Yerel mahkemece kurulan hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık Y... A... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin başkaca herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın da kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmıştır,
Ancak;
Dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların hırsızlık suçunu tamamladıktan sonra ÇMB ile karşılaşmaları üzerine yapılan görüşmede; suça konu kasaların Toptancı Hali içerisinde ismi bilinmeyen bir komisyoncu dükkanı önünden alındığının öğrenilmesi üzerine kasaların üzerinde yazan yazılar kanalıyla müştekiye ulaşılması ve suç konusu eşyanın muhafaza altına alınarak mağdura tesliminin sağlanmış olması karşısında sanıklar hakkında TCK 168/1 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi
Hukuka aykırı ise de; istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, 5271 sayılı CMK'nın 280/1. maddesi uyarınca olayın daha ziyade aydınlatılmasına gerek olmadığı kanaatine varıldığından istinafa konu kararın TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafının hükümden çıkartılarak yerine;
"Sanığın suça konu kasaları rızaen müştekiye iade edilmek üzere kolluğa teslim ettiği ve soruşturma aşamasında kasaların mağdura iade edildiği anlaşılmakla; sanığa verilen cezadan TCK'nın 168/1 maddesi uyarınca takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanığa verilen cezanın TCK’nın 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın geçmişteki kasıtlı suçlardan mahkumiyetleri ve kişilik özellikleri göz önüne alındığında yeniden suç işlemeyeceğine yönelik hakkında olumlu kanaat oluşmadığından hakkındaki hükmün CMK.231 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,"
ibareleri eklenmek suretiyle düzeltilmesine ve infazın dairemizce belirlenen 1 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükme ilişkin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
2-Sanık Seyit Yalçı hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin başkaca herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın da kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmıştır,
Ancak;
Dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların hırsızlık suçunu tamamladıktan sonra ÇMB ile karşılaşmaları üzerine yapılan görüşmede; suça konu kasaların Toptancı Hali içerisinde ismi bilinmeyen bir komisyoncu dükkanı önünden alındığının öğrenilmesi üzerine kasaların üzerinde yazan yazılar kanalıyla müştekiye ulaşılması ve suç konusu eşyanın muhafaza altına alınarak mağdura tesliminin sağlanmış olması karşısında sanıklar hakkında TCK 168/1 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yine sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken ikinci kez tekerrür hükümlerine konu olan ilam için daha sonra düşme kararı verildiği gözetilmeden sanık hakkındaki cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı ise de; istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, 5271 sayılı CMK'nın 280/1. maddesi uyarınca olayın daha ziyade aydınlatılmasına gerek olmadığı kanaatine varıldığından istinafa konu kararın TCK'nın 62. ve 58 maddelerinin uygulanmasına ilişkin paragraflarının hükümden çıkartılarak yerine;
"Sanığın suça konu kasaları rızaen müştekiye iade edilmek üzere kolluğa teslim ettiği ve soruşturma aşamasında kasaların mağdura iade edildiği anlaşılmakla; sanığa verilen cezadan TCK'nın 168/1 maddesi uyarınca takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak sanığa verilen cezanın TCK’nın 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın geçmişteki kasıtlı suçlardan mahkumiyetleri ve kişilik özellikleri göz önüne alındığında yeniden suç işlemeyeceğine yönelik hakkında olumlu kanaat oluşmadığından hakkındaki hükmün CMK.231 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
Sanığın Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/122 Esas – 2017/311 Karar sayılı ilamı ile verilmiş 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası dikkate alınarak ve kazanılmış hakkı gözetilerek 1. kez mükerrir sayılmasına, hakkındaki cezanın TCK'nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," ibareleri eklenmek suretiyle düzeltilmesine ve infazın dairemizce belirlenen 1 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden yapılmasına, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükme ilişkin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK. 286/2-b maddesi uyarınca kesin olarak, 31/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)