(5237 S. K. m. 51, 53, 62, 158, 204, 210) (5271 S. K. m. 286)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Elmalı C. Başsavcılığı'nın 13/09/2017 tarihli iddianamesi ile sanığın Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından TCK 204/1, 210/1, 158/1-f, 53/1 Maddeleri gereğince cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 25/09/2017 tarih 2017/98 Esas 2017/129 Karar sayılı yetkisizlik kararıyla dosya Burdur Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 26/11/2018 tarih, 2017/482 Esas - 2018/391 Karar sayılı kararı ile sanık ....'nın Nitelikli Dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158/1-f-son, 62/1 Maddelerinin tatbiki suretiyle 2 yıl 6 ay hapis ve 32.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Resmi Belgede sahtecilik suçundan ise; TCK'nın 210/1. Maddesi yollamasıyla 204/1, 62/1. Maddelerinin tatbiki suretiyle 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın TCK nun 51/1 maddesi gereğince ertelenmesine dair karar verilmiştir.
Sanık .... süresi içinde hükmü istinaf etmiştir.
Davanın yeniden görülmesi şartları oluştuğundan dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İddia makamı esas hakkındaki mütalaasında: "Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; sanığın üzerine atılı suçu işlediğini kabul eden yerel mahkemenin kararında usul ve yasaya herhangi bir aykırılık bulunmadığı, duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı ve bu suretle kabul edilen eylemin kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği ve cezaların kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı kanaatine ulaşılmış ve ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamış bulunmakla, 5271 sayılı CMK'nun 280/2-(a) maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur " demiştir.
Sanık.... talimat yoluyla alınan savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı anladım, önceki beyanlarımı tekrar ederim, ben bilmeden nasıl dolandırıcılık yaptım, suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum, başka ekleyeceğim bir husus yoktur, Finike ilçe seçimlerinde oy kullanırken imza atmıştım, Finike .... bankasında imzam vardır, yine Turunçova Finike'de .... kooperatifinde imzalarım vardır, Finike İlçe Jandarma karakolunda imzam vardır, Finike Belediyesinde çalışıyorum orada da imzam vardır, adamın daha önce verdiği çeklerde bir problem olmamıştı, ancak sonra verdiği çek sahteymiş, ama çeki alırken bankalar çekte bir sıkıntı olmadığını söylemişti, çekin günü geldiğinde baktım ki orijinali İstanbul'daymış, sahtesi bendeymiş, beraatimi talep ediyorum. Ben öncelikle beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına rızam vardır, müştekinin şikayetten vazgeçmesi halinde vazgeçmeyi kabul ederim" demiştir.
Sanık .... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı anladım, ben o dönemde Turunçova merkezde kahvecilik yapıyordum. Portakal sezonu çok iyiydi. Ben büyük tüccar değildim. Küçük bahçelerden portakal alıyordum. .... diye bir şahsı duydum. Görüştüm. Ona bir kaç defa portakal sattım. Önce alışverişlerimizde hiç bir sıkıntı çıkmadı. Çeklerde sıkıntı çıkmamıştı. En son 23.500TL'lik portakal verdim. Bir kaç gün işim var diye gelmedi. Bir gün geldi. Hesabımızı görelim dedik. Hatta o gün yanımda dayımın oğlu .... vardı. Ben ondan bir bahçeyi alırken 2.000 TL ödünç para almıştım. Bu nedenle ....'ı tüccar gelecek senin paranı da vereyim diye çağırdım. .... bana 19.250 TL'lik çeki gösterdi. .... ile .... otururken ben .... Bankasına gittim. Çeki sordurdum. Değerli bir müşteri olduğunu günü gününe ödemelerini yaptığını söylediler. Tekrar geri döndüm. Çekte bir sıkıntı olmadığını söyledim. Üzerinde kalan 4.250 TL'yi de bana nakit olarak verdi. Ben de ....'ın 2.000 TL'sini verdim. .... de bir arkadaş vasıtasıyla tanıştık. Mal (koyun) satmak istiyormuş, bana çek ile verebileceğini söyledi. Alışveriş yaptık. .... Bucak'da bankaya gidip sordu. Orda da çekte bir problem olmadığını söylediler. Bana cirolar mısın dedi. Bende çekte bir problem olmadığı için ciroladım. Sonra çekte problem çıktı. ....'ın kim olduğunu bilmiyorum. Çekin orjinali istanbulda bir şirketin çıktı. Suçlamaları kabul etmiyorum. Ben mağdur oldum. Sanırım .... diye birisi yokmuş, bize kendini öyle tanıtmış, Adli Tıp raporunda öndeki yazılar da benim çıkmış, ben buna itiraz ediyorum. Ben sadece arkasına ad soyad imza ve telefon numarası yazmıştım. Bunlar benimdir. Bunun dışındakiler bana ait değildir. Ben öncelikle beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına rızam vardır" demiştir.
Katılan .... vekiline duruşma gün ve saatini bildirir çağrı belgesinin tebliğ edildiği, buna rağmen vekilin mazeret bildirmediği, duruşmaya da katılmadığı anlaşılmıştır.
Katılan .... adına dairemizce çıkartılan çağrı kağıdı adresinden ayrıldığından bahisle bila tebliğ iade edilmiştir.
Katılan ....ilk derece mahkemesinde alınan beyanında :"Ben aşamalarda vermiş olduğum beyanlarımı aynen tekrar ederim. Ben Burdur ili Bucak ilçesinde küçükbaş hayvan alım satımı yapmaktaydım. O dönem itibari ile elimde bulunan 43 adet küçükbaş hayvanı internet üzerinden satışa çıkardım. 14/03/2015 tarihinde .... isimli şahıs sonradan ismini topal .... olarak öğrendiğim kişi ile birlikte gelerek 19.250 TL karşılığında .... Bankasına ait 19/04/2015 tarihli 19.250 TL bedelli .... LTD. ŞTİ ye ait .... seri nolu çeki vererek bu hayvanları satın aldılar. Bu çekin cirantosu .... isimli şahıstı. Ayrıca yanımda bizzat ....'da çeki cirolayarak bana verdi. Ben bankadan çekin sağlam olup olmadığını sordum. Bana bankadan sağlam olduğunu söylediler. Ben de bunun üzerine çek karşılığında hayvanları sattım. Daha sonra bankanın başka bir şubesine gittiğimde çekin sahte olduğunu söyleyerek polis çağırdılar. Ben, benden hayvanlarımı alan ve bana yukarıda bilgilerini verdiğim sahte çeki veren .... isimli şahıstan şikayetçiyim. Cezalandırılmasını talep ederim. Davaya katılma talebim vardır." demiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada katılan ....'in internet üzerinden küçükbaş hayvan satışına ilişkin ilan verdiği, sanık ....'nın da katılan .... ile irtibat kurarak 43 adet küçükbaş hayvanı aldığı ve karşılığında suça konu keşidecisi .... İnşaat tic ltd şti olan lehtarı .... olarak gözüken .... Bankasının .... numaralı 19.250 TL miktarlı çekini verdiği, ancak çekin Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 22/05/2015 tarihli raporuna göre tamamen sahte olarak üretilmiş çek olduğu ve iğfal kabiliyetini haiz olduğu anlaşılmış ve sanığın bankanın maddi varlığı olan çeki sahte olarak üretip, kullanmak suretiyle kendi lehine katılan .... aleyhine menfaat temin ettiği, böylece üzerine atılı Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçunu işlediği, yine sahte olarak üretilen ve iğfal kabiliyeti bulunan, unsurları itibariyle tam olan çeki kullanmak suretiyle TCK'nın 210/1. Yollamasıyla 204/1. Maddesinde tarif edilen Resmi Belgede Sahtecilik suçunu işlediği kanaatiyle sanığın cezalandırılmasına ve Resmi Belgede Sahtecilik suçundan verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın sanık tarafından istinafı üzerine dairemizce yapılan incelemede hükmün esasını teşkil eden kısa kararda yargılama giderinin gösterilmemiş olması, zarar miktarı gözetildiğinde Dolandırıcılık suçu yönünden alt sınırdan ceza verilmesinin hatalı olduğu, ancak aleyhe istinaf bulunmadığından bu hususun eleştirilmekle yetinilmesi gerektiği ve Resmi Belgede Sahtecilik suçundan CMK'nın 231. Maddesinin uygulanmama gerekçesinin sanığın sabıkası yerine zararın giderilmemiş olmasının gösterilmesi gibi eksikler yanında sanığın savunmasında suça konu çeki aldığı ve aşamalarda teşhis edemediği .... isimli kişi ile daha önce birkaç defa portakal ticareti yaptığı beyanına göre yeni bir delil sunma ihtimaline göre dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiş ise de; sanık tarafından herhangi bir yeni delil ileri sürülememiş olması karşısında İlk Derece Mahkemesinin usul ve yasaya uygun bulunan hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda anlatılan nedenlerle;
A)Sanık ....hakkında Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 26/11/2018 tarih ve 2017/482 Esas - 2018/391 Karar sayılı kararı ile Bilişim Sistemlerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından mahkumiyetine dair yerel mahkemenin kararında usul ve yasaya herhangi bir aykırılık bulunmadığı, duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve kanıtların gerekçeli kararda yöntemince tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı ve bu suretle kabul edilen eylemin kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği ve cezaların kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, dairemizce duruşma açılarak toplanan delillerin de oluşan kanaati değiştirmediği anlaşıldığı ve ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamış bulunmakla, 5271 sayılı CMK'nun 280/2-(a) maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, sanık ve katılanın yokluklarında, iddia makamında C.Savcısı ....'ün huzuru ile isteme uygun, CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/07/2020 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)