(5271 S. K. m. 223, 231, 280, 286, 303) (5237 S. K. m. 158, 207) (5510 S. K. m. 89, 96)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrası uyarınca, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği ihbar edilen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanması sonucunda verilen mahkumiyet hükümlerine karşı, sanık .... müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından lehe yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Her ne kadar yerel mahkemece, Acıpayam İlçesinde muhasebecilik yapan ...ın, emeklilik durumunda sahte hizmet süresi kazandırmak ve sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını sağlamak amacıyla birçok kişi ile birlikte sanık ....'ı, .... Fırını isimli iş yerinde, gerçekte çalışmadığı halde, sahte şekilde İşe Giriş Bildirgesi vermek suretiyle sigortalı gösterdiği, ...'ın sanık ....'ın da aralarında bulunduğu bu kişilerden, bu sahte işlem karşılığı çeşitli miktarlarda paralar aldığı, sanığın da ortaya çıkan sonuçtan yararlanacağı için bu duruma rıza gösterdiği, nitekim sanık .... adına 216,66 TL haksız ödeme yapılması nedeniyle SGK'nın zarara uğratıldığı, sanık ....'ın kamunun zararını giderdiği, sanığın eylemlerinin bu şekilde sübut bulduğu kanaatiyle 5271 sayılı CMK'nun 231/11 maddesi gereğince hüküm açıklanmak suretiyle sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından TCK'nın 158/1-e ile TCK'nın 207/1 madde ve fıkraları gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
İddia, savunma, tanık beyanları, SGK kayıtları ve denetmen raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin istikrar kazanmış kararlarında da belirtildiği üzere, suça konu gerçek dışı sigortalı gösterilen şahısların çalıştığı belirtilen iş yerinin gerçek iş yeri olması, sanığın kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir davranışının bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerini ve işe giriş bildirgelerini her zaman için denetleme imkanının sahip olması, 5510 Sayılı Kanunun 89 ve 96. maddeleri gereğince gerçek dışı sigortalılık nedeniyle yatırılan primlerin kamuya irad kaydedileceği gibi yatırılmayan primlerin ya da bu nedenle yapılan haksız sağlık harcamalarının kurum tarafından daima tahsil imkanının bulunması, somut olayda da bizzat SGK tarafından iş yerinin faal olduğunun tespit edildiği ve bizzat SGK tarafından iş yerinin denetlendiği ve tespitinin yapıldığı anlaşılmakla, zarar suçu olan dolandırıcılık suçunun oluşmasını sağlayan nitelikli yalan yani hile unsuru ve kamu zararının doğması unsurlarının ve dolayısıyla özel belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği halde sanığın atılı suçlardan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı, sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının istinaf itirazları yerinde görülmüş ise de; belirtilen hususların davanın yeniden görülmesini ve olayın daha ziyade aydınlanmasını gerektirmediği anlaşıldığından;
Denizli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 20/02/2019 tarih 2018/254 Esas, 2019/83 Karar Sayılı kararla nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık ....'ın üzerine atılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve Özel Belgede Sahtecilik suçlarından, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE,
-Sanık kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesini karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 5.450 TL maktu ücreti vekaletin hazineden alınarak sanığa verilmesine,
- Yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına,
Dair, 5271 Sayılı CMK'nın 7035 Sayılı Yasanın 15.Maddesi ile değişik 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca HÜKMÜN BU ŞEKİLDE DÜZELTİLMESİ SURETİYLE İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair; Dairemizce verilen beraat kararına yönelik kararın tebliğden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veyahut Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. Maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 02/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)