızlık suçundan eylemine uyan TCK.nun 141/1 maddesi uyarınca sanığın kişiliğine ve suçun işleniş özelliğine göre takdiren alt sınırdan ceza tayini suretiyle 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Koşulları oluşmayan TCK 145. Maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına,
Dairemizce sanık lehine uygulanması gereken takdiri indirim sebebi görülmediğinden TCK 62. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Takdiren başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında T.C. Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek TCK.53.maddesinin uygulanmasına,
Sanığın kişilik özellikleri ve yargılama sürecindeki davranışları göz önünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemeyeceği hususunda dairemizde olumlu kanaat hasıl olmadığından CMK 231/5 maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına
Sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna ve yargılama sürecinde pişmanlık göstermemesine göre sanık lehine TCK nun 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına
Sanığın suçu işledikten sonra pişmanlık göstermemesi sebebiyle tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığından TCK 51/1 maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına
3-Sanıkların sarfına sebebiyet vermiş oldukları 4 davetiye gideri 56,00 TL, ve posta gideri 21,40 TL olmak üzere toplam 77,40 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiliyle hazineye gelir kaydına,
Dair, sanıklar, sanık .... müdafii ve katılanın yokluklarında C.savcısı .... (....)'un huzuru ile birlikte mütalaaya uygun ve;
CMK 286/2-b maddesi uyarınca kesinolarak oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2020 (¤¤)