(5237 S. K. m. 53, 58, 157, 158, 204)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12/06/2018 tarihli 2018/7055 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından Türk Ceza Kanunu 157/1,204/1,53/1,58. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/11/2019 tarih, 2018/647 Esas ve 2019/510 Karar sayılı kararı ile sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.
Sanık ..... süresi içinde hükmü istinaf etmiştir.
Davanın yeniden görülmesi şartları oluştuğundan dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: "Sanık ile Katılanın aynı köylü oldukları, sanığın katılana ait kimliğini tespit edilemeyen bir şekilde ele geçirdiği, kimlik üzerine kendi fotoğrafını yapıştırdığı, sahte olarak üretmiş olduğu bu kimlik belgesiyle Denizli ili ..... isimli AVM'den taksitli sözleşme karşılığında 1.145 TL'lik alaşıveriş yaptığı, alışveriş bedelini ödememesi nedeniyle firmanın katılan üzerinde icra takibi başlattığı, katılanın olaydan bu suretle haberdar olduğu, suçta kullanılan kimlik belgesinin ele geçirilemediği, alınan tanık beyanlarının olayı bu haliyle doğruladığı anlaşılmıştır.
1- Sanığın ele geçirmiş olduğu kimliğe kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle ürettiği kimlik ile katılan adına alışveriş yapma eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, TCK'nın 158/1-d, 53. maddeleri kapsamında kaldığı, yargılama neticesinde de sanık hakkında bu madde uyarınca mahkumiyet kararı verildiği, verilen bu kararda herhangi bir isabetsizliğin mevcut bulunmadığı anlaşılmış olmakla, bu suç açısından istinaf talebinin REDDİNE,
2- Hernekadar sanık hakkında ele geçirilemeyen katılana ait nüfus cüzdanına sanığın kendi kimliğini yapıştırmak suretiyle Resmi Belgede Sahtecilik suçundan kamu davası açılmış ise de, kimliğin ele geçirilemediği, kimlik üzerinde herhangi bir kriminal incelemenin yapılamadığı bu nedenle ele geçirilemeyen sahte olduğu iddia edilen kimlikle ilgili mahkumiyete yeterli kesin delil mevcut bulunmadığından Sanık .....'ın istinaf talebinin kabulüyle hakkında verilen TCK'nın 204/1 maddesi uyarınca Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/11/2019 tarih, 2018/647 Esas ve 2019/510 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün KALDIRILARAK bu suç yönünden sanık hakkında BERAAT kararı verilmesine,
3- Sanığın katılana ait kimlik belgesini ele geçirdiği, üzerine kendi kimliğini yapıştırdığı, hernekadar kimlik ele geçirilememiş ise de, bu durumun sabit olduğu, sanığın katılana ait kimlik bilgileri ve fotoğrafı değiştirilmiş kimlik belgesiyle ..... isimli AVM'den taksitli alışveriş yapıp satış evraklarına imza attığı, bu satış evraklarının özel belge niteliğinde olduğu ancak düzenlenen iddianameye bu hususun konu edilmediği ve iddianamede anlatılmadığı gözönünde bulundurularak sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahal Savcılığa SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMASINA,
Dair, karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur " demiştir.
Sanık .....'ın ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Ben daha önce kollukta ifade vermiştim. Aynen tekrar ederim. Müşteki ..... benim arkadaşım olmaktadır. Ben müştekinin kimliğine kendi fotoğrafımı yapıştırarak kullanmadım. Müşteki, kendi kimliğine benim fotoğrafımı kendisi yapıştırmak suretiyle ..... isimli iş yerinden alışveriş yapmıştır ve sözleşme imzalamıştır. Sözleşmede zannedersem ikimizinde imzası vardır. Ben ilk etapta müştekinin kendi kimliğine benim fotoğrafımı yapıştırdığını bilmiyordum. Ben kendisine kefil olacağımı sanıyordum. Müşteki hakkında icra takibi başlatıldığında bu borcun ikimize ait olduğunu söyleyerek benden para istemiştir. Belirli dönemlerde ben kendisine 1,5 yıl boyunca aylık düzenli olarak 300 TL elden ödeme yaptım. Buna ilişkin bir belgem yoktur ancak bu paraları müştekiye verirken ..... Şirketinde çalışan ..... şahit olmuştur. Müştekinin başka bir şahsa da kendi sürücü belgesinin üzerine o şahsın fotoğrafını yapıştırmak suretiyle sattığını biliyorum. Bu şahıs ..... isimli şahsa sürücü belgesini satmıştır. Karşı tarafın maddi zarar iddiası var ise daha önce kendisine ödeme yaptığım için karşılamak istemem. Bizim daha sonra kendisi ile aramız bozulmuştur. Ben kendilerini kaçak iddia oynattıkları gerekçesiyle ihbarda bulundum. Bu sebeple kendileri de benim hakkımda iftirada bulunmuştur. Ben ayrıca mahal mahkemesine de savunmada bulunacağım. Suçsuzum beraatimi isterim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan hükümler uygulansın. Duruşmalardan bağışık tutulmak istiyorum." demiştir.
Dairemizce katılan ve sanığa açıklamalı ve ihtaratlı çağrı belgelerinin tebliğ edilmiş olduğu, yapılan yoklamada hazır olmadıkları anlaşılmıştır.
Katılan .....'ın ilk derece mahkemesinde alınan beyanında :"Ben daha önce vermiş olduğum beyanımı aynen tekrar ederim. Ben kendime ait nüfus cüzdanımı kaybettim. Daha sonra da nüfus müdürlüğünden yenisini çıkarttım. Fakat ilerleyen günlerde bana Denizli'de faaliyet gösteren ..... isimli firmadan 1145 TL icra borcu geldi. Ben icra tehdidi altında borcu ödemek zorundu kaldım. Sonrasından öğrendiğim kadarıyla köylüm ..... bu firmadan alışveriş yapmış. Borca ilişkin evraklarının üzerinde sanğın fotoğrafları ve imzası vardı. Fakat bu güne kadar herhangi bir ödeme yapmamıştır. Sanıktan şikayetçiyim. Benim bu olay nedeniyle 1145 TL zararım vardır. Sanık tarafından zararım karşılanmamıştır. Zararımın karşılamasını talep ediyorum. Sanığın cezalandırılmasını istiyorum" demiştir.
Tanık ..... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında: "Ben daha önce vermiş olduğum beyanımı aynen tekrar ederim. Müşteki ..... benim oğlum olur.Oğlum yolda kimliğini düşürmüş.Sonra sanık ..... oğlumun kimliğini bulup üzerine kendi fotoğrafını yapıştırmış. Daha sonra gidip çeşitli yerlerden alışveriş yapmış. Ben de oğlum alışveriş yaptı zannederek, gidip bu yerlere olan borçları ödedim. Senetlerden bir tanesi davalık olunca ben de bu konuyu oğluma sordum. Oğlum da böyle bir alış veriş yapmadığını söyledi. Daha sonra kimliğinin fotokopisini görünce oğlumun kimliği üzerine başka birinin fotoğrafının yapıştırıldığını gördüm. Sanık ..... bizim köylümüz olur. Kendisini bu nedenle tanırım. Bu yüzden fotoğraftaki kişinin ..... olduğunu anladım. Sanıkla görüştüğümde bu hatayı yaptığını söyledi ve suçunu kabul etti. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir.
Yapılan yargılama,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre,sanık ile katılanın aynı köylü oldukları,katılanın nüfus cüzdanını kaybettiği,sanığın katılana ait nüfus cüzdanını bir şekilde ele geçirdiği,kimlik üzerine kendi fotoğrafını yapıştırdığı,sahte olarak üretmiş olduğu bu nüfus cüzdanıyla Denizli İli'ndeki ..... isimli iş yerinden sözleşme karşılığında 1.145 TL'lik taksitli alışveriş yaptığı,alışveriş bedelini ödememesi nedeniyle firmanın katılan hakkında icra takibi başlattığı,katılanın olaydan bu suretle haberdar olduğu,katılanın icra dosya borcunu ödemek durumunda kaldığı,suçta kullanılan kimlik belgesinin ele geçirilemediği olayda,tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçunu işlediği yolunda Dairemizde de tam bir vicdani kanaat hasıl olduğundan ilk derece mahkemesinin sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair kabul ve uygulamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından sanığın bu suça ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Herne kadar sanık hakkında katılana ait nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırmak suretiyle Resmi Belgede Sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ve mahkemece de cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sahte nüfus cüzdanının ele geçirilemediği, kimlik üzerinde herhangi bir kriminal incelemenin yapılamadığı,dolayısıyla iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde bir tespit yapılamadığından,bu durumda sanığın üzerine atılı Resmi Belgede Sahtecilik suçunu işlediğine dair cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak,somut kesin ve yeterli delil bulunmadığından mahkemece beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından Dairemizce sanığın müsned suçtan beraatine karar vermek gerekmiştir.
Sanığın katılana ait nüfus cüzdanını ele geçirdiği,üzerine kendi fotoğrafını yapıştırdığı,herne kadar kimlik ele geçirilememiş ise de,tüm dosya kapsamından bu durumun sabit olduğu,sanığın katılana ait kimlik bilgileri ve fotoğrafı değiştirilmiş kimlik belgesiyle ..... isimli işyerinden taksitli alışveriş yapıp satış evraklarına imza attığı,bu satış evraklarının özel belge niteliğinde olduğu ancak düzenlenen iddianameye bu hususun konu edilmediği göz önünde bulundurularak sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahal Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda anlatılan nedenlerle;
A) Sanık .....hakkında Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin21/11/2019 tarih ve 2018/647 Esas - 2019/510 Karar sayılı kararı ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair mahkemenin kabul ve uygulamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından CMK'nın 280/2 maddesi gereğince sanığın İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B) Sanık ..... hakkında Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin21/11/2019 tarih ve 2018/647 Esas - 2019/510 Karar sayılı kararı ile Resmi Belgede Sahtecilik suçuna ilişkin hükmünün Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarıncaKALDIRILMASINA,
1- Sanık ..... yüklenen Resmi Belgede Sahtecilik suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle atılı suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223. maddesinin 2. Fıkrasının e bendi uyarıncaBERAATİNE,
-Sanığın katılana ait kimlik belgesini ele geçirdiği, üzerine kendi kimliğini yapıştırdığı, hernekadar kimlik ele geçirilememiş ise de, bu durumun sabit olduğu, sanığın katılana ait kimlik bilgileri ve fotoğrafı değiştirilmiş kimlik belgesiyle ..... isimli AVM'den taksitli alışveriş yapıp satış evraklarına imza attığı, bu satış evraklarının özel belge niteliğinde olduğu ancak düzenlenen iddianameye bu hususun konu edilmediği ve iddianamede anlatılmadığı gözönünde bulundurularak sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan Denizli C.Başsavcılığına SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, sanık ve katılanın yokluklarında, iddia makamında C.Savcısı .....'ın huzuru ile isteme uygun, Nitelikli Dolandırıcılık suçu açısından verilen karar yönünden CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN, Resmi Belgede Sahtecilik suçu açısından verilen karar yönünden ise tebliğden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veyahut Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 16/09/2020 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)