(5237 S. K. m. 43, 53, 54, 63, 116, 142, 151) (5271 S. K. m. 223, 280)
Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediği iddiasıyla yapılan yargılama sonucu verilen Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarih ve 2017/19 Esas 2017/106 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizce duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Antalya C. Başsavcılığının 06/01/2017 tarih ve 2017/379 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın suç tarihinde müştekiye ait binaya hırsızlık amacıyla girerek iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediği iddia edilerek eylemine uyan TCK'nın 116/2, maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/19 esas sayılı davası açılmış, bu mahkemece yapılan yargılama sonucunda 09/02/2017 tarih ve 2017/19 Esas 2017/106 Karar sayılı karar ile sanığın eylemi sabit kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı süresi içinde sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 23/03/2017 tarihli ara kararı ile başvurunun duruşma açılarak değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Sanık savunmasında; “Uyuşturucu bağımlısıyım, ailem beni eve almıyor, iki aydır dışarlarda yatıp kalkıyordum, olay günü zeytinköy’den eroin aldım, evimin bulunduğu semtten geçen otobüsle olay yerine gelip indim, boş haldeki binanın dış kısmında açık bir kapak gördüm, baktığımda aşağıya doğru merdivenler vardı, oradan içeriye girdim, binanın içine çıkan geçiş vardı, bina boş halde idi, ancak bir veya ikinci katta koltuk vardı, orada kalmayı düşündüm, bodrum kısmında uyuşturucuyu kullandım, daha sonra binanın içinden üçüncü kata çıktım, ara katlarda kablolar sökülmüş yerde idi, spot lambaların olduğu yerler sökülüp zarar görmüştü, üçüncü katta iken aşağıya baktığımda polislerin geldiğini gördüm, ben binaya hırsızlık amacıyla girmedim, hırsızlık amacıyla kabloları sökmedim, herhangi bir zarar vermedim, binaya ilk defa o gün girmiştim, daha önceki tarihlerde girmedim hırsızlık yapmadım," şeklinde savunma yaparak atılı suçlamayı reddetmiştir.
Müşteki beyanında; “Ben emlakçılık yapmaktayım, suç işlenen binanın kiralanmasına aracılık etmekteydim, bu nedenle binaya ilan da asmıştım, sanığın yakalandığı olay gününden bir gün önce gezici polis ekibi beni telefonla aradı, binaya çağırdı, gidip kapıyı açtığımda içeriye görevliler ile birlikte girdik, elektrik kabloları yerlerinden sökülmüş her taraf dağınık halde idi, ancak içerde kimse yoktu, akşam saatleri olduğundan ve bina içerisi karanlık olduğundan ben içeriye girmedim, çalınan bir şey var mıydı yok muydu bilmiyorum, sadece polisler içerde kimse var mı diye kontrol edip dışarı çıktıklarında içerde çok zarar verildiğini söylediler, bu bina daha önce mobilya satış iş yeriydi, o nedenle ön tarafında mobilyanın taşınması için kullanılan konveyör denilen yürüyen merdiven gibi bir bant vardır, onun üst kısmında da kapak vardı, kapak kilitli idi ancak kilit kesilerek oradan içeriye girilmiş, kapağın olduğu yere sürgülü kilit takıp ayrıldım, ertesi günü saat 13:00 sıralarında gidip binayı kontrol ettim, bir çok yerdeki elektrik tesisatının sökülüp zarar verildiğini gördüm, kapıyı ve konveyörün kapısını kilitledim, ayrıldım, yaklaşık 1,5 saat sonra mülk sahibi beni aradı, kapağın yine açık olduğunu öğrendiğini söyledi, tekrar binanın yanına gittiğimde bina komşusu kapağı açık gördüğünü ve kapattığını içerde birisinin olabileceğini söyledi, bende polisi aradım, gelen görevliler huzurdaki sanığı bina içerisinde yakaladılar, sanığın yakalandığı günden öncede binaya giren kişi olup olmadığını bilmiyorum, yakalandığı gün binadan götürdüğü herhangi bir eşya yoktur, yakalanmadan bir gün önce binayı kontrolüm sonrasında takmış olduğum sürgülü kilit emniyette sanığın çantası incelenirken içerisinden çıktı, ayrıca kablo kesmede kullanılan yan keski ve eldivenlerde çantasından çıktı, bina içerisinde yerlerinden çıkartılmış ve kesilmiş halde zeminde kablolar vardı, hırsızlık amacıyla binaya giren ve binaya zarar veren sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum,” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosya kapsamında bulunan diğer deliller;
Sanığın suç yerinde yakalanmasından sonra kolluk görevlileri tarafından düzenlenmiş görgü tespit tutanağında toplam 6 katlı binanın tüm katlarının boş olduğu, bina içerisinde her katta bulunan elektrik kablolarının kesilerek yerlerde olduğu aydınlatma ampullerinin yerlerinden sökülmüş olduğu, binanın elektriğinin kesik olduğu, zemin kat girişinin sağında bulunan 2x3 metre yere takılı olan açılıp kapanır demir kapının üzerinde kırık asma kilit parçasının olduğu, belirtilmiş sanıkta ele geçen eşyalarında yazılı olduğu tutanağın iddianameyi doğrular nitelikte olduğu görülmüş, ayrıca düzenlenmiş olan olay görgü, tespit ve araştırma tutanağı ile ekindeki fotoğraf fotokopilerinden iş yerindeki takılı bulunan kabloların söküldüğü bir kısım eşyaların söküldüğü ve zarar verildiği anlaşılmıştır.
C. Savcısı Esas hakkındaki mütalaasında;
Sanık İ. K. hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca TCK'nın 142/2 h, 116/2, 151/1,43, 54, ve 63 maddesi cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
Antalya 7 Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında 09/02/2017 tarihli karar ile TCK'nın 142/2h, 116/2, 151/1, 53, 54, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın sanık müdafiince istinaf yoluna başvurulduğu, Antalya 7. Ceza Dairesi Başkanlığınca hırsızlık, mala zarar verme suçlarından 7 Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükümlülük kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun 23/03/2017 gün 2017/476 esas 2017/452 karar sayılı istinaf kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ise sanığın eylemde tefrik ederek 2017/550 esas sırasına kaydedildiği ve bu suç yönünden CMK'nın 280/1/-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verildiği anlaşılmakla;
20/12/2016 günü 14:00 haber merkezinin gazi bulvarı üzerinde no: 333 sayılı yerde hırsızlık olayının olduğunun anons edilmesi üzerine görevli polislerin olay yerine intikal ettikleri, burada polislerin şikayetçi T.'nın karşıladığı iş merkezindeki depo kapağındaki asma kilidin kırık olmasının görülmesi üzerine sanığın içeride olabileceği ihtimaline binaen polislerin iş merkezine girip araştırmaya başladıkları, 4. kattan sesler gelmesi üzerine bu kata çıkıldığında sanık İ.'in elinde bulunan pense yankeski ve tornavida olduğu halde tavandaki spot lambaları sökmeye çalışırken yakalandığı, çok sayıda elektrik kablosu, anahtarın ve spot lambaların da sökülmüş olduğu görülmüş yine olay mahallinde olayda kullanılan bir takım suç aletlerinin de ele geçirildiği, görgü ve tespit tutanağında ise toplam 6 katlı binanın tüm katların boş olduğu bina içerisinde her katta bulunan elektrik kablolarının kesilerek yerlerde olduğu, ampullerin sökülmüş olduğu vs hususların tutanak altına alındığı, sanık alınan savunmasında yürürken boş iş yerini gördüğünü söz konusu boş işyerinden elektrik kablolarını alarak satıp uyuşturucu alacağını beyan ederek samimi ikrarda bulunduğu, sanığın sevk edildiği Sulh Ceza Mahkemesince üzerine atılı suçtan tutuklandığı, şikayetçi Tuba'nın sanıktan şikayetçi olup davaya katılma talebinde bulunduğu, şikayetçinin alınan beyanında emlakçılık yaptığını suça konu binanın kiralanmasında aracılık ettiğini bildirdiği,
Sanık İ. K.'ın olay tarihinde şikayetçi T.'ya kiralaması üzere verilen boş binaya girerek hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını işlediği sabit görülmüş ise de bu suçlara yönelik olarak ilk derece mahkemesince hükümlülük kararı verildiği ve istinaf dairesinde bu ç-suçlara yönelik yapılan istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği ayrıca ilk derece mahkemesince sanık hakkında; sanığın iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan da cezalandırılmasına karar verildiği oysaki sanığın girmiş olduğu iş yerinin kiralanmak için şikayetçiye teslim edildiği ve boş olduğu göz önüne alındığında ilk derece mahkemesinin hükümlülük kararının CMK 280/2 maddesi gereğince kaldırılarak sanığın konut dokunulmazlığını bozma suçundan suçun unsurlarının oluşmaması sebebiyle CMK 223/2a maddesi gereğince beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve Dairemizin Kabulü;
Sanığın suç tarihinde ilimiz Teomanpaşa mahallesi Gazi Bulvarı No:333 adresinde bulunan boş binaya girerek hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını işlediği, sanığın aynı zamanda işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu da işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, suçun işlendiği iddia edilen binanın boş olması sebebiyle işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca istinafa konu kararın kaldırılması ile eylemi suç teşkil etmeyen sanığın atılı suçtan CMK 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiş ve bu yönde aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanığın iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan mahkumiyetine ilişkin olarak verilmiş olan Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarih ve 2017/19 esas, 2017/106 karar sayılı hükmünün CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca KALDIRILMASI İLE;
1-Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de; sanığın eylemi suç teşkil etmediğinden CMK.223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE,
2-Yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanık müdafinin yüzüne karşı, sanık ve katılanın yokluklarında C.Savcısı Faruk Bildirici (36970)'nin huzuru ile birlikte mütalaaya uygun ve CMK 286/2-c maddesi uyarınca kesin olarak oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20.04.2017 (¤¤)