(5237 S. K. m. 7, 58, 141, 168) (5271 S. K. m. 253, 254, 286, 303)
Yerel mahkemece kurulan hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi, kararın niteliği ve tarihine göre dosya görüşüldü:
1-a) Sanık …… hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan istinaf incelemesinde,
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın hırsızlık malını satın alan ve hakkında beraat kararı verilen ... isimli şahsın suç nedeniyle oluşan zararını gidermemesi sebebiyle hakkında TCK. 168. maddesinin uygulama koşulları oluşmamasına rağmen bu madde uyarınca cezasından indirim yapılarak sanığa eksik ceza tayini aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülmesi ve hüküm kurulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/838 Esas ve 2012/1066 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, TCK'nın 141/1.maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden önce 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK'nın 58.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Yukarıda eleştiri konusu yapılan hususlar dışında mahkeme kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın da kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, CMK. 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak,
b) Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan istinaf incelemesinde,
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/838 Esas ve 2012/1066 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, TCK'nın 141/1.maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden önce 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK'nın 58.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Yukarıda eleştiri konusu yapılan husus dışında mahkeme kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın da kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, CMK. 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak,
2- a) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan istinaf incelemesinde,
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın hırsızlık malını satın alan ve hakkında beraat kararı verilen ... isimli şahsın suç nedeniyle oluşan zararını gidermemesi sebebiyle hakkında TCK. 168. maddesinin uygulama koşulları oluşmamasına rağmen bu madde uyarınca cezasından indirim yapılarak sanığa eksik ceza tayini aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülmesi ve hüküm kurulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Yukarıdaki eleştiri dışında mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezanın da kanuni bağlamda uygulandığı, ancak tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK.58. maddesinin uygulanmaması hukuka aykırı olup, istinaf başvurusunda bulunan C. Savcısının istinaf iddiası bu nedenle yerinde ise de; bu aykırılığın CMK 303. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğu anlaşılmakla;
Hükme "sanığın Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/25 esas, 2014/60 karar sayılı ilamı ile mahkum olduğu 2000 TL adli para cezasına ilişkin ilamı sebebiyle cezasının TCK.nun 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresi yazılarak hükmün DÜZELTİLMEK SURETİYLE istinaf başvurularının ESASTAN REDDİNE, CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak,
b) Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan istinaf incelemesinde,
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezanın da kanuni bağlamda uygulandığı, ancak tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK.58. Maddesinin uygulanmaması hukuka aykırı olup, istinaf başvurusunda bulunan C.Savcısının istinaf iddiası bu nedenle yerinde ise de; bu aykırılığın CMK 303. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğu anlaşılmakla;
Hükme "sanığın Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/25 esas, 2014/60 karar sayılı ilamı ile mahkum olduğu 2000 TL adli para cezasına ilişkin ilamı sebebiyle cezasının TCK.nun 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresi yazılarak hüküm DÜZELTİLMEK SURETİYLE istinaf başvurularının ESASTAN REDDİNE, CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin olarak 24/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)