T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın
Mahkemesi:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi:20/10/2022
Dava Türü:Alacak (Eser Sözleşmesi)
Dava Tarihi:18/11/2014
Karar Yazım T:21/10/2025
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili açtığı dava ile, taraflar arasında imzalanan 19/07/2012 tarihli sözleşme uyarınca davalının üstlendiği işi süresinde bitirmediğini, eksik ve ayıplı işler yaptığını, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini, davalı tarafça ihtarnamenin içeriğinin dikkate alınmaması üzerine, taraflar arasında 31/10/2013 tarihli ek protokol imzalandığını, ancak davalı tarafın sözleşme ve ek protokol ile üstlendiği edimleri yerine getirmediğini, yaptırılan delil tespiti sonucu bu durumun tespit edildiğini belirterek, davalının yapmadığı işler karşılığı fazladan aldığı 44.318,57 TL, nefaset gereği kesilmesi gereken 30.000,00 TL ve ayıplı ifa nedeniyle kesilmesi gereken 30.000,00 TL olmak üzere toplam 104.318,57 TL'nin, 31/10/2013 tarihli ek protokolün 9.maddesinde belirlenen 100.000,00 TL bedelli çekin 5 katı olan 500.000,00 TL cezai şartına mahsuben, şimdilik ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL cezai şartın, ayrıca tespit tarihi itibariyle gecikme bedeli olan 616.800,00 TL'ye mahsuben şimdilik 100.000,00 TL gecikme cezasının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevabında, açılan davayı kabul etmediklerini, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince, davacı tarafından, davalıya iş avansı olarak 3 adet çek keşide edilerek teslim edildiğini, davacının çeklerini gününde ödeyemiyor olması üzerine davacı ile görüşüldüğünü ve davacının diğer şantiyelerdeki işlerini tamamlayamadığı, bu nedenle ihale makamından ödemelerini alamadığının öğrenildiğini, karşılıklı gönderilen ihtarnameleri takiben tarafların bir araya gelerek 31/10/2013 tarihli sözleşmeyi düzenlediklerini, davalı tarafından taahhüt edilen işlerin süresi içinde yapıldığını, camların şantiyeye indirilmelerine rağmen davacı tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, buna rağmen davalı şirket tarafından şantiyede çalışılmaya devam edilip işin tamamlandığını, ancak davacı ortaklık tarafından şantiye alanının terk edilip uzun süre boş bırakıldığını, davacı iş ortaklığının halen davalıya vade farkları hariç 124.141,88 TL borcu bulunduğunu belirterek, haksız ve yersiz açılan yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile karşı tarafın uhdesinde bulunan 520.000,00 TL bedelli teminat senedinin bilabedel davalıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Dairemizin kaldırma / gönderme kararından sonra ilk derece mahkemesi 20/10/2022 tarihli kararı ile, eser sözleşmelerinde kural olarak sözleşmenin ayakta bulunduğu sürece ve hukuken varlığını muhafaza ettiği sürece gerçekleştirilen imalatın yüklenici tarafından gerçekleştirildiğinin kabulünün karine olarak kabul edileceği, bunun aksini ileri süren iş sahibinin, yüklenicinin işi bırakıp kalan işi başkasına tamamlattığını ya da kendisinin tamamladığını yasal delillerle ispat etmek zorunda olduğu, iş sahibinin eksik bırakılan işleri 3. kişiye tamamlatmadan önce mahkemeden ifaya izin kararı almadığı, sözleşmenin sona erdiğine dair ihtarda bulunmadığı, delil tespiti de yaptırmamışsa bu hallerde eserin yüklenici tarafından yapıldığının karine olduğu, yine fesih iradesinin de açık bir irade beyanı ile karşı tarafa bildirilmesi mümkün olduğu gibi, bu iradenin bir eylem biçimi ile de duyurulmasının mümkün olduğu, dava konusu olayda davacı iş sahibi tarafından Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi tespit dosyasında 17/07/2014 tarihinde tespit yaptırıldığı, ayrıca yine davacı tarafından davalıya hitaben 30/01/2014 tarihli ihtar gönderilerek davalıya eksik işleri 10 gün içerisinde tamamlayıp teslim etmesinin ihtar edildiği ve kalan işlerin başka taşerona yaptırılacağı hususunun ihtar edildiği anlaşılmakta olup, davacı vekilinin replik dilekçesindeki beyanında da eksik işlerin başka bir taşerona verildiğinin ileri sürülmesi ve dava dilekçesinde de davalıya yapılan fazla ödemenin iadesi de istendiğine göre, davacı iş sahibi tarafından sözleşmenin eylemli olarak feshedildiğinin mahkemece değerlendirildiği, sözleşme ilişkisi davacı iş sahibi tarafından eylemli olarak feshedildiğine göre, davacının davadaki taleplerinin değerlendirilmesine gelince, davacı iş sahibi davada fazla ödeme nedeniyle 44.318,57 TL, eksik imalattan dolayı 30.000,00 TL, ayıplı imalattan dolayı 30.000,00 TL, gecikme cezası bedeli 100.000,00 TL ve cezai şart bedeli olarak da 100.000,00 TL talep ettiği, davacı iş sahibinin sözleşmeyi feshettiği kabul edildiğine göre, davada yapmış olduğu fazla ödeme bedelini ve varsa menfi zararlarını talep edebileceği, oysa davacının talepleri arasında yer alan eksik imalat bedeli ve ayıplı imalat bedeline ilişkin taleplerin, ifa yerine geçen zarar niteliğinde müspet zarar olarak değerlendirilebilecek hususlardan olduğu veyahut bunlar eksik ve ayıplı işler ifa niteliğinde değerlendirilse bile, sözleşme feshedildiğine göre davacı iş sahibinin eksik ve ayıplı imalat bedelini davalıdan talep edemeyeceği, davacının talepleri arasında yer alan gecikme cezası ve cezai şart istemlerine gelince, gecikme cezasının da aynen eksik ve ayıplı iş bedelinde olduğu gibi müspet zarar kavramı içerisine girdiği ve istenebilmesi için sözleşmenin feshedilmemiş olması gerektiği, sözleşme davacı tarafça feshedildiğine göre davacının gecikme cezası da talep edemeyeceği, davacının cezai şart istemine gelince, ek protokolün (31/10/2013 tarihli) 9. maddesine göre; "İş zamanında bitirilmediği ve 10/01/2014 vadeli 100.000,00 TL bedelli çek iş ortaklığına iade edilmediği takdirde ... Ltd. Şti. çek bedeliyle birlikte çek bedelinin 5 katı cezai, şartı peşinen kabul etmiştir." şeklindeki cezai şarta ilişkin düzenlemenin, 6098 Sayılı TBK'nın 179/2. maddesinde tanımı yapılan ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, kaldı ki seçimlik cezai şart olarak değerlendirilse bile, talep edilebilmesi için sözleşmenin feshedilmemiş olmasının gerekli olduğu, oysa davacı iş sahibi sözleşmeyi eylemli olarak feshettiğinden, protokol hükümlerine göre davacı tarafın cezai şart da talep edemeyeceği, talimat yoluyla Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla bilirkişi raporu aldırılmış olup, işin götürü bedelli oluşu da gözetilerek fiziki oranlama kuralı uyarınca, davalı yüklenici tarafından yapılan imalat bedelinin belirlenmesi bakımından tanzim edilen 19/03/2018 tarihli rapor ve 03/10/2018 tarihli ek rapora göre, KDV dahil yapılan imalat değerinin 302.896,95 TL olarak hesaplandığı, bundan iç cephede yapılmayan 43.307,67 TL'lik bedel düşüldüğünde, yapılan iş bedelinin 259.589,28 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan 60.000,00 TL eksik ve ayıplar yani nefaset farkları düşülmek suretiyle, imalat bedelinin 199.589,28 TL olarak bulunduğu ve bu bedelin tüm işe olan fiziki oranı %74,70 bulunarak, bu oran götürü bedele uygulandığında sonuç olarak imalat bedelinin 199.571.51 TL olarak hesaplandığının bildirildiğinin anlaşıldığı, başlangıçta davacı iş sahibi işin kararlaştırılan tarihte teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmeyi derhal feshetmeyerek gecikmiş ifayı beklediğinden, taraflar arasındaki sözleşmenin süresiz hale geldiği, gecikmiş ifayı kabul eden iş sahibinin beklemekten vazgeçip, sözleşmeyi feshedebilmesi için TBK'nın 125/1. maddesine göre karşı tarafa süre verip, bu süre içerisinde edimin ifa edilmemesi halinde sözleşmeden dönmesi gerektiği, somut olayda davacı iş sahibi 30/01/2014 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile karşı tarafa 10 günlük süre verdiği, daha sonra da edimin ifa edilmemesi nedeniyle tespit yaptırıp işi başka bir taşerona vermek suretiyle sözleşmeden döndüğü, davacı tarafça keşide edilen ihtarnamenin karşı tarafa 07/02/2014 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 10 günlük süre göz önüne alındığında, davalının 17/02/2014 tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün değerlendirildiği, davalı taşeron her ne kadar işi tamamlayıp teslim ettiğini ileri sürmüş ise de, mahkemece dinlenen tanık beyanları ile davalının sözleşmeye konu işi tam olarak yapıp teslim ettiğinin ispat edilemediği, davalının bu konuda açıkça yemin deliline de dayanmadığından, edimini tam ve eksiksiz teslim ettiği hususunu ispat edemediği, buna göre ve dava dosyasındaki deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasında 19/07/2012 tarihli sözleşme ilişkisinin bulunduğu, daha sonra 31/10/2013 tarihli protokol ile bu sözleşmenin revize edilerek aradaki sözleşmenin yeni koşullara bağlandığı, revize edildiği ve işin bedelinin KDV dahil 267.164,00 TL olarak kararlaştırıldığı, ancak davalı taşeron tarafından işlerin tam olarak yapılıp teslim edilmediği, bir kısım eksik ve ayıplı imalatların varlığının, gerek tespit raporuyla gerekse mahkemece aldırılan bilirkişi raporuyla belirlendiği, daha sonra davacı tarafça davalıya ihtarname keşide edilmek suretiyle teslim hususunda ek süre verildiği ve sonrasında da kalan işlerin başka bir taşerona verilmek suretiyle eser sözleşmesi ilişkisinin feshedildiği, fesih nedeniyle davacı tarafın yapmış olduğu fazla ödeme bedelini davalıdan talep etmekte haklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 67.592,49 TL'nin temerrüt tarihi olan 17/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurularında bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, yerel mahkemenin sözleşmenin feshedilmiş olduğunu gerekçe göstererek taleplerinin reddine karar verdiği, oysa davacı tarafça gönderilen ihtarname incelendiğinde, sözleşmenin feshedilmediği ve geçerli olduğunun özellikle vurgulandığının görüldüğü, davacının gecikme bedeli ve cezai şart alacağına hak kazanmış olmasına rağmen, bu taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğu, eksik ve ayıplı imalattan dolayı uğranılan zararın tazminine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafın alacak miktarının hesabında, yanılgıya düşülerek çok düşük bir bedelin hüküm altına alındığı, kurulan hükmün usul ve yasaya uygun olmadığı gibi, hakkaniyetli ve adil de olmadığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
Davalı vekili, dinletilen tanık beyanlarından davalı şirketin edimini yerine getirdiğinin, fakat davacı ortaklığın ödeme konusunda sıkıntı yaşadığının açıkça anlaşıldığı, somut olayda akdi ilişkinin devamının davacı tarafça çekilmez hale getirilmesine rağmen, davalının edimlerini yerine getirerek, işi tamamladığı ve teslim ettiği, kusurun tamamen şantiyeyi hazır duruma getirmeyen davacı tarafa ait olduğu, 31/10/2013 tarihli protokol gereği yalnızca dış cehpe imalatlarının davalı tarafından yapılacağı, davalının iç cephede yapılmayan işlerden sorumlu olmadığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında, davacı tarafın taleplerinin tümden reddine karar verilmesi gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi nedeniyle davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye yapılan fazla ödemelerin iadesi, eksik ve ayıplı imalat bedeli, gecikme cezası ve cezai şarttan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacıların oluşturduğu ortaklık iş sahibi (asıl yüklenici), davalı ise yüklenici (taşeron)'dir.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca Dairemizin kaldırma / gönderme kararı doğrultusunda, davalı tanıkları da dinlenilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasına bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
1)Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2)Davacıdan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 161,40 TL harcın mahsubuyla bakiye 454 TL harcın istinaf yoluna başvuran davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3)Davalıdan alınması gerekli 4.617,25 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.235,01 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.382,24 TL harcın istinaf yoluna başvuran davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4)Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Dairemize ya da Dairemize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 21/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...