T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın
Mahkemesi: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi: 16/11/2021
Davanın Türü: Kayıt kabul (Sebepsiz Zenginleşme)
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili açtığı dava ile, davacı şirkete ait otelin üst lobi koltuk kumaş döşeme ve odaların renkli tekstil ve işçiliği işi için .... unvanlı .... ile imzalanan sözleşme gereği sözleşme bedelinin %40'ının peşinat olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, 250.000,00 TL peşinatın .... unvanı kullanan davalı şirketin davalı banka şubesi nezdindeki hesabına gönderildiğini, havale talimatında havale alıcısının .... olarak yazıldığını, davalı havale talimatında havale alıcısının unvanının tam ve açık yer almaması nedeniyle yerine getirilmemesi gerektiğini, talimatın yerine getirilmesinde davalı bankanın kusuru olduğunu, sehven gönderilen havalenin 29/03/2019 cuma gününe rastladığını, hatanın fark edilmesinden sonra araya hafta sonu girmesi nedeniyle 01/04/2019 pazartesi günü davalı banka şubesine hem faks yoluyla hem de elden verilen yazılar ile havalenin iptal edilmesinin ihtar edildiğini, 01/04/2019 tarihinde Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... D. İş sayılı dosyası ile 250.000,00 TL'nin hesap sahibine veya 3. kişilere ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalı şirket ile davacı müvekkili arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, bu sebeple davanın Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... D. İş sayılı dosyasına bildirilmesine, tedbir kararının davanın kesinleşmesine kadar devamına, bloke koyulan 250.000,00 TL'nin yine blokeli olarak vadeli hesapta nemalandırılmasına, sehven gönderilen 250.000,00 TL'nin davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı banka vekili cevabında, işlemde bankanın bir hatalı işleminin olmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Davalı iflas idaresi vekili cevabında, davacı tarafın ve Müflis Şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile Müflis şirketin ifasından önceki son 5 yıllık dönemi dikkate alınmak suretiyle aralarında ticari ilişkinin olup olmadığının ve yapılan hata nedeniyle ödemesi yapılamayan şirket ile ilgili olarak ticari kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiğini, davacı tarafın iddiasını ispatla mükellef olmasından dolayı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, "...davacının sunduğu 2016-2017-2018-2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasında 2016 yılında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı şirket adına tahakkuk eden borcun tamamının aynı yıl içinde ödendiği, 2017-2018-2019 yıllarında taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı, dava konusu olan 250.000,00 TL ödemenin yapıldığı 29/03/2019 tarihinde davacı şirket ile ... (... ) arasında bir ticari ilişkinin olduğu, davacı ile bu firma arasında 18/03/2019 tarihli sözleşmenin imzalandığı, iş bedelinin 658.267,32 TL olarak belirlendiği, davacı şirketin bir miktar ödeme yaptıktan sonra bakiye 3.553,20 TL tutarında dava dışı ....e borcunun kaldığını, kayıtlı olduğu davalının 2017-2018 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 2019 yılı ticari defterlerinin bastırılmadığı, haziran 2019 tarihinde iflasına karar verildiği, davalının kayıtlarında da 2016 yılından devir kalan 32.000,00 TL tutarındaki borcun 2018 yılında tahsil edildiğinin kayıtlı olduğu, 2017-2018 yılları arasında ticari bir ilişkinin mevcut olmadığı, 2016 yılında devir kalan 32.000,00 TL'lik borcun davacı tarafça 2016 vadeli çek ile aynı yıl ödendiği, neticeten davacının davalı müflis şirkete gönderdiği 250.000,00 TL'nin gerçek bir ticari ilişkiye istinaden gönderilmediği, davacının 2019 yılında müflis şirkete toplam 5 adet eft yoluyla gönderdiği 250.000,00 TL'nin dayanağını oluşturabilecek şekilde taraflar arasında herhangi bir ilişkinin bulunmadığı, davacının dava konusu parayı ... in işlettiği ... isimli firmaya gönderecekken isim benzerliğinden dolayı sehven müflis şirkete gönderdiğini ifade ettiği, dava dilekçesi ekinde davacının ödemeyi yaptığı tarihten yaklaşık 10 gün önce ... (... ) isimli kişi ile yapılmış sözleşmesinin bulunduğu, davacının ticari defterlerinde de bu firma ile aralarındaki ticari ilişkiyi gösterir kayıtların bulunduğu, neticeten davacı ile müflis şirket arasında davacının yaptığı ödemeyi gerektirecek herhangi bir temel ilişkinin bulunmaması, davacının ödeme tarihinde müflis şirket ile isim benzerliği olan başka bir firma ile ticari ilişkisinin bulunması, bu hususların yapılan ödemenin sehven gönderildiği konusunda mahkememizde kanaat uyandırmaya yeterli olması sebepleriyle iflas dairesine yönelik açılan dava yönünden, 250.000,00 TL alacak için davacının iflas masasına alacaklı olarak kayıt ve kabulüne karar verilmiş, davacının faiz talebi olmadığından bu konuda herhangi bir hesaplama yapılmamıştır. Davalı bankaya açılan dava yönünden; bankanın ilişkinin tarafı olmaması, zenginleşen kişinin hesabına para gönderilen müflis şirket olması, husumetin sadece müflis şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olması sebepleriyle pasif husumet ehliyeti bulunmayan banka yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine.." karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, bankanın tam olarak yazılmayan EFT işlemini gerçekleştirmemesi gerektiği, bankanın hafif kusurundan bile sorumlu olacağı, bu nedenle banka yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 77-82. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanmakta olup, davacı havale (EFT) gönderen davalı müflis şirket havale alıcısı, diğer davalı ise EFT işleminin yapıldığı bankadır.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
3.1. Uluslararası banka hesap numarasının ingilizce karşılığı olan kelimelere ait ilk harflerden oluşan IBAN ile yapılan havale işleminde, bu numaranın verilmesinden sonra banka ismi, ülke ismi, hesap numarası ve bunun gibi ek bilgilere ihtiyaç olmadığı, yirmi iki adet harf ve rakamdan oluşan bu sistemde havale işlemi sırasında bir rakamın yanlış girilmesi hâlinde sistemin yanlış IBAN uyarısı vereceği, sistemin tam güvenli olup, rakamların değerinde veya sırasında yapılacak bir yanlışlığı kabul etmediği bilinmektedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından, IBAN’ın bankalarca uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek üzere, Resmi Gazete’nin 10 Ekim 2008 tarih ve 27020 sayısında “Uluslararası Banka Hesap Numarası Hakkında Tebliğ” adı altında bir tebliğ yayımlanmıştır. Tebliğ, 19 Ekim 2005 tarihli, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 3. maddesinde tanımlanan bankaları kapsamaktadır. Tebliğin amacı, IBAN’ın bankalarca uygulanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir. Tebliğ, Türkiye IBAN’ının özelliklerini ve oluşturulma biçimini de açıklamaktadır. Yine Türk Bankalar Birliği'nin IBAN uygulamasına yönelik 2009 tarihli bilgi notunda Yönetmeliğe göre uygulamanın nasıl olacağını açıklamış ve tebliğ ayrıntılarını bilgi notu halinde yayınlamıştır. Tebliğin 7. maddesine göre bankalara gelen ve alıcı hesap numarası IBAN olarak belirtilen para transferlerinde IBAN’ın doğrulanması zorunludur. Madde 8'deki düzenlemeye göre de bankalarca, bu tebliğin 4. maddesinin 7. fıkrası hükümlerine göre yapılan kontrol sonrasında IBAN’ı yanlış olduğu tespit edilen transfer emirleri iade edilebilir veya reddedilebilir. IBAN numarası davacının bildirdiği IBAN numarası olmakla olayda davalı bankanın sorumlu olduğu yönündeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
3.2.Yukarıda açıklanan sebepler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2)Alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 4.269,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.841,80 TL harcın talep halinde ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 27/02/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.