(5271 S. K. m. 223, 273, 279)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Emirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının 10/06/2016 tarih ve 2016/272 esas sayılı iddianamesiyle açılan kamu davası üzerine, yapılan yargılama sonunda Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/343 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusu yapılması üzerine;
Dairemizce duruşma açılmasına karar verilmesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan cezalandırılması talebiyle Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasının yargılamasında;
Sanık .... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında; üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, söz konusu tarlayı yaklaşık 5-6 sene önce maliyeden satın aldığını, yurtdışında ikamet ettiği için tarlayı ....'e kiraya verdiğini, 4-5 senedir tarlayı ekip biçtiğini, ….. köyü muhtarından 5.500 TL alacağını istediğini, borcunu verdiğini, bunun üzerine bu şekilde iftira attığını, muhtarın durumu bildirmesi üzerine geçen sene tecavüzlü alanın terkedildiğini, suçlamayı kabul etmediğini, beraatini talep ettiğini, aleyhine olan belge ve beyanları kabul etmediğini, diğerlerine bir diyeceği olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinin hakkımda uygulanmasını kabul ettiğini, ifade etmiştir.
Katılan Ali Osman Ekicilik derece mahkemesinde alınan beyanında; .... köyü muhtarı olarak görev yaptığını, sanığı da köylüsü olması nedeniyle tanıdığını, Emirdağ Kaymakamlığınca tecavüzün önlenmesine dair karar verildiğini, söz konusu yerin muhtarlığa teslim edildiğini, ancak kaymakamlık tarafından 2016 yılında yapılan tespitte ....'nun 2014 yılında verilen men kararını dinlemeyerek aynı yerleri ikinci defa sürdüğü, sanığın uzun zamandan beri köyün merasını sürdüğü, tecavüz ettiği alanın yaklaşık 10-11 dekar olduğu, şikayette bulunduklarını, şu an sanık merayı sürmediğini, köy muhtarı olarak şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini ifade etmiştir.
Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; katılan ....'nin .... köyü muhtarı olduğu, sanık ....'nun .... köyüne ait meranın 3481,71 m2 lik kısmı ile 3114,91 m2 lik kısmını sürüp kendi tarlasına katmak sureti ile tecavüzde bulunması nedeniyle Emirdağ Kaymakamlığınca 2014 yılında tecavüzünün önlenmesine dair karar verilerek söz konusu yerin .... köyü muhtarlığına teslim edildiği, ancak Kaymakamlık tarafından 2016 yılında yapılan tespitte sanık ....'nun 2014 yılında verilen men kararını dinlemeyerek aynı yerlere ikinci defa tecavüzde bulunduğunun tespit edildiği iddia olunarak kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanığın alınan savunmasında suça konu tarlayı yaklaşık 5-6 yıl önce maliyeden satın aldığı, kendisinin yurtdışında ikamet ettiği, tarlayı ....'e kiraya verdiği, yaklaşık 4-5 yıldır tarlayı ....'in ekip biçtiğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, katılanın alınan beyanında köy tüzel kişiliği adına şikayetçi olup, kamu davasına katılmak istediğini beyan ettiği, katılma talebinin kabulüne karar verildiği, mahkemece 10/03/2017 tarihinde yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda "tecavüzün kalmadığı ve zeminde bu tecavüzlü kısmın terk edildiği " şeklinde rapor düzenlendiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmasının aksini gösterir herhangi bir delil olmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre tecavüzlü kısmın terkedildiğine dair raporda dikkate alınarak sanığın hakkı olmayan yere tecavüz suçundan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
Verilen bu karara karşı Cumhuriyet Savcısı ve katılan hazine vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine;
Sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan verilen karar hakkında duruşma açılmasına karar verilmesi sonucu yapılan yargılamada;
Sanık .... dairemizde alınan savunmasında; önceki savunmalarını tekrar ettiğini, Hollanda'da ikamet ettiğini, ara ara Türkiye'ye geldiğini, bahsi geçen 718 parseli maliyeden satın aldığını, bu parselde herhangi bir ekim işlemi yapmadığını, bu parseli ....'e kiraya verdiğini, ekim işini onun yaptığını, şayet meraya tecavüz etmişse kendisinin bilgisi olmadığını, 53 parselin de kendisine ait olduğunu, fakat bu parseli de kullanmadığını, şu anda 718 numaralı parselin halen ....'de kirada olduğunu, aralarında yazılı kira sözleşmesi olmadığını, sözlü olduğunu, cezalandırılacaksa lehe olan hükümlerin uygulanmasını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini istediğini ifade etmiştir.
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; sanık .... hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde mahkumiyetine ilişkin karara karşı vaki istinaf talebi üzerine duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde;
Sanık hakkında düzenlenen iddianame ile müşteki ....'nin .... köyü muhtarı olduğu, şüpheli ....'nun .... köyüne ait meranın 3481,71 m2 lik kısmı ile 3114,91 m2 lik kısmını sürüp kendi tarlasına katmak sureti ile tecavüzde bulunması nedeniyle Emirdağ Kaymakamlığınca 2014 yılında tecavüzünün önlenmesine dair karar verilerek söz konusu yerin .... köyü muhtarlığına teslim edildiği ancak Kaymakamlık tarafından 2016 yılında yapılan tespitde şüpheli ....'nun 2014 yılında verilen men kararına aykırı aynı yerlere ikinci defa tecavüzde bulunduğundan bahisle cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde yüklenen suç bakımından failin kastının bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, sanığın CMK-223/2-c maddesi uyarınca üzerine atılı suçtan beraatine, karar verildiği anlaşılmıştır.
Katılan hazine vekili 22/01/2019 havale tarihli dilekçesiyle, C.Savcısı da sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle istinaf talebinde bulunmuştur.
Duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde;
1-Mahkemenin 06/06/2018 tarihli gerekçeli kararının UYAP'tan 21/06/2018 tarihinde onaylanarak o yer Cumhuriyet Savcısı ekranına düştüğü, 7 günlük istinaf süresinin bu tarihte başladığı ve 28/06/2018 tarihinde sona erdiği, Cumhuriyet Savcısının istinaf süresinin geçmesinden sonra 29/06/2018 tarihinde istinaf talebinde bulunduğundan, CMK'nun 273/1. maddesindeki 7 günlük istinaf süresinin geçtiği anlaşılmakla, CMK. 279/1-b maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
2-İlk derece mahkemesinin kararına karşı katılan Hazine vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan incelemede,
Sanık hakkında .... Köyü merasına 3481,71 metrekarelik kısmı ile 3114,91 metrekarelik kısmının sürüp kendi tarlasına katmak suretiyle tecevüzde bulunduğu gerekçesiyle hakkında kamu davası açıldığı, yapılan keşif ve getirtilen tapu kayıtlarında Afyonkarahisar İli Emirdağ İlçesi .... Köyü 53 ve 718 nolu parsellerin sanık adına kayıtlı olduğu, 1041 ve 1044 nolu parsellerin ise mera vasfı ile kayıtlı olup sanığın komşu olduğu 53 nolu parselden 1041 nolu mera vasıflı parsele daha önce 18518,15 metrekare tecavüzlü kısmın 3091 sayılı yasa gereği infazından sonra tecavüzün terkedildiği, .... Köyü 718 nolu parsele komşu 1044 nolu mera vasıflı parsele 3256,05 metrekarelik tecavüzlü kısmın 3091 sayılı yasa gereği infazından sonra tarımsal faaliyette bulunulmadığı, tecavüzün sona erdirilmiş olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Şikayet dilekçesi üzerine yapılan soruşturma sırasında kadastro teknisyeni tarafından 11/03/2016 tarihli raporda 718 nolu parselden 1044 nolu parsele 3256,15 metrekare tecavüzün olduğu, 53 nolu parselden 1041 nolu mera parseline 18518,15 metrekare tecavüzün olduğunun tespit edildiği, 53 nolu parselden yapılan tecavüzün sadece mera parselinin sürülmesi şeklinde yapıldığı, 718 nolu parselden yapılan tecavüzün ise buğday ekilerek yapılmış olduğunun tespit edilmiştir.
Sanığın alınan savunmasında kendisine ait arazilerinden birini 2015 yılında Emirdağ Malmüdürlüğünden satın aldığını, burayı kendisinden önce kullanan kişinin .... olduğunu bu araziyi sürülmüş şekilde aldığını ve kendisinin bundan sonra hiç sürmediğini, diğer arazisini ise 1983 yılından beri kullandığını, ....'e kiraya verdiğini, kendisinin Hollanda'da yaşadığını, araziyi ....'in kullandığını beyan etmiştir.
İstinaf yargılaması sırasında ise sanığın alınan beyanında kollukta alınan ifadedeki parsel numaraları ile satın alınma tarihlerinin karıştırdığını ve şimdiki beyanının doğru olduğunu ifade eden 718 nolu parselin .... tarafından kiralanmak suretiyle kullanıldığını, 53 nolu parselin ise kendisine ait olmakla birlikte kullanılmadığını beyan etmiştir.
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile beraatine dair kararda toplanan ve kararda gösterilen deliller ve ulaşılan vicdani kanaat itibari ile bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
Dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılamada; sanık savunması, müşteki anlatımı, keşif, bilirkişi raporu, tutanaklar ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinde; 14/03/2017 tarihli fen bilirkişisi raporu ile sanığın aksi kanıtlanamayan savunması karşısında, sanığa ait 718 nolu parselden 1044 nolu mera parseline 3256 metrekare, yine sanığa ait 53 nolu parselden 1041 nolu mera parseline 18518 metrekare tecavüz olduğu iddiası ile sanık hakkında kamu davası açılmış ise de; sanığın istinaf yargılamasında alınan savunmasında, 718 parseli 2015 yılında Emirdağ Malmüdürlüğünden satın aldığını, bu araziyi sürülmüş şekilde aldığını ve kendisinin araziyi hiç sürmediğini, 53 nolu parseli ise ....'e kiraya verdiğini, kendisinin Hollanda'da yaşadığını, araziyi ....'in kullandığını beyan ettiği, bu hususu ....'in doğruladığı da anlaşılmakla; ilk derece mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararında; usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, yeterli gerekçeyi taşıdığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
Yerel Mahkemece sanık hakkında verilen beraat kararında; usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, yeterli gerekçeyi taşıdığı anlaşılmakla,
Cumhuriyet Savcısının ve katılan hazine vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine;
CMK.'nun 286/2-g. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 24/06/2020 tarihinde mütalaaya uygun olarak oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)