(5237 S. K. m. 53, 62, 119, 142) (5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece kurulan hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi, kararın niteliği ve tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Nitelikli hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 24/05/2016 tarih ve 2015/27240 Esas, 2016/7808 Karar sayılı ve "Suça sürüklenen çocukların kapıyı tornavida ile açtıklarını söyledikleri, bunun ile uyumlu olarak görgü tespit tutanağına göre de; 'iş yerinin alüminyum doğrama olan kapısının kilit kısmına denk gelen kısımlarında sert bir cisimle kuvvet uygulanma izlerinin olduğunun' belirtildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasa'nın 142/2-d maddesi kapsamında tornavidanın anahtar gibi kullanılıp kullanılmadığı saptanmadan, kilit açma kavramına yanlış anlam yüklenerek suça sürüklenen çocuklar hakkında yazılı şekilde uygulama yapılması" şeklindeki içtihadı da dikkate alındığında, somut olayda düzenlenen14/11/2017 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporunda da belirtildiği üzere, mağdurların evinin kapısının üzerinde kilit hizasında sert cisim izlerinin olduğu, anahtar deliğinin çelik yatağının normal olduğu anlaşılmakla, TCK'nın142/2-d. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığı halde bu bent de esas alınarak temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmiş ise de; hükümde gösterilen diğer gerekçeler itibariyle temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıdaki eleştiri dışında, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin başkaca bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların da kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin diğer istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yukarıda belirtildiği üzere, koşulları oluşmadığı halde sanıklar hakkında TCK'nın 142/2-d. maddesinin de uygulanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı; istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafiinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılığın, 5271 sayılı CMK'nın 280/1. maddesi uyarınca olayın daha ziyade aydınlatılmasına gerek olmadan Dairemizce düzeltilebileceği kanaatine varıldığından; 1-a) ve 3-a) bentlerindeki hüküm fıkralarında yer alan "TCK 142/2.d-h" ibaresinin hükümlerden çıkartılarak yerlerine "TCK 142/2-h" ibaresinin eklenmesi, "birden fazla nitelikli halin varlığı" ibarelerinin hüküm fıkralarından çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükme ilişkin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREKESASTAN REDDİNE,
CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak,
2) Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Atılı suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle sanıklar hakkında TCK'nın 119/1-c. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ve kurulan hükümlerde TCK'nın 62. maddesinin uygulanması sırasında 9 ay hapis cezasından 1/6 oranında indirim yapılması ile 7 ay 15 gün olarak belirlenmesi gereken cezanın 6 ay, sonuç cezanın da buna bağlı olarak 4.500 TL adli para yerine 3.600 TL adli para cezası şeklinde eksik belirlenmesi, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülmesi ve hüküm kurulmasını gerektirir bir sebep olarak kabul edilmemiştir.
Yukarıdaki eleştiriler dışında, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin başkaca bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların da kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin diğer istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında sonuç olarak adli para cezasına hükmedilmiş olması karşısında, koşulları oluşmadığı halde sanıklar hakkında TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi,
Hukuka aykırı; istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafiinin istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılığın, 5271 sayılı CMK'nın 280/1. maddesi uyarınca olayın daha ziyade aydınlatılmasına gerek olmadan Dairemizce düzeltilebileceği kanaatine varıldığından;
TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin 2-h) ve 4-h) no'lu hüküm fıkralarının hükümlerden çıkartılması suretiyle hükümlerin düzeltilmesine, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlere ilişkin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak, 09/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)