(5237 S. K. m. 4, 53, 165, 168, 245) (5271 S. K. m. 279, 280)
Sanıklar hakkında başkasına ait banka kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve suç eşyasını kabul etme suçlarını işledikleri iddiasıyla yapılan yargılama sonucu verilen Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2017 tarih ve 2017/73 esas ve 2017/619Karar sayılı kararına karşı süresi içinde sanıklar ve C. Savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizce duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Bucak C. Başsavcılığının 16/02/2017 tarih ve 2017/144 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ........ ve ........'ın başkasına ait banka kartını kötüye kullanmak suçunu işledikleri iddia edilerek eylemlerine uyan TCK 245/1 maddesi uyarınca sanık ........'ın da suç eşyasını kabul etmek suçunu işlediği iddia edilerek eylemine uyan TCK'nın 165/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/73 esas sayılı davası açılmış, bu mahkemece yapılan yargılama sonucunda 23/11/2017 tarih ve 2017/73 esas ve 2017/619 Karar sayılı karar ile sanıklar ........ ve ........'ın bina eklentisi içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık ve başkasına ait banka kartını kötüye kullanmak suçlarından, sanık ........'ın da suç eşyasının kabul etmek suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiş karara karşı süresi içinde sanıklar ve Bucak C. Savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dairemizin 09/11/2018 tarihli ara kararı ile incelemenin duruşmalı yapılmasına karar verilmiştir.
Sanık ........ Savunmasında; "Bana okumuş olduğunuz iddianamede üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul ediyorum. Şeytana uydum pişmanım. Tahliye olduğum takdirde müştekinin kalan 200 TL.lik zararını da karşılayacağım." şeklinde savunma yaparak atılı suçlamayı kabul etmiştir.
Sanık ........ Savunmasında; "Bana okumuş olduğunuz iddianamede üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben daha önceki beyanlarımı tekrar ederim. Bu suçu işlemediğimi tekrar belirtmek istiyorum. Bu suçun faili ........ dir. Ancak müştekinin zararının karşılanması konusunda ........ ile beraber hareket edip zararı karşılamaya hazırım. " şeklinde savunma yaparak atılı suçlamayı reddetmiştir.
Sanık ........ Savunmasında;" Bana okumuş olduğunuz iddianamede üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben emniyette vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ediyorum. ........ ve ........ in bana araba kiralamam için vermiş olduğu paranın çalıntı olmuş olduğunu bilmiyordum. Bilseydim kesinlikle almazdım. ........ ve ........ e bu parayı nereden bulduklarının sorduğumda çalmadıklarını söylediler. " şeklinde savunma yaparak atılı suçlamayı reddetmiştir.
Mağdur ........ beyanında; olay günü saat 12:40 sıralarında Bucak ilçesinde bulunan ...... Camisine giderek abdest almak amacıyla ceketini çıkarıp astığını, ceketinde bulunan cüzdanını da pantolonunun arka cebine koyduğunu, abdest alıp camiye girdikten sonra cüzdanının olmadığını fark ederek müracaatta bulunduğunu, yapılan soruşturma sonucunda atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiğini, sanıkların yakalanması üzerine hesabından çekilen 1,600 TL nin iade edildiğini, kalan zararının da kovuşturma aşamasında karşılandığını belirterek sanıklardan şikayetçi olmadığını bildirmiştir.
C. Savcısının Esas Hakkındaki Mütalasında:
Sanıklar ........ ve ........ hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi ve dairece yapılan yargılama sonucunda; suça konu olay anlatılırken, başka bir olaydan bahsedilmesinin iddianame ile kamu davası açılması anlamı taşımayacağı, iddianamede hırsızlıktan bahsedilmediği gibi, hırsızlık suçundan sevk maddeside gösterilmediği, sadece kredi kartının kötüye kullanılması suçundan TCK 245/1 maddesi uyarınca cezalandırılmalarının istendiği, iddianame içeriği incelendiğinde sanıklar hakkında hırsızlık suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı, bu nedenle mahkemece hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararlarının yok hükmünde olup, istinaf başvurusuna konu edilemeyeceği anlaşıldığından, CMK 279/1-b maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
Sanık ........ hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi ve dairece yapılan yargılama sonucunda; sanığın tekerrüre esas ilamı bulunduğundan bahisle, ikinci kez mükerrir sayılmasına karar verilmiş ise de; sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde, Burdur 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2015 tarih, 2013/225 esas, 2015/298 karar sayılı kararıyla verilen ve 18/01/2016 tarihinde kesinleşen 1 yıl 3 ay hapis cezasının tekerrüre esas teşkil ettiği, ancak bu kararda tekerrür hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle, sanığın birinci kez mükerrir sayılması gerekirken, ikinci kez mükerrir sayılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmeyip, düzeltilebilir bir yanılgı olduğu anlaşıldığından; CMK 280/1-c maddesi uyarınca hükümden “ikinci kez mükerrir olduğu anlaşılmakla” ibaresinin çıkartılarak “birinci kez mükerrir olduğu anlaşılmakla” şeklinde düzeltilmesine ve infazın bu düzeltme gözetilerek yapılmasına karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanıklar ........ ve ........ hakkında kredi kartının kötüye kullanılması suçundan TCK 245/1,53 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2017 tarih, 2017/73-619 esas karar sayılı kararı ile sanıkların TCK 245/1,245/5 maddesi yollamasıyla 168/2,62 maddeleri uyarınca 1’ er yıl 9’ar ay 7’şer gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, sanık ........ hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, sanık ........ ve Cumhuriyet Savcısının TCK 245/1 maddesinde düzenlenen suç adli para cezasını da gerektirdiği halde, sadece hapis cezasına hükmedilerek sanıklara eksik ceza tayinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle, istinaf yasa yoluna müracaat etmesi üzerine dairece yapılan inceleme ve yargılama sonucunda; İlk derece mahkemesinin suçun sübutuna, sanık ........ hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanıkların HAGB kararlarının açıklanması için mahkemelerine ihbarda bulunulmasına ve sair hususlara ilişkin kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak sanıklardan ........’ın soruşturma aşamasında yakalandığında; müştekiye ait kredi kartlarıyla haksız yere çekilen 1800 TL’nin 1600 TL’sini iade edilmek üzere kolluk görevlilerine teslim ettiği, kalan zararında kovuşturma aşamasında 09/03/2017 tarihinde giderilmesi nedeniyle müştekinin şikayetinden vazgeçtiği, müştekinin şikayetinden vazgeçmesinin sanık lehine zımni muvafakat sayılması suretiyle TCK 168/1-4 maddeleri uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılması gerekirken, zararın kovuşturma aşamasında giderildiğinden bahisle TCK 168/2 maddesi uygulanmak suretiyle cezalarında indirim yapılarak sanıklara fazla ceza tayinin ve sanık ........’in tekerrüre esas teşkil eden Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/05/2015 tarih 2015/13-527 esas karar sayılı ilamı ile verilen ve 12/06/2015 tarihinde kesinleşen 4 ay 20 günlük hapis cezasının kararda gösterilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından,
CMK 280/2 maddesi uyarınca ; Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2017 tarih, 2017/73-619 esas karar sayılı kararının sanıkların kredi kartının kötüye kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanık ........’ın eylemine uyan TCK 245/1,168/1-4,53,maddeleri uyarınca, sanık ........’ın eylemine uyan TCK 245/1,168/1-4,53,58 maddeleri uyarınca, cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve dairemizin kabulü;
Sanıklar ........ ve ........'in olay günü saat 12:40 sıralarında Bucak ilçesinde bulunan ...... Caminin abdeshanesinde abdest almakta olan mağdurun pantalonunun arka cebine koymuş olduğu cüzdanını alarak uzaklaştıkları, daha sonra mağdurun cüzdanında bulunan bankamatik kartının üzerinde şifresinin de yazılı olmasından yararlanarak ......bank ATM sine giderek banka kartı ve kredi kartından toplam 1,800 TL nakit para çekerek, arkadaşları olan diğer sanık ........'ın yanına gidip olayı anlatarak 200 TL verip araç kiralamasını istedikleri, katılanın müracaatı üzerine güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen kolluk görevlilerince sanıkların kimlikleri tespit edilerek yakalanmaları üzerine sanık ........'in suça konu 1,600 TL yi teslim ederek mağdura iadesini sağladığı, mağdurun kalan zararının da kovuşturma aşamasında tam olarak karşılandığı, sanıkların ikrar içeren savunmaları, mağdur beyanı ve dosya kapsamında bulunan diğer tüm deliller ile sabit olmakla;
Dairemizin bu kabul şekline göre;
Sanıklar ........ ve ........'ın bina eklentisi içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin kararlara yönelik istinaf talebinin incelenmesinde;
Soruşturma evresinde toplanan deliller suç işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa C.Savcısı iddianame düzenler. Kamu davasını açma veya açmama yetkisi C.Savcısına aittir.
İddianamede şüpheliye yüklenen suç hakkında suç teşkil eden fiil, zamanı ve işlendiği yer konusunda açıklama gerektiği gibi olay öyküsünde isnat edilen fiilin hangi fiil olduğu açıkça anlatılmalıdır. Fiilin aynı failin diğer fiillerinden ayırt edilebilir nitelikte belirtilmesi gerekir. C.Savcısının iddianamesine göre mahkemenin suç teşkil eden hangi fiiller konusunda karar verilmesi gerektiği belirsiz kalmamalıdır. Eksik veya yetersizlik varsa bu yargılama aşamasında giderilmelidir.
Suç teşkil eden fiil yönünden kamu davasının dışına çıkmak demek dava olmadan karar verilmesi anlamını taşır ki böyle bir uygulamaya CMK. kuralları kesin engel oluşturur. Hakim fiilin niteliğini tayin ve takdirde iddianamedeki hukuki görüş ile bağlı değildir. Ancak, bilindiği üzere iddianamede bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermez.
Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde;
Sanıklar ........ ve ........ hakkında Bucak C.Savcılığınca düzenlenen 16/02/2017 tarih ve 2017/144 esas sayılı iddianamede müştekiye yönelik hırsızlık suçunu işlediklerine dair usulünce açılmış bir dava bulunmadığından açılmayan bir davada ilk derece mahkemesince verilen "mahkumiyet" kararları yok hükmünde olup hukuken yok hükmünde olan bir karara karşı istinaf davası açılamayacağından C. Savcısının istinaf talebinin reddine,
Sanıklar ........ ve ........'ın mağdura karşı hırsızlık suçunu işlemiş olabilecekleri kanaatine varılmakla bu hususta mahallinde suç duyurusunda bulunulmasına,
Sanık ........'ın suç eşyasını kabul etmek suçundan mahkumiyetine ilişkin karara yönelik istinaf talebinin incelenmesinde,
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sanığın diğer istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında tekerrür uygulaması yapılırken tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmemesi ve ayrıca ikinci kez tekerrür koşulları oluşmamış olmasına rağmen ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş olması,
Hukuka aykırı, aleyhe istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf iddiaları bu nedenle yerinde görülmekle bu hususun düzeltilmesine,
Sanıklar ........ ve ........'ın başkasına ait kredi kartını kötüye kullanma suçundan mahkumiyetlerine ilişkin kararlara yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde;
İlk derece mahkemesince sanıkların atılı suçu işlediklerinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak soruşturma aşamasında sanıklar ........ ve ........'in kolluk görevlilerince yakalanmaları sırasında sanık ........'in üzerinde bulunan 1,600 TL yi atılı suçtan elde ettiklerini belirterek mağdura iade edilmek üzere teslim ettiği, kovuşturma aşamasında da kalan 200 TL lik zararın sanıklarca karşılandığı olayda, sanıklar hakkında TCK 168/1 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemiş olmasının ve TCK'nın 245/1 maddesinde düzenlenen suçun adli para cezasını da gerektirdiği halde, sadece hapis cezasına hükmedilerek sanıklara eksik ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, istinafa konu kararın CMK 280/2 maddesi uyarınca kaldırılarak sanıkların eylemlerine uyan TCK 245/1 ve 168/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiş ve bu yönde aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Sanıklar ........ ve ........'ın bina eklentisi içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin kararlara yönelik istinaf talebinin incelenmesinde;
Soruşturma evresinde toplanan deliller suç işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa C. Savcısı iddianame düzenler. Kamu davasını açma veya açmama yetkisi C.Savcısına aittir.
İddianamede şüpheliye yüklenen suç hakkında suç teşkil eden fiil, zamanı ve işlendiği yer konusunda açıklama gerektiği gibi olay öyküsünde isnat edilen fiilin hangi fiil olduğu açıkça anlatılmalıdır. Fiilin aynı failin diğer fiillerinden ayırt edilebilir nitelikte belirtilmesi gerekir. C. Savcısının iddianamesine göre mahkemenin suç teşkil eden hangi fiiller konusunda karar verilmesi gerektiği belirsiz kalmamalıdır. Eksik veya yetersizlik varsa bu yargılama aşamasında giderilmelidir.
Suç teşkil eden fiil yönünden kamu davasının dışına çıkmak demek dava olmadan karar verilmesi anlamını taşır ki böyle bir uygulamaya CMK. kuralları kesin engel oluşturur. Hakim fiilin niteliğini tayin ve takdirde iddianamedeki hukuki görüş ile bağlı değildir. Ancak, bilindiği üzere iddianamede bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermez.
Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde;
Sanıklar ........ ve ........ hakkında Bucak C.Savcılığınca düzenlenen 16/02/2017 tarih ve 2017/144 esas sayılı iddianamede müştekiye yönelik hırsızlık suçunu işlediklerine dair usulünce açılmış bir dava bulunmadığından açılmayan bir davada ilk derece mahkemesince verilen "mahkumiyet" kararları yok hükmünde olup hukuken yok hükmünde olan bir karara karşı istinaf davası açılamayacağından C. Savcısının istinaf talebinin REDDİNE,
Sanıklar ........ ve ........'ın mağdura karşı hırsızlık suçunu işlemiş olabilecekleri kanaatine varılmakla bu hususta mahallinde suç duyurusunda bulunulmasına,
Kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa bağlanmak koşuluyla Dairemiz zabıt katibine müracaat etmek suretiyle karara itiraz edilebileceği yazılarak itiraz yolu açık olmak üzere;
B)Sanık ........'ın suç eşyasını kabul etmek suçundan mahkumiyetine ilişkin karara yönelik istinaf talebinin incelenmesinde,
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sanığın diğer istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında tekerrür uygulaması yapılırken tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmemesi ve ayrıca ikinci kez tekerrür koşulları oluşmamış olmasına rağmen ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş olması,
Hukuka aykırı, aleyhe istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, istinafa konu ilamın tekerrüre ilişkin paragrafının hükümden çıkartılarak yerine ''Sanığın daha önceden Burdur 2. Asliye ceza mahkemesinin 2013/225 esas ve 2015/298 karar sayılı dosyasında 1 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum olduğu bu yeni suçun da yasal tekerrür süresinde işlendiği anlaşılmakla TCK'nın 58/7 maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, "cümlesinin eklenmesi suretiyle İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak,
C) Sanıklar ........ ve ........'ın başkasına ait kredi kartını kötüye kullanma suçundan mahkumiyetlerine ilişkin kararlara yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde;
Sanıklar ........ ve ........'ın başkasına ait kredi kartını kötüye kullanma suçundan mahkumiyetlerine ilişkin olarak verilmiş olan Bucak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2017 tarih ve 2017/73 esas 2017/619 Karar sayılı kararının CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA;
1-Sanık ........'ın işlediği sabit olan “ başkasına ait kredi kartını kötüye kullanmak” suçundan eylemine uyan TCK.nun 245/1 maddesi uyarınca sanığın kişiliğine, suçun işleniş özelliğine ve kasta dayanan kusurunun ağırlığına göre taktiren ve arttırılarak ceza tayini sureti ile 4 yıl hapis ve 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın suç sebebiyle doğan zararları soruşturma aşamasında tam olarak karşıladığı anlaşılmakla, sanığa verilen cezadan TCK 168/1 maddesi uyarınca takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak 1 yıl 4 ay hapis ve 40 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
Sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek sanığa verilen cezadan TCK 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 33 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın ekonomik ve sosyal durumu dikkate alınarak sanığa verilen adli para cezasının TCK'nun 52. maddesi uyarınca 1 günü takdiren 20,00 TL kabul edilerek sanığın 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Takdiren başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına
Sanık hakkında T.C. Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek TCK.53.maddesinin uygulanmasına,
Sanığın daha önceden Bucak 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/13 esas 2015/527 karar sayılı dosyasında 4 Ay 20 gün hapis cezasına mahkum olduğu bu yeni suçun da yasal tekerrür süresinde işlendiği anlaşılmakla TCK.nun 58/7 maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
Sanığın daha önceden kasıtlı suçlardan mahkum olduğu anlaşılmakla koşulları oluşmayan CMK 231/5 maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına
Sanığın daha önceden kasıtlı suçlardan 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum olduğu anlaşılmakla koşulları oluşmayan TCK 51/1 maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına
2-Sanık ........'in işlediği sabit olan “başkasına ait kredi kartını kötüye kullanmak” suçundan eylemine uyan TCK.nun 245/1 maddesi uyarınca sanığın kişiliğine, suçun işleniş özelliğine ve kasta dayanan kusurunun ağırlığına göre taktiren ve arttırılarak ceza tayini sureti ile 4 yıl hapis ve 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın suç sebebiyle doğan zararları soruşturma aşamasında tam olarak karşıladığı anlaşılmakla, sanığa verilen cezadan TCK 168/1 maddesi uyarınca takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak 1 yıl 4 ay hapis ve 40 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
Sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek sanığa verilen cezadan TCK 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 33 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın ekonomik ve sosyal durumu dikkate alınarak sanığa verilen adli para cezasının TCK'nun 52. maddesi uyarınca 1 günü takdiren 20,00 TL kabul edilerek sanığın 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Takdiren başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına
Sanık hakkında T.C. Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek TCK.53.maddesinin uygulanmasına,
Sanığın kişilik özellikleri ve yargılama sürecindeki davranışları göz önünde bulundurulduğunda yeniden suç işlemeyeceği hususunda dairemizde olumlu kanaat hasıl olmadığından CMK 231/5 maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına
Sanığın suçu işledikten sonra pişmanlık göstermemesi sebebiyle tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığından TCK 51/1 maddesinin sanık lehine uygulanmasına yer olmadığına
3-Sanık ........'ın tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK 63 maddesi uyarınca cezasından MAHSUBUNA,
4- Sanıkların sarfına sebebiyet vermiş oldukları ilk derece mahkemesince belirlenen 89,79 TL ve posta gideri 26,55 TL olmak üzere toplam 116,25 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair, sanıklar ........ ve ........'ın yüzlerine karşı, sanık ........ ve mağdurun yokluğunda C.Savcısı ........ (…….)'un huzuru ile birlikte mütalaaya uygun ve CMK 286/2-b maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/01/2019 (¤¤)