(5237 S. K. m. 142)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi, kararın niteliği ve tarihine göre dosya görüşülüp gereği düşünüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosya kapsamındaki deliller ve mahkemenin kabulü ile de sabit olduğu üzere; sanığın dayısı olan müştekinin evine gelip giderken haksız olarak edindiği anahtarı kullanmak suretiyle atılı hırsızlık suçunu işlediği olayda, eyleminin TCK 142/2-d-h maddelerinde düzenlenen " haksız olarak elde edilen anahtarla kilit açmak suretiyle bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık" suçunu oluşturduğu olayda iki nitelikli halin gerçekleşmesi sebebiyle bu maddeler uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken TCK'nın 142/2-h bendi uyarınca alt sınırdan ceza tayin edilmiş olması aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülmesi ve hüküm kurulmasını gerektirir nitelikte bir neden olarak görülmemiştir.
Yukarıdaki eleştiri dışında mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların da kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak 04/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)