Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan incelemede;
Yerel mahkemece sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarında; usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, yeterli gerekçeyi taşıdığı saptanmakla;
Sanıklar ......... ve ......... ile sanık ......... müdafinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine;
Kararın sanıklar .........ve.........ile sanık ......... müdafine tebliğinden itibaren 15 günlük süresi içerisinde Dairemize ya da Dairemize gönderilmek üzere bulunduğu yer Nöbetçi Ceza Mahkemesine ibraz edilecek bir dilekçe ile veya zabıt katibine sözlü beyanın zapta geçirtilmesi veya cezaevi idaresine müracaat ederek tutanağa bağlatmak suretiyle verilen karara karşı Yargıtay'da temyizi kabil, temyiz edilmediği taktirde kesinleşeceği ve infaza verileceği bilinmekle;
2-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik yapılan incelemede;
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 01/06/2018 tarih 2018/6690 Esas sayılı iddianamesi ile; sanıklar hakkında kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla TCK.'nın 158/1-l, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı;
Sanık ......... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında; müşteki .........'u tanımadığını, telefonla aramadığını, arattırmadığını, kendisinin hesabından veya kendisinden para almadığını, yapmış olduğu suçları her zaman açık ve net olarak ifade ettiğini, daha önce Burdur'dan bir şahıstan 60.000 TL aldığını, Isparta'dan 20.000 TL aldığını, Denizli Merkezefendi’den 54.400 TL şeklinde bir para aldığını, müştekinin iddia ettiği gibi 55.700 TL almadığını, 30.000 TL.nin mağdurun hesabından .........'un hesabına aktarılıp çekilmesi konusunda bilgisinin olmadığını, bunların ........., ......... ve .........'a sorulmasını istediğini, işi planlayanlar ve yapanların bu kişiler olduğunu, araç kiralayıp Denizli'ye giden ve gerekli açıklamaları yapanların bu kişiler olduğunu, Denizli Merkezefendi'den para aldığı kişinin 45-50 yaşlarında olduğunu, kasketli ve şalvarlı bir kişi olduğunu, evinin 2-3 katlı, bahçeli olduğunu ifade etmiştir.
Sanık .........ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında; müştekiyi ve diğer sanıkları tanımadığını, olay tarihinden bir kaç gün önce Adana ili …… yolu caddesinde çay ocağında otururken kendisini ......... olarak tanıtan 45-50 yaşlarında açık kimlik bilgilerini bilmediği bir şahsın geldiğini, çay ocağında bir müddet konuştuktan sonra aradaki samimiyet nedeniyle kartlarında bloke olduğunu, kendisine şehir dışından para geleceğini söyleyerek kart bilgilerini istediğini, o an ki samimiyete güvenerek kart bilgilerini verdiğini, üç gün sonra bir numaradan aradığını, kartına para yattığını söylediğini, birlikte gidip kartta yatan 29.600 TL parayı ……. yolu üzerinde bulunan …… Bankasından beraber çektiklerini, kendisi ile birlikte banka içine girdiğini, parayı kendisine bankanın kapısının önünde teslim ettiğini, kamera kayıtları incelenirse bu hususların ortaya çıkacağını, suçsuz olduğunu, beraatini talep ettiğini, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin hakkında uygulanmasını talep ettiğini ifade etmiştir.
Sanık .........ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında; diğer sanık .........'u ve müştekiyi tanımadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, diğer sanığın anlattığı gibi kesinlikle böyle bir suç işlemediğini, diğer sanığı huzurda ilk defa gördüğünü, doğdu doğalı aynı ikamette bulunduğunu, sanık .........'ın köylüsü olduğunu, kardeşinin arkadaşı olması nedeniyle tanıdığını, .........'in üzerine devamlı ifade verdiğini, Adana 5. ve 9. Ağır Ceza Mahkemesinde dosyaları olduğunu, bu dosyalardan beraat ettiğini, böyle bir suç işlemediğinin ortaya çıkacağını, .........'ın kardeşi gibi olduğunu, onları arada bir yerlere bıraktığını, olay günü onları banka önüne bırakıp bırakmadığımı tam hatırlamadığını, öncelikle beraatine, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin hakkında uygulanmasını talep ettiğini ifade etmiştir.
Katılan......... 15/01/2019 Tarihinde ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; olay tarihinde kendisini telefonla arayan kişilerin kendilerini polis olarak tanıttıklarını, …… Bankasındaki hesabında bloke olduğunu, operasyon yapacaklarını, "paranı git çek" dediklerini, kendisi de bunun üzerine bankada bulunan 30.000 TL parayı çektiğini, daha sonra bu çekilen parayı "......... Bankasına adına hesap aç yatır" dediklerini, ......... Bankasına yatırdığını ve telefonda verilen talimat doğrultusunda bankacılık şifresi de aldığını, ertesi gün dolandırılmış olabileceğini düşünerek bankaya gittiğinde paranın yerinde olup olmadığını sorduğunu, onların da "sen parayı çekmişsin başka hesaba yatırmışsın" dediklerini, bu şekilde dolandırılmış olduğunu anladığını, parasının bugüne kadar geri gelmediğini, zararının karşılanmadığını, şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini ifade etmiş, 27/05/2019 tarihinde ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; polis karakolunda ayrıntılı olarak beyanda bulunduğunu, o beyanında belirttiği gibi önce hesabından 30.000 TL çektirdiklerini ve bu parayı …… Bankasına yatırttırdıklarını, daha sonra hesabında bulunan 55.740 TL yi de telefon ile verdikleri talimat doğrultusunda gönderdikleri adama evinin önünde verdiğini, toplam zararının 85.740 TL olduğunu ve bu güne kadar bu zararının karşılanmadığını, şikayetçi olduğunu, davaya daha önce katılan olduğunu ifade etmiştir.
Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin27/05/2019 tarih, 2018/281 Esas 2019/281 Karar sayılı kararı ile sanıkların dolandırıcılık suçundan TCK.'nun 158/1-l., 62. maddeleri gereğince ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis ve 140.000 TL adli para cezası; hırsızlık suçundan TCK.'nun 142/2-e., 62. maddeleri gereğince ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyada içeriğine göre;
Olay günü katılanı telefonla arayarak kendisini polis olarak tanıtan kişinin '…. Bankasındaki hesabında bloke var operasyon yapacağız paranı git çek' demesi üzerine katılanın bu bankada bulunan hesabından 30.000 TL parayı çektiği, bu esnada kendisini telefonla arayan kişi/kişilerle telefonda görüşmeye devam ettiği, bu kişilerin çektiği 30.00 TL yi katılandan bankaya yatırmasını istediği, bu parayı katılanın ......... Bankasına giderek hesap açtırıp yatırdığı, internet işlem şifresi aldığı, şahısların bu süreçte katılan ile görüşmeye devam ettikleri, şahısların bu 30.000 TL parayı katılanın internet bilgilerini kullanarak EFT yoluyla sanık .........'un TC. ….. Bankası hesabına gönderdikleri, paranın sanıklar ......... ve ......... tarafından çekildiği, daha sonra aynı numaranın katılanı tekrar aradığı, bankada kalan 55.740 TL parayı da çekmesini istedikleri, katılanın parayı çektiği, bu parayı da telefondaki talimatlar üzerine evinin önüne gelen sonradan teşhis ettiği sanık .........'a elden verdiği, yine ……. Bankasına yatan parasının bilgisi ve rızası haricinde sanık .........'un hesabına havale edildiğini anladığı bu şekilde kendisini dolandıran kişilerden şikayetçi olduğu, olayın bu şekilde gelişip sonuçlandığı anlaşılmıştır.
Katılanın ……. Bankasına yatırmış olduğu 30.000 TL'yi katılanın bilgisi dışında sanık .........'un …….. Bankası hesabına aktarılması, gerekse bankadan çekilen 55.740 TL paranın sanıklardan ......... tarafından elden alınmış olması şeklinde gelişen eylemlerin bir bütün olarak sanıkların müştekinin ......... Bankasında bulunan parasının tamamını özgülemeleri karşısında 5237 sayılı TCK.'nun 158/1-l. maddesinde düzenlenen kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, bu suç ile ilgili olarak mahkemece mahkumiyet kararı verildiği, olayın bir bütün olarak dolandırıcılık suçunun maddi ve manevi unsurlarını oluşturduğu, olayda hırsızlık suçunun unsurlarının bulunmadığı, esasen iddianamede sadece nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı, hırsızlık suçundan açılmış bir dava bulunmadığı, eylemin bölünmesinin somut olay açısından mümkün olmadığı;
5271 sayılı CMK.'nın 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında kurulabileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla sanıklar hakkında iddianame içeriğine göre hırsızlık suçundan dolayı açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden ek savunma hakkı verilmek suretiyle yazılı şekilde sanıkların hırsızlık suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi, CMK.'nun 280/1-a maddesi yollamasıyla 303/1-a. maddesi gereğince dairemizce olayın daha ziyade aydınlanmasının gerekmediği ve hukuka aykırılığın düzeltilebileceği değerlendirilerek;
Sanıklar hakkındaki Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/05/2019 gün ve 2018/281 Esas 2019/281 Karar sayılı kararının hırsızlık suçuna ilişkin kısımların 5271 sayılı CMK.'nun 280/1-a maddesi yollamasıyla 303. maddesi gereğince KALDIRILARAK;
Sanıklar........., .........ve.........hakkında hırsızlık suçundan usulüne uygun olarak iddianame ile açılmış bir dava olmadığından bu suçtan HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
Kararın sanıklar ........., ......... ile sanık ......... müdafii ve katılana tebliğinden itibaren 15 günlük süresi içerisinde Dairemize ya da Dairemize gönderilmek üzere bulunduğu yer Nöbetçi Ceza Mahkemesine ibraz edilecek bir dilekçe ile veya zabıt katibine sözlü beyanını zapta geçirtilmesi veya cezaevi idaresine müracaat ederek tutanağa bağlatmak suretiyle verilen karara karşı Yargıtay'da temyizi kabil, temyiz edilmediği takdirde kesinleşeceği bilinmekle, 10.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)