Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yerel Mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet kararlarında; düzeltilen husus dışında, usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, yeterli gerekçeyi taşıdığı saptanmakla, ancak; ilk derece mahkemesi "Suça sürüklenen çocuğun ...... Sitesi B Bloğa saat 05:09 da girdiği sabittir. Olay tarihinde yaz saati uygulaması mevcuttur. Suç tarihine ilişkin güneşin doğuş-batış saatlerini gösterir çizelge incelendiğinde, suç tarihinde güneşin doğuş saati 05:57'dir. TCK'nın 6. maddesine göre gece vaktinin bittiği saat 04:57'dir. Bu bilgiler ışığında, suça sürüklenen çocuğun araçtaki eylemini gece vakti kapsamında işlediği kesindir. Suça sürüklenen çocuğun gece vaktinin bittiği zaman diliminden 12 dakika sonra ...... sitesine gittiği ve bu 12 dakikalık süre içerisinde dosyamıza konu eylemi de gerçekleştirmesi ihtimali yoktur. Bu ihtimali düşünmek hayatın olağan akışına uygun değildir." şeklindeki gerekçe ile suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçları geceleyin işlediğinden bahisle TCK.'nun 143. ve 116/4. maddelerinin uygulanmasına karar vermiş ise de; ...... Sitesinin ...... mahallesi ...... sokak No:4 adresinde, suça konu kamyonetin ise aynı mahallede ...... sokak No:53 adresinde bulunduğu, aralarındaki mesafenin ne kadar olduğuna ilişkin yapılmış tespit bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun mahkemedeki savunmasında; "Olay tarihinde gece vakti ancak hatırlayamadığım saatte bir binanın bahçesine girdim" şeklindeki beyanı karşısında, mevcut şüphe karşısında suça sürüklenen çocuğun atılı suçları geceleyin işlediğinin kabulünün yerinde olmadığı; yine katılanın henüz başvurusu olmadığı bir aşamada yakalanan suça sürüklenen çocuğun suçun ikrarıyla ortaya çıkmasını sağladığı gözönüne alındığında Yargıtay yerleşik uygulamaları karşısında hakkında TCK.'nun 62. maddesinin uygulanmamasının yerinde olmadığı, suça sürüklenen çocuğun sabit görülen eylemlerinin TCK.'nın 142/2-h. ve 116/1. maddelerinde tanımlanan suçları oluşturduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, cezaların kanundan düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek ve bireyselleştirilerek kanuni bağlamda uygulandığı, dolayısıyla düzeltilen husus dışında başkaca kararda usule ve esasa ilişkin bozma veya duruşma yada düzeltme gerektiren her hangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşılmakla; diğer istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ve yeniden duruşma yapılarak davanın yeniden görülmesini olayın daha fazla araştırılmasını hükmün kaldırılmasını gerektirmeden düzeltilebilir hukuka aykırılık niteliğindeki TCK.'nın 143. ve 116/4. maddesine aykırılık yönünden istinaf başvurusu yerinde görülerek; CMK.'nun 303. maddesi uyarınca;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK.'nun 143/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin 2. paragraf, TCK.'nun 31/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin 3. paragraf ve TCK.'nun 62. maddesinin uygulanmamasına ilişkin 4. paragrafın hükümden çıkarılarak yerine;
Suçun gece vakti işlendiği sabit olmadığından, suça sürüklenen çocuğun cezasının gece sebebiyle artırılmasına yer olmadığına,
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla cezasından 5237 sayılı TCK.'nun 31/3. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılarak 3 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun duruşmalar sırasındaki iyi hali lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından 5237 sayılı TCK.'nın 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 2 YIL 9 AY 10 GÜN HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA," bölümünün eklenmesi suretiyle,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümde 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7. paragrafların hükümden çıkarılarak yerine;
"Suça sürüklenen çocuk ….’in gündüzleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediği yapılan yargılama sonunda anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğun şahsi ve sosyal durumu, olayın oluş biçimi ve eylemin diğer özellikleri ile suçun işlendiği zaman, işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, suça sürüklenen çocuğun kastının yoğunluğu ile güttüğü amaç dikkate alınarak 5237 sayılı TCK.'un 116/1. maddesi gereğince takdiren 6 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılmakla cezasından 5237 sayılı TCK.'nun 31/3. maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılarak4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun duruşmalar sırasındaki iyi hali lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından 5237 sayılı TCK.'nın 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 3 AY 10 GÜN HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Taktiren başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
Suça sürüklenen çocuğa verilen kısa süreli hapis cezasının, suçun işlenmesindeki özellikler ve suça sürüklenen çocuğun kişiliği dikkate alınarak takdiren ve tercihen 5237 sayılı TCK.’nun 50/3 maddesi yollamasıyla 50/1-a. maddesi ve 5237 sayılı TCK.’nun 52/1. maddesi gereğince 100 GÜN ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİNE; 5237 sayılı TCK.’un 52. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun ekonomik ve sosyal durumu dikkate alınarak adli para cezasının beher gün karşılığı takdiren 20. TL. den hesaplanmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun hürriyeti bağlayıcı cezasından çevrilen adli para cezasının neticesi olarak 2.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezanın miktarı ve ödeme gücü dikkate alınarak 5237 sayılı TCK.’un 52/4. maddesi gereğince takdiren suça sürüklenen çocuktan 10 eşit taksitte birer ay arayla alınmasına, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ihtarına (yapılamadı),
Olayın meydana geliş şekli, suça sürüklenen çocuğun soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki tutum ve davranışları ile mevcut sabıka kaydı karşısında suç işlemekten çekineceği yönünde mahkememize kanaat gelmediğinden suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına; bölümünün eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK,
Suça sürüklenen çocuk müdafinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine;
CMK.'nun 286/2-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 13/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)