T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın
Mahkemesi: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi: 24/12/2021
Davanın Türü: Asıl Dava İtirazın İptali (Antalya Genel İcra ... E.)
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili açtığı dava ile, davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, davacının ödenmemiş hak ediş bedeli alacağının 19.265,10 TL olduğunu, mutabakat mektubunda davalının asıl alacağının 16.875,60 TL olduğunu kabul ettiğini, davacının özel okul inşaatında üzerine düşen edimini yerine getirdiğini, ayıplı iş yapıldığına dair tespit bulunmadığını, ayrıca ihtarname gönderilerek ayıp bildiriminde bulunulmadığını, davalı şirketin 2.389,50 TL ayıplı iş ve hizmetler adı altında fatura düzenleyerek bu miktar yönünden borcu kabul etmediğini, davacı tarafından düzenlenen faturaların imza karşılığı davalıya teslim edildiğini, buna ilişkin faturanın davalı tarafından sonradan düzenlendiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP ve KARŞI DAVA
Davalı vekili cevabında, davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre .... Antalya adresinde bulunan ... inşaatında teras izolasyonu, kapalı spor salonu ve yüzme havuzu, tribün ve merdiven basamağı kaplaması izolasyon işlerinin davacı tarafından yüklenildiğini, yapılan imalatın eksik ve hatalı olduğunu, Antalya 3. Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında spor salonunda yapılan işlerin ayıplı olduğunun belirlendiğini, ayrıca teras izolasyon işinde de eksik ve ayıplı imalat bulunduğunu, okulun yemekhane, laboratuvar vesaire ortak kullanım alanların su alıp zarar gördüğünü, davacı tarafa eksik ve ayıplı imalatı gidermesi için ihtarname gönderildiğini, ancak olumlu sonuç alınamadığını, mutabakat metninde davalının mutabık olunmadığını, eksik ve hatalı işlerin tamamlanması gerektiğini belirttiğini, tespit dosyasına göre eksik ve ayıplı işler bedelinin 194.120,00 TL olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiş, karşı dava dilekçesi ile, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, ayıbın davalı yükleniciye bildirildiğini, yapılan işteki ayıbın giderilmediğini ileri sürerek şimdilik 100.000,00 TL eksik ve kusurlu işler bedelinin reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yüklenici vekili cevabında; davanın haksız olduğunu, izolasyon işlerinin yapımının üzerinden 1,5 yıllık süre geçtiğini, eksiksiz işin yapılarak teslim edildiğini, şantiye şefi ... işi teslim aldığını, davalının izolasyonu tamamlayıp teslim etmesinden sonra havuzda seramik işlemlerinin başladığını, bu işlemler sırasında izolasyona zarar verildiğini, teras izolasyonundaki sorunların kaynağının klima üniteleri olduğunu, davalının izolasyona başladığında klima ünitelerinin yerine konulduğunu, altlarına izolasyon yapılamadığını, bu durumun davacı tarafça bilindiğini, spor salonuna yerleştirilen koltuklar sebebiyle yapılan izolasyonun zarar gördüğünü, davacın tarafın mutabakat mektubunu imzaladığını, herhangi bir ayıp iddiasına dayanmadığını, davalının düzenlediği faturaların davacı şirkete imza karşılığı teslim edildiğini, gizli ayıp iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflarınca başlatılan icra takibinden sonra davacı iş sahibinin noter ihtarnamesi gönderdiğini, öncesinde herhangi bir uyarı veya ihtar yapılmadığını ileri sürerek karşı davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, taraflar arasında ... ada ... parsel ... , ... Cd. No... .... /Antalya adresinde bulunan ... okulunun inşaatı ile ilgili olarak teras izolasyonu, kapalı spor salonu ve kapalı yüzme havuzu, tribün ve merdiven basamağı kaplaması gibi izolasyon yapılması işlerini yüklendiği hususunun çekişmeli olmadığı, eserdeki kusur/bozukluk veya sözleşmeye aykırılık iş sahibinin kullanabileceği veya kabul edebileceği ölçüde ise, iş sahibi, eserin onarılmasını isteyebileceği, iş sahibi bu hakkını, yükleniciye yöneltip ulaştırdığı tek yanlı, açık veya kapalı, biçime tabi olmayan, yazılı veya sözlü, doğrudan irade açıklaması ile kullanılabileceği, (... , ... ; ... , ... , s. ... vd.). eser sözleşmesinde yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eseri sözleşme ve ekleri, fen ve tekniği ile iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp teslim ettiğini ya da iş sahibinin teslim almaktan kaçındığını yasal delillerle kanıtlamak zorunda olduğu, dosya kapsamında davacı şirketin sözleşme ile yüklendiği edimleri tam olarak ifa etmediği, teras alanlarının, havuz ve spor salonu izolasyonunun mahkememizce yapılan keşif ve sonrasında düzenlenen bilirkişi raporlarında teras alanlarının izolasyonun ayıplı olarak ifa edildiği bu nedenle su sızmalarının olduğu, davacı-karşı davalının imalatı yaptıktan sonra sızdırmazlık testi yaptırmadığı, keşifte dinlenen tanıkların beyanlarından da anlaşıldığı üzere su akıntıları meydana geldiği ve durumun davacı yüklenici firmaya bildirildiği, bu durumda davacının eseri tam olarak tamamlayıp işsahibi davalıya teslim ettiği ispat edilemediğinden davacının davasının reddine, davalı-karşı davacı yönünden ise TBK’nın 475. Maddesi gereğince karşı davanın ıslah edilmiş hali ile kabulüne karar verilmiş, asıl davada davacının alacağını ispat edememesi onun kötü niyetli olarak takip yaptığını göstermeyeceği gibi aksi durumda davalı/ karşı davacı tarafından ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talep edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davacının davasının reddine, şartları oluşmadığından davalı/ karşı davacı lehine kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına, karşı davada ise davanın kabulü ile, 216.672,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı/ karşı davacıya ödenmesine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/karşı davalı vekilince asıl ve karşı davaya yönelik istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, mahkemece izolasyonun ayıplı olarak ifa edildiği değerlendirilmesi ile hükme gidildiği, ayıbın gizli ya da açık ayıp olup olmadığının belirlenmediği, süresi içerisinde uygun ayıp ihbarının bulunmadığı, mahkemenin bu konuda hangi delile dayandığını belirtmediği, davacının yaptığı işlerden sonra yapılan çalışmalar sebebiyle zarar meydana geldiği, bu hususun dikkate alınmadığı, davacının yaptığı iş ile ortaya çıkan zararlar arasında illiyet bağı bulunmadığı, diğer yüklenicilerin izolasyona zarar verdiği, klimaların izolasyondan önce takıldığı, izolasyon probleminin hangi sebepten oluştuğunun belirlenemediği, icra takibinden sonra 2 yıl süre geçmesiyle ayıplı iş iddiasının gündeme getirildiği, şantiye şefine 20/06/2019 tarihinde işin teslim edildiği, düzenledikleri faturanın imzalı olarak davalıya teslim edilmesine rağmen icra takibinden sonra ihtarname çekildiği, davalının ticari defterlerine göre alacağının varlığının ispatlandığı, mutabakat metninde kabul edilen 16.875,60 TL alacağın kabulü gerektiği gibi nedenlerle asıl dava ve karşı davanın kaldırılmasına yönelik kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Dava bir yıllık hak düşüm süresi içerisinde açılmıştır. Karşı dava ise, iş sahibinin talep ettiği ayıp ve eksik işlerin giderim bedeline ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı/karşı davalı yüklenici, davalı/karşı davacı iş sahibidir.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
3.1.Taraflar arasında okul inşaatının bir kısım izolasyon işlerinin davacı tarafından yapılmasına ilişkin eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu tarafların kabulündedir. Her ne kadar yazılı eser sözleşmesi bulunmasa da, fiyat teklif formuna göre yapılan sözleşmenin götürü usulü niteliğinde olmayıp, birim fiyatlı sözleşme olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, davacı tarafından meydana getirilen işin davalıya teslim edildiği dosyada mevcut 20/06/2019 tarihli izolasyon metrajlarına ilişkin tutanak ve mutabakat mektubundan da anlaşılmaktadır.
3.2.Davacı vekili başlattığı icra takibi ve açtığı dava ile ödenmeyen bakiye iş bedeli alacağının davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı taraf ise, işin eksik ve ayıplı yapıldığını ileri sürerek açılan davanın reddi ile karşı davasında eksik ve ayıplı iş giderim bedelini davacı/karşı davalıdan talep etmiştir.
3.3.Davacı yüklenici vekili karşı davaya verdiği cevap dilekçesinde açılan davanın reddini istemiş ve süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığını savunmuş ise de, keşifte dinlenilen davacı ve davalı tanıklarının beyanlarına göre, ortaya çıkan ayıbın davacı yükleniciye bildirildiği, yüklenici tarafından ayıbın giderilmesi yönünde çalışmalar yapıldığı anlaşıldığından, süresinde ayıp ihbarı yapıldığı sonucuna ulaşılmaktadır.
3.4.Dosyada mevcut mali müşavir bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter kayıtlarına göre alacak tutarının 19.265,10 TL olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre ise 16.875,60 TL borç kaydının yer aldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporuna göre ise, teras izolasyonundaki hatanın davacıdan ya da davalıdan kaynaklandığının net olarak belirlenemediği, izolasyondan sonra üzerinde bir takım çalışmalar yapılmasının izolasyona zarar verebileceği, yine klima ünitelerinin bulunduğu bölümlerin izolasyonun yapılmaması sebebiyle su sızıntısı olabileceği ya da su izolasyonunun tekniğine uygun yapılmamasından kaynaklanabileceğinin belirlendiği anlaşılmaktadır. Keşif sırasında dinlenen davacı tanıkları ... ve ... beyanlarına göre klimaların sökülmemesi sebebiyle altına izolasyon yapılamadığı, bu konuda davalı şirket yetkilisinin uyarıldığının belirtilmiş olması, ayrıca izolasyon sonrası seramikçilerin izolasyon yapılan yeri kullandıklarının tanık tarafından belirtilmiş olması ve davalı tanığı ... beyanına göre izolasyon sırasında klimaların yerinde durduğu, izolasyoncunun uygulama yaptığı yerde diğer ustaların geçmiş olabileceğine dair beyanları birlikte değerlendirildiğinde, teras izolasyonundan kaynaklanan zararın davacının hatalı uygulamasından kaynaklandığı davalı tarafça ispat edilememektedir. Bunun dışında havuz izolasyonu ve spor salonundaki izolasyon işlemlerinde davacının hatalı olduğu bilirkişi raporu ve ek raporuyla belirlenmiş olup, mahkemece havuz izolasyonu ve spor salonundaki izolasyondaki işlemlerden doğan ayıp giderim bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile teras izolasyonu yönünden de davacının sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
3.5.Davacı yüklenici ödenmeyen bakiye iş bedeli alacağını istemektedir. Davalı taraf eksik ve ayıplı iş iddiasında bulunmuştur. Bu durumda davacının hak edişinin belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece tarafların anlaşmasına göre davacının eksik ve ayıplı işleri (havuz izolasyonu ve spor salonundaki izolasyon işlemleri) belirlenip, davacı tarafından yapılan iş sebebiyle kesilen toplam fatura miktarından düşülmek suretiyle davacının hak edişi bulunmalı, davalı tarafından yapılan ödemeler dikkate alınarak davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
3.6. Karşı davada, karşı davacı iş sahibi eksik ve ayıplı iş giderim bedelini istemektedir. Mahkemece davacı tarafından işin tesliminden sonra ayıbın ortaya çıkması akabinde mümkün olan en uygun zamanda karşı davacı iş sahibinin yeni bir yüklenici ile sözleşme yapabileceği makul sürenin ne olacağı konusunda ek rapor alınmalı, belirlenecek bu makul süre teslim tarihine eklenmek suretiyle bulunacak tarih itibariyle mahalli rayice göre ayıp giderim bedelinin belirlenmesi ve bu tarih itibariyle bilirkişilerden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken buna uygun düşmeyen bilirkişi raporları esas alınarak karşı davada yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
3.7. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı/ karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a/6 maddesi uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran davacı/ karşı davalıya iadesine,
3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 11/06/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
...