Yukarıda açık kimliği yazılı sanıklar hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 25/04/2018 tarih ve 2018/10781 esas sayılı iddianamesiyle açılan kamu davası üzerine, yapılan yargılama sonunda Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/253 Esas ve 2019/985 Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusu yapılması üzerine;
Dairemizce hırsızlık suçundan duruşma açılmasına karar verilmesi sonucunda;
Gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan cezalandırılmaları talebiyle Antalya 28. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasının yargılamasında;
Sanık M. A. ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında; diğer sanık Ç.'nın mahalleden arkadaşı olduğunu, olay günü evine ses sistemini almak üzere gittiğini, dışarı çıktığını, sonra kendisine balkondan bisikleti uzattığını, bunu sorgulamadığını, bisikleti olduğunu zannettiğini, bisikleti aldığını, pazarın oraya götürmesini istediğini, pazar yerine gittiğini arkasından ses sistemini getirmediğini, bisikleti almak için geldiğini, bisikleti kendisine teslim ettiğini olayın bundan ibaret olduğunu, suçsuz olduğunu, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini hırsızlık yapmadığını, müştekinin zararını karşılamak istediğini, cezaevinde olduğu için babasının müştekinin zararını giderdiğini ifade etmiş; 23/09/2019 tarihinde alınan savunmasında; önceki savunmalarını tekrar ettiğini, balkondan bisikleti kendisine B. Ç.'nın verdiğini, babasının bisiklete binmesine izin vermediğinden balkondan verdiğini, pazardan gelip alacağını, hırsızlık yapmadığını, lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğini ifade etmiştir.
Sanık B. Ç. S. ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında; M. A.’ı daha önce oturduğu mahalleden tanıdığını, sokakta kaldığı için havanın soğuk olduğu geceleri eve aldığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, M.'in bisikleti getirdiğini zile bastığını, kapıyı açtığını bisikleti kapıdan verdiğini, daha sonra yanlış hatırlamıyorsa iki saat sonra balkondan bisikleti M.'e verdiğini, bisikleti çalmadığını, M.'in bisikleti nereden aldığını bilmediğini, kendisine sormadığını, daire kapısı ile balkon kapısının aynı yöne bakmadığını bu nedenle M.'i babasının görmesini istemediğinden bisikleti balkondan verdiğini, M.'in uyuşturucu kullandığından babasının sürekli peşinde olduğunu, M.'in ara sıra kendisine gelip kaldığını, müştekinin zararı varsa karşılamak istediğini ifade etmiş; sanık M. A. ifadesi okunarak sorulduğunda; aleyhine olan hususları kabul etmediğini, ses sistemi olmadığını, bisikleti pazar yerine götür demediğini, atılı suçlamayı kabul etmediğini, M.'i daha sonra aradığında bisikleti bir yerde sattığını söylediğini, öncelikle beraatini istediğini mahkeme aksi kanaatte ise lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğini ifade etmiş; 23/09/2019 tarihinde alınan savunmasında; önceki savunmalarını tekrar ettiğini, müştekinin zararını giderdiğini, olay günü tam olarak hatırlamadığını, ancak bisikleti kendisinin çalmadığını, sanık M. A.'ın bisikleti kendisine getirdiğini daha sonra kendisinden aldığını, buna ilişkin kamera kayıtlarının mevcut olduğunu, lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğini ifade etmiştir.
Müşteki H. B. ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; parasını aldığını, gecen hafta cuma günü zararının karşılandığını, sanıklardan şikayeti olmadığını, davaya katılmak istemediğini ifade etmiştir.
Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; sanık B. Ç. S. ile müştekinin aynı apartmanda farklı dairelerde ikamet ettikleri, sanık M. A.'ın ise suç tarihinde ve gündüz sayılan saat 15.30 sıralarında sanık B. Ç. S.'in evine geldiği ve birlikte hareket etmek suretiyle müştekinin apartmanın merdiven boşluğuna bıraktığı bisikletini alıp, sanık B.'ın ikametinin balkonundan dışarı çıkararak olay yerinden uzaklaştıkları, sanıkların tevilli ikrarı, dosyada mevcut kamera kayıtları, görgü tespit tutanağı, kamera inceleme tutanağı ile atılı suçun sabit olduğu, böylece sanıkların üzerine atılı suçu işledikleri, müştekinin tüm zararının kovuşturma başladıktan sonra giderildiği, bu şekilde maddi olayın gerçekleştiği anlaşılmakla; sanıkların hırsızlık suçundan TCK.'nun 142/2-h, 168/2, 62. maddeleri gereğince ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
Verilen bu karara karşı sanıklar tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen karar hakkında duruşma açılmasına karar verilmesi sonucu yapılan yargılamada;
Sanık M. A. dairemizde alınan savunmasında; önceki savunmalarını tekrar ettiğini, cezalandırılacaksa lehe olan hükümlerin uygulanmasını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini ifade etmiştir.
Sanık B. Ç. S. dairemizde alınan savunmasında; önceki savunmalarını tekrar ettiğini, cezalandırılacaksa lehe olan hükümlerin uygulanmasını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini ifade etmiştir.
Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 13/03/2020 gün 2834 sayılı raporu ile sanık B. Ç. S.'in ceza sorumluluğunun tam olduğuna dair rapor dosya içerisinde mevcuttur.
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; sanıklar B. Ç. S. ve M. A. hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde mahkumiyetine ilişkin karara karşı vaki istinaf talebi üzerine duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde;
Sanıklar hakkında düzenlenen iddianame ile B. Ç. S. ile müştekinin, Altınova Sinan Mah. 39/1 Sok. No:21 adresinde bulunan, Aydemir Sitesi E blok apartmanında, farklı dairelerde ikamet ettikleri, sanık M. A.'ın suç tarihinde ve gündüz sayılan saat 15.30 sıralarında, sanık B. Ç. S.'in evine geldiği ve birlikte hareket etmek suretiyle, müşteki tarafından, E Blok apartmanı merdiven boşluğuna bırakılmış olan, Carraro marka bisikleti alıp, olay yerinden uzaklaştıklarından bahisle cezalandırılmaları istemiyle haklarında kamu davası açılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanıkların hırsızlık suçundan TCK. 142/2-h, 168/2, 62 maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Sanıklar istinaf dilekçelerinde özetle; karara itiraz ettiklerini ve kaldırılması gerektiğini beyanla istinaf talebinde bulunmuşlardır.
Duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde;
1- Sanık B. Ç. S. hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
-Sanığın istinaf dilekçesi ekinde Antalya Atatürk Devlet Hastanesine ait 01/04/2019 tarih 1861 nolu sağlık kurulu raporunu ibraz ederek "bipolar duygulanım bozukluğu" hastalığı olduğunu beyan ettiğinden cezai ehliyetinin olup olmadığına dair şüpheye düşülmesi üzerine
Sanığın Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevk edilerek 15/04/2018 tarihlerinde işlediği iddia edilen bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçuna ilişkin olarak fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiile ilişkin olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığına dair raporun tanziminin talep edilmesi üzerine
Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen 13.03.2020 tarihli ve 2834 sayılı raporda sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu belirtilmiştir.
Toplanan ve kararda gösterilen deliller ile ulaşılan vicdani kanaat, uygulanan kanun maddeleri ile hükmolunan ceza miktarı itibari ile kararda bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
2- Sanık M. A. hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık sabıkasındaki Antalya 7. ASLCM'nin 09/01/2018 tarih 2017/825 Esas 2018/7 Karar sayılı kararı ile Antalya 13. ASLCM'nin 10/01/2018 tarih 2017/835 Esas 2018/12 Karar sayılı kararları uyarınca 2. Kez mükerrir olduğu halde 1. Kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiş ise de aleyhe istinaf bulunmadığından uygulanmasına yer olmadığı kanaatine varılmıştır.
Belirtilen nedenler ile;
İstinaf yargılaması sırasında giderilen usuli eksiklik dışında bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurularının esastan reddine, sanık M. hakkındaki kararın eleştirilmesi ile yetinilmesine karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
Dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılamada; sanık savunmaları, müşteki anlatımı, görüntü kayıtları, adli rapor, tutanaklar ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinde; ilk derece mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararlarında; eleştirilen husus dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, yeterli gerekçeyi taşıdığı, ancak; sanık M. A.'ın adli sicil kaydında yer alan Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/825 Esas 2018/7 Karar sayılı ilamı ile ikinci kez mükerrir olmasına karşın sanık hakkında ikinci kez mükerrir hükümlerinin uygulanmaması aleyhe istinaf talebi olmadığından istinaf sebebi yapılmayarak, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararlarında; eleştirilen husus dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, yeterli gerekçeyi taşıdığı, ancak; sanık M. A.'ın adli sicil kaydında yer alan Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/825 Esas 2018/7 Karar sayılı ilamı ile ikinci kez mükerrir olmasına karşın sanık hakkında ikinci kez mükerrir hükümlerinin uygulanmaması aleyhe istinaf talebi olmadığından istinaf sebebi yapılmayarak;
Sanıkların İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine; CMK.'nun 286/2-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 24.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)