(5237 S. K. m. 53, 58, 158, 204) (5271 S. K. m. 223, 280, 286, 303) (YCGK 30.03.1992 T. 1992/6-80 E. 1992/98 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
09/08/2016 günü Serik Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatta bulunan müşteki ......., Avukatı ....... aracığıyla; "Hakkında Serik 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/2087 Esas, 2016/1354 Esas ve 2016/1860 Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını öğrendiğini, söz konusu icra dosyalarını incelediğinde senetler üzerinde bulunan imzaların kendisine ait olmadığını fark ettiğini, söz konusu senetlerde borçlu olarak kendisine ait olan ….. Tarım Ür. San. Ve Tic. A.Ş.'nin göründüğünü, kefil olarak da ….. göründüğünü, söz konusu senetler üzerindeki imzaların … tarafından atılmış olabileceğini tahmin ettiğini" beyan etmesi üzerine yapılan kovuşturma sonucu, Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-d, 204/1, 58, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile yerel mahkemeye kamu davası açıldığı;
Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Sanığın yetkilisi olmadığı ....... Tarım Ür. San. ve Tic. A.Ş. Yetkilisinin yerine bonolara ve çeklere imza atmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu, ayrıca sanığın yetkilisi olmadığı şirket adına senet ve çek düzenleyerek şirketin borca girmesine ve akabinde şirket aleyhine icra takibe yapılarak şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiği, şirket aleyhine yapılan takipler sonucunda şirket adına kayıtlı araçlara haciz işleminin uygulandığı, sanığın hileli hareketlerle müştekiyi gerçek bir alacak borç ilişkisi olmaksızın zarara uğrattığı, sanığın müşteki şirketin yetkisi olarak imza attığı çek ve bonolara istinaden yapılan takipler sonucunda müştekinin arasında ticari ilişki bulunmayan 3. Şahıslar tarafından müştekinin şirketi aleyhine takip yapıldığı, müştekinin araçlarına haciz konulduğu, bu surette sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun tamamlandığı, sanığın hileli hareketler ile müştekinin zarara uğramasına sebebiyet verdiği tüm dosya kapsamında anlaşıldığından sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nin 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık ve 5237 sayılı TCK'nin 204. Maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin sabit olduğu" gerekçesiyle atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Müşteki ....... yetkilisi olduğu ....... Tarım Ür. San. Ve Tic. A.Ş. aleyhine Serik 1. İcra Müdürlüğünün 2016/1354 sayılı dosyasından alacaklısı ......., borçlusu ....... Tarım Ür. San. Ve Tic. A.Ş. ve sanık ....... olan 01/01/2016 keşide tarihli, 22.000 TL bedelli 25/04/2016 ödeme tarihli senet ile borçlu şirkete ve kefil olan sanığa karşı takip yapıldığı, senette sanık .......'ün kefil olduğu, senedi şirket adına ve kefil olarak kendi adına imzalamış olduğu, yapılan icra takibine yönelik her hangi bir itiraz bulunmadığı, takibin kesinleştiği, yapılan bu takip neticesinde müştekinin şirketine ait ......., ......., ....... plaka sayılı araçlara 12/08/2016 tarihinde haciz konulduğu, bonoda lehtar ismi yer almadığından kambiyo senedi vasfında olmadığı, 12/08/2016 tarihinde alacaklı vekilinin borcun haricen tahsil edildiğini bildirerek dosyanın kapatılmasını talep ettiği, Serik 1. İcra Müdürlüğünün 2016/2087 sayılı icra dosyasında alacaklısı ......., keşide tarihi 22/02/2016, ödeme tarihi 22/03/2016, 15.000 TL bedelli kefil ....... borçlu ....... Tarım Ür. San. Ve Tic. A.Ş. olan senede dayalı ihtiyati haciz kararını takiben kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığı, senedin tüm unsurlarını taşıyan bono vasfında olduğu, senedi şirket adına ve kefil olarak kendi adına imzalamış olduğu, yapılan icra takibine yönelik her hangi bir itiraz bulunmadığı, takibin kesinleştiği, takip sonucunda 28/06/2016 tarihinde müştekinin yetkilisi olduğu şirket adına kayıtlı dokuz adet araca ihtiyati haciz kararıyla şerh konulduğu, 29/06/2016 tarihinde taşınmazlar ve çeşitli hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz şerhi konulmasının talep edildiği, Serik 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/1860 sayılı dosyasında .......banka ....... seri nolu 23/03/2015 keşide tarihli, keşidecisi ....... Tarım Ür. San. Ve Tic. A.Ş. olan, 77.000 TL bedelli çekin ödenmemesi sebebiyle takip yapıldığı, söz konusu çekin lehtar sanık ....... emrine düzenlendiği, lehtar sanık ....... tarafından çekin ....... adına ciro edildiği, alacaklı ....... tarafından borçlular ....... Tarım Ür. San. Ve Tic. A.Ş. ve lehtar sanık ....... aleyhine icra takibi yapıldığı, çekin tüm yasal unsurlarını taşıdığı, bu çek dolayısıyla şirket adına kayıtlı dört adet araca 21/06/2016 tarihinde haciz şerhi konulduğu, ancak borcun ....... Tarım Ür. San. Ve Tic. A.Ş. Tarafından 03.08.2016 tarihinde tamamen ödendiğinin incelenen icra dosyalarından anlaşıldığı, sanığın suçlamaları kabul etmediği, kendisinin şikayetçinin yetkilisi bulunduğu ....... Tarım Ür. San. Ve Tic. A.Ş. Nin şikayetçi ile birlikte resmi ortağı olduğunu, senetteki imzaları bu ortaklık sırasında ve şikayetçinin verdiği vekaletnameye dayanarak imzaladığını, dolandırıcılık ve sahtecilik kastının bulunmadığını savunduğu anlaşılmıştır.
Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 08/05/2017 tarih 2017/0914 uzmanlık numaralı raporunda özetle; Serik 1. İcra Müdürlüğünün 2016/1354 sayılı dosyasından alacaklısı ......., borçlusu ....... Tarım Ür. San. Ve Tic. A.Ş. ve sanık ....... olan 01/01/2016 keşide tarihli, 22.000 TL bedelli 25/04/2016 ödeme tarihli senet ile Serik 1. İcra Müdürlüğünün 2016/2087 sayılı icra dosyasında alacaklısı ......., keşide tarihi 22/02/2016, ödeme tarihi 22/03/2016, 15.000 TL bedelli senetteki müştekiye ait ....... Tarım Ür. San. ve Tic. A.Ş.'ye ait bonodaki imzaların sanık .......'ün el ürünü olduğunun bildirildiği, sanık tarafından da aşamalarda bu imzaların esasen kendisi tarafından atıldığını açıkça kabul ettiği, imza inkarında bulunmadığı, ancak Serik 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/1860 sayılı dosyasında .......banka ....... seri nolu 23/03/2015 keşide tarihli, keşidecisi ....... Tarım Ür. San. Ve Tic. A.Ş. olan, 77.000 TL bedelli çekteki keşideci imzası üzerinde her hangi bir kriminal imza incelemesi yapılmadığı, çekteki keşideci imzasının sanığın imzasına benzemediği, sanığın ise bu imzanın müşteki tarafından atıldığını ve ona ait olduğunu savunduğu, şikayetçiye bu hususun mahkemece de sorulmadığı, ancak bu araştırmanın yapılmamasının sonuca etkisinin bulunmadığı,
Sanığın tüm aşamalarda şikayetçinin yetkilisi olduğu ....... Tarım Ür. San. Ve Tic. A.Ş. nin esasen resmiyette gözükmese de ortağı olduğunu, kaldı ki şikayetçinin kendisine senet ve çek düzenlemesi konusunda ve diğer bir çok hususta vekaletname vererek yetkilendirdiğini, kendisinin de bu vekaletnameye istinaden, ortalıklarının devamı süresinde şikayetçinin de bilgisi dahilinde suça konu iki adet senedi şirket adına ve kefil olarak kendi adına imzaladığını ve şirketin borçlarına karşılık alacaklılara verdiğini savunduğu, Tanıklar ….., ……. ile aynı zamanda suça konu senet alacaklıları olan tanıklar ....... ve .......'in yargılama sırasında alınan beyanlarında sanığın bu savunmasını doğrulayarak sanık ile şikayetçinin adı geçen şirketin ortakları olduklarını doğruladıkları, şikayetçinin yargılamanın hiç bir aşamasına katılmadığı, sadece soruşturma aşamasında beyanının alındığı, Dosyada örneği bulunan Serik 3.Noterliğinin 23/02/2015 tarih ve 01053 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vekaletnameye göre şikayetçinin yetkili olduğu şirket adına sanığa çek ve senet keşide etmek hususunda açık yetki verdiğinin anlaşıldığı, vekaletname tarihine ve senetlerin düzenlenme tarihlerine göre suça konu senetleri keşide etmeye yetkisinin bulunduğu, kaldı ki tanık beyanları gözetildiğinde Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ilgilinin önceden verdiği açık ya da örtülü rıza üzerine onun imzasını taklit ederek kullanan failde zarar verme bilinci bulunmayacağından kastın varlığının ileri sürülemeyeceği, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimsede suç kastının varlığının kabul edilemeyeceği, yapılan icra takiplerine şikayetçinin itiraz etmediği, aksi sabit olmayan sanık savunmasına göre Serik 1. İcra Müdürlüğünün 2016/1354 sayılı dosyasındaki borcu şikayetçi ile beraber alacaklı vekiline bürosunda ödediklerini savunduğu, kendisine verilen vekaletname doğrultusunda hareket ederek şirketin kaşesini kullanarak ortaklığın devam ettiği dönem içerisinde suça konu iki adet senedi imzaladığını beyan etmesi karşısında, icra takiplerinin sanık tarafından yapılmadığı gibi alacaklıları tarafından şikayetçinin yetkilisi olduğu şirketle birlikte kefil olan sanık hakkında da takip yapıldığı, normal hayatın olağan akışı içerisinde dolandırıcılık yapma kastı olan bir kişinin kendisi aleyhine icra takibi yapılacak şekilde kendisini borçlandırmayacağı, bu nedenle de sanık hakkında TCK'nın 158/1-d madde ve fıkrasını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, sanığın senetteki imzaları ise kendisine verilen yetki kapsamında imzalaması nedeniyle TCK'nın 204/1 maddesi anlamında bir sahtecilikten söz edilemeyeceği, dosya kapsamı, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, yasal unsurları oluşmayan her iki suçtan sanığın beraati yerine yazılı olduğu şekilde ve dosya kapsamı ile uyuşmayan gerekçelerle mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, sanık müdafiinin istinaf itirazlarının yerinde olduğu, ancak belirtilen hususların davanın yeniden görülmesini ve olayın daha ziyade aydınlanmasını gerektirmediği anlaşıldığından;
Manavgat 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 01/03/2019 tarih 2017/309 Esas, 2019/62 Karar Sayılı kararla nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin ORTADAN KALDIRILMASINA,
Sanık .......'ün üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE,
-Sanık kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesini karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 5.450 TL maktu ücreti vekaletin hazineden alınarak sanığa verilmesine,
- Yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına,
Dair, 5271 Sayılı CMK'nın 7035 Sayılı Yasanın 15.Maddesi ile değişik 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca HÜKMÜN BU ŞEKİLDE DÜZELTİLMESİ SURETİYLE İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair; Dairemizce verilen beraat kararına yönelik kararın tebliğden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veyahut Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. Maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 02/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)