(5237 S. K. m. 31, 141, 142) (5271 S. K. m. 253)
Yukarıda açık kimliği yazılı suça sürüklenen çocuk hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2017 tarih ve 2017/16173 esas sayılı iddianamesiyle açılan kamu davası üzerine, yapılan yargılama sonunda Antalya 1. Çocuk Mahkemesinin 2017/609 Esas ve 2018/334Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusu yapılması üzerine;
Dairemizce duruşma açılmasına karar verilmesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle Antalya 1. Çocuk Mahkemesine açılan kamu davasının yargılamasında;
Suça sürüklenen çocuk .... ilk derece mahkemesinde C. Savcılığında alınan savunmasında; müşteki olarak ismi bahsedilen ....'ı tanımadığını, .... plaka sayılı motosikleti veya başka bir motosikleti hırsızlamadığını, herhangi bir motosiklet bagajından bankamatik kartları da hırsızlamadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini, parmak izinin bu motosikleti ne şekilde çıktığını, böyle bir motosiklete dokunup dokunmadığını hatırlamadığını, belki yoldan geçerken ya da park halindeyken böyle bir motosiklete dokunduğu için parmak izinin çıkmış olabileceğini ifade etmiş; mahkemede alınan savunmasında; hakkındaki suçlama konusunu anladığını, suçlamayı kabul etmediğini, motosiklet çalmadığını, motosiklet üzerinde parmak izinin nasıl çıktığı konusunda bir fikri olmadığını ifade etmiştir.
Katılan .... ilk derece mahkemesinde kollukta alınan beyanında; merkezi İstanbul ilinde olan fakat Antalya'da Dokuma acentasında .... isimli yerde kurye acentesi olarak çalıştığını, 04/04/2015 günü saat 11:15 ile 11:32 saatleri arasında .... adına tescilli fakat kendisinin kullanmış olduğu .... çelik marka motosikleti ile .... sayılı adreste ikamet eden vatandaşın kredi kartını teslim etmek için belirttiği saat aralığında belirttiği adrese gittiğini, motosikletini bina önüne park ettiğini, bina girişinde bulunan zile basarak kartı teslim edeceği şahsın evde olup olmadığını kontrol ettiğini, evden kendisine cevap gelince kendisinin de motosikletin üzerinde anahtarı unutarak yukarıya çıktığını, bunun üzerine şahsın kartını şahsa teslim ettikten sonra tekrar aşağıya indiğinde motosikletinin yerinde olmadığını, çalınmış olduğunu fark ettiğini, fakat çalınan motosikletinin arka bagaj kısmında toplam 32 müşteriye ait değişik bankalara ait bankamatik ve kredi kartları da olduğunu, onların da motosikleti ile birlikte çalındığını, o bankalara ait liste dökümünü karakoldaki görevli polise teslim ettiğini, motosikleti ve mesul olduğu kredi ve bankamatik kartlarını çalan şahıs ya da şahısların yakalanması halinde davacı ve şikayetçi olduğunu ifade etmiş; kollukta alınan ek beyanında; motokurye olarak çalıştığını, 04/04/2015 günü 11:30 sıralarında .... plakalı motosikleti müşteri kredi kartını dağıttığı sırada çalındığını, 06/04/2015 günü saat 20:00 sıralarında motosikletinin .... olarak bilinen yerde polisler tarafından terk edilmiş olarak bulunduğunu öğrendiğini ve polis merkezine gelerek motosikletini teslim aldığını, yaptığı kontrolde motosikletinin plakasının olmadığını, aynaların olmadığını, arka bagajının sökülmüş olduğunu, yine çalındığı sırada motosikletinde bulunan muhtelif bankalara ait 32 adet banka kartlarının olmadığını gördüğünü, ek olarak söyleyeceklerinin bundan ibaret olduğunu, motosikletini ve banka kartlarını çalanlardan davacı ve şikayetçi olduğunu, motorunu geri aldığını ancak suça sürüklenen çocuğun motoru bırakıp kaçtığı yerden çekici ile motoru getirtmek zorunda kaldığını, bunun için 80 TL ücret ödediğini, motorun plakasının yenilenmesi için 20 TL civarında ücret ödediğini, yine hasarın giderilmesi için de 250 TL civarı masraf ettiğini, 32 tane kart çalındığı için şirket kendisine kart başına 25 TL ceza kestiğini, bunu da ödemek zorunda kaldığını, zararlarının tamamının giderilmesini istediğini, şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini ifade etmiştir.
Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; katılan ....'ın .... isimli iş yerinde kurye olarak çalıştığı, 04/04/2015 günü işi gereği kullanımında olan ve arka bagaj kısmında müşterilere ait banka ve kredi kartlarının bulunduğu .... plaka sayılı motosiklet ile dağıtıma çıktığı, .... adresine geldiği, kullanımında olan .... plaka sayılı motosikleti bu adreste bulunan binanın önüne yol kenarına kilitlemeden park ettiği, gönderiyi teslim etmek için olay yerinden ayrıldığı, işini bitirip motosikletin bulunduğu yere döndüğünde motosikletin olmadığını fark ederek kolluk birimine müracaat ettiği, .... plaka sayılı motosikletin 2 gün sonra yani 06/04/2015 günü .... mahallesinde terk edilmiş vaziyette bulunduğu, motosiklet üzerinde yapılan incelemeler sonucu motosikletin yakıt deposunun sol tarafından elde edilen parmak izinin, suça sürüklenen çocuk ....'nın sol el yüzük parmağı ile aynı olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup, maddi olay bu şekilde kabul edildiği, her ne kadar, suça sürüklenen çocuk suçlamayı inkar edip, motosikleti hırsızlamadığı yönünde savunma yapmış ise de; motosikletin çalındıktan çok kısa bir süre sonra yani 2 gün sonra terk edilmiş vaziyette bulunması, motosiklet üzerinde yapılan incelemeler sonucu suça sürüklenen çocuğun parmak izinin motosiklette tespit edilmiş olması, bu kadar kısa bir süre içerisinde motosiklet üzerinde suça sürüklenen çocuğun parmak izinin motosiklette tespit edilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı hususları nazara alınarak, suça sürüklenen çocuğun savunmasına itibar edilmemiş, suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirildiği; suça sürüklenen çocuğun TCK'nın 142/1-e maddesinde düzenlenen kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği anlaşıldığı gerekçesiyle suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan TCK.'nun 142/1-e, 31/2. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Verilen bu karara karşı suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan verilen karar hakkında duruşma açılmasına karar verilmesi sonucu yapılan yargılamada;
Suça sürüklenen çocuk davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuğa isnat edilen suçun 5237 sayılı TCK.'nun 141/1 maddesindeki suçu oluşturma ihtimaline binaen uzlaştırmacı .... tarafından düzenlenen rapor ile taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını bildirir uzlaştırmacı raporu dosya içerisinde mevcuttur.
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; suça sürüklenen çocuk .... hakkında hırsızlık, suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde mahkumiyetine ilişkin karara karşı vaki istinaf talebi üzerine duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde;
Sanık hakkında düzenlenen iddianame ile ; müştekinin kullanımında olan .... plaka sayılı motosikleti .... adresindeki binanın önünden çaldığından bahisle cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde TCK'nın 142/1-e, 31/2 maddesi gereğince 1 Yıl 6 Ay Hapis Cezası İle Cezalandırılmasına Karar Verildiği Anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk müdafii 25/09/2018 havale tarihli dilekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulması talebiyle istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde;
Suç tarihinde müştekinin kredi kartı dağıtan kurye olduğu, işyerine ait motorsikletle saat 11.15 sıralarında kart teslimi için geldiği, anahtarı motorun üzerinde bırakarak binaya çıktığı, geri geldiğinde motorun yerinde olmadığını gördüğü, motorsikletin bagaj kısmında 32 kişiye ait bankamatik kartı bulunduğu, müştekinin şikayetçi olup katılan sıfatını aldığı, motorsiklet bulunduktan sonra çekici ücreti, plaka, tamir masrafı ve kart paralarının kendisi tarafından ödendiğini bildirdiği, motorsikletin 06/04/2015 günü terk olarak bulunduğu, yakıt deposu üzerinden suça sürüklenen çocuğun parmak izinin çıktığı, suça sürüklenen çocuğun suçlamayı kabul etmediği, motorsikletin değerinin 900- 1000 TL civarında olduğu, anlaşılmıştır.
Müştekinin motorsikletin anahtarını üzerinde bıraktığı, gündüz sayılan zamandilimi içerisinde eylemin gerçekleştiği, anlaşılmakla müştekiye ait kilitli olmayan ve kontak anahtarı üzerinde park halinde bulunan motosikletin çalınması şeklindeki eylemin TCK'nın 141/1. maddesine uyar nitelikte olup
CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması nedeniyle tensip ara kararı ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosuna gönderilerek uzlaştırma işlemlerinin yapılmasının talep edildiği, uzlaştırma işlemleri sonucu düzenlenen raporda uzlaşmanın sağlanamadığı belirtilmesi nedeniyle sanığın TCK. 141/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Antalya 1. Çocuk Mahkemesi'nin 25/09/2018 Tarih, 2017/609 Esas, 2018/334 Karar sayılı kararının KALDIRILMASI ile;
Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan eylemine uyan TCK. 141/1, 31/2 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
Dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılamada; suça sürüklenen çocuğun kaçamaklı savunması, müşteki anlatımı, parmak izi tespit tutanağı, tutanaklar, uzlaştırma raporu ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinde; katılan ....'ın .... isimli iş yerinde kurye olarak çalıştığı, 04/04/2015 günü işi gereği kullanımında olan ve arka bagaj kısmında müşterilere ait banka ve kredi kartlarının bulunduğu .... plaka sayılı motosiklet ile dağıtıma çıktığı, öğlen saatlerinde .... adresine geldiği, kullanımında olan .... plaka sayılı motosikleti bu adreste bulunan binanın önüne yol kenarına kilitlemeden park ettiği, gönderiyi teslim etmek için olay yerinden ayrıldığı, işini bitirip motosikletin bulunduğu yere döndüğünde motosikletin olmadığını fark ederek kolluk birimine müracaat ettiği, .... plaka sayılı motosikletin 2 gün sonra yani 06/04/2015 günü .... mahallesinde terk edilmiş vaziyette bulunduğu, motosiklet üzerinde yapılan incelemeler sonucu motosikletin yakıt deposunun sol tarafından elde edilen parmak izinin, suça sürüklenen çocuk ....'nın sol el yüzük parmağı ile aynı olduğunun tespit edildiği, her ne kadar, suça sürüklenen çocuk suçlamayı inkar ederek motosikleti hırsızlamadığı yönünde savunma yapmış ise de; motosikletin çalındıktan çok kısa bir süre sonra yani 2 gün sonra terk edilmiş vaziyette bulunması, motosiklet üzerinde yapılan incelemeler sonucu suça sürüklenen çocuğun parmak izinin motosiklette tespit edilmiş olması, bu kadar kısa bir süre içerisinde motosiklet üzerinde suça sürüklenen çocuğun parmak izinin motosiklette tespit edilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı hususları dikkate alınarak, suça sürüklenen çocuğun savunmasına itibar edilmemiş, müştekinin beyanı karşısında kontak anahtarı üzerinde bırakılan motosikletin çalınması şeklindeki eylemin TCK.’nın 141. maddesinde düzenlenen suçu oluşturması ve uzlaşmaya tabii suç açısından taraflar arasında düzenlenen uzlaştırma raporundan uzlaşmanın sağlanamadığı ve zararın giderilmediği de anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğun değişen suç vasfıyla basit hırsızlık suçunu işlediği suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu vicdani kanısı ile cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
Suça sürüklenen çocuk.... hakkındaki Antalya 1. Çocuk Mahkemesi'nin 25/09/2018 gün ve 2017/609 Esas 2018/334 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.'nun 280/2 maddesi gereğince KALDIRILARAK;
Suça sürüklenen çocuk....’nun basit hırsızlık suçunu işlediği yapılan yargılama sonunda anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğun şahsi ve sosyal durumu, olayın oluş biçimi ve eylemin diğer özellikleri ile suçun işlendiği zaman, işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, suça sürüklenen çocuğun kastının yoğunluğu ile güttüğü amaç dikkate alınarak 5237 sayılı TCK.'un 141/1. maddesi gereğince takdiren ve teşdiden 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğundan cezasından TCK'nun 31/2 maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılarak neticeten 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun duruşmalar sırasındaki hal ve hareketleri, geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki veya yargılama sürecindeki davranışları dikkate alındığında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına yer olmadığına;.
Taktiren başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
Suça sürüklenen çocuğa verilen kısa süreli hapis cezasının, suçun işlenmesindeki özellikler ve suça sürüklenen çocuğun kişiliği dikkate alınarak takdiren ve tercihen 5237 sayılı TCK.’nun 50/3 maddesi yollamasıyla 50/1-a.' maddesi ve 5237 sayılı TCK.’nun 52/1.' maddesi gereğince 270 GÜN ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİNE; 5237 sayılı TCK.’un 52. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun ekonomik ve sosyal durumu dikkate alınarak adli para cezasının beher gün karşılığı takdiren 20. TL. den hesaplanmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun hürriyeti bağlayıcı cezasından çevrilen adli para cezasının neticesi olarak 5.400 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğa verilen cezanın miktarı ve ödeme gücü dikkate alınarak 5237 sayılı TCK.’un 52/4. maddesi gereğince takdiren suça sürüklenen çocuktan 20 eşit taksitte birer ay arayla alınmasına, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ihtarına (yapılamadı),
Kanuni imkansızlık sebebiyle para cezasının ertelenmesine yer olmadığına,
Olayın meydana geliş şekli, müştekinin zararının giderilmemesi dikkate alındığında suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına;
Suça sürüklenen çocuğun sorumlu olduğu uzlaştırma gideri 220 TL, posta ve davetiye gideri 98,50 TL, toplam 318,50 TL yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan alınarak maliye hazinesine gelir kaydına,
CMK.'nun 286/2-b maddesi uyarınca kesin olmak üzere 03/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)