T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın
Mahkemesi:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi:22/06/2022
Davanın Türü:Tazminat (Eser Sözleşmesi)
Dava Tarihi:29/01/2020
Karar Yazım T:08/07/2025
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili açtığı dava ile, taraflar arasında ... Fuarında davacının ürünlerinin tanıtımı amacıyla 28/02/2018 tarihinde stant kurulum sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafından ücretin yarısının ödendiğini, davalının eseri eksik ve ayıplı olarak ifa ettiğini, standta süsleme yapılmadığını, standın etrafının genel fuardaki standartlara uygun şekilde kapatılmadığını, onyx kolonlarının aydınlatılması için ışıklandırma yapılmadığını, üç adet özel demir ayak tasarımlı üzeri mermer masa yapılmadığını, davalı tarafça bozuk TV getirildiği için tanıtım filminin izletilemediğini, teslimat öncesi temizlik yapılmadığını, 27/03/2018 tarihinde ... üzerinden ayıbın derhal bildirildiğini, davalı firma sahibinin ayıbı kabul ettiğini, 28/03/2018 tarihinde teslim edilmesi gereken eserin, eksik ve ayıplı olarak 30/03/2018 tarihinde teslim edildiğini, davacı çalışanlarının eksik işleri kendi imkanları ile tamamladığını, fuar standının sökümü sırasında da, 3402 Amerikan Dolarına satılan onyx'in davalı çalışanları tarafından kırıldığını, bu sebeple de 3402 Amerikan Doları zararlarının ortaya çıktığını, davacının standının daha önceki yıllara nazaran daha az ziyaretçi tarafından ziyaret edildiğini, davacının itibarının zarar gördüğünü, taraflar arasındaki sözlü mahsuplaşmaya rağmen, davalı tarafın sözleşme bedelinin geri kalan kısmı için icra takibi başlattığını, itiraz süresinin geçirilmesi nedeniyle, davacı tarafından icra tehdidi altında 25.250,00 TL ödeme yapıldığını belirterek, haksız olarak tahsil edilen sözleşme bedeli ve uğranılan maddi zararlar için 1.000,00 TL maddi tazminatın ve davacının ticari itibar kaybı karşılığı 10.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 14/07/2020 tarihli dilekçesiyle, dava dilekçesiyle talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminatın, 500,00 TL kısmının sözleşme bedeline, 500,00 TL kısmının ise uğranılan maddi zararlara ilişkin olduğu yönünde beyanda bulunmuştur.
Davacı vekili 15/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporuna göre maddi tazminat taleplerini 12.036,00 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevabında, davacının eksik iş olduğu iddiasının aksine, stand süslemesinin yapıldığını, stand etrafının genel fuar standartlarına uygun şekilde kapatıldığını, onyx kolonların aydınlatılması için ışıklandırma yapıldığını, üç adet yerine altı adet özel demir ayak tasarımlı üzeri mermer masa yapıldığını, TV'nin sağlam bir şekilde getirilmesine rağmen, takılacağı sırada ekranın kırılmış olduğunun görüldüğünü, fiyat listesinde TV'nin bulunmadığını, bu sebeple indirim yapılmasının mümkün olmadığını, standın temiz ve sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini, standın geç teslimine davacının hataları ve sözleşmeye aykırı taleplerinin neden olduğunu, onyx taşların kırılmasından davalının sorumlu olmadığını, forkliftlerin ve kepçelerin gezdiği son güne kadar taşların davacı tarafından alınmaması nedeniyle, taşların devrilerek kırılmasına davacının neden olduğunu, davacının sözleşme bedelinin yarısını stant teslim edildiği tarihte ödemesi gerekirken ödemediğini, fatura teslim edilmesine rağmen itiraz edilmediğini, ihtara rağmen ödeme yapılmayınca, icra takibi yapılarak ödemenin yapılmasının sağlanıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davacının iddia ettiği maddi zararlara ilişkin bir tespitin mevcut olmadığı, raporda bu konuda yorum yapılamadığının belirtildiği, bu konuda ispat külfetinin davacıda olduğu ve dosya kapsamından bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere bu hususun ispat edilemediği, davacının maddi zarar kalemi olarak ileri sürdüğü talebin reddi gerektiği, tüm anlatılanlar, bilirkişi kök ve ek raporlar dikkate alınarak, davacının sözleşme bedeline ilişkin talebinin kabulü ile, 11.536,00 TL'nin 21/05/2018 tarihinden (icra dosyasındaki esas alınan tahsilat tarihi) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının maddi zarara ilişkin talebinin reddine karar vermek gerektiği, davacının manevi zarar talebinde de bulunduğu, bilindiği üzere, 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince kasten başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 6098 Sayılı TBK 50/1 maddesine göre, zarar gören zararını ve zarar görenin de kusurunu ispat yükü altında olduğu, kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde zedelenen kişinin, aynı Kanunun 58. maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakkının bulunduğu, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurlarının belirtildiği ve hukuka aykırılığının açıklandığı, 25. maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağının açıklandığı, tüzel kişinin ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlığın, onun kişisel değerlerinin içinde yer alacağı, ticari şeref ve haysiyetin çiğnenmesinin, onun ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabileceği, ekonomik itibarın da tüzel kişinin şeref ve haysiyetinin bir görüntüsü olduğu, tüzel kişinin ekonomik faaliyetlerinin de toplum tarafından değerlendirildiği, tüzel kişinin kişilik haklarından olan onur ve saygınlığının, onun korunan değerlerinin başında geleceği, gerçek kişilere özgü olanlar dışında kalan kişilik haklarında tüzel kişilerin de manevi zarara uğrayabileceğini ve bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunabileceğinin kabul edilmesi gerektiği, tüzel kişinin kurumsal kültürünün bir parçası olarak sosyal sorumluluk üstlenmiş ise onur ve saygınlığın "sosyal itibar" ve "ticari itibar" yönleri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, davacının, mermer maden sektöründe çalıştığının anlaşıldığı, fuarın, belli zamanlarda, belli yerlerde ve belli süre mal sergilemek, ürün tanıtmak ve ticaret bağlantıları kurmak amacıyla açılan büyük pazar olduğu, buraya katılanların müşteri çevresi kazanmak, ticaret hacmini artırmak vb yönde haklı beklentileri olduğu, sözleşme şartlarındaki eksikliğin, fuarda davacının kişilik hakkına saldırı oluşturacağının, tanık beyanları da dikkate alınarak mahkemenin kabulünde olduğu, bu nedenle, sözleşmenin eksik/ayıplı olmasının derecesi, içeriği dikkate alınarak, davacı lehine 2.000,00 ₺ (TL) manevi tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının sözleşme bedeline ilişkin talebinin kabulü ile, 11.536,00 TL'nin 21/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının maddi zarara ilişkin talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 2000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurularında bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, dava dilekçesindeki hususları tekrarla birlikte, maddi zarar taleplerinin reddine karar verilmesinin kabul edilemeyeceği, maddi zararlarının tespit edilemediğinden bahisle maddi zarara ilişkin taleplerinin reddedildiği, dosyaya sunulan ... mesajlarında davacının zararına ilişkin konuşmaların mevcut olduğu, dinlenilen tanıkların da davalının, davacıyı zarara uğrattığını beyan ettiği, alınan bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının dikkate alınmadığı, eksik inceleme ile hazırlanan hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu, davacının hak etmiş olduğu sözleşme bedelinin kabul kararında verilen miktardan daha yüksek olduğu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça az olduğu, hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinde de hata bulunduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesindeki hususları tekrarla birlikte, gerek tanık beyanları gerekse bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu üzere, davacının iddiaları ve davası haksız ve mesnetsiz olduğundan, davanın reddi gerektiği, sözleşmede TV için ekstra ücret talep edilmemiş olması sebebiyle eksik iş olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının iddialarının somut delillerle ispatlanamadığı, davalının sözleşme kapsamında edimlerini ve sorumluluklarını yerine getirdiği, davacı tarafından standın taş ölçülerinin hatalı olarak bildirildiği, davacının son gün değişiklik talebi nedeniyle yaşanılan gecikmeden davalının sorumlu tutulamayacağı, bilirkişi raporunda eksiklik olarak bahsedilen hususların sözleşme kapsamında bulunmayan hususlar olduğu, eksik inceleme ve hatalı gerekçelendirme ile sair hususlar hakkında usul ve esasa aykırı olarak karar verildiği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sözleşmenin eksik ve ayıplı olarak ifa edildiği iddiasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca kamu düzenine ilişkin hususlar dışında istinaf incelemesinin ancak istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılabilmesinin mümkün olmasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
1)Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2)Davacıdan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın istinaf yoluna başvuran davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3)Davalıdan alınması gerekli 924,64 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 239,90 TL harcın mahsubuyla bakiye 684,74 TL harcın istinaf yoluna başvuran davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 08/07/2025 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
...