(5271 S. K. m. 231, 268, 279, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yolunda başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında 20/0/2016 tarihinde işlediği iddia edilen karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin olarakaçılan davada Buldan Asliye Mahkemesi’nin 31/10/2017 tarih 2016/367 Esas, 2017/258 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 07/12/2017 tarihinde kesinleştiği, sanığın deneme süresi içinde kasıtlı bit suçtan mahkum olduğu kabul edilerek hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de;
Hükmün açıklanmasına esas alınan Budan Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/77 Esas, 2019/265 Karar sayılı kararına konu suç tarihinin 07/11/2018 olduğu ve ihbara konu suçun kamu görevlisine hakaret suçundan sanığın 1 yıl 5 ay15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın 03/09/2019 tarihinde istinafen kesinleştiği ancak 24/10/2019 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 29. Maddesi ile değişik 286/3-a-4 maddesinde sayılı ve ‘temyiz edilmeyecek kararlar kapsamında olsa bile bu madde de belirtilen suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyizedilebilir.’ şeklindeki düzenleme karşısında; hüküm açıklanmasına esas alınan ilam mahkemesince 01/11/2019 tarihli ek karar ile infazın durdurulmasına karar verilerek, dosyanın temyiz incelenmesi yapılmak üzere Yargıtaya gönderildiğinin anlaşılması karşısında, bu haliyle hüküm henüz kesinleşmediği ve hükmün açıklanması için ihbara konu olamayacağı, Yargıtay temyiz incelemesinden sonra hükmün açıklanıp açıklanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiği ve sanığın dairemizce incelenen adli sicil kaydında hükmün açıklanmasına esas oluşturacak nitelikte başkaca mahkumiyet kaydının da bulunmadığı anlaşılmakla, CMK’nın 231. Maddesi uyarınca açıklama koşulları oluşmadan mahkemece hüküm açıklanmasına karar verilmiş olması,
Hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve C. Savcısının istinaf talepleri bu sebeple yerinde ise de; CMK’nın değişik 280/1-a maddesi uyarınca, dairemizce olayın daha ziyade aydınlanmasının gerekmediği ve dairemizce bu aykırılığın yargılama yapılmadan düzeltilebileceği kanaatine varıldığından. Buldan Asliye Mahkemesinin 31/10/2019 tarih ve 2019/339 Esas, 2019/464 Karar sayılı İSTİNAFA KONU KARARIN KALDIRILMASI ile;
Koşulları oluşmadığından Buldan Asliye Mahkemesinin 31/10/2017 tarih ve 2016/367 Esas, 2017/258 Karar sayılı HÜKMÜNÜN AÇIKLANMASINA YER OLMADIĞINA, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279/son ve 268. maddeleri uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren, 7 gün içerisinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle itiraz kanun yolu açık olmak üzere,03/06/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)