(5237 S. K. m. 53, 158) (5271 S. K. m. 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Denizli C. Başsavcılığı'nın 26/06/2018 tarihli iddianamesi ile sanığın Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan Türk Ceza Kanununun 158/1.f ve 53/1 Maddeleri gereğince cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesince 16/10/2018 tarih, 2018/426 Esas - 2018/188 Karar sayılı kararı ile sanığın Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.
Sanık H. D. süresi içinde hükmü istinaf etmiştir.
Davanın yeniden görülmesi şartları oluştuğundan dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: "Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; sanığın üzerine atılı suçu işlediğini kabul eden yerel mahkemenin kararında usul ve yasaya herhangi bir aykırılık bulunmadığı, duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı ve bu suretle kabul edilen eylemin kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği ve cezaların kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı kanaatine ulaşılmış ve ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamış bulunmakla, 5271 sayılı CMK'nun 280/1-(a) maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" demiştir.
Sanık H. D. Dairemiz huzurunda alınan savunmasında: aşamalarda alınan ifade ve savunmaların doğru olduğunu, içeriklerini aynen tekrar ettiğini, ekleyeceği ya da çıkaracağı bir husususun bulunmadığını beyan etmiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f-son Maddesinin uygulanma ihtimaline göre usulünce ek savunma hakkı tanınmış, sanık ek savunmasında önceki ve huzurda verdiği savunmalarını ek savunma olarak tekrar ettiğini ve beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık H. D. ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "2018 yılının Şubat veya Mart ayında Denizli Cam Sanayi'ne iş başvurusunda bulunduğunu, daha sonra Bayramyeri'ne gittiğini ve burada kartını kaybettiğini fark ederek, önce telefon ile müşteri hizmetlerini aradığını, bu arama ile kartını iptal ettirdiğini, daha sonra bankaya giderek kartının kapatılıp kapatılmadığını kontrol ettiğini, kartının kapatılmış olduğunu öğrendiğini, bankadaki görevlinin kartının bloke edilmiş olduğunu söyleyince bu durumu karakola giderek anlattığını, kartının kaybolduğunu ve bankaca bloke edildiğini söylediğini, karakolda da "senin hakkında bir şikayet yok şu an yapacak bir işlemde yok "denildiğini, kimseden kaparo istemediğini, kimseyi de dolandırmadığını, hakkındaki suçlamayı kabul etmediğini" beyan etmiştir.
Katılan ... talimat yoluyla alınan beyanında: "Ben olay günü www.sahibinden.com isimli sitede gördüğüm ilan üzerine sanık ile ilanda yazılı olan ... numara ile sanık ile ford fiesta marka aracı satın almak için irtibata geçtim, 42.000 TL karşılığında anlaştık, önce 250 TL daha sonra 1.000 TL olmak üzere toplam 1.250 TL kaparo gönderdim, sanık bana hesap numarasını sms ile gönderdi, bende bu hesaba kaparo bedelini gönderdim, daha sonra sanık telefonlarımı engelledi, kendisine ulaşamadım, zararım devam etmektedir, zararım giderilmemiştir, şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır" demiştir.
Katılan ... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında: "Sahibinden.com isimli alışveriş sitesi üzerinden beğendiği … plakalı 2013 model Ford Fiesta aracı satın almak istediğini, ilanı veren şahısla ... numaralı telefonu arayarak irtibata geçtiğini, telefondaki kişinin kendisini ... olarak tanıttığını, ama para gönderdiği kişinin H. D. olduğunu, ...'in de amcasının oğlu olduğunu söylediğini, 42.000 TL'ye anlaştıklarını, vereceği hesaba 250 TL kaparo göndermesini istediğini, Ziraat Bankası Anadolu Meydanı Ankara Şubesi'nde bulunan … İBAN nolu hesabından şahsın vermiş olduğu … TC kimlik nolu H. D. isimli şahsa ait ... İBAN nolu Ziraat Bankası'nda bulunan hesaba ilk önce 250 TL gönderdiğini, daha sonra da Vakıflar Bankası'nda bulunan ... İBAN nolu hesabından şahsın vermiş olduğu ... İBAN nolu Ziraat Bankası'nda bulunan hesaba 1.000 TL daha gönderdiğini, sonrasında şahsın telefonunu kapatması üzerine dolandırıldığını anladığını, ödemelere ilişkin dekontu savcılığa sunmuş olduğunu, sanıktan şikayetçi olduğunu ve zararının giderilmediğini, davaya katılmak istediğini " beyan etmiştir.
Tanık ... talimat yoluyla alınan beyanında: "Ben sanığı ve müştekiyi tanımıyorum. İddianamede bahsi geçen ... numaralı telefon 10 sene önceye kadar kullandığım telefondu, ben daha sonra kullanmadığım için hattı iptal ettirdim, iddianamede bahsi geçen olaya ilişkin herhangi bir görgüm ve bilgim yoktur. İddianame ve eklerindeki Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararına bir diyeceğim yoktur. Talimat ekindeki bana gösterilen CD içerisindeki para çekilmesine ilişkin görüntülerde bulunan şahısları tanımıyorum. Başka bir diyeceğim yoktur " demiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından; sanığa ait hesaba katılan tarafından 1.250,00 TL kaparonun gönderilmiş olması, sanığın banka kartını kaybettiği ve kaybetmeden önce kendisinde unutkanlık olduğu için kartın şifresini kart üzerine yazdığına ilişkin savunmasının hayatın olağan akışına aykırı ve orta düzeyde makul bir insandan beklenmeyecek bir davranış olması nedeniyle suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiş, ancak söz konusu kartın sanığa ne zaman verildiği ve iptal edilip edilmediği, ayrıca ilanda yer alan … nolu hattın kime ait olduğu konularının araştırılmamış olması nedeniyle dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Suça konu ilanda yer alan telefon hattının abonelik sözleşmesi ve başka operatörlere transfer amacıyla düzenlenen belgeler temin edilmiş ve hattın sahibi gözüken ve tanık sıfatıyla dinlenen ...'dan temin edilen yazı ve imza örnekleriyle karşılaştırılmak suretiyle Antalya Kriminal Polis Laboratuvarından Ant-DLG-00593 numaralı uzmanlık raporu aldırılmış, bu rapora göre; hattın 09/12/2004 tarihli abonelik sözleşmesi ile Avea operatöründen alındığı, 10/06/2014 tarihli Vodafone bireysel abonelik sözleşmesi ile numaranın Vodafone'a taşındığı ve bu sözleşmelerdeki imzaların ...'ın elinden çıktığı, ancak daha sonra 24/04/2015 tarihli Bursasporcell antetli bireysel aboneler için mobil numara taşıma talep formunda yer alan imza ile "Vodafone" antetli 08/02/2018 tarihli ... adına suça konu hattın bireysel aboneler için numara taşıma talep formunda yer alan imzaların ...'ın elinden çıkmadığı, adı geçenin hakiki imzalarının model alınması suretiyle adına sahte olarak atıldığı kanaati bildirilmiştir.
Suça konu ... numaralı hat ile sanığın kullanımındaki … numaralı hatların HTS kayıtları getirtilmiş ve her iki hattın da Denizli'de ki istasyonlardan baz aldığı, dolayısıyla Denizli'de kullanıldığı anlaşılmıştır.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na yazılan yazı cevabında; suça konu hattın IP adresinin yurt dışı kaynaklı olduğu anlaşılmıştır.
Ziraat Bankası'na yazılan yazı cevabına göre; 17/07/2019 tarihi itibariyle sanığa ait hesabın kapatılması için herhangi bir başvurunun bulunmadığı, sanığa kredi kartı tahsisi yapılmamış olup, en son kullandığı … nolu banka kartı 25/01/2018 tarihinde tahsis edilmiş olup, 08/03/2018 tarihinde çağrı merkezleri aracılığıyla kullanıma kapatıldığı anlaşılmıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; olay tarihinde katılanın sahibinden.com isimli internet sitesinden gördüğü arabayı satın almak için ilanda yer alan ... numaralı irtibat telefonunu aradığı, katılan kendisinden talep edilen 1.250 TL tutarındaki kaparoyu çok kısa aralıkla sanığın Ziraat Bankasındaki hesabına 250 ve 1.000 TL yatırdığı, ancak araba alım satımı ile ilgili katılana bir dönüş yapılmadığı gibi parasının da iade edilmediği sabit görülen olayda her ne kadar sanık duruşmada banka kartını kaybettiğini, kendisinde unutkanlık olduğu için şifreyi banka kartı arkasına yazdığını, hazırlık ve istinaf dilekçesindeki beyanlarında ise 2012-2013 yıllarında İzmir ilinde asker olduğunu, Ziraat Bankası Bornova Şubesinden çıkarttığı bankamatik kartını askerden sonra uzun süre kullanmadığını ve 2018 yılı mart ayı gibi kartını kaybettiğini savunsa da Ziraat Bankası Bornova Şubesinin cevabi yazısına göre, sanığın en son kullandığı … nolu banka kartının 25/01/2018 tarihinde tahsis edilip, 08/03/2018 tarihinde çağrı merkezleri aracılığıyla kullanıma kapatıldığı ve paranın da bu kart ile çekildiği, dolayısıyla sanık savunmasının doğru olmadığı anlaşılmıştır.
İlanda yer alan irtibat numarasının tanık sıfatıyla dinlenen ... adına kayıtlı olduğu gözükse de suç tarihini kapsayan numara nakline ilişkin sözleşmede yer alan imzanın tanık ...'a ait olmadığı, bu hattın getirtilen iletişim kayıtlarına göre Denizli ilinde kullanıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından sanığın katılana karşı bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğini kabul ederken sanığın kartı kaybettiğine ilişkin savunmasına itibar etmediği, bu hususun araştırılması gerektiği, bu nedenle dairemizce duruşma açılarak yapılan araştırmada sanığın savunmasının aksine 25/01/2018 tarihinde suç tarihinden kısa süre önce tahsis edilmiş banka kartını kullandığı ve kartın banka tarafından 08/03/2018 tarihinde iptal edildiği ve hesaptan paranın … nolu banka kartı ile çekildiği kesin olarak tespit edilmiş olmakla sonuç itibariyle ilk derece mahkemesinin sanığın mahkumiyetine dair kararında usul ve yasaya herhangi bir aykırılık bulunmadığı sabit görülerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Sonuç: Yukarıda anlatılan nedenlerle;
A) Sanık H. D. hakkında Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/10/2018 tarih ve 2018/426 Esas - 2018/188 Karar sayılı kararı ile Bilişim Sistemlerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair yerel mahkemenin kararında usul ve yasaya herhangi bir aykırılık bulunmadığı, duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı ve bu suretle kabul edilen eylemin kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği ve cezaların kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı kanaatine ulaşılmış ve ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamış bulunmakla, 5271 sayılı CMK'nun 280/1-(a) maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, katılanın ve sanığın yokluklarında, iddia makamında C. Savcısı …'ün huzuru ile isteme uygun, CMK'nın 280/2 ve 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01.07.2020 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)