(5271 S. K. m. 232)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi, kararın niteliği ve tarihine göre dosya görüşülüp gereği düşünüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında ayrı ve bağımsız biçimde değerlendirme yapılarak, uygulama maddeleri ayrı ayrı gösterilip, denetime olanak sağlayacak biçimde ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken toplu uygulama yapılmak suretiyle CMK'nın 232. maddesine aykırı davranıldığı anlaşılmış ise de; mevcut haliyle infazda tereddüt oluşturmayacağından bu husus, yeniden inceleme ve hüküm kurulmasını gerektirir nitelikte bir neden olarak kabul edilmemiştir.
Yukarıdaki eleştiri dışında mahkeme kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların da kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan SSÇ müdafiilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak 04/02/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)