(5237 S. K. m. 31, 103, 109, 125) (5271 S. K. m. 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Mersin C. Başsavcılığının 15/04/2016 tarih 2016/5689 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Hakaret suçlarından TCK'nın 103/1-1 cümle, 103/2, 103/4, 109/1, 109/3-f, 109/5, 125/1-4, 31/3, 63Maddeleri gereğince cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/10/2016 tarih, 2016/145 Esas, 2016/357 Karar sayılı kararı ile sanığın hakaret suçundan beraatine, cinsel istismar ve cebir ve tehdit kullanarak hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair karar verildiği, SSÇ müdafiinin süresi içerisinde hükmü istinaf ettiği, dairemizin 12/12/2016 tarih, 2016/130 Esas, 2016/140 Karar sayılı kararı ile dosyanın tebliğ işlemlerinin ikmali amacıyla yerel mahkemeye gönderildiği, eksikliğin giderilerek dosyanın dairemize gönderildiği, dairemizin 19/06/2017 tarih, 2017/502 Esas, 2017/1181 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına dair karar verildiği, bozma üzerine Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesince dosyanın yeni esasa kaydedildiği, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin28/09/2017 tarih, 2017/285 Esas 2017/335 karar sayılı kararı ile sanığın hakaret suçundan beraatine, cinsel istismar ve cebir ve tehdit kullanarak hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair karar verildiği, SSÇ müdafii ve katılan bakanlık vekilinin hükmü süresi içerisinde istinaf ettiği, dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 02/03/2018 tarih, 2018/247 Esas, 2018/388 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın dairemize gönderildiği, dairemizin 05/04/2018 tarih, 2018/495 Esas, 2018/653 Karar sayılı kararı ile dosyanın tebliğ eksikliğinin giderilmesi için yerel mahkemeye gönderildiği, eksikliğin giderilerek dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 07/05/2018 tarih, 2018/1034 Esas, 2018/771 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyayı dairemize gönderdiği, dairemizin 09/05/2019 tarih, 2019/1115 Esas, 2019/974 Karar sayılı kararı ile; 2018/1073 Esas sayılı dosyası üzerinden sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden duruşma açılmasına, cinsel istismar ve hakaret suçları yönünden ise tefrik işlemi yapılarak dosyanın 2019/1115 Esas sırasına kaydının yapıldığı, dairemizin 2019/1115 Esas sayılı dosyasında hakaret ve cinsel istismar suçlarından yapılan istinaf başvuruların esastan reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Davanın yeniden görülmesi şartları oluştuğundan dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: "İlk derece mahkemesince Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan kurulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı kanaatiyle vakii istinaf taleplerinin reddine dair karar verilmesi kamu adına talep ve mütaala olunur" demiştir.
SSÇ ..... istinaf aşamasında talimat yoluyla alınan savunmasında: "Ben bu hususta daha önce Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinde savunmamı yapmıştım, aynen tekrar ederim, ben mağdur .....'in herhangi bir şeklide hürriyetini kısıtlamadım, mağduru bahse konu eve sokmadım, herhangi bir yere gitmesini de zorlamadım. Antalya BAM 9. Ceza Dairesinin tekrardan yargılama yapması hususunu kabul ediyorum, önceki yazılı ve sözlü savunmalarımı aynen tekrar ederim, aleyhe olan hususları kabul etmiyorum, beraatimi talep ederim"demiştir.
SSÇ..... ilk derece mahkemesinin 2016/145Esas sayılı dava dosyasındaalınan savunmasında: "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben mağdure ..... ile yaklaşık 4-5 ay önce tanıştım, daha sonra aramızda bir duygusal bağ oluştu ve arkadaş olduk, bu arkadaşlığımız 15 gün sürdü daha sonra ayrıldık, ancak ..... benim peşimi bırakmadı. Sürekli benim bulunduğum yerlere gelerek konuşmak istiyordu, olay günü de ustamın evinde olduğum bir sırada ..... benim orada olduğumu öğrenmesi üzerine ustamın bulunduğu evin önüne geldi. Bağırdı ve dışarı çık konuşalım dedi. Amacı benim ile tekrardan arkadaş olmaktı. Bağırması üzerine vurmaya çalıştım. Mağdure bu esnada seni abilerime dövdüreceğim dedi. Defol git dedim. Daha sonra olay yerinden uzaklaştım. Anlattığım kadarıyla zorla bir cinsel saldırıda bulunmadım" demiştir.
Müşteki..... istinaf aşamasında talimat yoluyla alınan beyanında:" Ben daha önce bu konuda beyanda bulunmuştum. Aynen tekrar ediyorum. Ancak iddianameye konu görgüye dayalı bir bilgi mevcut değildir. Ben abisi ve ablasından duydum. Kızımın psikolojisi çok bozuldu. Aynı şeyleri tekrar tekrar yaşayıp daha da üzülmesini istemediğim için şikayetçi değilim. Davayada katılmak istemiyorum" demiştir.
Müşteki .....ilk derece mahkemesinin 2016/145Esas sayılı dava dosyasında alınan beyanında: " Olayla ilgili herhangi bir bilgim yok, kızımın anlattığı kadarıyla biliyorum, şikayetçiyim, katılma talebim vardır"demiştir.
Mağdur ..... ilk derece mahkemesinin 2016/145Esas sayılı dava dosyasında alınan beyanında: " Olay tarihinden yakalaşık 8 ay önce sanıkla okul bahçesinde tanıştık. O gün karnemi almış kötü notlar almış olmam neeniyle üzüntülüydüm. Beni teselli ederek iyi davranmıştı. O şekilde dostluğumuz başlamıştı ve yaklaşık 8 ay ara sıra onunla görüşüyor, konuşuyorduk. Olay günü arkadaşım .....'nin evine gittim. Yolda sanıkla karşılaştım. Hal hatır sorduk birbirimize sonra arkadaşımın yanına çıktım. Bir müddet sonra kız arkadaşımla aşağıda sohbet etmeye devam ettik. Sanık yanıma geldi. Benimle konuşmak istediğini söyledi ve bu amaçla beni karşı eve davet etti. Ben önce kabul etmedim. Özel birşey söyleyince birlikte gittim. Eve girdiğimde arkadaşı vardı. Arkadaşı ile birlikte oturduk. Kendileri kola içti. Ben içmedim. Bir müddet sonra arkadaşı evden çıktı, gitti. Ben ile ..... yalnız kaldık. Bana birlikte benimle yatağa girermisin teklifinde bulundu. Ben kabul etmedim. Çok kızdım ve bundan dolayı da ona tokat attı. Benim kolumdan tuttu sert kavradı ve çekyatın üzerine itekledi. Ardından üzerime abandı. Elbiselerimi çıkarmaya çalıştı ama çıkaramadı. Bu şekilde üzerimde durdu. Kendi elbiselerini çıkarmamıştı. Benim giymiş olduğum eşofman hala üzerimdeydi. Onu çıkartmamıştım. Bu şekilde ilişkiye girilirmi girilmezmi bilmiyorum. Bu arada ben ona sürekli karşı koyuyordum. Bana birşeyler söylüyordu ama hatırlamıyorum. Beni dudaklarımdan öpmeye çalıştı ve öptü. Benim cinsel organımda ıslaklık hissettim. Olay yaklaşık 20 dakika bu şekilde sürdü. Ben eve gitmek istedim ancak bırakmadı. Bu arada kapı çaldı. Kapı çalınınca üstümden kalktı. Arkadaşı içeri girdi. Sanki birşey yokmuş gibi davranarak elini omzuma attı. Arkadaşı oturdu. Ben kalkıp kapıya yöneldim ama kapıyı açamadım. Sonra kendisi gelip kapıyı açınca öyle evden çıktım. Kesinlikle eve isteyerek gitmedim. Bu tür hareketlerine karşı rıza göstermedim. Zorla oldu. SSÇ'den şikayetçiyim. Katılma talebim vardır, ben sanığın başka bir kızla arkadaş olduğunu biliyordum. .....'un başka bir kızı da kaçırdığını benim olayımdan önce biliyordum. Kendisiyle ben normal arkadaştım. Kesinlikle onu sevgilim olarak görmüyordum. Duygusal bir ilişkimiz de yoktu"demiştir.
Tanık ..... ilk derece mahkemesinin 2016/145Esas sayılı dava dosyasında alınan beyanında:"Olay tarihinde ..... Mahallesinde bulunan ..... Ortaokulunda zihinsel engelli eğitim öğretmeni olarak görev yapmataydım. Olay günü mağdure yanıma geldi. Bana özel birşey söylemesi gerektiğini söyledi. Ben de ders çıkışında olur dedim ve ders çıkışında bana çok kötü birşey olduğunu söyledi. Anlatmasını istedim. Bana daha önce okulumuzun öğrencisi olan ve mezun olan .....'nin kendisini konuşmak amacıyla eve götürdüğünü, orada birlikte olma teklifinde bulunduğunu kabul etmediğini, kendisini zorla yatağa attığını, üzerini çıkarmaya çalıştığını söyledi. Cinsel birliktelik olup olmadığı konusunu sorduğumda "bilmiyorum hocam" dedi. Çocuğa ulaşmaya çalıştık ancak ulaşamadık. Sonra bunu resmi makamlara bildirdik. Olayla ilgili bilgim görgüm bundan ibarettir" demiştir.
Tanık ..... derece mahkemesinin 2016/145Esas sayılı dava dosyasında alınan beyanında: "Ben sanığın arkadaşıyım. Mağdure ve sanığı iyi tanırım. Mağdure sanıkla arkadaşça görüşüyorlardı. Olay günü mağdure ben .....'la sokakta otururken yanımıza geldi. Ondan sonra ..... 5 dk konuşalım deyip babaannemin evine çıktılar. Ben de berbere gittim. Berberden geldikten sonra evde kimse yoktu. Eve girip girmediklerini bilmiyorum. Benim olayla ilgili bilgim görgüm yoktur" demiştir.
Tanık ..... ilk derece mahkemesinin 2016/145Esas sayılı dava dosyasında alınan beyanında: " Olay ne zaman olduğunu bilmiyorum. Ama bir ara öğlen civarı mağdurenin biz yemekteyken SSÇ'yi çağırdığını ve inşaattan uzaklaştıklarını gördüm. Bir müddet sonra kız evden çıktı. Peşinden ..... çıktı. Ne olduğunu sorduğumda "kızın kendisine küfür ettiğini bağırdığını" söyledi, ancak evde ne olduğunu bilmem çocuk benim çırağımdır. Gittikleri ev annemin kaldığı evdir. Annem o zaman yaylada kalıyordu. Ben o evde kalmıyorum. Bitişikteki evde kalıyorum. Benim olayla ilgili bilgim görgüm bundan ibarettir. Kız sürekli çalıştığımız inşaata gelirdi. .....'la görüşürdü"demiştir.
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı dosyada mevcuttur.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; suça sürüklenen çocuk hakkında hakaret ve cinsel istismar suçlarından mahkumiyetine dair verilen kararlarda usul ve yasaya herhangi bir aykırılığın bulunmadığı tespit edilerek bu suçlara yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verildikten sonra suça sürüklenen çocuk hakkında cebir ve şiddet kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet kararı tefrik edilerek duruşma açılmasına karar verilmiş ise de, suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan mağdurenin daha önceden tanıştığı suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan SSÇ tarafından birşeyler konuşma bahanesiyle bir arkadaşının evine çağrıldığı, evde her ikisinin birlikte yalnız kaldıkları sırada SSÇ'nin mağdureden kendiyle birlikte yatağa girmesini istediği, mağdurenin tepki göstermesi üzerine zor kullanarak ve mağdurenin kolunu tutarak elbiselerini çıkarmaya çalıştığı, ancak başarılı olmadığı, yaklaşık 20 dk süreyle devam eden olay süresinde dışarı çıkmak isteyen mağdurenin dışarı çıkmasına engel olarak giyinik durumdaki mağdurenin üzerine abanmak suretiyle vücudunu mağdurenin vücuduna bastırdığı, mağdurenin karşı koymaya çalıştığı, ancak SSÇ'nin buna izin vermediği ve vücudunun çeşitli yerlerini ellediği, dudağından öptüğü, SSÇ'nin arkadaşının eve gelmesi üzerine cinsel istismar eylemini sonlandırdığı, mağdurenin dışarı çıkmak istediği, ancak kapıyı açamadığı, daha sonra sanığın kapıyı açması üzerine evden ayrıldığı, 08/04/2016 tarihli darp ve cebir raporunda mağdurenin boynunda ve üst kolunda iki ayrı ekimoz bulunduğunun belirlendiği, böylece suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan mağdureyi ona özel bir şey söyleyeceği hilesi ile eve çağırdığı, ona karşı zorla cinsel istismarda bulunduğu, bu eylem sonrasında da mağdureyi evde tuttuğu, mağdurenin evden çıkmak istediği ancak kapıyı açamadığı, mağdurenin açamadığı nitelikteki kapıyı sonra SSÇ'nin açtığı olayda; yerel mahkemenin suça sürüklenen çocuk hakkında cebir şiddet ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine dair vermiş olduğu kararda usul ve yasaya herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf taleplerinin CMK'nın 280/2 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda anlatılan nedenlerle;
Sanık ..... hakkında Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen28/09/2017 tarih, 2017/285 Esas, 2017/335 Karar sayılı kararı ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma suçundan mahkumiyetine dair mahkemenin kabulünde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından CMK'nın 280/2 Maddesi gereğince Suça sürüklenen çocuk ..... müdafii ve katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin İSTİNAF BAŞVURULARININ AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, SSÇ ve SSÇ müdafii ile katılanlar ve katılan bakanlık vekilinin yokluğunda, iddia makamında C.Savcısı .....'ün huzuru ile isteme uygun, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-a maddesi uyarınca KESİNolarak 11/09/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)