T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın
Mahkemesi: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi: 17/11/2021
Dava Türü: Menfi Tespit (Antalya Genel İcra ... Esas)
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacılar vekili açtığı dava ile, 100.000,00 TL'lik bono nedeniyle alınan ihtiyati haciz kararına istinaden, davalı ... tarafından, davacılar ve diğer davalı ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, takip konusu bononun, davacı şirket ile ticari ilişkisi bulunan ... finans müdürü ... , düzenleme ve vade tarihleri boş bırakılmak suretiyle doldurulup, imzalanarak, 16/09/2019 tarihinde teminat olarak teslim edildiğini, senedin teslim alınma tarihinin senedin düzenlenme tarihinden ve ödeme gününden önceki bir tarihte olmasının mümkün olamayacağını, bu sebeple Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma nolu dosyası ile şikayette bulunduklarını, davacı şirketin borçlu olmadığını, aksine davalı ... yaptığı inşaat işi sebebiyle alacaklı olduğunu, 262.068,01 TL bedelli fatura borcunun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itiraz sonucunda takibin durdurulduğunu, itirazın iptali amacıyla 1. ATM'nin ... E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davalı ... ile ... A.Ş.'nin işbirliği içerisinde hareket ettiklerini belirterek, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip dayanağı 100.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve dava konusu bononun ve takibin iptaline, davanın istirdat davasına dönüşmesi halinde haksız yere ödenen paranın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevabında, davalının iyi niyetli hamil olduğunu ve davacılar ile lehdar davalı arasındaki ilişki hakkında bilgi sahibi olmadığını, senedin teminat olarak verildiği hususunu da bilmediğini, bilebilecek durumda da olmadığını, davalının alacağının kambiyo evrakına dayandığını ve sebepten mücerret olduğunu, bağımsız borç ikrarı içeren bir belge olduğunu, bedel kaydı da bulunmadığını, davalının diğer davalıya karşı bir icra işlemi yapmadığı iddiasının doğru olmadığını, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında diğer davalı lehdara karşı da icra takibi başlatıldığını, ödeme emri gönderildiğini, Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında, takibin iptali davası açıldığı için fiili icra yapılamadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddine ve davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevabında, icra takibine konu bononun kambiyo senedi olup sebepten mücerret olduğunu, icra takibinde davalı şirketin borçlu konumunda olduğunu, bu nedenle davacının, davalı şirkete karşı dava açmakta hukuki yararının olmadığını, davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, kambiyo senetlerinin soyut borç ikrarını içeren senetler olduğunu, davacının borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiğini, davacı şirketin avalist konumunda olduğunu, TTK.nun 702/2. maddesi gereğince, aval verenin teminat altına aldığı borcun şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da taahhüdünün geçerli olduğunu, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile davayı irtibatlandırmasının kötü niyetli olarak davayı konusundan uzaklaştırma çabası olduğunu, dava konusu bononun teminat senedi olduğunu iddia eden davacının, öncelikle bu iddiasını HMK'nın 201. maddesi uyarınca senet kuvvetinde yazılı delille ispatlaması gerektiğini, bedelsizlik iddiasının da aynı şekilde kanıtlanması gerektiğini, yazılı bir belge sunulamadığını belirterek, davanın reddine ve davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, davacı tarafın davaya dayanak iddiaları, ödeme ve vade tarihleri boş olarak verilen senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu, senedin teminat olarak verildiği, bedelsiz olduğu, dava dilekçesinin (2) nolu kısmında etraflıca açıklandığı üzere davalıdan aslında alacaklı olduğu, dolayısıyla borçlu olmadığı, hususlarından oluştuğu, icra takibine ve davaya konu senedin doldurulup imzalanarak sadece vade ve düzenleme tarihlerinin boş olarak lehdara teslim edildiği anlaşılmakta ise de, bu tarihlerin anlaşmaya aykırı olarak belirlenip, doldurulduğu hususunda ispat yükü kendisinde olan davacı tarafın yazılı bir delil sunamadığı, bu nedenle davacı tarafın bu husustaki taleplerinin kabul edilmediği, davacı taraf ayrıca icra takibine ve davaya konu senedin güvence amaçlı verildiğini ileri sürdüğü, diğer bir anlatımla söz konusu bononun teminat senedi olduğunu ileri sürdüğü, senet metninde böyle bir kayıt bulunmadığı gibi bu iddiasını da ispatlamak zorunda olan davacının yazılı bir belge sunamadığı, bu nedenle davacı tarafın bu husustaki taleplerinin de kabul edilmediği, davacı tarafın diğer bir iddiasının da senedin bedelsiz olduğu halde icra takibine konulduğu yönünde olduğu, bu nedenle ve diğer hususlarda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, ... soruşturma sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma sonunda takipsizlik kararı verildiği, takipsizlik kararına yapılan itirazın da Antalya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 13/11/2020 tarih ve ... D.İş sayılı kararıyla reddedilerek kesinleştiği, davacı taraf tanık dinletmek istemiş ise de, dava dilekçesinde ileri sürdüğü yukarıda da maddeler halinde özetlenen iddiaları tanık ile ispatlanamayacağından, yazılı belgeye karşı tanık dinlenemeyeceğinden bu talebinin yerinde görülmediği, bilirkişi incelemesi yapılmasına da dava ve usul ekonomisi dikkate alındığında gerek duyulmadığı, zira dava dilekçesinin (2) nolu kısmında uzun uzun açıklandığı üzere, davalıdan aslında alacaklı olduğu, dolayısıyla borçlu olmadığı yönündeki iddiaları nedeniyle, Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığı, takibe davalılar tarafından yapılan itiraz üzerine, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında tartışıldığı, dava konusu senedin defterlerde kayıtlı olup olmadığı, ticari ilişki nedeniyle verilip verilmediğinin bu yargılamada ortaya çıkacağı, zaten davacının da dava dilekçesinin 4. sayfasının son paragrafında, "Davacı müvekkil şirket ticari defterleri ile diğer davalı ... A.Ş.ticari defterleri incelendiğinde suça konu bononun, borç olarak kayıtlara alınmadığı..." demek suretiyle bu bononun tarafların ticari kayıtlarında kayıtlı olmadığının davacı tarafça da kabul edildiği, bu nedenle davaların birleştirilmesi yoluna da gitmeye gerek duyulmadığı, öyle ise davacı tarafın iddialarını ispatlayamadığı, bu nedenle davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine, davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden, tedbir kararı infaza konulmadığından kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, bilirkişi incelemesi yapılması, tanık dinletilmesi taleplerinin reddedilmesi, diğer delillerinin toplanmaması ve bu deliller ile yemin delillerinin dikkate alınmaması suretiyle delilleri toplanmadan karar verilmesinin usule aykırı olduğu, davalı şirket tarafından gönderilen hesap mutabakatları ve Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından verilen karar ile davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığı, bilakis davalı şirketten alacaklı olduğunun sabit olduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, İİK'nun 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Davalı alacaklı ... tarafından, davalı borçlu şirket ve davacılar aleyhine yürütülen kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinin dayanağı olan bonoda, davalı şirket lehtar / ciranta, davacılar keşideci, davalı ... ise, ciro yoluyla bonoyu devralan sıfatına haizdir.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca davanın niteliği itibariyle ispat külfeti kendisine düşen davacı tarafın, sebepten mücerret nitelikte olan kambiyo senedi vasfındaki, icra takibinin dayanağı olan ve boş olarak lehtara verildiği ileri sürülen bononun, anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ve teminat olarak verildiği iddialarını yazılı delille ispat etmesinin gerekmesine, bu konuda yazılı bir delil sunulmamasına, her ne kadar davacı vekili sonradan verdiği delil listesinde yemin deliline dayanmış ise de, HMK 318 maddesine göre, tüm delillerin dava dilekçesinde gösterilmesinin zorunlu olmasına, dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmamış olması nedeniyle, mahkemece bu delilin davacı tarafa hatırlatılmamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, ayrı davalı şirketten eser sözleşmesi ilişkisi nedeniyle, davacı tarafın alacaklı olduğu hususunun bu davanın konusunu oluşturmayıp, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden görülen itirazın iptali davasının konusunu teşkil etmesine, bu itibarla usulünce ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
1)Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2)Alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 04/06/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
...