(5237 S. K. m. 62, 106, 170) (5271 S. K. m. 231) (8. CD. 17.05.2018 T. 2017/22672 E. 2018/5555 K.)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Dinar Cumhuriyet Başsavcılığının 04/11/2013 tarih ve 2013/670 esas sayılı iddianamesiyle açılan kamu davası üzerine, yapılan yargılama sonunda Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/325 Esas ve 2018/423Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusu yapılması üzerine;
Dairemizce duruşma açılmasına karar verilmesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Sanık hakkında korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan cezalandırılması talebiyle Dinar Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasının yargılamasında;
Sanık ...... ilk derece mahkemesinde ihbar öncesi alınan savunmasında; olay tarihinde kendisinin mahallede olmadığını, ......'in abisi olduğunu, sabah saat 08:00 sıralarında çalışmaya gittiğini, öğlen geriye geldiğinde evin önünde ambulans ve polislerin olduğunu gördüğünü, evde yemek yerken polislerin gelerek kendisini alıp götürdüklerini, ancak kendisinin bu olayla herhangi bir ilgisinin olmadığını, kimin kime ateş etiğini ve kimin yaralandığını bilmediğini, olayın abisi ile kayınpederi ve kayınbiraderi arasında olduğunu öğrendiğini, kimseyi ateş ederken görmediğini, herhangi bir yaralanma olmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini ve kimseden de şikayetçi olmadığını, CMK 231 maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun lehime uygulanmasını istediğini, olayda olmadığını, ......'ın kendisinin ablası olduğunu, ancak anlattığı şeyler kendisinin duydukları ile aynı olduğunu, doğru söylediğini ifade etmiş; ihbar sonrası alınan savunmasında; aslında suç işlemediğini, ama istinaftan cezasının geldiğini, bu sebepten dolayı denetiminin yandığını, takdirin Mahkemenin olduğunu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun lehine uygulanmasını istediğini, Antalya'daki olayın çocukları dışarda mağdur ve perişan oldukları için onları merak ettiğinden olduğunu, Dinar'da ki ilk olayda ise kendisinin karışmadığını buna rağmen havaya ateş ettiğinin söylendiğini, o olayda kesinlikle olmadığını, suçsuz olduğunu, beraatini istediğini ifade etmiştir.
Olayın diğer sanığı ...... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında; söz konusu kavga kendisinin evinin önünde olduğunu, kavganın sebebinin kayınpederi ......'ın olay tarihinden bir gün önce bir adak kurban kestiğini, kendisinin de eşi ve çocukları hasta oldukları için gidemediklerini, ertesi günü kayınpederi ...... ve ......'ın evinin önüne geldiğini, ......'in elinde av tüfeği olduğunu, kendisinin de korkutmak amacıyla evde bulunan av tüfeğini aldığını, havaya iki el ateş ettiğini, etrafa birçok insan toparlandığını, kimseyi kasten yaralamaya kalkmadığını, ...... 'in yaralanmasının ...... ile aralarında ......'in elindeki silahı almak için itiş kakış sırasında olduğunu o sırada ......'in yaralandığını, ......'ı olay sırasında görmediğini, ......'ın da E..'ın da nasıl yaralandığını bilmediğini, evinin önünde silahla iki el ateş ettiğini, yaralanan kişilerden haberi olmadığını, kayınvalidesinin başına taş ile vurduğunu, bu olaydan önce de kendisinin huzurunu kaçırdıkları için eşini ailesinin evine bıraktığını, silahla gelip kendisinin evini bastıklarını, CMK 231 maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun lehime uygulanmasını istediğini ifade etmiştir.
Olayın diğer sanığı ...... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında; ......'ın kardeşi olduğunu, sabah saatlerinde evde yatarken kardeşinin torunu olan küçük bir çocuğun geldiğini ve kendisine amcamlar kavga ediyor dediğini, olay yerine gittiğinde ......, ...... ve ...... ile ......, ......, ...... ve kardeşleri olduğunu, kendisi gittiğinde uzaktan birbirine bağırıp taş attıklarını, yalnız ......'ın elinde silah gördüğünü, ......'ın sürekli silah attığını, kendi taraftakilerin elinde silah sopa gibi hiç bir şey olmadığını, sadece ellerinde taş olduğunu, tüfek ile olay yerine gitmediğini, olayda silah kullanmadığını, kimseye vurmadığını, tehdit hakaret etmediğini, sadece iki tarafı ayırdığını, zaten iki tarafında kendisinin akrabası olduğunu, kendi adına ruhsatlı tüfeği olduğunu, ancak olayda silahını almadığını, olay yerine ayırmak için gittiğini, olayda bir kabahati olmadığını, kendisinde herhangi bir yaralanma olmadığını, olaydan dolayı herhangi bir şikayeti olmadığını, CMK 231 maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun lehime uygulanmasını istediğini ifade etmiştir.
Olayın diğer sanığı ...... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında; kızı ......'in sanık ...... ile evli olduğunu, 04/09/2013 tarihinde saat:09:30 sıralarında bakkala gittiğini, oradan gelirken ......'in evinin önüne gelince ......'ın kendisine dur dediğini, daha sonra ......'ın elinde tüfek görünce kendisinin evine kaçtığını, biraz uzaklaştıktan sonra ......'ın arkasından tüfek ile havaya ateş ettiğini gördüğünü, kendisine hitaben karımı neden vermiyorsun diye söylendiğini, daha sonra evine geldiğini, ortalığın kalabalıklaştığını, bu ateş sırasında eşi ...... ve gelini ...... yaralandığını, kendisinin de herhangi bir yaralanma olmadığını, ......'ten başka birisinin ateş ettiğini görmediğini, bu olaydan dolayı kimseden şikayetçi olmadığını, CMK 231 maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun lehime uygulanmasını istediğini, mahallelerinde adını ......1 olarak da bildiklerini ifade etmiştir.
Olayın diğer mağdur sanığı ...... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında; kendilerinin bir aile olduklarını, kızgınlıkla böyle bir kavga olayı yaşadıklarını, pişman olduğunu, tahliyesini talep ettiğini, baba oğul 3,5 aydır cezaevinde olduklarını, ailelerine bakabilecek kimse olmadığını, mağdur olduklarını, ......'ın kendisinin kız kardeşi olduğunu, ...... ile resmi nikahlı evli olduğunu, 2 yaşındaki çocuğu ile eşini kendilerinin yanına bırakıp gittiğini, aralarındaki meselenin bu olduğunu, 04/09/2013 tarihinde babası ...... oğlu ...... bakkaldan geri dönerken ......'in evinin önünden geçtiği sırada ......'ın babasını görüp "karımı neden vermiyorsunuz" dediğini, babasının da benimle alakalı bir durum yok, sen sakinleş sonra görüşelim dediğini ve yürümeye devam ettiğini, bunun üzerine ......'ın eve girerek tüfek alıp havaya iki el ateş ettiğini, babasına doğru ateş etmediğini, bu sırada eşinin gelerek kendisine babanın önüne geçerek silah atmışlar demesi üzerine kendisinin de olay yerine gittiğini, olay yerine vardığında babasına küfür ederek hakaret ettiklerini bu sırada silah sesleri duyması üzerine annesi ve babasını arabaya bindirerek eve getirdiğini, daha sonra bir kaç kez daha silah sesi duyduğunu, bunun üzerine kendisinin de evde bulunan tüfeğini alarak evinin önünde havaya doğru iki el ateş ettiğini, babasının yanına gelerek kendisine tokat attığını ve ne yapıyorsun dediğini, daha sonra olay yerine polislerin geldiğini, kendisinin başından hafif şekilde yaralandığını, kimin ateş ettiğini görmediğini, karşı tarafla barıştıklarını, bu olaydan dolayı kimseden şikayetçi olmadığını, CMK 231 maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun lehime uygulanmasını istediğini ifade etmiştir.
Mağdur ...... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; kardeşini işe götürmek için kardeşinin yanına geldiğini, kendisinin ...... ile kavga ettiklerini, ...... ve ......'in elinde silah olduğunu, ...... 'ın elinde silah görmediğini, ...... ile önce kendilerinin kavga ettiklerini, kardeşini işe götürmek için geldiğini, önceki ifadesinde yanlışlıklar olabileceğini, kimseden şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Mağdur ...... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; eşi ile bakkala gittiklerini, burnuna ve boynunun alt kısmına saçma geldiğini, yaralandığını, nereden geldiğini bilmediğini, kimseden şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Mağdur ......ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; ......'in elinde silah gördüğünü, ancak silahı atarken görmediğini, iki taraf kavga ettiğini, ......, ......, ...... ve ailesi kavga ettiklerini, …. ailesi kendisinin ön tarafında olduğunu, ama arkası dönük olduğunu, …….. ailesinin karşı tarafında olduğunu, yaralandığını, …. ailesinin attığı saçmalardan gelebileceğini düşündüğü için öyle bir ifade verdiğini, kimseden şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Mağdur ......ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; kimin elinde silah olduğunu görmediğini, aralamak için dışarıya çıktığını, ayağına saçma geldiğini, kimin elinde silah olduğunu görmediğini, şimdiki beyanının doğru olduğunu, kimsenin elinde görmediğini, önceki verdiği ifadelerde ....., ...... ve ......'in elinde tüfek olduğunu sandığını, öyle ifade verdiğini, kimseden şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Mağdur ......ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; olay sırasında ...... ve ......'ın ateş ettiklerini, havaya mı bize mi ateş ettiler bilemediğini, ......'in de silah ile ateş ettiğini, ancak kendilerinin barıştıklarını, saçmanın nereden geldiğini görmediğini, kimseden şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Mağdur ...... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; ...... ve ......'in karşılarında olduğunu, kendisinin ...... ve ......'in elinde silah görmediğini, ......'ın elinde de silah görmediğini, kapıdan çıkar çıkmaz yaralandığını, ...... ve ...... karşı tarafta olduklarını, saçmanın da karşı taraftan geldiği için o şekilde ifade verdiğini, kimseden şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Mağdur ...... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; önceki beyanının yanlış olduğunu, kimsenin elinde silah görmediğini, ama anlamadığı bir yerden saçma geldiğini, yaralandığını, kimseden şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Mağdur ...... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; kavga olayı sırasında dışarıda olduğunu, önceki ifadesini kabul etmediğini, kimsenin elinde silah görmediğini, yaralanmanın da nasıl olduğunu bilmediğini, kimseden şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Mağdur ...... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; olay sırasında oğlu ......'ın yaralandığını, kimseden bir şikayeti olmadığını, önceden bu konu ile ilgili vermiş olduğu ifadesini aynen tekrar ettiğini, 04/09/2013 tarihinde Dinar ilçe merkezinde meydana gelen … ve …. ailelerinden bazı kişilerin karşılıklı tüfekle ateş etmeleri sonucunda kendisinin oğlu olan ......'de yaralandığını, olayı görmediğini, evde olduğunu, oğlunun da kendisini kimin yaraladığını görmediğini, oğlunu yaralayan şahıstan davacı ve şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Mağdur ...... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; bu konu ile ilgili daha önce ifade verdiğini, kimseden şikayetçi olmadığını, nereden geldiğini bilmediğin saçmadan dolayı yaralandığını, kimseden şikayeti olmadığını nereden geldiğini de anlayamadığını, yanında da eşi olduğunu ifade etmiştir.
Mağdur ...... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; oğlunun kavga arasında kaldığını, gelen saçma ile yaralandığını, ancak saçmanın nereden geldiğini bilmediğini, kimseden şikayetçi olmadığını, önceki ifadesini tekrar ettiğini ifade etmiştir.
Mağdur ...... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; eşinin elinde de silah olduğunu, bir el ateş ettiğini, çalışmadığını, ......'ın attığı silahın saçması ile yaralandığını, ......'nin elinde silah olmadığını, olay tarihinde ......'ın hanımının kendilerinin evinde olduğunu, kayınpederi ...... ile kayınvalidesi önüne ……'lerin geçtiklerini, bu nedenle kavga olduğunu, ......'in uyuduğunu, "annemler kavga ediyor" diyerek kendisinin kaldırdığını, önceki ifadesinin doğru olduğunu, artık barıştıklarını, kimseden şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Mağdur......ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; önceki ifadesini aynen tekrar ettiğini, sırtından saçma ile yaralandığını, abisi ......'ın elinde de silah olduğunu, bir el ateş ettiğini, zaten bozuk olduğunu, ...... ve ...... 'in elinde silah olduğunu, kimseden şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Mağdur......ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; kimsede tüfek görmediğini, daha önce ...... ve ......'ın elinde tüfek olduğunu sandığını, onların attığı silahın saçması ile yaralandığını düşündüğünü, kimseden şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Mağdur......ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; önceki ifadesinin doğru olduğunu, kavga sırasında annesi ...... …. yaralanınca hemen içeriye girdiğini, annesinin nasıl yaralandığını görmediğini, kendisinin de yaralandığını, ancak kimsenin elinde silah görmediğini, ifadesini bu şekilde düzeltmek istediğini, kimseden şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Mağdur......ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; bakkala gittiğini, bir saçma geldiğini, her iki tarafın da akrabası olduğunu, önceki ifadesinde yanlışlık olabileceğini, kimseden şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.
Tanık ...... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; kavga olan yere sonradan geldiğini, daha öncede ifade verdiğini o ifadesinin geçerli olduğunu, ......'in kendisinin damadı, ......'nin ise dünürü olduğunu, ......'in kendisinin kızının üstüne yine kendisinin akrabası ile evlendiğini, bu nedenle konuşmadığını, ...... ve ...... 'nin elinde av tüfeği olduğunu, arabaya binip kaçarlarken gördüğünü, olay bittiğinde polisler ve ambulans olay mahalline geldiğini ifade etmiştir.
Tanık ...... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; silah sesleri duyduğunu, ...... ve ......'ın elinde av tüfeği gördüğünü, ama ateş ederlerken görmediğini, annesi ile birlikte olay mahalline geldiğini, geldiğinde kavga bittiğini, ateş ederlerken görmediğini, önceki ifadesinin yanlış anlaşıldığını ifade etmiştir.
Tanık ......ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; önceki beyanını aynen tekrar ettiğini, sadece ......'ın elinde silah gördüğünü, ...... 'nin elinde silah görmediğini ifade etmiştir.
Tanık ..... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; ...... ve ...... olay günü eşi ile küs olan oğlu ......'in yanında 20 gündür durması nedeni ile tüfekler ile evine ateş ettiklerini, bu sırada ......'ın ateş etmesi ile ......'in eşi ......'in yaralandığını, ...... .......'in nasıl yaralandığından emin olmadığını, görgüye dayalı bilgisini söylediğini, kendisinin şimdiki ifadesinin daha doğru olduğunu ifade etmiştir.
Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; olay günü ....... ve ....... aileleri arasında ailevi nedenlerden dolayı tartışma ve kavga çıktığı, kavga sırasında ateşli silahların kullanıldığı, çevrede bulunan ve kavgaya karışan kişilerden yaralananlar olduğu, sanığın müştekiler ...... ve ...... ile sanık ......'in beyanları ile sabit olduğu üzere tüfek ile ateş ettiğinin belirlenmesi karşısında sanığın üzerine atılı korku, kaygı ve panik yaratabilecek tarzda ateş etme suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan TCK.'nun 170/1-c., 62. maddeleri gereğince cezalandırılmasına, sanığın geçmiş hali, sabıkasız oluşu, suçtan kaynaklanan bir zararın bulunmayışı ile gelecekte yeniden suç işlemeyeceğine ilişkin oluşan olumlu kanaatte dikkate alınarak hakkında verilen hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına ve denetim süresinin 5 yıl olarak belirlenmesine ilişkin 05/06/2014 tarih ve 2014/222 Karar sayılı karar verildiği, kararın 18/11/2014 tarihinde kesinleştiği; sanığın denetim süresi içerisinde Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2017 tarih ve 2017/403 esas 2017/752 karar sayılı ilamı ile 09/04/2017 tarihinde hükümlünün kaçması suçunu işlediği, yargılama sonucunda sanığın suçu sabit görülmekle cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 03/03/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin 05/06/2014 tarih ve 2013/357 Esas 2014/222 Karar sayılı kararının kesinleşme tarihi olan 18/11/2014 tarihinden itibaren belirlenen 5 yıllık denetim süresi içerisinde, sanığın 09/04/2017 tarihinde yeniden suç işlediği ve bu suçtan alınan mahkumiyetinin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin 05/06/2014 tarih ve 2013/357 Esas, 2014/222 Karar sayılı ilamı ile verilen hükmün açıklanmasına karar verilerek sanığın korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan TCK.'nun 170/1-c., 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Verilen bu karara karşı sanık tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine;
Sanık hakkında korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan verilen kara hakkında duruşma açılmasına karar verilmesi sonucu yapılan yargılamada;
Sanık ...... dairemizde alınan savunmasında; önceki savunmalarını tekrar ettiğini, kendisinin işte olduğunu, bir aile kavgası olduğunu, av tüfeği ile ateş etmediğini, cezalandırılacaksa lehe olan hükümlerin uygulanmasını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini ifade etmiştir.
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; sanık ...... hakkında Korku, Kaygı veya Panik Yaratabilecek Tarzda Silahla Ateş Etme suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde mahkumiyetine ilişkin karara karşı vaki istinaf talebi üzerine duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde;
Sanık hakkında düzenlenen iddianame ile ...... ve ......'ın müştekiler ve tanık beyanlarına göre soruşturma sırasında ele geçirilemeyen av tüfekleriyle meskun mahal olan Dinar ilçe merkezinde ateş etmek suretiyle genel güvenliği kasten tehlikeye soktukları, av tüfeğiyle ateş etmeleri sonucu her iki taraftan mağdur ve müştekiler ile olayla ilgisi olmayan çevrede bulunan mağdur ve müştekilerin yaralandığından bahisle cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan TCK'nun 170/1-c, 62 maddeleri gereğince neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık 12/07/2018 tarihli dilekçesi ile istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde;
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin Esas No: 2017/24687 Karar No: 2018/6206 sayılı kararında "sanığın husumetli olduğu diğer sanıklarla çıkan kavga sırasında sanıkları korkutmak amacıyla havaya tabanca ile ateş etmek şeklinde gerçekleşen eyleminin, TCK.nun 106/2-a madde ve fıkrasında düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi," bozma nedeni yapılmıştır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesinin Esas No: 2017/22672 Karar No: 2018/5555 sayılı kararında "Sanığın kardeşi ...... ile yaşanan tartışma sonucu tabanca ile korkutmak amacıyla havaya ateş etmesiyle gerçekleşen eyleminin, TCK.nun 106/2-a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde TCK.nun 170/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi," bozma nedeni yapılmıştır.
İddianamede sanığın eyleminin "Dinar ilçe merkezinde ateş etmek suretiyle genel güvenliği kasten tehlikeye soktukları, av tüfeğiyle ateş etmeleri sonucu her iki taraftan mağdur ve müştekiler ile olayla ilgisi olmayan çevrede bulunan mağdur ve müştekilerin yaralandığı" şeklinde tarif edilmiş olup eyleminin husumetli olduğu kavga ettiği kişilere yönelik olduğu açıktır.
Sanığın eyleminin kavga ettiği kişiye yönelik eylem olması nedeniyle TCK. 106/2-a maddesinde tarif edilen silahla tehdit suçunu oluşturduğu halde suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde TCK.nun 170/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesinin kanuna ve yargıtay uygulamalarına aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.
Belirtilen nedenler ile
Dinar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/07/2018 Tarih, 2018/325 Esas, 2018/423 Karar sayılı kararının KALDIRILMASI ile;
Sanığın birden fazla kişiye karşı silahla tehdit suçundan eylemine uyan TCK.106/2-a, 43, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına
Önceki kararın sanık tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle CMK. 283/1 maddesi gereğince ceza miktarı açısından kazanılmış hak kabulü ile ceza miktarı ile bağlı kalınmasına
Sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
Dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılamada; sanık savunması, diğer sanık savunmaları, müşteki anlatımları tutanaklar ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinde; olay günü ....... ve ....... aileleri arasında ailevi nedenlerden dolayı tartışma ve kavga çıktığı, kavga sırasında ateşli silahların kullanıldığı, çevrede bulunan ve kavgaya karışan kişilerden yaralananlar olduğu, sanığın müştekiler ...... ve ...... ile sanık ......'in beyanları ile anlaşıldığı üzere tüfek ile ateş ettiği, sanığın husumetli olduğu diğer sanıklarla çıkan kavga sırasında sanıkları korkutmak amacıyla havaya ateş etmek şeklinde gerçekleşen eyleminin, TCK.'nun 106/2-a madde ve fıkrasında düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturduğu anlaşılmakla; sanığın zincirleme şekilde silahla tehdit suçunu işlediği suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu vicdani kanısı ile cezalandırılması cihetine gidilmiş, istinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulduğu anlaşıldığından CMK.'nın 283/1. maddesi gereğince verilen hüküm önceki hükümde belirlenmiş olan cezadan daha ağır belirlenmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
Sanık...... hakkındaki Dinar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 11/07/2018 gün ve 2018/325 Esas 2018/423 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.'nun 280/2 maddesi gereğince KALDIRILARAK;
Sanık...... .......’in silahla tehdit suçunu işlediği yapılan yargılama sonunda anlaşıldığından sanığın şahsi ve sosyal durumu, olayın oluş biçimi ve eylemin diğer özellikleri ile suçun işlendiği zaman, işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının yoğunluğu ile güttüğü amaç dikkate alınarak 5237 sayılı TCK.'un 106/2-a maddesi gereğince takdiren 2 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemi aynı suç işleme kararı cümlesinden birden fazla müştekiye karşı işlediği anlaşıldığından zincirleme suç sebebiyle cezasının 5237 sayılı TCK.’nun 43/1. maddesi gereğince takdiren ¼ oranında arttırılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA;
Sanığın duruşmalar sırasındaki iyi hali lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından 5237 sayılı TCK.' nın 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılara...... YIL 1 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Taktiren başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulduğunun anlaşılması, yeniden verilen hükmün önceki hükümde belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacağı anlaşıldığından CMK'nun 283/1 maddesi gereğince sanığın netice olarak 5 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında TCK.'nun 53/1. maddesinin a,d,e bendlerinde belirtilen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c, bendindeki hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeye kadar diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanmaktan YOKSUN BIRAKILMASINA, sanık hakkında TCK nun 53/1-b maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 2014/140-2015/85 E-K sayılı kararı ile iptal edilmesi sebebi ile uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine karşın, denetim süresinde yeniden kasıtlı bir suç işlediği anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına,
Sanığın sorumlu olduğu posta ve davetiye giderinden ibaret toplam 67. TL yargılama giderinin sanıktan alınarak maliye hazinesine gelir kaydına,
CMK.'nun 286/2-b maddesi uyarınca kesin olmak üzere 06/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)