(5271 S. K. m. 284, 286)
DAVA: Basit hırsızlık suçundan sanık .... hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucu Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/02/2018 tarih ve 2015/1566 Esas, 2018/137 karar sayılı kararı ile sanığın TCK.141/1, 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 22/02/2019 tarih ve 2018/1159 Esas, 2019/383 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu karara karşı Antalya BAM Cumhuriyet Savcısı tarafından 25/10/2019 tarihli dilekçeyle itiraz talebinde bulunulduğu anlaşılmakla; gereği düşünüldü:
KARAR: Cumhuriyet Savcısı tarafından; "Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/02/2018 tarih, 2015/1566 esas, 2018/137 karar sayılı kararı ile sanık Ö.I.'ın hırsızlık suçundan TCK 141/1, 62, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafinin istinaf yoluna başvurması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 22/02/2019 gün ve 2018/1159 Esas ve 2019/383 karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, sanık müdafinin talebi üzerine Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31/07/2019 tarih, 2015/1566 esas, 2018/137 karar sayılı kararı ile 1 yıl 3 ay hapis cezasının infazının durdurulmasına, dosyanın CMK 308/A maddesi uyarınca gereğinin takdir ve ifası için Başsavcılığımıza gönderilmesi üzerine yapılan incelemede,
Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sırasında suçun uzlaşma kapsamında kaldığından bahisle dosyanın bir suretinin Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaşma Bürosuna gönderildiği, Uzlaştırma Raporunda uzlaşmanın olumsuz sonuçlandığı belirtilmekte ise de; Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29/6 maddesinde "Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanuni temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir." şeklinde, 29/3. Maddesinde ise "Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir." şeklinde hukuki düzenlemeler bulunduğu, bu düzenlemelere göre; uzlaştırmacının dosyada mevcut yada temin ettiği telefon numaralarından tarafları aramak suretiyle iletişim kurması gerektiği, iletişim araçları ile ulaşamaması durumunda ise uzlaşma teklifini büro aracılığıyla ve açıklamalı tebligatla yapması gerektiği, gerek soruşturma aşamasında alınan ifade tutanaklarında, gerekse kovuşturma aşamasında alınan ifade tutanaklarında tarafların telefon numaraları bulunduğu halde, uzlaşma raporunda tarafların dosya kapsamında telefon numaralarının bulunmadığından bahisle iletişim kurulamadığından bahsedildiği, öte yandan müştekiye yapılan tebligatın büro aracılığıyla açıklamalı yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, ayrıca yönetmeliğin 29/1 maddesine göre teklifin taraflara yada kanun temsilcilerine yapılması gerektiği halde, uzlaştırmacı tarafından müştekinin eşi ile görüşülüp, müştekinin eşinin uzlaşma teklifini kabul etmediği gerekçesiyle uzlaşmanın sağlanmadığından bahisle rapor düzenlenmesinin yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu ve dolayısıyla kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmeyen uzlaşma raporuna dayanılarak uzlaşmanın sağlanamadığından bahisle sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varıldığı belirtilerek, hırsızlık suçundan dairemizce verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın itirazen kaldırılarak ve gerekirse duruşma açılmak suretiyle kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak taraflara uzlaşma teklif edildikten sonra düzenlenecek uzlaşma raporu uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesine karar verilmesi gerektiği talep edilmiştir.
Dairemizce yapılan incelemede; uzlaştırmacının dosyada mevcut yada temin ettiği telefon numaralarından tarafları aramak suretiyle iletişim kurması gerektiği, iletişim araçları ile taraflara ulaşamaması durumunda ise; uzlaşma teklifinin büro aracılığıyla ve açıklamalı tebligatla yapılması gerektiği, gerek soruşturma aşamasındaki ifade tutanaklarında ve gerekse kovuşturma aşamasında alınan ifade tutanaklarında tarafların telefon numaraları bulunduğu, ancak uzlaşma raporunda tarafların dosya kapsamında telefon numaralarının bulunmadığından bahisle iletişim kurulamadığından bahsedildiği, öte yandan müştekiye yapılan tebligatın büro aracılığıyla açıklamalı yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, ayrıca yönetmeliğin 29/1 maddesine göre teklifin taraflara yada kanun temsilcilerine yapılması gerektiği halde, uzlaştırmacı tarafından müştekinin eşi ile görüşülüp, müştekinin eşinin uzlaşma teklifini kabul etmediği gerekçesiyle uzlaşmanın sağlanmadığından bahisle rapor düzenlenmesinin yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu, dolayısıyla kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmeyen uzlaşma raporuna dayanılarak uzlaşmanın sağlanamadığından bahisle sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatine varıldığı, açıklanan nedenlerle itirazın yerinde olduğu ve kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/10/2019 tarihli itirazının KABULÜNE,
Dairemizin 22/02/2019 tarih ve 2018/1159 Esas ve 2019/383 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair KARARININ KALDIRILMASINA,
Uzlaştırma işlemlerinin kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yerine getirildikten sonra sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi nedeniyle, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/02/2018 tarih ve 2015/1566 Esas, 2018/137 Karar sayılı hükmünün, 5271 Sayılı CMK'nın 280. maddenin 1. fıkrasına 7188 Sayılı yasanın 27. maddesiyle eklenen (f) bendi gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 Sayılı CMK'nın 284 ve 286/1 madde ve fıkraları gereğince kesin olarak, 14.11.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)