(5237 S. K. m. 53, 58, 63, 86, 109, 149, 168)
SUÇ: Birden Fazla Kişi Tarafından Silahla Yağma, Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma,
Sanıklar M. B. ve E. Ç. hakkında katılan sanık N. T.'ya karşı Cebir ve Tehdit Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, birden fazla kişiyle birlikte silahla yağma ve kasten yaralama, katılan sanık N. T. hakkında da katılan sanık E. Ç.'e karşı kasten yaralama suçlarını işledikleri iddiasıyla yapılan yargılama sonucu verilen Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 11/10/2016 tarih ve 2016/33 Esas 2016/130 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde sanıklar M. B. ve E. Ç. müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizce duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Bolvadin C. Başsavcılığının 26/02/2016 tarih ve 2016/130 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar
M. B. ve E. Ç. hakkında katılan sanık N. T.’ya karşı Cebir ve Tehdit Kullanarak Kişiyi Hürriyetten Yoksun Kılma, birden fazla kişiyle birlikte silahla yağma ve kasten yaralama suçlarını işledikleri iddia edilerek eylemlerine uyan TCK 149/1-a-c, 168/3-1, 86/2-3-e, 109/2-3-a-b maddeleri uyarınca, katılan N. T. hakkında da katılan sanık E. Ç.’e karşı kasten yaralama suçunu işlediği iddia edilerek eylemine uyan TCK 86/2 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/33 esas sayılı davası açılmış, bu mahkemece yapılan yargılama sonucunda 11/10/2016 tarih ve 2016/33 Esas 2016/130 Karar sayılı karar ile sanıklar M. B. ve E. Ç.’in eylemleri sabit kabul edilerek cezalandırılmalarına sanık N. T.’ın atılı eylemi meşru savunma koşulları içinde işlediği kabul edilerek beraatine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde sanıklar M. B. ve E. Ç. müdafiileri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 23/01/2017 tarihli kararı ile başvurunun duruşma açılarak değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Sanık Savunmaları:
Katılan-sanık N. D. savunmasında: "Ben bir arkadaş aracılığı ile M. B. ve E. Ç. ile tanıştım, M. ve E. beni biriyle evlendirmeyi teklif etliler. Beni A. ile tanıştırdılar. Beni M. ve E. ile tanıştıran arkadaş bir kaç gün M.’larda kalmamı istedi ve bende onlarda kaldım. Ayrıca Konyadan Bolvadine gelmeden önce M. ve E. maddi olarak zor durumda olduklarını, borç verir misin diye sordular. Ben de 15.000 TL yi borç olarak verdim. Bu sırada beni M. ve E. ile A. K. ile tanıştırdı. A. K. ile 3-4 gün görüştük. Bu görüşmemizde A. ile ben birlikte oldum. A. benim zorla kızlığımı bozdu. A. ve M. Nakliye işi ile uğraşır. E. ve ben M. nın arabası ile Bolvadin'e yola çıktık. M. Bolvadin de iş almıştı. Oraya gidiyorduk. Yolda giderken benden para istediler. Ben de ne kadar istediklerini sorduğumda 60 TL olduğunu söylediler. M. benden 60 TL istedi. E. 100 TL istedi. Önce 60 TL istediniz, şimdi 100 TL ye mi çıktı derken parayı çıkartıyordum. E. saçlarımdan asıldı, saçlarımı bırakmadı. Eğer bırakmazsan kolunu ısırırım dedim. Ben de kolunu ısırdım. M. B. da sen benim eşimi nasıl döversin dedi ve elinde bulunan soda şişesi ile kafama vurdu. Ayrıca yüzüme de yumruklarla vurdu. Daha sonra Bolvadin de kalacağımız eve geldik. Daha sonra elimden çantamı alarak içinde bulunan kimliği, kartlarımı, evimin anahtarını, elimde bulunan yüzüğümü, cep telefonumu, halk bank, PTT bank kartlarımı, engelli kartımı aldılar. Şifrelerimi de döverek aldılar. Hatta şifreyi söyletmek için M. B. kafama demirle vurdu. Bende korktuğumdan dolayı şifreleri söyledim. E. elimi kolumu tuttu ve M. da ellerimi, ayaklarımı ve ağzımı koli bandı ile bağladılar. Ben de ben hastayım, kolumu bağlamayın dedim. Ancak dinlemediler. Evden kaçarsın dediler. üzerimden kapıyı kilitlediler. Ben de burada kimseyi tanımıyorum. Kaçmam dedim. Sonra benden şifrelerimi kendi rızamla verdim şeklinde yazı almak islediler. M. B. elime demirle vurdu. Ben de hu yazıyı yazmayı kabul ettim. Daha sonra elimi açtılar. Bende o yazıyı yazdım, Kartlarımı ve şifreyi rızamla verdim şeklinde yazı yazdırdılar. Şifrelerimi aldıktan sonra benim 2 aylığım bankada duruyordu. Bunu çekmişler Cüzdanımda 425 TL vardı. Onu da aldılar. Bana kimseyle görüşmeyeceksin dediler. Ben de aileme mesaj attım. Mesajı ağabeyimin eşi M. D.'ya attım, telefon numarası 0538 254 46 27 dir. Mesajda da bana işkence yaptılar, beni dövdüler, kartlarımı aldılar, polise haber verin dedim. Ailem polise haber vermiş, daha sonra polisler geldi. Polislere ben şikayetçi oldum. İşim bitine polisler beni otogara bıraktılar ve Adana ya döndüm. Yaklaşık 15 gün sonra Konya ya ev taşımaya gittim. O sırada M. ve E. yanıma geldi. Şikayetinden vazgeç, sana ve ailene zarar veririz dediler. Ben önce şikayetten vazgeçmeyi kabul etmedim. Daha sonra beni avukatları Y. Y. Ü.’ün, bürosuna götürdüler. Avukat şikayetten vazgeçme dilekçesini hazırladı. Sonra avukat yazdığım şekilde kendi el yazınla şikayetten vazgeçme dilekçesini sen yaz dediler. Sonra ben el yazısı ile avukatın yazdığı şikayetten vazgeçme dilekçesini yazdım. Daha sonra bana bu dilekçeyi adliyeye verdirdiler. Bana bu dilekçesi tehditle verdirdiler. M. bana hitaben “Bolvadin de sana yaptıklarımı unuttun mu, eğer kardeşlerinin başına bir şey gelmesini istemiyorsun vazgeç, bak buraya da yalnız gelmişsin” dedi. Ben sanıklardan şikayetçiyim. Davaya katılma talebim vardır. E. saçlarımı bırakmayınca E.nin kolunu ısırdım. Üzerime atılı suçlamayı bu şekilde kabul ederim” demiş,
Katılan-sanığa soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesi okunup, çelişki nedeniyle sorulduğunda: Ben şikayetten vazgeçme dilekçesini kendi rızamla yazmadım. M. ve E. beni kendi avukatlarının yanına götürdü. Avukat kendi bürosunda yazdı. Bu yazdıklarını bana zorla kendi el yazımla yazdırdılar. Bu dilekçeyi mahkemeye zorla verdirdiler. Daha sonra duruşmada da bu yazdıkların aynısını söyleyeceksin, yoksa sen suçlu olursun dedi. Benden borç aldıkları 15.000 TL. nin 10.000 TL sini ödediler. 5000 TL sini ödemediler. Sanıklardan benden zorla paralarımı, şifrelerimi, PTT kartımı, Halkbank kartımı aldılar. Kafama demirle vurdular. Aylık 300-350 TL alıyorum. Bankadan bunu çekmişler, ayrıca cüzdanımda bulunan 425 TL ve yolda gelirken 100 TL mi aldılar. Toplam yaklaşık 1200 TL parayı benden aldılar. Karakolda polisler bana 900 TL sini verdiler. Geriye sanırım 200-300 TL para kaldı” şeklinde beyanda bulunarak diğer sanıklardan şikayetçi olduğunu bildirmiştir.
Katılan-sanık E. Ç. savunmasında: “Bir bayan arkadaş aracılığı ile N. ile tanıştık. Bu bayan arkadaş N.'ı benim evime getirdi. O gün benim evimde oturdu, yedik içtik. N. hanım bana ben kimsesizim, garibanım, evimin aşağısında oturan ağabeyim yengem yüzünden beni dövdü, ağabeyimi şikayet ettim. Adana ya dönmek istemiyorum. Eğer hayırlı birisi çıkarsa onunla evlenmek istiyorum dedi. Daha sonra bende tanıdığımız bir ağabeyimiz var dedik ve A. bey ile N.'ı tanıştırdık. Daha sonra bunlar imam nikahı ile evlendiler. Benim evimde yaşamaya başladılar. N. hanımın tutarsız davranışları nedeniyle A. ile aralarında huzursuzluklar çıkmaya başladı. N. hanım A. bey’in çayına uyku ilacı atıp A.ı uyutup çıplak resimlerini çekmiş, daha sonra A.'ın eşine göndermiş. A. ın arabasını yakmaya çalıştı. A. bana E. abla sen beni bu kadınla tanıştırdın, bu kadın sıkıntılı, ben bunun yaptıklarından bıktım dedi. Dengesiz hareketleri var, ben bu kadını istemiyorum dedi. Yaklaşık 2.5 ay kadar benim evimde kaldı ve evimde hastalandı. Ben korktuğumdan ev kiralayın dedim. Daha sonra A. ile birlikle ev kiraladılar. N.'ın bize verdiğini iddia ettiği 15.000 TL.nin 5000 TL sini kiraladığı eve verdi. Bu evi benim eniştem boyadı, ayrıca N. hanım sürekli polisleri arıyordu. Evde otururken polis eve geldi. Polislere A. benim kızlığımı bozdu, beni iğfal etti diye şikayette bulundu. M. beni arayarak Biz Bolvadin de ev tuttuk. Ancak N.'ı getirme dedi. Ben de neden diye sorduğumda A. istemiyor dedi. Bunun üzerine N.'ı arayarak "N. A. ve M. Bolvadin de ev tutmuşlar, ancak seni istemiyorlarmış, eğer geleceksen evin kirasını, elektriğin ve suyun yarısını ödeyeceksen gelmeni istiyorlar dedim. Bunları kabul edersen benimle gel dedim. N. da ben A.’ı seviyorum, onun için her şeyi yaparım dedi. N. ve ben Bolvadin'e otobüsle geldik. Daha sonra eşlerimizin kiraladıkları eve geldik. A. eve gelmek istemiyordu. N. sürekli olarak A.ı ara, eve gelsin, seni sever, ne istersen yapacağım, onu buruyu getir diyordu. A.ı aradım. N. seni çok seviyor, gel bir şans daha ver dedim. Bunun üzerine A. beni kıramadı ve geldi. Bir hafta Bolvadin de birlikte kaldık. Ancak A. ve N. yine aynı şekilde kavga etmeye başladılar. Biz aralarını eşimle buluyorduk. Kurban bayramı için dördümüz Konya ya döndük. Bayramın 4. günü tekrar Bolvadin'e dönmek için M., N. ve ben yolu çıktık. Biz N. dan zorlu para almadık. Kendisinin saçların, tutmadım. M. şişe ve yumruklu N.’a vurmadı. M.. N. ile kesinlikle muhabbet bile etmez. N. ile samimi olan benim aramızda hiçbir şekilde tartışma çıkmadı. Zorla para almadık. Yolda hiçbir tartışmamız olmadı. Bolvadin’e eve geldik. Bolvadin de kesinlikle N.'ın elini kolunu koli bandı ile bağlamadık. M. N.’ın elini demirle vurmadı. Evdeki demir, banyo tıkanmıştı, eşim araçtan almıştı, ayrıca koli bandı da biz eve yeni taşınmıştık, o yüzden evde bulunuyordu. Ben Bolvadin de iken Konya da oturan teyzem bayramlaşmak için Eskişehir e gitmiş, Eskişehir dönüşü de bize uğradı. 900 TL yi polise vermemizin sebebi, eve ev sahibi geldi. M.’dan kirayı istedi. M. iş yerinden parasını alamamıştı. N. kartını verdi. Şifresini de söyledi. Ağabey bankadan parayı çekiyorsun, ev sahibine veriyorsun, daha sonra sen bana ödersin dedi. N. kendi rızası ile verdi. M. önce bunu kabul etmedi. Ben de ne olacak bu ev beraber tutuldu, ortak yaşıyoruz, ha senin paran ha benim param dedim. Bunun üzerine M. bankadan parayı çekti. O anda da teyzem yanımızda idi. M. bankaya gittiğimizde N. ile tartışmaya başladık. N. yine A. yüzünden sıkıntı çıkarttı. Bu esnada N. benim kolumu ısırdı. Kolumdan kan geldi. Daha sonra teyzem bizi ayırdı. Bu sırada M. geldi. Banka kartını N.’a uzattı. N. almak istemedi. M. zorla vermek istedi. M. ağabeyim sen bizim her şeyimizle ilgileniyorsun, kart sende kalsın dedi. M. da vermek istedi. Ben de araya girerek kart kalsın dedim. Ayrıca N. ben size bu kartı verdiğime dair bir yazı yazayım dedi. M. da ben senin kartını istemiyorum. Sana güvenmiyorum. A.’da aynısını yaptın dedi. Biz N. dan kesinlikle zorla para almadık. Şifresini de almadık. Kendi rızası ile kartını verdi. M. bu parayı bu nedenle çekti. N. ın suçlamalarını kabul etmiyorum. Şikayetten vazgeçme dilekçesini de zorla yazdırmadık. Ayrıca madem biz N.’in elini kolunu bağladık niye eli kolu açılınca bizi hemen şikayet etmedi de 4 gün sora şikayet etti, biz N.’IN elini kolunu bağlamadık. Şikayetten vazgeçme dilekçesini kendi yazdı. Ben sizi seviyorum. Avukatın bürosunda dilekçe yazdırmadık. Avukatım olan Y. Y. Ü.’ün bürosuna da N. ve ben birlikte gittik. N. A.'ı zorla kızlığımı bozdu, paramı aldı diye şikayet edecekti. Avukat bilgisayardan N.’ın şikayet dilekçesini yazdı. Biz bu şikayet dilekçesini aldık ve birlikte adliyeye gittik. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum. N.'ın kolumu ısırdığı için şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır. N. cezalandırılsın. Müşteki sanık N.'ın zararını karşılamak istemiyorum. Çünkü biz bu parayı zorla almadık” şeklinde savunma yaparak atılı suçlamaları reddetmiştir.
Sanık M. B. savunmasında: ''Ben üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Biz müşteki-sanık N.’ı bir arkadaş vasıtasıyla tanıdık. A. ile N.'ı tanıştırdık. Kendisiyle çok fazla muhabbetim yoktur. Biz Bolvadin de ev tuttuk. N. ve E. ile Bolvadin’e giderken zorla para almadık. Kafasına soda şişesi ve yumrukla vurmadım. Bolvadin de eve geldiğimizde koli bandı ile elini ve ayaklarını bağlamadım. Zorla banka kartlarını almadım. Eline ve kafasına banka kartlarının şifresini söyletmek için vurmadım. Bana kendi rızası ile banka kartlarını verdi. Ben de parayı çektim geldim. Kartı kendisine iade etmek istedim. Ancak almak istemedi. Sen de dursun dedi. Şikayetten vazgeçme dilekçesini avukata yazdırmak için avukatın yanına gitmedik. Ben N.'ın ailesinden kimseyi tanımam. Sadece N.’ı tanırım. Üzerime atılı suçlamanın hiçbirini kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum. Müşteki sanık N.'ın zararını karşılamak istemiyorum. Çünkü ben bu parayı almadım" şeklinde savunma yaparak atılı suçlamaları reddetmiştir.
Dinlenen Tanık Beyanları:
Tanık Ş. G. İfadesinde: "M. B. benim evimi kiraladı. Bu nedenle kendisini tanırım. E. Ç.'i eşi diye tanıtması, N.'ı ise baldızım diye tanıtması nedeniyle kendilerini tanırım. Benim evim sanıkların kiraladıkları eve bitişiktir. Sokakta kapının önünde üçünün bir arada oturduklarını görürdüm. Ben kavgalarını hiç şahit olmadım, N. dan zorla para alıp almadıkları, darp edip etmediklerini görmedim. Başkaca bilgim ve görgüm yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık T. M. E. İfadesinde: "Sanıklardan E. Ç. benim ablam olur, olay tarihinden önce diğer sanık N. D. ile beraber kalıyorlardı, bildiğim kadarıyla N. D. Adana’da kimsesi olmadığı için ablam tarafından kendisine sahip çıkılmıştı, görebildiğim kadarıyla burada kaldığı süre içerisinde bir takım dengesiz hareketlerine şahit oldum, ancak iddianamede geçen olaylara ilişkin herhangi bir bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık A. K. İfadesinde: "Olay tarihinde meydana gelen olaylara ilişkin görgüye dayalı herhangi bir bilgim yoktur, sonrasında da N. bana herhangi bir bu konuya ilişkin bir şey söylemiş değildir," şeklinde bey anda bulunmuştur.
Tanık F. D. İfadesinde: "İddianameden geçen olaylardan daha sonradan haberim oldu, ancak olayların olduğu sırada yanlarında olmadığım için gerçekten olayların olup, olmadığını bilmiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık M. D. İfadesinde: "N. benim görümcem olur. Ben Adana’da ikamet ederim. N. E. ve onun birlikte yaşadığı erkek arkadaşı M. ile Bolvadin’de arkadaş olmuş. Görümcem Epilepsi hastası olduğu için elinden banka kartlarını almışlar. Benim yağma olayı ile ilgili birebir görgüm yoktur ancak görümcem otobüse binip Adana'ya geldiğinde gözü mordu, parmağında şişlik vardı, vücudunda morluklar vardı. Harap ve bitap düşmüş vaziyetteydi. Bu olaylar yaşanırken zaman zaman beni görüntülü olarak arıyordu. Bu görüşmelerde E.nin de sesini duyuyordum N.'a yönelik senin kimsen yok sadece bizimle irtibat kuracaksın dediğini duydum. Görümcem Adana'ya geldiğinde E.’nin teyzesi şikayetinden vazgeçirmek için sürekli aradı. Bu olaylardan dolayı N.'ın psikolojisi çok bozuldu. Bize geldiğinde çok kötü durumdaydı. Benim olay ile ilgili bildiklerim bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosya Kapsamında Bulunan Diğer Deliller:
Bolvadin Emniyet Müdürlüğü yetkililerinde düzenlenen 01.10.2015 tarihli olay yeri görgü tespit ve muhafaza altına alma tutanağı ile; olay günü olan 01.10.2015 tarihinde N. D. isimli bayanın şikayeti üzerine olayın meydana geldiği İmaret Mahalli Kırgız Sokak No: 17 Bolvadin adresinde yapılan aramada, yatağın kenarında bulunan sehpanın üzerinde flynet yazılı koli bandı olduğunun görüldüğü, darp edildiğini iddia ettiği sopanın salonda olduğunu beyan etmesi üzerine yayılan aramada 60 cm uzunluğunda 2 cm çapında üzeri kısmen yeşil boyalı çeşme borusu salon kısmında sehpanın üzerinde olduğunun görüldüğü, koli bandı ve sopanın muhafaza altına alındığının bildirildiği,
Bolvadin Devlet Hastanesince katılan sanık N. D. hakkında düzenlenen 01.10.2015 tarihli genel adli muayene raporu ile; sol el 3. parmak ödematöz görünümlü, sol el tümü iç yüzü mor yeşil 3-5 günlük, sol el metacarpal ön yüz 3-4 günlük kırmızı morluk, sağ klavihvla 1 cm altında yeşil sarı 1*1 emik lezyon, sol omuz 2*2 emlik morluklar, operasyonel batında raporaskopik mide opluna ait izler, sol uyluk 1*1 cmlik yeşil lezyon renkli, sol kaş üstü sol göz yan taraf üzerinde 3*2 emlik 3-5 günlük yeşil-mor renkli lezyon mevcut olduğunun bildirildiği,
Bolvadin Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 01.10.2015 tarihli teslim tutanağı ile; sanık M.’nın bir poşetin içerisinde bulunan katılan sanık N.'a ait olan: engelliler için kimlik kart,. Sosyal Sigortalar Kurumu'nda aylık alanlara mahsus özel belge, isimsiz Kiler mağazasına ait kazanç kartı, N. D. adına kayıtlı PTT kart, N. D. adına kayıtlı Halk Bankası bank24 kartı, üç adet vesikalık fotoğraf, Vatan Card, Carrefoursa alışveriş kartı, Money Clup kartı, N. D. adına nüfus cüzdanı, M. D. adına kayıtlı çukurova çimento fabrikası kartı, N. D. adına kayıtlı kan grubu kartı, Ç.Ü. Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi randevu kartı, Adana kent kart, N. D. adına kayıtlı engelli ulaşım kartı ve çeşitli değeri olmayan fatura ve kağıt parçaları ile cebinden çıkarmış olduğu ve katılan sanık N.'ın kendisine vermiş olduğunu belirttiği 2 adet 200 TL, 5 adet 100 TL’lik banknot toplamda 900 TL parayı rızaen görevli polislere verdiğine ilişkin tutanak düzenlendiği,
Halkbankası A.Ş tarafından gönderilen 20.10.2015 tarihli müzekkere ile; 23047026734 T.C kimlik numaralı N. D.’ya ait 6390 0120 1175 1088 nolu Halkbank Bank 24 kart ile 27.09.2015-01.10.2015 tarihleri arasında herhangi bir alışveriş yapılmadığı, 27.09.2015 tarihinde T. C Halkbankası A.Ş Bolvadin Şubesi önünde bulunan 1860-Bolvadin 1 nolu ATM'den 660 TL para çekildiği, parayı çeken kişiye ait kamera görüntülerinin CD ortamında gönderildiğinin bildirildiği,
Bolvadin Emniyet Müdürlüğü yetkililerince düzenlenen 19.10.2015 tarihli ev arama tutanağı ile; sanık M. B.’ın ve katılan sanık E. Ç.'in ikamet ettikleri İmaret Mahallesi Kırgız Sokak No:17-Bolvadin/Afyonkarahisar adresinde yapılan aramada yatak odasında çarşafın altında katlanmış vaziyette içeriğinde “Ben N. D. Ben kendi rızamla burada ve bunların Bolvadin ve konyada yanında kimsem olmadığı için bunların yanında kalıyorum. Bütün ihtiyaçlarımı M. ve E. karşılıyor. Kendi rızamla M. ve E.ye maaş kartlarımı verdim. Maaşım, da onlar çekiyorlar. Kendi isteğim üzerine paramı onlara verdim. Hiçbir baskı altında kalmadan bu dilekçeyi kendim yazdım. Bundan sonra benim ailem E. ve M.’dır. Maaşımdan ve paramdan kimse hak talep edemez. Velayetimide M. B. ve E. Ç.’e veriyorum. 23047626744 N. D.” içerikli A4 kağıdının bulunduğunun tutanak altına alındığı,
Adana İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı Ve Hastalıkları Hastanesi'nce düzenlenen 03.11.2015 tarihli sağlık kurulu raporu ile; olayın ahlaki kötülüğünü algılar, ruh bakımından kendisini savunabilir şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.
C. Savcısı esas hakkındaki mütalaasında;
Dosyanın değerlendirilmesinde N. D.'nın evlendirilmek amacıyla E. Ç. ve M. B. tarafından A. K. ile tanıştırıldığı, bu şekilde N.’ın A. K. ile arkadaşlık etmeye başladıkları, olay günü N.'ın M.'nın kullandığı araçla yanlarında E. olduğu halde Konya'dan Bolvadin'e doğru gelmeye başladıkları yolda E.'nin N.’dan para istediği, para isteme meselesi sebebiyle tartışmaya başladıkları, E.'nin N.'ın saçından asıldığı ve 100 TL parasını aldığı, çıkan arbedede N.'ın da E.'nin kolunu ısırdığı, sanık M.'nın araçta bulunan soda şişesini N.'ın kafasına vurduğu, ağzına yumruk attığı, vücudunun çeşitli yerlerini yumrukladığı ve katılan sanık N.’ın çantasındaki cüzdanını, kimliklerini, banka kartlarını, nişan yüzüğünü, evin anahtarlarını, Samsung marka cep telefonunu aldığı, eve geldikten sonra da kartların şifrelerini N.’dan istediği, N.’ın korkmasından dolayı şifreleri verdiği, 28/09/2015 günü N.'ın evden çıkmasını önlemek için sanık M. tarafından N.’ın ellerinin koli bandı ile bağlandığı ayrıca katılan sanık E. olduğu halde M.’nın demir çubuk sopa ile N.'ın sol eline ve kafasına vurmak suretiyle yanında getirmiş olduğu kağıda araçtan kendisinden alınan eşyaları kendi rızası doğrultusunda teslim ettiğine dair zorla yazı yazdırarak imzalattırdıkları. E., N. ve M.'nın kaldığı Kırgız Sokak Bolvadin No: 17 adresinde yapılan aramada koli bandının ve sopanın ele geçirildiği, N.'ın Bolvadin Devlet Hastanesinden raporunun alındığı, Bolvadin Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 01/02/2015 tarihli teslim tutanağı ile N.'ın kendisinden alındığını beyan ettiği, kimlik kartları, banka kartları, değişik kartlar ve toplam 900 TL paranın sanık M. tarafından polislere verildiği ve N.'a teslim edildiğinin belirtildiği, 27/09/2015 tarihinde Halk Bankası Bolvadin Şubesi önünde N.’ın kartından atmden 600 TL para çekildiği, para çeken kişinin M. B. olduğunun tespit edildiği, yine N., M. ve E.'nin kaldığı Bolvadin Kırgız Sokak No 17 de yapılan aramada N.'dan zorla alınan ibraname benzeri belgenin ele geçirildiği, bütün yukarıda belirtilen delillerle birlikle iddia, E. ile M.’nın Emniyette vermiş oldukları kaçamaklı savunmaları, tanık beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin olayın oluş şekline ilişkin kabulünde ve sübutta, esasa, usul ve yasaya aykırı bir hususun görülmediği ancak N. D.’nın zararının N.’ın dosya içerisindeki tüm ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde karşılandığının kabulü gerektiği kaldı ki bu celse mahkemeye ibraz edilen belgelerden de zararın karşılandığı nazara alındığında,
Katılan sanık N. D.'nın E. Ç.'e yönelik btm ile giderilebilecek şekildeki yaralanma eyleminden dolayı N. D.’nın eyleminin E. Ç. tarafından kendisinin vücut dokunulmazlığına yönelik gerçekleştirmekte olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı bir biçimde defetmek zorunluluğu ile gerçekleştirdiği anlaşıldığından 5237 sayılı kanunun 25 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/2-d maddesi uyarınca BERAATİNE şeklinde Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararda esas, usul ve yasaya aykırı bir durum görülmediğinden CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince istinaf talebinin esastan REDDİNE,
Sanık M. B.'ın üzerine atılı bina dahilinde silahla birden fazla kişi ile birlikte yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği tarafımızca yukarıda belirtilen gerekçelerle sabit görüldüğünden TCK 149/1-a-c-d, 168, 58. 53, TCK 109/2, 109/3-a-b, 58, 53. maddesi gereğince ayrı ayrı CEZALANDIRILMASINA, sanığın tutuklulukla kaldığı sürenin cezasından TCK’nın 63. maddesi gereğince MAHSUBUNA,
Sanık M. B. hakkında mahkemece TCK 86/2 maddesi gereğince CEZALANDIRILMASINA karar verilmiş ise de yağma ve kişi hürriyetinde yoksun kılma suçlarından cebir ve kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri dışındaki durumların (yağma) suçun unsuru olup kasten yaralama suçunun yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları içerisinden eriyeceğinden sanık M. B. hakkında TCK 86/2 maddesi gereğince verilen hapis cezasına yönelik kararın CMK'nın 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve M. hakkında Ceza Muhakemesi Kanunun 223/4. Maddesi gereğince CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA karar verilmesi,
Sanık E. Ç.'in üzerine atılı bina dahilinde silahla birden fazla kişi ile birlikte yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği tarafımızca yukarıda belirtilen gerekçelerle sabit görüldüğünden TCK 149/1-a-c-d, 168. 53, TCK 109/2, 109/3-a-b. 53. maddesi gereğince ayrı ayrı CEZALANDIRILMASINA, sanığın tutuklulukta kaldığı sürenin cezasından TCK'nın 63. maddesi gereğince MAHSUBUNA karar verilmesi,
Bolvadin Adli Emanetinin 143, 269, 246, 210 sırasında kayıtlı suç delillerinin dosyada delil olarak SAKLANMASINA, Bolvadin Adli Emanetinin 2016/202 sırasında kayıtlı suç eşyasının ise TCK 54 maddesi gereğince MÜSADERESİNE karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve dairemizin kabulü;
Adana ilinde ikamet eden katılan sanık N. D.’nın 2015 yılı Haziran ayında gittiği Konya ilinde katılan sanık E. Ç. ile tanıştığı, katılan sanık E. ve nikahsız eşi olan sanık M. B.’ın sanık N. D.'yı evlendirmek amacıyla arkadaşları olan A. K. ile tanıştırdıkları, bu sebeple aralarında arkadaşlık ilişkisinin başladığı, katılan sanık N. D.'nın Konya İlinde bir süre tanık A. K. ile birlikte yaşadığı, daha sonra sanık M. B. ve tanık A. K.'nın Bolvadin İlçesinde iş bularak buraya taşınmaya karar verdikleri, birlikte Bolvadin İlçesinde tanık Ş. G.’e ait evi kiralayarak oturmaya başladıkları. 2015 yılı Kurban Bayramında birlikte Konya İline gittikleri, bayram sonu birlikte sanık E.’ye ait araçla Bolvadin İlçesine döndükleri, yolda masraflar için sanıklar E. ve M.’nın katılan sanık N.'dan para istemeleri sebebiyle aralarında tartışma çıktığı, birlikte Bolvadin İlçesine geldikten sonra sanıklar E. ve M.'nın katılandan üzerinde bulunan paraları istedikleri, katılan sanık N.'ın kabul etmemesi üzerine yumrukla ve adli emanette kayıtlı demir çubukla vurmak suretiyle katılan sanığın çantasında bulunan cüzdanını, kimliğini, engelli kimlik kartını, Halk Bank ve PTT Bank kartlarını, nişan yüzüğünü, evinin anahtarlarını ve içerisinde 0 555 6.. 5. 5. ve 0 505 1.. 5. 4. numaralı hatların takılı olduğu 359………… 359………… imei numaralı Samsung S3 mini marka cep telefonlarını aldıkları, bu arbede sırasında katılan sanık N. D.’nın kendisini savunmak amacıyla katılan sanık E. Ç.'in kolunu ısırdığı, sanıklar M. ve E.'nin katılan sanık N.'ı etkisiz hale getirdikten sonra sanık M.'nın kartların şifrelerini istediği, katılan N.’ın da olayın korkusuyla şifreleri verdiği, sanık M.’nın, evden çıkmaması için katılan sanık N.’ın ellerini koli bandı ile bağladıktan sonra katılandan aldığı banka kartı ile hesabında bulunan 660 TL’yi çektiği, sonrasında eve gelerek katılan sanık N.'a eşyalarını ve banka kartını kendi rızası ile verdiğine dair belgeyi yazdırdığı, katılan sanık N.’ın bir süre sonra fırsatını bularak evden çıkıp yakındaki bir iş yerine giderek yardım istediği ve bulunduğu yere gelen güvenlik görevlilerine olayı anlatarak sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunduğu, sanıkların savunmaları, tanık beyanları, tutanaklar, doktor raporları ve dosya kapsamında bulunan diğer tüm delillerle sabit olmakla, dairemizin bu kabul şekline göre;
Katılan sanık N. T. hakkında katılan sanık E. Ç.'e karşı kasten yaralama suçundan verilen karara ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde;
Deliller değerlendirilmek ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanığın eylemi TCK. 25. maddesinde düzenlenen meşru savunma koşulları içinde işlediğine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf başvurusunda bulunan katılan sanık E. Ç. vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla İstinaf başvurusunun esastan reddine.
Sanıklar M. B. ve E. Ç.’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin olarak verilen hükümlerin istinaf incelemesinde;
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 109/2, 109/3-a-b ve 62. maddelerinin uygulanması sonucunda neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası yerine, 3 yıl 14 ay hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayin edilmiş olması aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülmesi ve hüküm kurulmasını gerektirir nitelikte bir neden olarak görülmemiştir.
Yukarıdaki eleştiri dışında mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezalarında kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun esastan reddine.
Sanıklar M. B. ve E. Ç.'in yağma ve sanık M. B.'ın kasten yaralama suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin olarak verilen hükümlerin istinaf incelemesinde;
Sanıklar M. B. ve E. Ç.'in katılan sanık N. D.’ya karşı yağma suçunu işlediklerine ilişkin yerel mahkeme kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu ancak sanıkların atılı yağma suçunu silahla, birden fazla kişi ile birlikte ve bina içinde işledikleri sabit olup eylemlerine uyan TCK 149/l-a-c-d maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken 149/1-a-c maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiş olması,
Ve yine sanıkların suçuna konu para ve eşyaların büyük bir kısmının katılan sanık N. D.'nın polise müracaat etmesi üzerine 01.10.2015 tarihinde sanıklar tarafından polis merkezine getirilerek iade edildiği, katılan sanık N. D.'nın ilk ifadelerinde belirtmiş olduğu eşyalardan iade edilmeyen nişan yüzüğü, evinin anahtarı ve diğer bir kısım eşyalarının da dosya kapsamında bulunan 12.01.2016 tarihli tutanak içeriğiyle belirlendiği üzere bu tarihten önce katılan sanığa iade edildiği, davaya ilişkin iddianamenin 26.02.2016 tarihinde düzenlenerek görevli mahkemeye gönderildiği göz önünde bulundurulduğunda katılanın tüm zararlarının soruşturma aşamasında giderildiğinin kabul edilmesi gerektiği, katılan sanık N. D.'nın olaydan hemen sonra alınan ifadelerinde ayrıntılı olarak belirttiği eşyalarının dışında da zararının olduğu yönündeki sonraki ifadelerine itibar edilemeyeceği anlaşılmakla sanıklar hakkında etkin pişmanlık sebebiyle TCK 168/3. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken bu maddenin uygulanmamış olmasının yasaya aykırı olduğu,
Ayrıca sanık M. B. hakkında katılan sanık N. D.'ya karşı kasten yaralama suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de, sanığın eyleminin mahkumiyetine karar verilmiş olan yağma suçunu cebir unsurunu oluşturduğu, ayrıca kasten yaralama suçunu işlemediği anlaşılmakla, atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmiş olmasının yasaya aykırı olduğu,
Anlaşılmakla istinafa konu kararların CMK.280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak, sanıklar M. B. ve E. Ç.'in katılan sanık N. D.'ya karşı işledikleri sabit olan silahla, birden fazla kişiyle birlikte ve bina içinde yağma suçundan eylemlerine uyan TCK 149/1-a-c-d ve 168/3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanık M. B.'ın kanlan sanık N. D.’ya karşı kasten yaralama suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada eylemi ayrıca suç teşkil etmediğinden beraatine karar vermek gerekmiş ve bu yönde aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A- Katılan sanık N. T. hakkında katılan sanık E. Ç.'e karşı kasten yaralama suçundan verilen karara ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Deliller değerlendirilmek ve gerekçesi gösterilmek sureliyle sanığın eylemi TCK. 25. maddesinde düzenlenen meşru savunma koşulları içinde işlediğine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından, istinaf başvurusunda bulunan katılan sanık E. Ç. vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olarak,
B-Sanıklar M. B. ve E. Ç.'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılına suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin olarak verilen hükümlerin istinaf incelemesinde;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 109/2, 109/3-a-b ve 62. maddelerinin uygulanması sonucunda neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası yerine, 3 yıl 14 ay hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayin edilmiş olması aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülmesi ve hüküm kurulmasını gerektirir nitelikle bir neden olarak görülmemiştir.
Yukarıdaki eleştiri dışında mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezalarında kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak,
C- Sanıklar M. B. ve E. Ç.’in yağma ve sanık M. B.ın kasten yaralama suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin olarak verilen hükümlerin istinaf incelemesinde;
Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 11/10/2016 tarih ve 2016/33 esas ve 2016/130 Karar sayılı kararındaki sanıklar M. B. ve E. Ç.'in yağma ve sanık M. B.’ın kasten yaralama suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerin CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASI İLE,
1-Sanık M. B.’ın katılan sanık N. D.'ya karşı işlediği sabit olan silahla birden fazla kişi ile birlikte ve bina içinde yağma suçundan eylemine uyan TCK'nın 149/l-a-c-d maddesi uyarınca suçun işleniş özelliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve sanığın kasta dayanan kusurunun ağırlığına göre takdiren ve artırılarak ceza tayini suretiyle 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Koşulları oluşmayan TCK. 150/2. maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın suç sebebiyle doğan zararları soruşturma aşamasında tam olarak karşıladığı anlaşılmakla, sanığa verilen cezadan TCK. 168/3 maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri lehine takdir indirim sebebi kabul edilerek sanığa verilen cezadan TCK. 62.maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, takdiren başkaca artırım ve indirime yer olmadığına,
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK 531. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2 fıkrası uyarınca, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,
Sanığın daha önceden Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/542 Esas 2013/795 Karar sayılı ilamı ile 15 ay hapis cezasına mahkum olduğu, bu yeni suçun da yasal tekerrür süresi içinde işlendiği anlaşılmakla sanığın cezasının TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazın tamamlanmasından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
2- Sanık E. Ç.'in katılan sanık N. D.'ya karşı işlediği sabit olan silahla birden fazla kişi ile birlikte ve bina içinde yağma suçundan eylemine uyan TCK'nın 149/1-a-c-d maddesi uyarınca suçun işleniş özelliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve sanığın kasta dayanan kusurunun ağırlığına göre takdiren ve artırılarak ceza tayini suretiyle 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Koşulları oluşmayan TCK. 150/2 maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın suç sebebiyle doğan zararları, soruşturma aşamasında tam olarak karşıladığı anlaşılmakla, sanığa verilen cezadan TCK 168/3. Maddesi uyarınca takdiren ½ oranında indirim yapılarak sanığın 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri lehine takdir indirim sebebi kabul edilerek sanığa verilen cezadan TCK 62. Maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Takdiren başkaca artırım ve indirime yer olmadığına,
Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. Fıkrası uyarınca, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. Fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,
3-Sanık M. B. hakkında katılan sanık N. D.'ya karşı kasten yaralama suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmış ise de, sanığın eyleminin mahkumiyetine karar verilmiş olan yağma suçunu cebir unsurunu oluşturduğu, ayrıca kasten yaralama suçunu işlemediği anlaşılmakla, CMK. 223/2 maddesi uyarınca BERAATİNE,
4-Sanıklar M. B. ve E. Ç.in hükümden önce gerçekleşen ve şahsı hürriyeti sınırlama sonucu doğuran gözaltında ve tutuklulukta geçen sürelerinin TCK'nın 63. maddesi gereğince cezalarından MAHSUBUNA,
5- Katılan sanık E. Ç.'in Konya 5. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2014/184-564 E.K. sayılı ilamı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve denetim süresi içerisinde bu suçu işlediği anlaşıldığından mahkemesine gereğinin takdir ve ifası için karar kesinleştiğinde MÜZEKKERE YAZILMASINA,
6-Sanıklar M. B. ve E. Ç.'in sarfına sebebiyet vermiş oldukları İlk Derece Mahkemesince belirlenen 317,10 TL. ve 6 davetiye 66 TL. olmak üzere toplam 383,10 TL. Yargılama giderinin 191.55'er TL. olarak sanıklardan ayrı ayrı tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Bolvadin Adli Emanetin 2016/143 nolu sırasında kayıtlı "3 adet tib kayıtlarını içerir CD" ile 1 adet talimat cevabı ile gelen dosyadaki bazı talimat evraklarının bulunduğu CD’nin, Bolvadin Adli Emanetin 2015/269 nolu sırasında kayıtlı "1 adet kapalı zarf içerisinde Alpay Market isimli iş yeri kamera görüntülerini içeren 5 adet CD’nin, Bolvadin Adli Emanetin 2015/246 nolu sırasında kayıtlı "1 Adet Halkbank Tarafından Gönderilen Para Çekim Anına İlişkin Kamera Görüntüleri İçerir CD’nin. Bolvadin Adli Emanetin 2015/210 nolu sırasında kayıtlı “sanık M. B.’ın evinde arama kararıyla el konulan üzerinde N. D.'ya ait imza ve yazıları bulunan 1 adet belgenin DOSYADA DELİL OLARAK SAKLANMASINA,
8-Sanıklar tarafından suçta kullanıldığı sabit olan Bolvadin Adli Emanetin 2016/202 sırasında kayıtlı “-59 cm uzunluğunda demir sopa ile bir adet koli bandı”nın TCK’nın 54. Maddesi uyarınca MÜSADERESİNE,
Dair, katılan sanık N. D. ile sanıklar E. Ç. Ve M. B. Müdafii Av. M. D.’ın yüzlerine karşı, sanıkların yokluklarından C. Savcısı F. B.i (36970)’nin huzuru ile birlikte talebe uygun olarak,
Katılan sanık N. D.’nın kasten yaralama ve sanıklar M. B. ve E. Ç.’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına ilişkin kararlar yönünden CMK.286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak,
Sanıklar M. B. ve E. Ç.’in yağma suçlarından ve sanık M. B.’ın kasten yaralama suçundan verilen hükümler yönünden, yüze karşı verilen kararlarda kararın tefhiminden yoklukta verilen kararlarda kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek bir dilekçe veya tutanağa bağlanmak koşuluyla mahkeme zabıt katibine müracaat edilerek temyiz yasa yoluna başvurulabileceği yazılmak suretiyle temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09.03.2017 (¤¤)