(5237 S. K. m. 50, 168) (5271 S. K. m. 231, 286) (YCGK. 04.03.2008 T. 2008/6-47 E. 2008/43 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanakları, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık ..... hakkında verilen kararların istinaf incelemesinde;
Yerel mahkemece sanık hakkında verilen mahkumiyet kararlarında; eleştirilen husus dışında, usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, yeterli gerekçeyi taşıdığı, ancak; sanık hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken kanundaki seçimlik ceza olarak belirtilen cezalardan hapis cezasının tercih edildiği, bu durumda 5237 sayılı TCK.'nun 50/2. maddesi gereğince artık cezanın adli para cezasına çevrilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, buna rağmen mahkemece hapis cezasının tercih edilmesinden sonra, yasaya aykırı olarak adli para cezasına çevrilmiş olmasının kanuna aykırı olduğu, ancak bu konuda aleyhe istinaf talebi olmadığından istinaf sebebi yapılmayarak;
Sanık .....'in İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
CMK.'nun 286/2-a maddesi uyarınca kesin,
2-Sanık ..... hakkında hırsızlık suçundan verilen kararın istinaf incelemesinde;
Yerel mahkemece sanık hakkında verilen mahkumiyet kararında; eleştirilen husus dışında, usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, yeterli gerekçeyi taşıdığı, ancak; dosya kapsamına göre sanıkların henüz hırsızlığa konu inşaat içerisindeyken polisler tarafından yakalandıkları, dolayısıyla eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı, teşebbüs aşamasında kalan eylemler yönünden etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK.'nun 168. maddesinin uygulanamayacağı, Cumhuriyet Savcısı tarafından 27/01/2020 tarihli istinaf dilekçesi ile sanık hakkında CMK.'nın 231. maddesinin uygulanmama gerekçesinin kanuni olmadığı gerekçesi ile istinaf talebinde bulunulduğu; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/03/2008 gün ve 47-43 sayılı kararı ile kabul edildiği üzere; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez sanığın CMK.'nın 231. maddesinden yararlandırılması sağlanarak, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfetin genişletilmesinin hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağı anlaşıldığından;
Sanık ..... ve Cumhuriyet Savcısının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
CMK.'nun 286/2-a maddesi uyarınca kesin,
3-Sanık ..... hakkında mala zarar verme suçundan verilen kararın istinaf incelemesinde;
Uyap'da mevcut zabıtların incelenmesinde, kısa kararın kurulduğu 10/12/2019 tarihli duruşmada verilen hükümde kurulan ceza ile gerekçeli karar yazılırken hükmedilen cezanın farklı cezalar olduğu, bu durumda kısa karar ile gerekçeli kararın uyumlu olmadığı, bu haliyle hükmün denetime elverişli olmadığı, mahkemenin kısa kararına mı, yoksa gerekçeli kararına mı itibar edileceğinin anlaşılamaması nedeniyle;
Hükmün CMK.'nun 289. maddesi gereğince başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kesin olmak üzere 28/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)