(5271 S. K. m. 223, 280, 286, 291) (5237 S. K. m. 53, 62, 63, 73, 102, 103) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, istinaf başvurularının süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A) Sanığın mağdure K. Ü.'e karşı nitelikli cinsel saldırı, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek ve şantaj suçlarından; mağdure N. O.’a karşı özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek ve şantaj suçlarından cezalandırılmasına dair kurulan hükümlere yönelik istinaf taleplerinin incelemesinde;
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosya kapsamındaki mağdur beyanları, soruşturmanın başlangıç şekli, katılan N.'ın aşamalardaki beyanları, sanığın işyerinde yapılan arama neticesinde tespit edilen görüntü kayıtları, soruşturma aşamasında mağdureler K. ve C.'e daha sonra ulaşılarak beyanlarının alınması, sanığın aşamalardaki savunmaları, sanıkla katılanlar arası whattsup ve facebook görüşme dökümleri incelemesi ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin eylemleri kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların da kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sanık ve müdafii ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek ve şantaj suçlarına ilişkin olarak verilen hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar yönünden CMK nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak,
Sanığın mağdure K.'ya karşı nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine ilişkin karara yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair karar yönünden ise; CMK nın 291. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere temyiz yolu açık olarak;
B) Sanığın mağdure K. Ü.'e karşı tehdit, mağdure N. O.’a karşı nitelikli cinsel saldırı ve tehdit suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik istinaf taleplerinin incelemesinde;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemece deliller değerlendirilerek ve gerekçesi gösterilerek verilen beraat kararlarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunda bulunan katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Tehdit suçlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar yönünden CMK nın 286/2-h maddesi uyarınca kesin olarak,
Nitelikli cinsel saldırı suçuna ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar yönünden; CMK'nın 291. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere temyiz yolu açık olarak;
C) Sanığın mağdur C. S.’e karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik istinaf taleplerinin incelemesinde;
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemece sanığın mağdure C. S.'e karşı sabit olan ve eylemine uyan çocuğun cinsel istismarı suçundan sonuç olarak 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; başka bir olay nedeniyle C. Savcılığına müracaatı üzerine tesadüfen dosyanın mağduru olduğu tespit edilerek beyanı alınan mağdure C.'in suç tarihi itibariyle 17 yaşında olduğunu ve suçun 2011 yılında işlendiğini samimi olarak beyan ettiğinin anlaşılması ve mağdurenin beden veya ruh sağlığının bu eylemden dolayı bozulduğuna dair herhangi bir iddia ve tespit bulunmadığının anlaşılması karşısında, suç tarihi itibari ile yürürlükte bulunmayan ve sanık aleyhine sonuç doğuran 6545 sayılı yasa ile değişik TCK 103. maddesi uyarınca uygulama yapılarak sanığa fazla ceza tayini;
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii ve C. Savcısının istinaf talepleri bu sebeple yerinde ise de; CMK'nın değişik 280/1-a maddesi uyarınca, dairemizce olayın daha ziyade aydınlanmasının gerekmediği değerlendirildiğinden, sanığın mağdur C. S.’e karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine ilişkin olarak verilmiş olan Silifke Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14/02/2017 tarih ve 2016/260 Esas 2017/41 Karar sayılı kararının KALDIRILMASI İLE;
1-Sanık H. D.’nun mağdur C. S.’e karşı işlediği sabit olan "çocuğun cinsel istismarı" suçundan eylemine uyan ve açıkça lehine olan 6545 yasa ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı TCK’nın 103/1 maddesi uyarınca sanığın kişiliğine ve suçun işleniş özelliğine göre takdiren alt sınırdan ceza tayini suretiyle 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla sanığa verilen cezadan TCK 103/3 maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Olay sebebiyle mağdurenin beden veya ruh sağlığının bozulmadığı anlaşılmakla, sanığa verilen cezadan TCK 103/6. maddesi uyarınca artırım yapılmasına yer olmadığına,
Dairemizce sanık lehine uygulanması gereken takdiri indirim sebebi görülmediğinden sanık hakkında TCK 62. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Takdiren başkaca artırım ve indirime yer olmadığına,
Sanık hakkında T.C. Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek TCK.53.maddesinin uygulanmasına,
Sanığın şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirmiş olduğu sürelerin TCK.nın 63/1. maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
CMK'nın 291. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek şartıyla zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle Yargıtay ilgili Ceza Dairesine temyiz başvurusunda bulunulabileceği yazılarak temyiz yolu açık olarak;
C) Sanığın açık kimliği tespit edilemeyen mağdura karşı gerçekleştirmiş olduğu nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf taleplerinin incelemesinde;
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemece sanığın açık kimliği tespit edilemeyen mağdura karşı sabit olan ve eylemine uyan nitelikli cinsel saldırı suçundan dolayı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; soruşturma ve kovuşturma aşamasında yapılan tüm araştırmalara rağmen açık kimliği ve adresi tespit edilemeyen mağdureye yönelik nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; bilirkişi raporuna dayanılarak sanık ile kimliği tespit edilemeyen mağdurenin bulunduğu görüntülerden 2 nolu DVD içerisinde "ç1" isimli dosyada yer alan görüntüde; sanık H.t'in kamerayı gizli kayıt için çalıştırıp ayarladığı, kimliği tespit edilemeyen genç bir kız ile sanık H.'in konuşma seslerinin duyulduğu ancak görüntüde olmadıkları, sanık H.'in kimliği tespit edilemeyen kızdan kendisi ile cinsel ilişkiye girmesini istediği, kızın kabul etmediğine dair konuşmaların bulunduğu, bu konuşmalarda tehdit veya zorlamanın bulunduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı, iddianamede her ne kadar sanık H.'in kimliği tespit edilemeyen mağdure ile zorla cinsel ilişkiye girmeye teşebbüs ettiği yönünde görüntülerin bulunduğundan bahsedilmiş ise de; bilirkişi raporunda böyle bir görüntünün bulunduğuna dair herhangi bir tespit bulunmadığı, sanık ile mağdure arasında geçen konuşmalarda zorlama ve tehdite dair herhangi bir beyanın bulunmadığı gözetilerek sanığın eyleminin basit cinsel saldırı olarak değerlendirilebileceği, suç tarihi itibari ile TCK'nın 102/1 maddesinde tanımlanan basit cinsel saldırı suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının mağdurun şikayetine bağlı olduğu ve sanık hakkında mağdure tarafından usulünce yapılmış bir şikayet bulunmadığı gözetilerek bu suçtan açılan davanın CMK 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi;
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafiinin istinaf talepleri bu sebeple yerinde ise de; CMK'nın değişik 280/1-a maddesi uyarınca, dairemizce olayın daha ziyade aydınlanmasının gerekmediği değerlendirildiğinden, sanığın açık kimliği tespit edilemeyen mağdureye karşı cinsel saldırıya teşebbüs suçundan mahkumiyetine ilişkin olarak verilmiş olan Silifke Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14/02/2017 tarih ve 2016/260 Esas 2017/41 Karar sayılı kararının KALDIRILMASI İLE;
Sanık hakkında açık kimliği tespit edilemeyen mağdureye karşı nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 102/1 maddesinde düzenlenen basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan bu suç sebebiyle sanık hakkında usulünce yapılmış bir şikayet bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın TCK'nın 73 ve CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE;
CMK'nın 291. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek şartıyla zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle Yargıtay ilgili Ceza Dairesine temyiz başvurusunda bulunulabileceği yazılarak temyiz yolu açık olarak; 30.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)