(5237 S. K. m. 7, 51, 53, 106, 151, 152) (5271 S. K. m. 280, 286, 289, 303)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanakları, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Yerel mahkemece sanık O. Ş. hakkında verilen hükümlerin incelenmesinde;
02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK.'nın 253 maddesi karşısında, sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/615 Esas 2014/430 Karar sayılı dosyasına konu olan tehdit (TCK 106/1-1. cümle maddesi) suçunun uzlaşma kapsamına alındığı, bu itibarla TCK.'nun 7/2. maddesi de nazara alınarak kararı veren Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesince uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünden değerlendirme ve uyarlama yargılaması yapılması gerektiği, bu nedenle mahkemenin bu hususu bekletici mesele yaparak Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesine uyarlama yargılaması yapılması için yazı yazması ve bu mahkemece bu konuda verilecek kararın sonucuna göre sanık hakkında tekerrür uygulanması gerekip gerekmediği hususunda karar vermesi gerekirken, bu husus gözetilmeyerek yargılamaya devam edilmek suretiyle savunma hakkının sınırlandırılması;
Usul ve kanuna aykırı kabul edilmekle, CMK.'nun 289/1-h. maddesi gereğince hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin CMK.'nun 280/1-b. maddesi gereğince BOZULMASINA ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-Yerel mahkemece sanık M. N. K. ve suça sürüklenen çocuk S. Ö. hakkında verilen mahkumiyet kararlarında; eleştirilen husus dışında, usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, yeterli gerekçeyi taşıdığı; ancak, mala zarar verme suçunun 5237 sayılı TCK.'nın 152/1-a maddesi kapsamında kalmasına karşın sanığın TCK.'nın 151/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilerek eksik ceza tayin edilmesi; yine suça sürüklenen çocuk hakkında bina içerisinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK.'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği ancak TCK.'nın 51/3. maddesi gereğince belirlenen denetim süresinin ceza miktarından az olamayacağına dair kanun hükmüne karşın denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi aleyhe istinaf talebi bulunmadığından istinaf nedeni yapılmayarak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında bina içerisinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK.'nın 53/4. maddesine aykırı olarak belirli hakların kullanılmasından yoksun bırakılmasına karar verilmesi ve yine yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren katılan hazine vekili lehine ücret takdir edilmemesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden;
CMK.'nun 280/1-a yollamasıyla 303. maddesi uyarınca; suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararı yanında hükmedilen suça sürüklenen çocuk hakkında TCK.'nın 53. maddesinin uygulanmasına dair kısmın hükümden çıkarılmak ve katılan Maliye Hazinesinin kendisini vekille temsil ettirmesi karşısında avukatlık asgari ücret tarifesine göre maktu 1.980 TL avukatlık ücretinin sanık M. N. K. ve suça sürüklenen çocuk S. Ö.'dan eşit olarak ve müteselsilen alınarak katılan Maliye Hazinesine verilmesi şeklinde hükme ilave yapılamak suretiyle DÜZELTİLEREK, suça sürüklenen çocuk müdafii, sanık M. N. K. müdafii ve katılan hazine vekilinin İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine;
CMK.'nun 286/2-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)